Teröristlerin kiri daha fazla bulaşmadan - Nedim ŞENER

29 Aralık 2021 13:34  

 

Teröristlerin kiri daha fazla bulaşmadan - Nedim ŞENER

Terör örgütü PKK ile ilişkili DİAYDER (Din Âlimleri Yardımlaşma Ve Dayanışma Demeği) isimli oluşumla ilgili iddianame, genel olarak CHP’nin, özel olarak ise İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun terör örgütünün siyasi kolu HDP ile girdiği ilişkinin ne tür tehlikelere yol açacağını gösteriyor.

Yerel seçimlerde olduğu gibi 2023’te de sandığa giderken kendisini HDP’nin desteğine muhtaç hisseden CHP, her tavizi vermeye hazır. PKK Sözcüsü Demirtaş’ı savunmak, HDP’nin PKK ilişkisini görmezden gelmek, terörün adını “Kürt sorunu” koymak derken PKK ve diğer terör örgütleriyle iltisaklı kişilerin İBB’ye işe alınmasına kadar her şeyi yaptılar.

Atatürk’ün kurduğu partinin Kılıçdaroğlu ve adamları tarafından düşürüldüğü hal içler acısı.

Hele hele, İBB’ye, PKK, DHKP-C, FETÖ, MLKP, MKP gibi terör örgütü iltisaklı 557 kişinin işe alındığının açıklanmasından sonra, yandaşı gazetecilerin CHP ve İmamoğlu’nu dostça uyarmak yerine onlara zarar gelmesin diye, polis şehit edilmesine karışanları, Bylock kullanan FETÖ üyelerini, dağa eleman gönderen PKK artıklarını masumlaştırmaya çalışmaları ibretlik.

‘HAK YEMEM’ DEYİP 13 BİN KİŞİYİ ATTI

Terör örgütleriyle ilişkisi olan her kişi ve kurumun aynı bataklığa saplanması kaçınılmaz. Nitekim, “Ateşle oynuyorlar” derken, kastettiğim şeylerden birisi de bu. Hele hele, Ekrem İmamoğlu’nun, terör örgütleriyle iltisakı olanların ilişkisinin kesilmesi yerine, 86 bin İBB çalışanın onlara kalkan yaparak, “yol arkadaşlarım” demesi, içine düştüğü durumu gösteriyor. “Hak yemem, hakkımı da yedirmem” deyip göreve geldikten sonra, 13 binden fazla emekçiyi içten çıkartıp 20 binden fazlasını alması ayrı bir tezat.

AÇIKLAMA İLE GELEN PANİK

İçişleri Bakanlığı’nın pazar günkü, “İBB, bağlı kuruluşları ve şirketlerinde işbaşı yaptırılan personelden, 455’inin PKK/KCK, 80’inin DHKP-C, 20’sinin MLKP, 2’sinin MKP, ayrıca bazılarının FETÖ ve diğer terör örgütleriyle iltisaklı/irtibatlı olduğu yönünde ihbar, şikâyet ve elde edilen tespitler üzerine, konunun tüm yönleriyle soruşturulması için Bakanlığımızca özel teftiş başlatılmıştır” şeklindeki açıklaması, durumun ciddiyetini gösteriyor.

Bakanlık, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve PKK ile iltisaklı/irtibatlı  kişilerin Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) referansıyla İBB’ye yerleştirildiği yönündeki iddia ve tespitlerin yer aldığı iddianamenin de özel teftişin kapsamında olduğunu da açıkladı.

Bu açıklama üzerine, İBB Basın Sözcüsü ile İBB Başkanı İmamoğlu, “Gerçek ortaya çıksın, gereği yapılsın” diyeceğine, garip bir savunma içine girdiler.

Hele Ongun’un, “Bu saatten sonra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu millete emanettir” şeklindeki tweet’i ile ne amaçladığı anlaşılır gibi değildi.

İBB’NİN YARDIM KARTLARI TERÖRİST AİLELERİNE VERİLDİ

BELLİ ki, DİAYDER iddianamesi hakkında bilgi sahibiydiler. İddianamede, İBB’nin eleman alımında referans olarak gördüğü, toplantı ve görüşmeler yaptığı DİAYDER’in PKK ile ilişkisi gözler önüne seriliyor.

