Beyaz Türkler

10 Haziran 2013 12:20 / 1046 kez okundu!

 


Bundan birkaç ay önceydi barış süreci ülkenin gündemine geldiğinde. Pek çok kişinin yeniden ezberleri bozuldu, nasıl olurdu da İmralı ile görüşmeler yapılırdı. Bu tam anlamıyla PKK terörüne teslim olmak ve ülkeyi bölmekti. Akil adamlara yapılmadık kalmadı pek çok yerde fiziki şiddete varana kadar saldırılar gerçekleştirildi. Bu saldırıları gerçekleştirenler ulusalcı-milliyetçi çevrelerdi. Ondan önce de sivil anayasa girişimi başlamıştı. Buna da yine aynı çevreler bölünme anayasası dediler. İP-TGB gibi nasyonal sosyalist örgütlenmeler Hatay'da onlarca kez miting gibi paneller düzenlediler. Suriye'den gelenlere yönelik nefret söylemleri ayyuka çıktı. Peki sonuç ne oldu, maalesef Reyhanlı gibi bir dramla karşılaştık.

Şimdi gelelim beyaz Türkler'in demokrasi karnesine. Güneydoğuda insanlara dışkı yedirilirken, ormanlar cayır cayır yakılırken , köyler boşaltılırken, sorgusuz sualsiz göz altıları ve arkasından gözaltında kayıplar yaşanırken İzmir gibi batı illerinde Kürt'lere yönelik nefret söylemleri ayyuka çıkmıştı. Güneydoğudaki kirli savaşın bırakın karşısında durmayı tam tersine bu kirli savaşın devam etmesi için Türkçü argümanları dile getiren beyaz Türklerdi. Hatta bu koraya sözde kendisine sol olduğunu söyleyen fakat dergilerinde ve gazetelerinde buram buram nasyonal sosyalizm kokan siyasal partiler ve onların gençlik örgütlenmeleri de destek veriyordu. Türbanlı kadınların eğitim hakkı gasp edilip ikna odaları kurulurken, bu baskıcı-faşizan uygulamaların tamamına alkış tutuyorlardı. Kendi yaşam tarzının dışındaki tüm kesimleri kendisine tehdit olarak algılayan bu kesim ötekileştirdiği tüm toplum kesimlerinin imhasını isteyecek kadar neo-faşist söylemleri ve sloganları da üretmekte bir sakınca görmüyordu. Dolayısıyla merkezin dışında kalmış olan çevrenin tüm demokrasi talepleri beyaz Türkler tarafından bir tehdit olarak algılandı ve talebi ileten kesime devletin yargısı, polisi ve askeri gerekli cevabı verdi. Sonuç itibariyle beyaz Türk diye tabir ettiğimiz devleti kuran ve onun sahibi olduğunu iddia eden toplumsal tabakanın demokrasi karnesi çok zayıftır. Hatta bu cahil halk için demokrasi çok fazladır, benim oyumla çobanın oyu nasıl eşit olur tarzı söylemler bu kesim tarafından kabul görüyordu.

Gezi parkı eylemleri ise yaklaşık 10 gün önce başladı. İlk etapta bana sivil itaatsizlik eylemi izlenimi yaratan bu gösteriler zaman içinde ‘Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ya da ‘Türkiye laiktir laik kalacak' sloganları eşliğinde beyaz Türkler'in ön plana çıktığı, Cumhuriyet mitinglerindeki paranoyanın yeniden depreşmiş hali olduğu izlenimini yarattı. .Hatta bu sefer sosyal medya üzerinden kullanılan argo tabirler ve nefret söylemini dahi mumla aratacak tespitler ve hakaretler ardı ardına geldi. Elbette iktidarın tutumu, söylemi ya da takındığı tavırdaki baskıcı anlayışı boş geçemeyiz,geçmemeliyiz fakat ülkenin yaklaşık 100 yıllık Kürt sorunu çözüm aşamasındayken Ergenekoncuların söylemlerine ve neo-faşist iddialarına bu süreci de heba edemeyiz. Barış süreci ülkenin normalleşmesi anlamında atılmış en önemli adımdır ve bu sorun çözülmeden demokratik devlet anlayışına sahip olmamızın bir hayal olduğunu da görmemiz gerekir. Ayrıca Gezi parkı eylemlerine katılanların içinde bu sürecin önemini kavramış arkadaşlarımın olduğunu da biliyorum fakat gezi parkı eylemlerinin geldiği nokta Cumhuriyet mitinglerindeki iddia edilen argümanların paralelinde olduğunu da görmemiz gerekiyor.

