Çankaya yolu ve Sol Hareket

08 Temmuz 2014 15:10 / 1026 kez okundu!

 

 

Hani kimi yazarlar yazılarına sözün bittiği yer diye başlar ya, ben de yazıma CHP-MHP ortaklığının adayını duyduktan sonra sözün bittiği yer demek istedim. Nerden baksanız tutarsızlık, nerden baksanız ilkesizlik, siyasetsizliğin bu kadar ön plana çıktığı bir an Türkiye siyasetinde herhalde olmamıştır.

Fiilen yarı başkanlık rejimine geçerken muhalefetin pasif aday arayışı, aslında siyasi bir duruş değil gerçeklerden alabildiğine uzaklaşmış anti-siyasetin tam göbeğidir. Özellikle Türkiye sol hareketinin anti-Tayyip Erdoğan tarzı siyasetinin bitiş noktasıdır. Siyaseti bir şahsın üzerinden örerek hiçbir pozitif siyasal duruş sergileyememenin son noktasıdır. Türkiye sol hareketi hiçbir zaman bu kadar ezilmemişti. Hiçbir zaman bu kadar çaresiz kalmamıştı. CHP Genel Merkezi muhafazakâr kesimlerden oy alacağız diyerek; siyaseti bitmiş olan sağ tandanslı siyasileri partinin üst kademelerine taşıyarak başlayan anlayışın geldiği son nokta maalesef siyaseten iflastır. Siyaset bir duruş gerektirir, öngörü gerektirir toplumu doğru okuyabilme ve toplumsal değişimi algılayabilme yeterliliği gerektirir. Maalesef Türkiye solu uzun bir zamandır saplandığı anti-siyasetten kurtulamamıştır. Tayyip Erdoğan olmasın da kim olursa olsun anlayışı bir siyasal duruş değildir.

Sol değerlerin, anlayışın bu kadar çürütüldüğü bir dönem olmamıştır. Bundan sonra da olacağını zannetmiyorum. Artık kendisini solcu olarak tanımlayan tüm kesimlerin dönüp aynaya bakmaları gerekiyor. Sadece CHP ya da sosyalist solu temsil ettiğini iddia eden diğer sol partilerin değil topyekûn herkesin bu anti-siyasetin kurgulanmasında önemli bir rolü vardır. Tayyip Erdoğan paranoyası maalesef ülkemizde sol hareketin içini kemiren bir ur haline gelmiştir. Solun değer yargılarını eşitlikçiliği, özgürlükçülüğü taşıyacak ülkemizde hiç kimse yok muydu?

Halkın oyuyla ilk defa Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacakken siyasetin dışından bir aday aranması ve bu adayın hiçbir şekilde parti meclisinde görüşülmeden kamuoyuyla paylaşılması aslında parti içi demokrasinin de ne durumda olduğunu göstermesi açısından önemlidir. HDP kendi genel başkanını aday göstererek bir siyasal tutarlılık göstermiştir. Siyasette var olduğunu göstermiştir. Seçimi kazanıp kazanmamadan ziyade ileriki yıllara siyasal bir yatırım yapmıştır. CHP tabanında olup da çatı adayını hazmedemeyen sol-sosyal demokrat duruşu gösteren insanların oylarına talip olması bile önemli bir siyasal ataktır.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görünen o ki üç aday yarışacak. Ve maalesef Türkiye solunu alternatifsiz bırakan mantık ileriki yıllarda bunun vebalini mutlaka ödeyeceklerdir. Belki de bu seçimler yeni bir sol tahayyülün seçimlerden sonra inşası için önemli bir başlangıç olur, bir milat olur.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri şimdiden tüm halkımıza hayırlı olsun.

 

Serdar AKSOY

08.07.2014

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.