PKK elebaşı Öcalan’ın talimatıyla kurulan, sözde Kürdistan kurulduğunda Diyanet İşleri Başkanlığı gibi görev yapacak DİAYDER’in şu anda tutuklu olan başkanı Ekrem Baran’ın da sözde Kürdistan Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yapacağı anlatılıyor.

Ronahikovar” isimli internet sitesi üzerinden örgütün propagandasını yapan dernek, HDP’li bazı belediyelerin PKK talimatıyla “öz yönetim” ilanına destek vermiş, sözde dini bilgisi olan halk arasında “Mele, İmam, Hoca, Seyda, Seyid” gibi din adamı sıfatları kullanıp terör örgütü elebaşı Öcalan’ın serbest bırakılmasına yönelik basın açıklaması yapmıştı.

6-8 Ekim olayları sırasında da PYD/YPG terör örgütü mensuplarına destek oldular. Dernek yöneticileri, 22 Haziran 2010’da Küçükçekmece’de, 5 Jandarma personeli ve bir çocuğun şehit olmasına yol açan bombalı saldırının faili “Mele” kod adlı terörist Mehmet Kazım Sevim ile irtibatlıydı. 

Yerel seçimlerde olduğu gibi 2023’te de sandığa giderken kendisini HDP’nin desteğine muhtaç hisseden CHP, her tavizi vermeye hazır. PKK Sözcüsü Demirtaş’ı savunmak, HDP’nin PKK ilişkisini görmezden gelmek, terörün adını “Kürt sorunu” koymak derken PKK ve diğer terör örgütleriyle iltisaklı kişilerin İBB’ye işe alınmasına kadar her şeyi yaptılar.

Atatürk’ün kurduğu partinin Kılıçdaroğlu ve adamları tarafından düşürüldüğü hal içler acısı.

Hele hele, İBB’ye, PKK, DHKP-C, FETÖ, MLKP, MKP gibi terör örgütü iltisaklı 557 kişinin işe alındığının açıklanmasından sonra, yandaşı gazetecilerin CHP ve İmamoğlu’nu dostça uyarmak yerine onlara zarar gelmesin diye, polis şehit edilmesine karışanları, Bylock kullanan FETÖ üyelerini, dağa eleman gönderen PKK artıklarını masumlaştırmaya çalışmaları ibretlik.

‘HAK YEMEM’ DEYİP 13 BİN KİŞİYİ ATTI

Terör örgütleriyle ilişkisi olan her kişi ve kurumun aynı bataklığa saplanması kaçınılmaz. Nitekim, “Ateşle oynuyorlar” derken, kastettiğim şeylerden birisi de bu. Hele hele, Ekrem İmamoğlu’nun, terör örgütleriyle iltisakı olanların ilişkisinin kesilmesi yerine, 86 bin İBB çalışanın onlara kalkan yaparak, “yol arkadaşlarım” demesi, içine düştüğü durumu gösteriyor. “Hak yemem, hakkımı da yedirmem” deyip göreve geldikten sonra, 13 binden fazla emekçiyi içten çıkartıp 20 binden fazlasını alması ayrı bir tezat.

AÇIKLAMA İLE GELEN PANİK

İçişleri Bakanlığı’nın pazar günkü, “İBB, bağlı kuruluşları ve şirketlerinde işbaşı yaptırılan personelden, 455’inin PKK/KCK, 80’inin DHKP-C, 20’sinin MLKP, 2’sinin MKP, ayrıca bazılarının FETÖ ve diğer terör örgütleriyle iltisaklı/irtibatlı olduğu yönünde ihbar, şikâyet ve elde edilen tespitler üzerine, konunun tüm yönleriyle soruşturulması için Bakanlığımızca özel teftiş başlatılmıştır” şeklindeki açıklaması, durumun ciddiyetini gösteriyor.

Bakanlık, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve PKK ile iltisaklı/irtibatlı  kişilerin Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) referansıyla İBB’ye yerleştirildiği yönündeki iddia ve tespitlerin yer aldığı iddianamenin de özel teftişin kapsamında olduğunu da açıkladı.

Bu açıklama üzerine, İBB Basın Sözcüsü ile İBB Başkanı İmamoğlu, “Gerçek ortaya çıksın, gereği yapılsın” diyeceğine, garip bir savunma içine girdiler. 

Hele Ongun’un, “Bu saatten sonra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu millete emanettir” şeklindeki tweet’i ile ne amaçladığı anlaşılır gibi değildi.

