Karbon Ayak İzi, üç çocuk ve plastik poşet

09 Ocak 2014 14:24 / 1127 kez okundu!

 

 

Anında yargılayıp infaz ederek plastik poşet (torba) kullananları vatan haini ilan edelim mi? Haydi edelim.

Plastik poşetleri çok severim. Bir ara Almanya’da plastik poşete yabancı işçilerin elinde genelde bolca bulunduklarından “Türk bavulu” derlerdi. Ben de inadına bazen evrakları bile plastik torbada taşır oldum.

Şimdi yeni bilgiler ışığında vatan haini mi ilan edelim? Edelim. Ama önce bir dakika düşünelim. Düşünürken tabii kukumav kuşu gibi yüzümüze  ciddi bir ifade koyup hemen ağdalı Arınçvari bir ses tonu ile dinleyenleri etkileyecek bir şekilde konuşmayı hayal etmeyelim.

Doğru bilgiyi arayan, bulunca da tartan alçakgönüllü, dingin bir şekli hedefleyelim.

Tamam mı?

Haydi, o zaman “plastik torba kullananlar vatan hainidir!” vatanı boşver dünya, yetmez, kainat hainidir” diyebilir miyiz? Koro halinde söyleyelim mi?

Nayır! Diyemeyiz. Neden?

Kardeşler işler basit değil, yeni bir devirdeyiz biraz araştırmadan yargılayan sonunda mahçup oluyor. Ben de file seferberliği diye yazdım ve plastik torbalara ölüm dedim. Şimdi biraz daha düşünceliyim.

File deyince "plastik file mi, pamuk ipliğinden, hint kenevirinden yapılan ipten file mi?" diye sordum kendi kendime ve araştırdırdım:

Uzatmadan sadede geleyim bulabildiğim en iyisi plastik ipten yapılan file ve çok kez kullanırsanız. Pamuktan veya kenevirden yapılan file daha az dayanıklı ve üretirken daha fazla ayak izi bırakıyor.

Spiegel'den Uwe Buse da ilginç rakamlar veriyor bir göz atalım:

Almanya’da kişi başına 71 plastik poşet tüketiliyormuş yılda. İrlanda’da 18. Polonya’da 450. Biz herhalde Polonya civarında bir yerdeyizdir. Nert rakamı Allah bilir.

İrlanda’da poşeti 22 cent yani yaklaşık 60 kuruşa satıyorlarmış da, ondan tüketim düşük. Ama “plastik kullanma, kesekağıdı kullan” da diyemiyoruz.

Kesekağıdı çok su tükettiği için ancak bir kesekağıdını ancak üç kez kullanırsanız plastic poşet kadar çevreci olabiliyor. Pamuktan yapılan torba da ancak 70 ila 130 kez kullanılınca poşet seviyesinde bir karbon dostluğu yakalıyor. Pamuk da torba olana kadar su tüketiyor!

Yani neymiş? File gene en iyisi, ama plastic ipten file ve çok kez kullanmak şartı ile.

Yani üreyelim daha rekabetçi bir toplum olacağız tutumu ile duvara toslayacağız.

Bu gezegende denge bulup doğa ile yaşamak için toplam daha az nüfus gerek ve gelişmiş ülkelerde de ciddi bir şekilde alışkanlıkları değiştirmek. Şu an gelişmiş ülkelerde örneğin kimyevi gübre kullanımı veya karbon ayak izi konusunda bir insan az gelişmiş ülkelerdeki 10 insandan daha fazla atmosphere zarar veriyor.

Nasıl  türümüzün yaşamda kalmasını başaracağız? Alışkanlıklarımız değiştirerek. Zor uzun ince kalın neyse bir yoldayız bu dünyada türümüz yaşamda kalacaksa dostlar. Ben dünyada 7 milyarın altında kalmamız gerektiğini önermiştim 7 yıl önce geçtik bile. Ne yapalım? Önce örneğin ülkemizde 70 milyonun alıtında bir nüfus ile bir denge bulmayı hedeflemeliyiz sonra  bilimsel çalışmalara göre daha net karar verebileceğiz. Doğru bildiğimi şimdiden söyliyeyim istiyorum.

Biliyorum 90 Milyon olacağız demografik verilere göre de o zaman işler biraz daha zorlaşacak. Şimdiden ve sürekli doğrular söylenirse zamanla daha fazla saf tutan seçmen olur umudundayım.

Ölçülebildiğinden beri 300 ppm altında olan atmosferdeki carbon dioxid oranı son on yıllarda nüfus parallel patladı  ve geçen sene 395 ppm'e ulaştı ve korkarım kaçınılmaz bir şekilde bu yıl 400 ppm aşacak. İnsanlar sayesinde. Derin buzulların içinde de co2 ölçülerek insan öncesi çağlardaki eski iklimler hakkında fikir sahibi oluyor meteorologlar.

Bu arada zengin daha fazla, fakir daha az neden oluyor da  bu gelişmeye de zengin de elektrik otomobil vs gibi çözüme anlamlı katkıda buluncak gelişmelere yol açabiliyor.

Sen daha söyle kardeşim: “Başbakan haklı, şu an bile

Alman U18 Milli Takımı sahaya sekiz Türk futbolcuyla çıkıyor. Dikkat edin Fransa Milli Takımında beyaz futbolcu bulmakta zorlanacaksınız.”

İnsan türünün soyu tehlikede iken, bu kayık batarken içindekilerin % 1.1'i mi %1.14'ü mü Türk çok da fazla umurunda mı olacak?

Yaşlanan nüfus ile yaşamaya alışmaya ve onların da katkılarından faydalanma mantığını benimsemeliyiz. Ve okutabildiğin kadar çocuk sahibi olmak için gerekirse annelik ehliyetini gerekli kılmaya.

 

Mahmut TOLON

04.01.2014

 

Son Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2014 14:57

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.