MAVİ MARMARA RAPORU

03 Eylül 2011 16:44 / 1562 kez okundu!

 


Birleşmiş Milletler’in henüz resmi olarak açıklanmayan ancak bir kısmı Amerikan medyasına yansıyan Mavi Marmara gemisine yapılan baskına ilişkin hazırlanan rapor şimdiden kıyameti kopardı.

Raporda, Türkiye’ye kendi kamuoyunu avutması amaçlı bir takım kulağa hoş gelecek türden, baskında aşırılıkların olduğu ya da İsrail’e özür dilemesinin tavsiye edilmesi hususları yer alsa da raporun özü Gazze ablukası meşrudur diyor. Bu ne anlama geliyor? İsrail Gazze’yi denizden ablukaya almışken sen kafana göre ben Gazze’ye gideceğim arkadaş diyemezsin. Amacın iyi niyetli ve insani dahi olsa başka ülkenin egemenlik hakkına saygı göstermelisin diyor. İsrail komandolarının gemiye inmesi sonrası saldırıya maruz kaldığı ve bu çerçevede kendilerini koruma amaçlı direniş gösterdikleri vurgulanıyor. Türkiye ise Mavi Marmara gemisinin yolculuğundan vazgeçirilmesi noktasında yeterli çabayı göstermemekle itham ediliyor.

Arkadaşlar, bu rapor Türkiye açısından diplomaside ciddi bir yenilgidir. Bu rapor ile İsrail’in Gazze ablukasına dair eline ciddi bir meşruiyet dayanağı verilmiştir. Biz istediğimiz kadar bu rapor bizim için yok hükmündedir desek de bu sözlerimiz uluslararası hukukta bir anlam ifade etmiyor. Sonuçta uymamız gereken uluslararası kurallar var. Bu rapor adil ve doğru tespitler mi içeriyor ayrı bir tartışma konusu ama maalesef bu rapor sonrası İsrail asla özür dilemez.

Madem bu rapor bizim için çok fazla anlam taşımayan bir rapordu, İsrail’e karşı tavır alınması noktasında neden raporun açıklanması beklendi? Bu saatten sonra İsrail’e karşı göstereceğimiz reaksiyonların uluslararası arenada destek bulması çok zor. Bir başımıza İsrail’e karşı alacağımız tavrın İsrail’i ne kadar etkileyeceği de ayrı bir soru işareti.

Biz Mavi Marmara olayında yanlış yaptık. İsrail’in gelmeyin uyarılarına rağmen o geminin gitmesine izin vermemeliydik. Adeta yangına körükle gittik. Ne oldu peki şimdi? Ölen öldüğüyle kaldı. Biz diplomatik anlamda ciddi darbe yedik. Lafımızı yememek adına İsrail ile ilişkilerimizde belirsiz bir döneme giriyoruz. Ortadoğu’da liderlik rolüne soyunurken bundan sonra İsrail’in kabul etmediği bir ortamda nasıl arabuluculuk rolü yapacağız? Tek tarafın rızası ile hakem rolü oynanmayacağına göre en azından ağabey ülke rolünü sürdürmek imkansız olacak.

Rapor sonrası bazı yorumlarda BM’nin meşruiyetinin sorgulanmaya başlanması gerektiği belirtiliyor..

İyi de bu rapordan önce meşruiyetinin sorgulanması gereken pek çok olay olmadı mı? Ucu bize dokununca aklımıza gelmesine kızıyorum. Buyurun, Libya olayı ortada. Fransa muhaliflerle petrolün % 35'inin kontrolüne dair anlaştıktan sonra bomba yağdırıyor ülkeye. Hani her şey demokrasi içindi. dünyamız koca bir yalan üstüne kurulu. herkesin tek derdi para ve kendi mutluluğu. Amerika ve diğerleri minareyi çalarken kılıfına uydurmak içi B demokrasi bahanesine sığınıyor, biz de onlara uyuyoruz. Allahtan petrolümüz yok, akbabalar aynı şeyi bize de yaparlardı... Bizde de müdahaleyi gerektirecek bahane çok bulmak istedikten sonra...

Arkadaşlar, şu gerçeği kabul etmek zorundayız. İsrail küçük bir ülke olabilir ama Yahudilerin dünyadaki siyasi ve ekonomik gücü İsrail’in çok çok üstünde. Bu çerçevede özellikle Amerika’nın, etkin Yahudi lobisi gücünü muhafaza ettiği sürece bizden yana tavır koyacağını düşünmek hayalperestlik olur.

Kural her daim geçerli. Parayı yöneten dünyayı yönetir… Türkiye’nin İsrail ile olan askeri ihalelerinin hacmi 500 milyon USD. Bu para onlar için büyük bir kayıp değil. Tek bir Yahudi işadamı dahi Amerika’dan ihtiyacı olduğunda İsrail’e bu parayı gönderebilir.

Bundan sonra "one minute" sürecinin içinin doldurulması aşaması başlamıştır. Hep beraber izleyip, bu işin nasıl kotarılacağını görelim. Bu defa işimiz gerçekten zor; bir taraftan vatandaşları öldürülmüş ve bunun karşılığında kendi kamuoyunda hiçbir cevap verememiş pozisyonunda bir Türkiye, diğer taraftan Ortadoğu’nun burnundan kıl aldırmayan zengin, acımasız ve şımarık çocuğu İsrail…

Sevgiyle kalın…


Ömer KARAKUYU

02.09.2011

Son Güncelleme Tarihi: 05 Eylül 2011 15:14

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.