Evimize hoş geldin Mırnavv…

18 Mart 2009 12:43 / 1139 kez okundu!

 


Çok az sayıda da olsa, şanslı olan kediler kendilerini büyütecek, koruyacak bir yuva bulurlar.

Sahiplendiğimiz ya da sahipleneceğimiz minik kedicik 45-50 günlük olduğunda annesinden ayrılmalı. Anne sütü, canlıların her türlü gelişim ihtiyaçları dışında belirli bir döneme kadar bağışıklık sistemini oluşturan vazgeçilemez bir gıdadır. Bu yüzden tüm canlılar için çok gerekli ve çok önemlidir. Eğer anne kedi hastalık, ölüm gibi bir nedenle yavrularına bakamayacak durumda ise tüm iş bize düşmektedir. 4 haftalıktan küçük kedilerin beslenme sıklığı çok önemlidir. Bu yüzden anneden erken ayrılan ve 4 haftalıktan küçük yavru kedilerde Veteriner Hekim’inizin tavsiye ettiği anne sütünün yerine geçen mamaları kullanmanızda fayda var. Öncelikle edinmemiz gereken, kediler için küçük bir biberon ve anne sütü yerine geçen özel süt tozu.

Yaşamının ilk 10-12 gününde olan yavru kediciklerde beslenme 1,5-2 saat arayla yapılmalı ve her defasında hazırlanan mama taze olmalı, çok sıcak yapılmamalı ve iyice eritilmelidir. Aldığı besinler yeme miktarı tamamiyle vücut büyüklüğü ile orantılı olduğu için miktar, kontrolü yaptırdığımız Veteriner Hekim tarafından belirtilecektir. Beslenmeyi bitirdikten sonra bir pamuk vasıtasıyla kuyruk altı ve karın bölgesine hafif masajlar yaparak, minik kedinin tuvalet ihtiyacı giderilmelidir. Çünkü tuvalet ihtiyacı giderilmediğinde dışkı ve idrarı ufaklığı zehirleyerek, kaybetmenize sebep olabilir.

Beslenme haricinde minik kediler günlerinin büyük kısmını uyuyarak geçirirler. Yavruyu tuttuğumuz kutu ya da sepete içine sıcak su torbası veya pratik olarak küçük pet şişelerden hazırlayabileceğimiz bir nevi kalorifer vazifesi gören ve üzerine havlu ile sarılmış, ısıyı kolaylıkla kaybettirmeyecek bir düzenek hazırlamalıyız. Çünkü bu minik canlılar, henüz dış ortam sıcaklığına kendilerini adapte edecek bir yapıya bürünememişlerdir. Vücut sıcaklığının gün ve gece boyu korunması çok önemlidir. Özellikle yaz ve kış aylarında sıcaklığı çok iyi ayarlamamız gerekmektedir. Vücut sıcaklığı düştüğünde öncelikle biberonu emme refleksi kaybolacaktır. Bu durumda sıcak su torbası ya da hazırladığınız pet şişeleri sıcak suyla yinelemeniz ve en seri şekilde Veteriner Hekim’inize gitmelisiniz. Hazırladığımız sıcak su torbalarının sıcaklığı da çok önemlidir. Vücut ısısının düşmesi kadar yükselmesi de problemler yaratır. Sıcak su torbasını hazırladıktan sonra elimizin tersi ile üzerine dokunarak sıcaklık kontrolü yapabilirsiniz. Böylelikle minik kedimiz çok sıcaktan etkilenmemiş olur.

10-15. günler arasında yavrunun gözleri açılmaya başlar. Yavru kedilerde bu zamanlarda göz ile ilgili problemler çok gözlenmektedir. Göz kapakları açıldıktan sonra enfeksiyonlara daha duyarlı hale gözler, göz kapaklarının yapışmasıyla gözün tekrar kapanmasına ve yavrunun gözlerini kaybetmesine neden olabilir. Bu dönemde yavruyu kontrole götürerek tamamen karanlığa hapsolmasını engellemiş oluruz. Kesinlikle biz insanlar için üretilen ıslak mendil, kolonyalı mendiller gibi ürünleri kullanmamalıyız. Petler için özel üretilen temizleme mendillerini kullanabilirsiniz.

Bu kritik süreçler ilk bakışta zor gibi gelebilir. Yapılacak basit hatalar geriye dönüşü mümkün olmayan sonuçlara neden olabilir. Dikkat edeceğiniz küçük ayrıntılar bakımınızı kolaylaştıracaktır.

Günler ilerledikçe artık miniğe anne sütü olarak verdiğiniz mama yetmemeye, daha çabuk acıkmaya başlayacaktır. Onu özellikle gözleri açıldıktan sonra tabaktan yemeye alıştırmalısınız ki, bu bir anda olmayabilir. Gün içinde denemelerle sabırla tabaktan yemeye alıştırabilirsiniz. 20-22 günlük olduğu sıralarda tabaktan yemeye başlar. Bu günlerde geçiş mamasına alıştırmanız büyümeyi hızlandıracaktır.

Yavru kedimizi evimize aldığımızda yıkamamaya özen göstermeli, eğer yıkama gereği varsa bunu kuru toz yıkama ile ya da köpük şampuanlarla yapmalı ve hemen nemli kalan tüylerini kurutmalısınız.

Minik yavru özellikle 20-25. günlerde hareketlenmeye, etrafını tanımaya çalışacaktır. Bu dönemde idrar ve dışkısını kendisi yapabileceği için ufaklığın boyutlarına uygun, rahatça girebileceği tuvalet kabı ayarlamalıyız. Piyasada bulabileceğiniz muhtelif kedi kumları (silica, kum gibi) kullanmalıyız. Günlük olarak dışkılar kaptan uzaklaştırılmalı, yapılan idrar miktarına göre kum tazelenmeli, tuvalet olarak kullandığımız kap her hafta yıkanmalıdır.

Etrafını tanımaya çalışan minik, evdeki eşya, mobilya, halı gibi tırnaklarını törpüleyebileceği bir yer arar. Onlar için özel yapılmış kedi tırmalama tahtaları ya da ilk zamanlar halı veya kilim parçaları işinizi görür. Öncelikle ön patileri tutarak günde 2-3 kez tırmalama tahtasına egzersizler yaptırarak evdeki eşyalarınızdan ufaklığı uzak tutmuş olursunuz.

Minik için dikkat etmeniz gerekeler:

- Dışkısı ishal ise (su içeriği yüksek ve kötü kokulu ise)
- Karnını doyurduğunuz, idrar ve dışkısını yaptırdığınız halde hala miyavlıyor ise
- Kusma var ise
- Mamasını yemek istemiyor ya da emme refleksi kaybolduysa
- Vücudu soğumaya başladıysa

EN KISA ZAMANDA VETERİER HEKİMİNİZE ULAŞMANIZ GEREKMEKTEDİR…

İyi haftalar dileğiyle…

Haftaya yavru köpeklerin bakımı ile ilgili yazımızda görüşmek üzere…


Veteriner Hekim Sertan BÜTE





 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
07 Ocak 2010 18:38

F.Köksal

Tebrikler Sertan Bey bilgiler çok yararlı işime yaradı...Sağol İyi Seneler

Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.