Affetmek…

31 Ağustos 2009 01:52 / 1228 kez okundu!

 


"İçinizde taşıdığınız öfke, nefret, intikam duyguları ruhunuzda taşıdığınız ağırlıklardır. 1 kg patatesi nasıl bir süre sonra taşımak imkansız hale gelirse, ruhunuzda öfkeyi taşımak da imkansızlaşır..."

***

Siz hiç birine ölesiye kızıp, hayat boyu onu affetmemek üzerine yemin ettiniz mi? 

Hala hayatınızda affetmediğiniz biri veya birileri var mı? 

Öfke, intikam, nefret duygularını barındırıyor musunuz?

Kendinizi 5 dakika için 1 kg patates taşıyorken hayal edin. Sonra 15 dakika, yarım saat, 1 saat, 3 saat, 5 saat 1 kg patates taşıdığınızı. Nasıl hissediyorsunuz? Kolunuz, omzunuz, beliniz ne halde olur?

Peki ya bu patates torbasını 1 gün taşıdığınızı hayal edin. Dayanabiliyor musunuz? 3 gün? 7 gün? 1 ay? 6 ay? 12 ay? 3 yıl? Mümkün değil değil mi? Birkaç saatten sonrası bile pek mümkün gözükmüyor. Ya da taşıyor olsanız bile sonunda fiziksel olarak hastalanırsınız. 

Aynı şekilde içinizde taşıdığınız öfke, nefret, intikam duyguları da ruhunuzda taşıdığınız ağırlıklardır. 1 kg patatesi nasıl bir süre sonra taşımak imkansız hale gelirse, ruhunuzda öfkeyi taşımak da imkansızlaşır.

Fiziksel olarak ağırlık taşımak çok canınızı yakacağı için onu taşımayı bırakırsınız. Ruhsal ağırlıklarınızın farkına varamadığınız için onları çok uzun yıllar taşırsınız ve sonunda kendinizi hem ruhsal hem fiziksel açıdan rahatsız edersiniz. Çünkü maalesef ruhsal rahatsızlıklar kendilerini sonunda fiziksel olarak da göstermeye başlarlar. Aslında bu bizim kendimize yakarışımızdır. Dönüp içimize bakmamız için ruhun ve bedenin bize gösterdiği tepkilerdir.

Affetmek, bu ağırlıklardan kurtulmanın tek yoludur. Affetmeyi kızgın olduğumuz kişi için değil, kendimiz için yapmalıyız. Hafiflemek, özgürleşmek, rahatlamak için.

Buraya kadar okuyup hala "imkansız, bana yaptıklarından sonra onu affetmem mümkün değil!?" diyenlerdenseniz, o zaman size olaya bakış açınızı değiştirmenizi öneririm. Yaşadıklarınıza her zaman baktığınız pencereden değil, farklı bir pencereden bakalım.

Kızgın olduğunuz kişi size bu hayatta ne öğretti?

Bugün olduğunuz kişi olmanızda bu kişinin payı nedir?

O olmasaydı bugün kesinlikle öğrenemezdim dediğiniz neler var?

Size bu kişinin/kişilerin sizin hayat oyununuzda ruhsal gelişiminizi sağlayacak oyuncular olduğunu söylesem ne dersiniz? Oyunlarını çok başarılı oynamış olduklarını söylesem ne dersiniz? Onlar olmasaydı ruhsal gelişiminizi sağlayamayacak olduğunuzu söylesem? Bütün bunların aslında onlarla bir ilgisi olmadığını sadece sizin yolunuza devam etmeniz için hayatlarınızda var olduklarını söylesem?

Şimdi biraz daha farklı bakabiliyor musunuz yaşadıklarınıza?

Affetmenin kolay olmadığını biliyorum. Bunu kendiniz için yapın diyorum. Bu konuda size önerebileceğim bir çalışma var. Kızgın olduğunuz kişilere mektup yazın, sonra ister mektubu onlara verin, ister vermeyin. İçinizden geldiği gibi, kendinizi hiç engellemeden yazın. Bırakın sözcükler aksın, duygular kendini ifade etsin. İçinizde oluşturduğunuz ve yıllardır taşıdığınız ağırlıklar bırakın dışarı çıksın.

Bulunduğumuz zamanın enerjileri de affedebilmek için bize yardımcı oluyor. Bu yardımı alın ve artık bu yükleri taşımayın. Bırakın gitsin öfke, nefret, kızgınlık, intikam duyguları. Taşımayın artık ruhunuzu yaralayan duyguları. Kendinizi hasta etmeyi bırakın. Siz çok değerlisiniz. Ruhunuzda sevgiyi, aşkı hissedin. Sevgi olun, sevgi alın, sevgi verin.

Tüm sevgimle, 

Violet Alaluf
Yaşam Koçu-İzmir 
31.08.2009

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
31 Ağustos 2009 11:29

sultan

Sevgili Violet,
Güzel ihtiyarlayan insanlara baktığımda, anlıyorum ki içlerinde pek öfke ve kin biriktirmemişler. Affetmeyi bir yaşam biçimi olarak kabul etmişler. Çözümcülükleri iyimserlik yaratmış, iyimserlikleri ise problemleri çözmüş. Yüz çizgilerinin kavislerinde hep onları görürüm. Güzel ihtiyarlamak lazım. Gözlerdeki iyimserlik ve hoşgörüyü yitirmeden. Bu da ancak senin çok güzel anlattığın gibi insanın kendisine hediye edebileceği en güzel meziyet affetmekle mümkün.
Balondan atılan her gereksiz kum torbaları gibi. Yükselen ruhlarımız ve kalbimiz kazançlı bu işten.

Ruhuna sağlık, kalemine...
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.