HARİÇTEN GAZEL: DOĞU AKDENİZ'DE GÜÇLENEN KİM?

15 Mart 2022 17:38 / 239 kez okundu!

 

 

"Türkiye kendisini izole etme girişimlerine rağmen, attığı adımlar ile Doğu Akdeniz'deki her ülkeyi kendisiyle masaya oturmaya itti. Türkiye izlediği politika ile Doğu Akdeniz'de ve bölgede konumunfu güçlendiriyor." 

 

****

 

 

HARİÇTEN GAZEL: DOĞU AKDENİZ’DE GÜÇLENEN KİM?

 

9 Mart’ta İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 15 yıldır ilk kez Cumhurbaşkanı düzeyinde iki günlük bir Ankara ziyareti gerçekleştirdi. İsrail’den ayrılmadan önce Herzog, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmelerin amacının, sık sık iniş çıkışlarla baltalanan ikili ilişkileri tazelemek olduğunu söyledi.

Erdoğan ve Herzog arasındaki görüşmede Doğu Akdeniz ve Ukrayna da dahil olmak üzere ikili ve bölgesel konular ele alındı. Görüşmenin ardından Erdoğan, ziyareti “dönüm noktası” olarak nitelendirdi ve İsrail ile ilişkilerin güçlendirilmesinin Türkiye için büyük değer taşıdığının altını çizdi.

Buna karşılık Herzog, toplantının her iki ülke için önemini vurguladı. Geçmişin mağduriyetlerinin ortadan kalkmayacağını kabul ederken, her iki ülkenin de farklılıklarını şeffaflık ve karşılıklı saygı ile geleceğe odaklanarak çözeceğini vurguladı. İkili ilişkilerin yeniden inşasının ölçülü ve temkinli bir şekilde yapılacağına değindi.

Ziyaretin hazırlıkları,Temmuz 2021’de, iki üst düzey yetkilinin taraflar arasında nadiren gerçekleşen bir telefon görüşmesinde başladı. Geçen Şubat ayında, üst düzey Türk yetkililerden oluşan bir heyet, ziyarete ilişkin son düzenlemeleri yapmak için Tel Aviv’e uçtu. Türk yetkililerin ziyareti, İsrail Dışişleri Bakanlığı’nda Genel Müdür Alon Ushpiz’in Ocak 2022’de Ankara’ya yaptığı gizli ziyaretin ardından geldi. Bu ziyaret altı yıldan fazla bir süredir gerçekleşen ilk ziyaretti.

Eski İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun döneminin Haziran 2021’de sona ermesi, Türkiye ile İsrail arasındaki mevcut yakınlaşmayı kolaylaştırması açısından kritikti. Netanyahu döneminde, Türk-İsrail ilişkileri en iyi ifade ile soğuk ve gergin, en kötü ifade ile öfkeliydi. Erdoğan İsrail’i Filistinlilere karşı soykırım yapmakla suçlarken, Netanyahu Erdoğan’ı Hamas’ın başlıca destekçisi olmakla suçladı.

Erdoğan ve Herzog arasındaki mevcut görüşmede Türk yetkililer, İsrail ile atılan adımların “bazı ülkelerin yaptığı gibi” Filistin’in pahasına olmayacağını teyit etti. Türkiye Dışişleri Bakanı; “Bu ilişkilerin daha da normalleşmesi Türkiye’nin iki devletli çözümdeki rolünü artırabilir” dedi.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler son on yılda bozulmasına rağmen, iki taraf güçlü ekonomik ilişkileri sürdürdü ve hatta son altı yılda ikili ticareti 2015’te yaklaşık 4,2 milyar dolardan 2021’de 8,4 milyar dolara çıkarmayı başararak rekor kırdı.

Bir süredir, iki ülke arasındaki tartışmalar belli bir düzeyin altında devam ediyor. Özellikle 2020 yılı, Türkiye-İsrail ilişkilerinde büyük ölçüde gözden kaçan birçok ilginç gelişmeye sahne oldu.

Şubat 2020’de İdlib’de Esad rejimine atfedilen beklenmedik bir hava saldırısında en az 33 Türk askeri öldü ve 30’u yaralandı. O dönemde BAE ve Mısır gibi bazı Arap hükümetleri Türkiye’yi eleştirip kınarken, İsrail kaybedilen Türk canları için taziyelerini iletti.

Ölümcül saldırı, Esad rejimi ve müttefiklerine karşı “Bahar Kalkanı Operasyonu”nu tetikledi ve Türkiye’nin bir İHA gücü olarak doğuşuna damgasını vurdu . İsrailli yetkililerin dikkatini çeken en kritik gelişme, Türkiye’nin İran yanlısı noktaları hedef almadaki başarısı oldu.

2020 yılının Mart ayında pandeminin patlaması, Türkiye ile İsrail arasındaki ekonomik ilişkilerin iyileştirilmesi için başka bir fırsat penceresi sundu. Çin’den gelen tedarik zincirlerinin kesintiye uğramasıyla İsrail, Türk mallarında en yakın ve en ucuz seçeneğe yöneldi ve ikili ticaretin 2019’da yaklaşık 6 milyar dolardan 2020’de 6,2 dolara yükselmesine neden oldu.

Diğer tüm ülkeler ciddi kıtlık nedeniyle tıbbi ekipman ihracatını yasaklarken, Türk hükümeti İsrail’e tıbbi ekipman, yüz maskesi, koruyucu tulum ve steril eldiven göndermek için özel izin çıkardı.

Mayıs 2020’de İsrailli havayolu şirketi El Al, on yıl sonra ilk kez Türkiye’den izin başvurusunda bulundu. İsrail Dışişleri Bakanlığı , Türkiye ile tam diplomatik ilişkileri yeniden kurma arzusunu dile getirdi.

