'Türkçe lehçelerini korumak durumundayız'

27 Nisan 2018 06:07  

 

'Türkçe lehçelerini korumak durumundayız'

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türkçe lehçeleri, tek bir edebi lehçeye çevirmek durumunda olmadıklarını belirterek, "Özellikle tiyatro ve sinema gibi dallarda onların hepsini korumak durumundayız." dedi.

ASTANA

Astana Yunus Emre Türk Kültür Merkezince Nazarbayev Üniversitesinde"Türk Dünyası ve Türkoloji’nin Gündemi” konulu söyleşi düzenlendi.

Söyleşiye katılan Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Nevzat Uyanık, yaptığı konuşmada, Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın akademik ve güncel konulardaki kapsamlı görüşlerinin akademik ve bilim dünyasında büyük ilgiyle takip edildiğini, kendisinin kamuoyu önderleri arasında yer aldığını söyledi.

Astana Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Müdür Vekili Almagül İsina da söyleşinin amacının Türkoloji konularını değerlendirmek, güncel konuları tespit etmek, kardeş ülkeler Kazakistan ile Türkiye arasındaki akademik ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunmak ve Türk dünyasının ortak değerlerini tanıtmak olduğunu kaydetti.

"Türkçe lehçelerini korumak durumundayız"

İlber Ortaylı da günümüzde Türkçe'nin büyük problemler içeren bir coğrafyayı kapsadığını söyleyerek, "Bu coğrafya çok yaygındır. Çin'in ortalarından başlar Sibirya sınırlarını dolaşır, Himalayalar'da biter. İran üzerinden Anadolu, kuzey Irak ve Balkanlar'a kadar uzanır." diye konuştu.

Söz konusu coğrafyalarda konuşulan Türkçe'nin tamamen yerlilerin, Türk olarak doğmuş toplulukların dili olduğuna işaret eden Ortaylı, bu dillerin hiçbir şekilde kolonizasyonun mirası olmadığını, diyalektler ve şiveler halinde devam edebileceğini söyledi.

Ortaylı, Türkçe lehçeleri tek bir edebi lehçeye çevirmek durumunda olmadıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Özellikle tiyatro ve sinema gibi dallarda onların hepsini korumak durumundayız. Yapılacak tek şey, edebi eserlerin hepsini birbirine çevirmek ve ortak dilde tercüme gibi gazeteleri çıkarmak, televizyon programlarını devam ettirmek. Bunlara dikkat ettiğimiz takdirde filmlerin herkes tarafından aynı şekilde anlaşıldığını, rahatlıkla takip edilebildiğini izliyoruz. Hiçbir zaman Türkçe'nin umumi bir diplomasi dili olmasını talep etmeyeceğiz. Bunun için henüz hazırlıklı değiliz. Günü gelince olur."

Editör: Aliia Raimbekova

gazeteyeniyuzyil.com

26.04.2018

Son Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2018 06:18

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0