Sarai, kadın cinayetleri ve kayıplar

12 Şubat 2013 01:53 / 1139 kez okundu!

 


Sarai Sierra ismini iki haftadan biraz fazla zaman önce duyduk. Amatör fotoğrafçılık yapan Sarai, İstanbul’u ziyaret etmiş, fakat kendisinden daha sonra haber alınamamıştı. Umudumuz olumlu haberler almak yönündeydi. Kimilerimiz vicdanen böyle bir umudu taşıyordu, kimilerimiz ise ‘ülke imajının sarsılmaması’ için bu umudu taşıyordu.

Son 10 yılda % 1400 (evet yüzde bindörtyüz) artan kadın cinayetlerine bakacak olursak, Sarai’nin yaşayabilme ihtimali gözümüzün önüne pek gelmiyordu. Maalesef öyle de oldu. Sarai’nin cansız bedeni Sarayburnu’ndaki surların dibinde bulundu. Kadın cinayetlerinde istatistik bir kişi daha arttı ve kimileri için ‘ülke imajı’ Pippa Bacca’dan sonra elden bir kez daha gitti.

Her tarafta olan MOBESE’ler nedense cinayetin olduğu yerde yok. Yetkililer cinayetten sonra surların oraya MOBESE kuracakmış.

Sarai daha ölmeden medyada ahlakçı bir tartışma başladı. Onlara göre: “Evli ve çocuklu bir kadının, tek başına başka bir ülkede ne işi vardı?” Bu tip rezil sorular soran medyanın okur yorumları ise daha facia, ‘su testisi suyolunda kırıldı’ gibi.

Medya bu tip sorularla Sarai’nin ölümünü meşrulaştırmaya çalışıyor. Unuttuğu bir şey ise, bu ülkede her gün üç kadının öldürüldüğü ve binlercesinin şiddet gördüğüdür. Sarai bir kadın cinayetine kurban gitmiştir ve daha fazla kadının ölmemesi için, gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bir erkek olarak bu durumdan şikâyetçi ve rahatsızım.

***

Sarai’nin ölümü sonrası izlediğim bir haberde ise farklı bir isyan vardı. Bir haber kanalı, bir grup kayıp yakını ile röportaj yapmış. O kayıp yakınları da Sarai’nin bulunması için gösterilen özenin, kendi kayıplarına neden gösterilmediğini soruyordu. Kiminin çocuğu üç yıldan beri, kiminin annesi on yıldan beri, kiminin kardeşi bir yıldan beri kayıp. Sarai’nin ölü bedeni iki hafta kadar bir sürede bulunmuştu.

Sarai’nin bulunmasına sadece Türkiye’deki polis teşkilatı değil, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da katkı sundu. Sürenin çabuk işlemesi (ülke şartlarında bu süreye çabuk diyoruz) bu yüzden olabilir.

Kayıtlı olarak Türkiye’de şu an 2922 kayıp insan var. 110 tanesi yabancı uyruklu. Kayıp insanların aileleri için durum çok üzücü. Onlar isyan etmekte haklılar ama polis maalesef bu sistemde onları korumuyor. Kimileri polisleri güvenlik açısından gerekli görebilir ama polisin görevi egemen sınıfın çıkarlarını korumaktır. Eşit ve adaletli olmayan bu sistemin bir nevi devamlılığını sağlayan bir yapılanmadır polis. İstisnai olarak kayıp insanları bazen bulabilir ama ellerinde bu kadar teknolojik imkan varken neden 2922 insanı bulamıyorlar?


Sinan CANBAY

12.02.2013

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.