Süryani mültecilerin çığlığını duydunuz mu hiç siz?

14 Ekim 2015 13:05 / 1047 kez okundu!

 

 

İŞİD Terör Örgütü 2014 Haziranının da Süryani halkıyla başlayıp Irak ve Suriye'de Sünni Arap olmayan bütün halkları ve inançları bir bir katletti. Irak ve Suriye'de İŞİD terörünün uyguladığı etnik- dini- kültürel- tarihsel soykırım bütün acımasızlığı ile günümüze değin sürüyor. İŞİD terör örgütüyle en büyük çapta savaşan Kürtlerdir. Suriye'de YPG- YPJ- PYD ve Peşmergeler halen İŞİD ile savaşıyor. 20 Temmuz 2015'den günümüze değin ülkemizde; güneşin doğduğu coğrafyada Kürtler, her gün katliam yaşarken asker- sivil halk ve gerillalar ölürken, ülke kan gölüne dönmüşken Süryani mültecilerin çığlığını nasıl duyalım dediğinizi duyar gibiyim. Ülkede yaşatılan devlet terörüne karşı çıkmak kadar önemlidir, mültecilere yardım elini uzatmak.

Irak ve Suriye'de demografik çoğunluğa sahip olmayan Süryani- Ermeni- Alevi- Ezidiler de kendi can güvenliğini korumak için Kürt özgürlük hareketi içerisinde milis güçleri oluşturarak bu gün öz savunmalarını yapıyorlar. Emperyalistlerin yarattığı İŞİD İslam terörüne karşı uluslararası çapta bir önlem alınmazsa, çok yakında Orta Doğu'da Müslüman Araplar dışında hiçbir halk ve inanç kalmayacak.

Irak ve Suriye'de yaşatılan soykırımın bir de mülteci boyutu var ki şu anda bu sorun ülkemizi ve tüm Avrupayı da etkisi altına almış durumda. Umuda yolculuk eden mültecilerin sorunları ayrı bir de ana topraklarında mülteci duruma düşmüş mültecilerin sorunları ayrı. Ana yurtlarında mülteci olanlar bir yandan İŞİD belasına karşı yaşam savaşı verirken, diğer yandan da yaşamak için barınma, beslenme, giyinme, sağlık v.b. En temel insan haklarından başkalarının yardımlarıyla ayakta kalma mücadelesi veriyorlar.

Tıpkı 1915'de olduğu gibi bu yüzyılın çeyreğinde görülmemiş bir vandalizmle insanlar korku filmlerini aratmayacak kadar vahşice katlediliyor, şanslı olanlar evlerini, barklarını terk ederek bilinmeyen bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuğa çıkan Orta Doğu ve Mezopotamya coğrafyasının en kadim halkı olan Süryanilere etnik ve dini temizlik yeniden yapılıyor, bunun yanı sıra inanç mabetleri, tarihsel yapıları İŞİD terörü yüzünden neredeyse tamamen yok edilmiş durumda.

Bu yazımda, savaşın bir başka boyutu olan çağın sorunu haline gelen mültecilerin sorunlarını ve Süryani mültecilere yardım eden , dayanışma içerisinde olan yardımsever bir doktorun çabalarını kısaca aktaracağım.

Mültecilik bir insan hakkıdır. Her mülteci güvenli sığınma hakkına sahip olması gerekirken bu hak ne Irak'ta, ne Suriye'de, ne Türkiye'de tam olarak uygulanmamaktadır. İşte bu sağlıksız koşullarda var olma mücadelesi veren Süryani mültecilerin durumu, diğer mültecilerden daha da içler acısı.

Hepinizin bildiği gibi yaklaşık iki yıldır İŞİD terörü; Hristiyan bir halk olan Kadim Süryani Halkını, yerinden, yurdundan etti....Katletti...Kadınlarını – kız çocuklarını köle pazarlarında sattı.. Zorla İslamlaştırmaya çalıştı...

İŞİD zulmünden ötürü, şimdi kendi ana yurdunda Mülteci olan bu halka, taa İsveç'ten, Duhok'a kadar bizzat giderek sağlık hizmeti, ilaç, gıda, temizlik malzemesi ve giyim yardımı götüren Dr. Gabriel Oussi gibi böylesi güzel insanların olması umutlarımızı yükseltiyor.

Irak ve Suriye'de savaştan evlerini terk ederek yakın yerlerdeki Kilise, manastır ve okullara geçici olarak yerleşen Süryanilere, Avrupalı Süryani örgütleri destek vermeselerdi savaştan değilse de açlıktan, hastalıktan öleceklerdi. Süryani halkına bu zor dönemde maddi anlamda en büyük destek yine Süryani halkından gitmektedir. Bu zor günler, o topraklar barışa evrildiği gün bitecek elbet ama yaşanan acılar baki kalacaktır. Kış kendini göstermeden, İsveç'ten sağlık ekibi ile birlikte giden Dr. Oussi, Manastırlarda, kiliselerde, çadırlarda kalan mültecilere sağlık hizmetinin yanı sıra ilaç, gıda, giyinme, temizlik malzemesi v.b. yardımları bizzat kendisi sağlık ekibiyle birlikte giderek adreslerine ulaştırmıştır.

Süryani halkının acısını acısı bilen bu insanların sesini, sizlere özellikle duyurmak istiyorum. Dr. Gabriel Oussi gibi vicdanlı insanların çoğalması için acılarına bir nebze olsun su olmak için sizlere görülmeyen bu çığlığı, avaz avaz bağırarak, duyurmak istiyorum...

Devlet olamadıkları, demografik olarak çoğunluk olmadıkları için midir Süryani halkının çığlığını hiç duymuyorsunuz?.

Sırf siz umarsız ve duyarsız olduğunuz için Kadim Süryani Halkı yaralarını yine tek başına sarıyor.

Hani Eşit Yurttaşlık istiyorduk hani Halklar Kardeşti..

Hepiniz sessizce takiyye yapıyorsunuz...Takiyye...

Süryani Halkına karşı duyarsız kalanlar, içinizde bir yerlerde sırf Hristiyan olduğu için görmemezlikten gelenler, yaklaşık 1.5 yıldır Süryani mülteciler de tıpkı Kürtler, Ezidiler, Nusayriler gibi Suriye ve Irak'ta zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Dost halklar olarak yüz yıldır göremedikleri o yardım elini bu gün uzatamayacaksak ne zaman? Uzatacağız.

Halklar kardeş ya! Türkiye'de kaç Sosyalist Parti veya Demokratik kurum, bu güne kadar Irak ve Suriye'de mülteci Süryanilere yardım elini uzattı?

Barınma, giyim, erzak, sağlık hizmeti, temizlik malzemesi v.b. gibi konularda yardım etmeyen sizler;

Kendine devrimciyim , demokratım, insanım diyenler!!!

Bu ayıp,

Bu utanç,

Bu vicdansızlık hepimizin...

 

Zeynep TOZDUMAN

01.10.2015

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.