 

Ortak stratejik çıkarlar

 

Gelişmekte olan ekonomik ve diplomatik ilişkilere rağmen Netanyahu, Türkiye-İsrail ilişkilerinin gelişmesinin önündeki en büyük engel olmaya devam etti. O zamana kadar, iki taraf arasında bir dizi güvenlik odaklı ortak çıkarların başladığı açıktı. İstihbarat kanalı zorlukların üstesinden gelmek için açık kaldı.

İran’ın radikal Şii silahlı milislerinin bölgede yayılması, her ikisi için de artan bir endişe konusu haline geldi. Devrim Muhafızları’nın vekillerini komşu ülkelerde yığmak hem Ankara hem de Tel Aviv için bir güvenlik tehdidi oluşturuyordu. Suriye’de İran’ın varlığına ilişkin çıkarlarda örtük bir yakınlaşma ortaya çıktı. İsrail, Suriye’deki İran hedeflerine binden fazla hava saldırısı düzenledi; Türkiye bu saldırıları hiçbir zaman eleştirmedi.

Ayrıca, nükleer silahlı bir İran, Türkiye ve İsrail için zayıf bir nükleer anlaşma kadar sorunludur. Nükleer bir İran, bölgede nükleer bir yarışı tetikleyebilirken, İran ile ABD arasındaki zayıf bir nükleer anlaşma İran’ın bölgesel etkisini artıracak ve Türkiye ile İsrail’in güvenliğini tehdit edecektir.

Ortak çıkarlara rağmen, bir dizi güvenlik meselesi ilişkilerin seyrini tehdit ediyordu. Ekim 2021’de Türk istihbaratı, Mossad casus ağının 15 üyesini tutukladı. Kısa süre sonra Ankara, İsrailli bir çifti İsrail adına siyasi ve askeri casusluk suçlamasıyla tutukladı.

Casusluk ağları, ilişkileri normalleştirme çabalarını tehlikeye atmaktaydı. Ancak Bennett ve Erdoğan arasındaki bir telefon görüşmesi sayesinde çift İsrail’e serbest bırakıldı. Naftali, Tel Aviv ile Ankara arasındaki güçlü iletişimin meselenin verimli ve gizli bir şekilde çözülmesini sağladığından övündü.

Ancak iki taraf arasındaki en önemli istihbarat işbirliği, Türkiye’nin İsrailli-Türk işadamı Yair Geller’i öldürmekle görevli bir İran istihbarat ağını ortaya çıkarmasıyla gerçekleşti. Türk istihbaratı (MİT), Mossad’a operasyon hakkında bilgi verdi ve iki taraftan yetkililer, operasyonu koordine etmek için başkent Ankara’da gizli bir toplantı yaptı.

Yıllardır Türkiye ve İsrail arasında su, elektrik, gaz ve petrol transferi için planlar yapılıyor. Son zamanlarda, gaz, iki ülke arasındaki yakınlaşmanın ardındaki birincil etkenlerinden oldu.

İlk olarak, Ocak 2022’de ABD, İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan’ı Avrupa’ya bağlayacak bir gaz boru hattına verdiği desteği geri çekti. İkincisi, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Avrupa için Rus gazına bir alternatif bulmaya daha da fazla önem vererek, Moskova’nın savaş sırasında enerjiyi silah haline getireceğine dair korkuları ateşledi.

İsrail, 2010 yılında dev Leviathan Sahasını keşfettiğinden beri, Avrupa’ya gaz ihraç etmeye olan ilgisi keskin bir şekilde arttı. Bunu yapmak için, Tel Aviv başlangıçta Girit ve Kıbrıs üzerinden bir rota izlemeyi planladı.

Bununla birlikte, Türkiye, kendisini izole etme girişimlerine rağmen Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirirken, Tel Aviv, özellikle Türkiye, Akdeniz’in dışında tutulduktan sonra Ankara’nın hak iddia ettiği sulardan geçmesine izin vermeyeceği göz önüne alındığında, Yunanistan üzerinden rotanın imkansız olacağını anladı.

Sonuç olarak İsrailliler Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi eleştirmekten kaçınarak Türkiye seçeneğini açık tuttular. Mart 2021’de İsrail’in o zamanki enerji bakanı Yuval Steinitz, ülkesinin Türkiye ile doğalgaz konusunda işbirliğine hazır olduğunu ifade etti ve Türkiye’nin gelecekte Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na katılmasını umduğunu söyledi. Türkiye, İsrail’in Avrupa’ya gaz ihracatçısı olma kapasitesini gerçekleştirmesi için kritik olmaya devam ediyor.

Türkiye’ye gelince, Ankara İsrail’in Türk boru hattı seçeneğini onaylamasının Doğu Akdeniz’de oyunun kurallarını değiştireceğine inanıyor. Bu, Doğu Akdeniz’deki her ülkeyi masaya oturmaya iten Türkiye’nin enerji merkezi olarak konumunu güçlendirecek ve bölgedeki büyük enerji üreticileri ve tüketicilerinin gözünde değerini artıracaktır.

Erdoğan-Herzog görüşmesinin sonucunu takip etmek için Türkiye Dışişleri Bakanı’nın yakında İsrail’i ziyaret etmesi planlanıyor. Bununla birlikte, iki hükümetin bu toplantıyı geliştirip bu konulardaki eylemlerini hızlandırıp hızlandırmayacakları veya erteleyip daha fazla gelişmeyi mi bekleyecekleri henüz belli değil.

 

Adem KILIÇ

English AlAraby’de yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.

 

Son Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2022 23:28

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.