Şimdi gelelim Gezi parkı eylemleri vesilesiyle kimi yazarlarca yapılmış olan sınıfsal tahlillere ve bu eylemlerin bir devrimle sonuçlanma ihtimalini dile getiren tespitlere değinelim. Gezi parkı eylemleri muhafazakar demokrat olduğunu iddia eden bir siyasal partiye karşı yapılmış içinde yoğun bir şekilde paranoyaları da barındıran eylemler zinciridir. Bu eylemlere katılan ya da yoğun bir biçimde destek olan ulusalcı güçlere bakarak nasıl bir sınıfsal direnişten bahsedebiliriz. Mağdur kesimlerin hiç birisiyle yan yana gelmemiş,empati kurmak şöyle dursun diğerini nefretle anmış ‘Tayyip içeri askerler dışarı' diye slogan atan gruplardan hangi devrimi gerçekleştirmesi bekleniyor anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum.Acaba devrimden anlaşılan AKP hükümetinin istifa etmesi ya da olmadı Tayyip Erdoğan'ı ıskartaya çıkarmak mıdır? Devrimden bu mu anlaşılıyor bilemiyorum. Eylemler barış yanlısı demokrasi güçlerinin eylemi olmaktan çıkmış ulusalcı-ergenekoncu güçlerin kendilerine meşruluk zemini hazırlamaya çalıştığı bir mecra haline gelmiştir. Amaç askeri vesayet rejimine karşı başlatılmış olan soruşturmaları ,tutuklamaları boşa çıkarmak ve Barış sürecini baltalamak şeklinde yeni bir evreye girmiştir. Atılan sloganlar, kentli milliyetçilerin bu eylemlikleri farklı bir mecraya çekmek istediklerinin göstergesidir.

Gezi parkı eylemlerinin beyaz Türkler'e belki de diğerlerini meydanlarda görebilme ya da yan yana durabilme fırsatını verdiği için bir kazanım olarak da algılanabilir. İlk defa türbanlı bir kadınla yan yana olması, ilk defa Kürtçe slogan atan grupları yanında görmesi belki de zaman içinde empati yapabilmesine neden olacaktır. Aslında bu tespit İstanbul'da eylem yapan kesimler için daha geçerli olduğu kanaatindeyim çünkü İzmir'deki eylemlerde ulusalcı damar çok ön planda gözüküyor. Aziz Kocaoğlu'nun Diyarbakır'a gidişine dahi inanılmaz tepkiler veren kesimler bugün meydanlarda attıkları sloganlarla bu eylemlere katılışlarındaki amacı çok net bir biçimde ortaya koyuyorlar.

Sonuçta ülke yine bir darboğazdan geçiyor. Barış sürecinde sona bu kadar yaklaşılmışken artık çok net sonuçlar alacağımız aşamada başlayan eylemler ve bu eylemlerde Ergenekoncu güçlerin aldıkları rol, maalesef barış sürecinin sekteye uğrayacağı izlenimini yaratıyor. Temennim odur ki; barış süreci sekteye uğramadan gerçekleşsin, demokrasiden nasibini almamış beyaz Türkler'in artık iktidar olma şansının diğer kesimlerle empati kurmaktan geçtiğini anlasın.


Serdar AKSOY

10.06.2013

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.