İÇİNDE YAŞADIĞIN TOPLUMU YAZ YETER!

16 Nisan 2011 12:45 / 2956 kez okundu!

 


Bu haftaki yazım bu değildi, bir arkadaşım bam telime bastı, kalem gayri ihtiyari yazdı.

Beni tanıyan bir arkadaşım yazıma yorum yapmış, yorumu okuyan başka bir arkadaş bana; “Ne güzel tespit yapmış, senin işin yorum olmamalı, içinde yaşadığın toplumu yaz yeter” dedi.

Akıl verdi yani. Her ne kadar kendim ince olmasam da, düşüncelerim ince. O kadar küçük görülüp, bıyık altından gülünmüştür ki bizlere, rutubet olmasa da havadaki çisiltiden bile nem kapar olmuşuz.

Anladığım kadarıyla yorumu yorumlayan arkadaş benim yorumuma kafayı takmış. Her yer güllük gülistanlık ya, neme lazımdı bu yoruma, ne gerek vardı arı kovanına çomak sokmaya? Serpil, ifadesi güçlü bir arkadaşımız, içinde yaşadığı toplumu çok iyi ifade eder demiş, övmüş. Fakat yorum yaptırmayın kafası basmaz diye kinaye yoluyla da görüşünü iletmişmiş. Saz çalan, göbek atan, çiçek satan, fal bakan Roman'ı yaz gitsinmiş.

Meclise, vekile yorum yapmak benim ne haddimeymiş… Yalan da değil hani yorumlayım yorumsuz Roman'ı.

Gariban, çilekeş Romanlar o kadar eğitimsiz, o kadar yoksul bırakılmışlar ki, hakları Allahın dünyasında çadırda yaşamaktan ibaret olmuş...

O kadar cahil bırakılmışlar ki, dertlerini küfürle anlatmak silahları olmuş...

O kadar bedevileştirilmişler ki, içler acısı...

Kim bu hale getirdi Roman'ları? Milletin, meclisin, vekilin yok mu suçları?

Arkadaşlar sizler çok iyi tanırsınız beni; grand tuvalet giyimli cilalı mektepten değilsem de, diplomalı içinde yaşadığım ve yaşattırıldığım hayatı anlayacak kadar aklım var.

Arkadaşlar, bir zamanlar aynı dağa tırmandık sizinle.

Siz menzile vardınız, biz tırmanmaya devam. Hani bir hikâye anlatılırdı bize; yoksulluğumuzun ve iktidarsızlığımızın tek sebebi imansızlık ve namazsızlıktı hani?

Namaz kılsın, inansın diye insanlar kapı kapı dolaşırdık ağlayarak.

Sokaklara çıkardık, bağıra bağıra kafa tutardık zalimlere.

Mazlumduk ya her birimiz…

Düşünüyorum da bir zamanların mazlumları şimdilerin yeni zalimleri mi?

Hani okumuş adam lazımdı ya davaya, siz okurken okullarınızda güvenli mahalle mekan ve bürolarınızda, biz ilk okullular o zamanın ve bu zamanın mazlumları yağız atlar gibi koştururduk ordan oraya savruk ve kavruk.

Hiç düşünmedik Bağkur sigorta, emeklilik neyim. Bi hırka bi lokmaya Allah Kerim dedik o zaman.

20 25 yaşları; gençtik, bu günü düşünmedik, siz güçlü olmalıydınız.

İmanlı olmanız hasebiyle kaldıracaktınız düştüğü yerden hem mümini hem kafiri.

Günah olur diye altın yüzük takmazken elinize, kiminizde Mercedes var, kiminizde BMW.

Yedi sülalenizi bağladınız Bağkur sigorta emekliye. Bizlerse hala bi hırka, bi lokmayla talime.

Arkadaş, ben yorumlamayacam da, kim yorumlayacak meclisi, vekili?

Rahatını bozmamak için susan sen mi?