İBB’NİN YARDIM KARTLARI TERÖRİST AİLELERİNE VERİLDİ

BELLİ ki, DİAYDER iddianamesi hakkında bilgi sahibiydiler. İddianamede, İBB’nin eleman alımında referans olarak gördüğü, toplantı ve görüşmeler yaptığı DİAYDER’in PKK ile ilişkisi gözler önüne seriliyor.

PKK elebaşı Öcalan’ın talimatıyla kurulan, sözde Kürdistan kurulduğunda Diyanet İşleri Başkanlığı gibi görev yapacak DİAYDER’in şu anda tutuklu olan başkanı Ekrem Baran’ın da sözde Kürdistan Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yapacağı anlatılıyor. 

Ronahikovar” isimli internet sitesi üzerinden örgütün propagandasını yapan dernek, HDP’li bazı belediyelerin PKK talimatıyla “öz yönetim” ilanına destek vermiş, sözde dini bilgisi olan halk arasında “Mele, İmam, Hoca, Seyda, Seyid” gibi din adamı sıfatları kullanıp terör örgütü elebaşı Öcalan’ın serbest bırakılmasına yönelik basın açıklaması yapmıştı.

6-8 Ekim olayları sırasında da PYD/YPG terör örgütü mensuplarına destek oldular. Dernek yöneticileri, 22 Haziran 2010’da Küçükçekmece’de, 5 Jandarma personeli ve bir çocuğun şehit olmasına yol açan bombalı saldırının faili “Mele” kod adlı terörist Mehmet Kazım Sevim ile irtibatlıydı. 

İBB GASSALLARI TUTUKLU

Bunun yanında, iddianamede hangi dernek yöneticisinin hangi teröristlerle irtibatta olduğu açıkça yazılıyor. İşte bu derneğin referansıyla, İBB’ye eleman alındı. Kendi itiraflarıyla maaşlarından dörtte bir kesinti yapılarak, PKK güdümündeki bu derneğe aktarıldı. Ayrıca dernek olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden verilen yüzlerce yardım kartları, halen örgütün dağ kadrosunda olan ya da öldürülmüş teröristlerin ailelerine dağıttılar.

Mehmet İnan isimli şüpheliİstanbul Büyükşehir Belediyesi İSPER (İstanbul Personel Daire Başkanlığı) bünyesinde “gassal” (cenaze yıkayıcısı) olarak görev yaptığını ve aldığı maaşın bir kısmını derneğe aktardığı kendisi itiraf ediyor. 

Aynı şekilde DİAYDER’in referansıyla Aydın Ayhan, Nur Mehmet Işık, Mehmet Emin Aslan ve Fahrettin Ülgün’ün İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSPER bünyesinde gassal olarak çalıştığını anlatıyor. İBB’nin gassalları olan beş kişi arasında Mehmet Işık hakkında “konutu terk etmeme kararı” verilirken diğer dördü halen tutuklu.

Açılan soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın yaptığı teknik ve fiziki takip sonucunda, 3 Temmuz 2021 tarihinde beş ilde eşzamanlı yapılan operasyonda toplam 28 kişi yakalandı ve yapılan aramalarda çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildi.

SİLAH VE MÜHİMMAT BULUNDU

Soruşturma neticesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 14 şüpheli hakkında “Terör Örgütüne Üye Olma”, dokuz şüpheli hakkında ise “Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme” suçundan olmak üzere toplam 23 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.

Şüphelilerden, Mehmet Şimşek’in ikametgâhında, 18-19 Aralık 2015 tarihlerinde iki gün boyunca (3) oturum halinde bir konferans düzenlendiği, söz konusu konferansa Kandil’den de bir örgüt mensubunun da katıldığı şeklinde kendi elyazısıyla yazılmış not kâğıdı ele geçirildi.

Yine şüphelilerden İbrahim Şek’in evinde yapılan aramada, cezaevinden/cezaevine yazıldığı değerlendirilen bir adet mikro yazıyla yazılmış kod tablosu bulundu. Şüphelilerden ayrıca silah, mühimmat, malzeme ve paralar ele geçirildi.

Bu soruşturma dosyası, terör iltisaklı kişilerin İBB’ye alınmasının nasıl bir risk oluşturduğunu gösteriyor. PKK’ya yakın ister HDP olsun ister dernek, hepsinden uzak durmak gerekiyor. Siyasi tartışma yerine, yaşananlardan ders çıkarmak önemli.

Nedim ŞENER

hurriyet.com.tr

29.12.2021

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0