Nefes - Sadece Kırk Beş Saniye İçin Kahraman Olacaksın
02 Kasým 2009 15:29 / 2352 kez okundu!
"Aylardır seyrettiğim fragmanlar nedeniyle ön yargılıydım. Nefes filminin savaşı yücelten, şoven duyguları körükleyen yönünün ağır bastığını düşünüyordum. Seyretmek için bir hafta kadar bekledim. Sonuçta Güneydoğu gerçeğinin insanın yüzünde bir kez daha tokat gibi patladığını hissettim. Yanılmıştım..."
*****

NEFES
Yönetmen: Levent Semerci
Oyuncular: Mete Horozoğlu, Barış Bağcı, Hakan Turutoğlu, İlker Kızmaz
Aylardır seyrettiğim fragmanlar nedeniyle ön yargılıydım. Nefes filminin savaşı yücelten, şoven duyguları körükleyen yönünün ağır bastığını düşünüyordum. Seyretmek için bir hafta kadar bekledim. Sonuçta Güneydoğu gerçeğinin insanın yüzünde bir kez daha tokat gibi patladığını hissettim. Yanılmıştım. Savaş burada yüceltilmiyordu. Karabal karakolunu korumakla görevli hayatının baharında kırk gencin yürek buran yaşam mücadelesi yine de herkese farklı bir yorum fırsatı veriyor. Kazananın olamayacağı beyhude bir kardeş savaşının olduğunun altı kalın olarak çiziliyor. Yine de bölüğün komutanı Yüzbaşı Mete askerlerini ayakta tutabilmek için mecburi bir kahramanlığa soyunurken uzakta akan yaşamın kendisine hak ettiği payeyi vermeyeceğinden, ruhunu bu dağlarda yitirmiş isimsiz bir asker olarak öleceğinden emin.
İnternette tıklama rekoru kıran ‘uyursan ölürsün’ söylevi filmin en etkileyeceği bölümlerinden birisi olarak öne çıkıyor: ‘Sadece kırk beş saniye için kahraman olacaksınız. Süslü bir kadın televizyon ekranına çıkacak ve hüzünlü bir sesle şehit olduğunuzu duyuracak. O kadar.’ Evet o savaşa kendi cephesinden bakıyor. Üzerindeki üniformanın hakkını vermeye, kendi varoluş savaşını asker olarak kazanmaya mecbur. Ama o her şeyin farkında, bireyin bu adı konmamış savaştaki araya sıkışmış durumunu haykırıyor. ‘Ölünce kahraman olacağını mı sanıyorsun? Annen üzülecek, baban üzülecek o kadar. Arkadan kardeşini vatan sağ olsun deyip tekrar askere gönderecekler.’ Bir sınır karakolundaki yaşamda kalabilmek gerçeğini göstermeye soyunmuş bir film, bu söylemleri vermeye mecbur. Çünkü gerçek buna yakın. Bazı küçük detaylardaki abartıyı sinema sanatının düşsel yorumlarına bağlamak haksızlık olamaz.
Levent Semerci farklı eleştirilere açık bir filmi büyük bir cesaretle uyarlayıp, yönetmiş. Çarpışma sahnelerindeki sertlik, kameranın doğayı tanımlamaktaki başarısı, seçtiği gri tonlar çok etkileyici. Askerlerin psikolojilerini yansıtan bazı bölümler çok uzamasına karşın filmin gerçekçi çizgisini baştan sona koruyor. 40 askerin korkularını, yalnızlıklarını, uzaktaki yaşamlarını, umutlarını, çarpışma anındaki paniklerini, sinir krizlerini içinden yaşıyoruz. Sık sık başvurulan dış ses Terence Mallick’in savaş karşıtı baş yapıtı ‘İnce Kırmızı Hat’ filmini anımsatıyor. Semerci Kürtçe türkü çığırarak bayrak çeken asker, asker/ yaralı terörist karşılaşması, Atatürk büstünü yerden kaldıran yaralı asker gibi şablonları kullanmasına karşın bu savaşın anlamsızlığını baştan sona vurguluyor. İşin kolay yönüne kaçarak militarizmi övmeye yanaşmıyor. Hiç acele etmeden, yanlış anlamalara mahal bırakmadan anlatmaya çabalıyor. Yüzbaşı Mete karakterinde Mete Horozoğlu oynadığı her sahnede mükemmel bir performans sunuyor. Yaptığı tüm haykırışlarda askerlerinin yaşamını korumak ön planda. Onları kaybetmek onun için her şeyi kaybetmeye eşit. O kayıpların çoğunlukla hamaset söylemlerine saklı gizli bir umursamazlığın kurbanları olduğunun bilincinde..jpg)
Çeşitli konservatuarlardan seçilmiş kırk genç oyuncunun her biri kusursuz oynuyor. Çekimler zor şartlarda 21 ay gibi uzun bir dönemde gerçekleştirilmiş. Karşı tarafın lideri Doktor lakaplı terörist ile yüzbaşının karşılıklı atışmaları-gerçekte böyle bir şeyin olması mümkün gözükmese de- olayın nasıl kişisel bir savaşa indirgenebileceğinin bir örneğini gösteriyor.
Nefes filminin yanı sıra bu hafta gösterimde olan İki Dil Bir Bavul ile Güneydoğu sorununu farklı iki pencereden izleme fırsatı var. Lütfen bu iki filmi de izleyin ve açılımların insani yönünü bir kez daha gözden geçirin.
Aydın geçinen slogancılar için farklı pencerelerden bakmak oldukça zor olsa da bir bakmaya çalışsalar iyi olur.
Emin Yeğinboy
01.11.2009
-----
İKİ DİL BİR BAVUL için bakınız:
http://www.izmirizmir.net/bilesenler/koseyazilari/yazi.php?yazi_no=1134
NEFES'le ilgili izmirizmir.net'te yer alan diğer yazılar için bakınız:
http://www.izmirizmir.net/bilesenler/forum/baslik.php?baslik_no=2146



