Sosyal Demokrasi

28 Şubat 2013 14:47 / 1071 kez okundu!

 


Çağdaş sol-sosyal demokrat siyaset anlayışının içinde bir milletin diğerine, bir dinin diğerine, bir mezhebin diğerine üstünlüğü gibi bir durum söz konusu değildir. Sosyal demokrat, sol partiler; etnik, dinsel/mezhepsel, cinsel vb. kimlikleri eşit kabul etmeleriyle, bunlardan birini diğerine üstün gören ırkçı ve şoven anlayışları reddederler. Sosyal demokrat anlayış özgürlükçü ve eşitlikçi bir dünya tahayyülü üzerinden hareket eder. Dolayısıyla bu kavramların arasına ötekileştirici, kültürel ırkçı anlayışlar ya da en kaba tabiriyle çıplak faşizmin girmesi mümkün değildir.

Avrupa'da ki sosyal demokrat partilerde kanatlar vardır. Merkez-sağ ve sol kanatlar olarak parti içinde mücadelelerine devam eder. Bunlar çok sesli olması gereken sosyal demokrat politikalara ayrı renkler katar. Burada amaç sosyal demokrasinin temel prensiplerini reddetmek değil uygulama biçimindeki kimi farklılıkların parti içinde taraftar bulmasıdır. Fakat bu söylemlerin içinde ırkçı dışlayıcı anlayışların yer alması mümkün değildir.Hele hele bu tip söylemlerde bulunduktan sonra insanların aklını hiçe sayarak 'beni anlamadınız' tarzı çıkışlar tipik jakoben-dayatmacı anlayışın ta kendisidir. Halka tepeden bakan jakoben-dışlayıcı mantığın da sosyal demokrat siyaset anlayışı içinde yeri yoktur. Bu anlayış ;halkı hiçe sayan yeri geldiğinde aptal olarak nitelendiren, halka rağmen halk için tarzında siyaset yapma mantığını benimseyen hatta bu halk cahil olduğu için bilemez biz onlar yerine düşünür ve gereğini yaparız diyen Bonapartist mantığın sol içerisinde yer alması mümkün değildir. Bunun sol olarak kitlelere yedirilmeye çalışılması da sol'a yapılmış en büyük haksızlıktır. Kimlikleri reddetmek ya da kimi kimlikleri birinci sınıf kimilerini de ikinci sınıf olarak gören ve kendisine sol bir paye biçen çehrelere verilen ad siyaset biliminde nasyonal sosyalizm olarak geçer.Irkçı tahayyülün sol sosuna bulandırılmış haline nasyonal sosyalizm denir.Bu siyasal düşüncenin sol'un özünde yer alan eşitlikçi-özgürlükçü ideal ile hiçbir alakası yoktur.Üstelik ülkemizdeki az gelişmiş jakoben aydınların; her türlü ırkçılığı yaptıktan sonra kendilerini aydınlanmacı olarak adlandırması da ideolojik sefaletlerinin bir göstergesidir. Bu tip yarı aydınların anlayışı 'halk sahillere koştu vatandaş mağdur kaldı' mantığının ötesinde değildir. Çünkü onlar için halk ile makbul vatandaş arasında fark vardır; bunlardan biri cahil diğeri ise devletin gerçek sahipleridir.

Tüm kimliklerin, eşit olarak tam bir özgürlük ve barış ortamı içinde yaşamalarının yolu sosyal demokrat politikalardan geçer. Birey etnik, siyasal, cinsel kimlikleriyle ve dinsel inançlarıyla birlikte vardır. Bunlar bireyin temel hak ve özgürlükleri kapsamına girer.Bunların her hangi birinden dolayı devletten negatif ya da pozitif ayrımcılık görmesi söz konusu olamaz. Çünkü devlet kimlikler arasında bir ayrım yapamaz.

Velhasıl kelam sosyal demokrasinin temel üç sacayağı vardır. Bunlar; eşitlik, özgürlük ve sosyal adalettir. Bunların dışında yapılan vurgulamalar ise farklı siyasal düşüncelerin retoriğidir. Dolayısıyla bireylerin kimliklerini hiçe saymanın ya da aşağılamanın karşılığı sol siyasal anlayış olamaz olsa olsa buna nasyonal sosyalizm denir.


Serdar AKSOY

Gazete Poyraz

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.