Serpil Özkasap

12.04.2011




 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
26 Mayıs 2011 15:39

hurkus

Meral hanım, yanıtınızı yeni gördüm. Kusura bakmayın ama siz yanlış görmüşsünüz. Hatalı olsaydı yazılan size bunu görüp uyardığınız için teşekkür ederek düzeltme yapardım. Düzeltmeyi yapıp ardından yoktu diye uzun uzun yazacak kadar eleştiriye katlanamayan hatta sizi "yalancı çıkarmak" için dolambaçlı yollara başvuracak birisi hiç değilim. Başka bir konu olsa yanıt yazmazdım bile inanın ama en çok önem verdiğim ve özen gösterdiğim bir konuda, bir de neredeyse üçkağıt yapmış gibi itham edilmek pek hoş olmadı.
İyi günler, dikkatli okumalar dilerim.

04 Mayıs 2011 18:57

er

teyzem, eğer gerçekten yorumumu istiyorsan; siyasetten uzak dur. allah bizi şeytandan ve siyasetten muhafaza etsin ama sen dobra bir kadınsın, kimseden sözünü esirgeme
30 Nisan 2011 09:18

MeralGeylani

Sevgili Hurriyet Misirlioglu.Kusura bakmayin Turkce karakterler yok klavyemde.Beni rahatsiz eden Romanlarin R sinin kucuk yazilmasi idi.Ben okudugum zaman harfler kucuk idi. Birkac kerede kontrol etmistim. Sanirim duzeltildi. Tum marka isimlerinin buyuk (dediginiz gibi ) yazilip Roman"in R si kucuktu benim bu yuzden dikkatimi cekmisti.
Meral Geylani
19 Nisan 2011 00:02

BERA

SELAM... YAŞANILAN OLAYLARI, SIKINTILARI, KAYGILARI, DOĞRULARI, YANLIŞLARI v.s... SIRA DIŞI FİKİRLERİN VE YORUMLARINLA BİR O KADAR İNCE NÜKTELERİNLE BİZİMLE PAYLAŞTIĞIN İÇİN TEŞEKKÜRLER... DAİMİYETİ DİLEĞİYLE...
18 Nisan 2011 20:28

yarasa

selamlar,

önceleri seni dinlerdim, şimdi burada okudum. okumak da çok ayrı keyif oldu benim için. kalemine sağlık Serpil hanım.

umarım yazılarının devamı olur ve biz de aynı keyifle okuruz ve anlarız halden....
18 Nisan 2011 20:25

Ayse Erdogan

Zayif bir icerik. Yazar kendini yüceltmek icin fakir edebiyatina basvurmus.
18 Nisan 2011 17:19

hurkus

Sevgili Meral Geylani,

Sitenin Yazı İşleri Sorumlusu olarak cevap hakkımın doğduğunu düşünüyorum. :)
Serpil hanımın yazısında tüm özel isimlerin baş harfleri büyük harfle yazılı; Roman, Mercedes, Bağkur...
BMW da özel bir isim ancak Bayerische Motoren Werke AG (Türkçe: Bavyera Motor Fabrikası A.Ş.)'nin kısaltılmış hali ve de kısaltılmış özel isimler yazılırken büyük harfle yazılırlar. Baş harfi büyük, sonrakiler küçük harfle yazılmaz. Serpil hanımın yukarıdaki yazısında da farklı bir uygulama yok. Sitemizde en çok önem verdiğimiz ve dikkat ettiğimiz konuların başında dilimizi doğru olarak kullanmaya özen göstermek geliyor. Sizi tam olarak neyin rahatsız ettiğini merak ettim doğrusu?

Hürriyet Mısırlıoğlu

17 Nisan 2011 07:19

Meral Geylani

Sevgili Serpil Ozkasap yazınızı bugün okudum.
8 Nisan Dünya Roman/Romani günü idi . Kutluyorum. Videonun sayfasını eklemeye çalıştım. +
GAYDA ISTANBUL - buçuk
4 min - 24 Jan 2010
2007 yılından beri çalışmalarını sürdüren ve "Gayda İstanbul - Balkanlardan gelen hep soğuk hava olmaz a!.." adlı albümü Kalan ...
dailymotion.com

Birşey dikkatimi çekti, BMW. Mersedes gibi kelimeler büyük harfler ile yazılırken Roman kelimesi küçük harfler ile yazılmış.
Sadece onu belirtmek istemiştim, sevgiler.

Meral Geylani

Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.