Yaşar Kemal'e bilgece bakış

09 Mart 2015 14:56 / 1096 kez okundu!

 

 

"Kendine güvendiğin için yalancı değilsin. Yalan dolan bilmediğin için yalan karşısında yenileceksin. Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin. Yenilmenin tadına varacaksın. Doğru yenilmeli. Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki.. Yüz bin yıl su altında, yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi." Yaşar Kemal'in bu sözleri insanı alır götürür ve derin derin düşündürür.

Evet o'nun dediği gibi YALAN teşkilat kurmuş ve doğru yapayalnız. Hergün yenilmenin tadına varan doğrucularız bizler. Gariban gelmiş ve gariban biteceği haberi verilen huzur dininin temsilcileriyiz biz. Ve temsil ettiğimiz doğrular preslene preslene öyle keskin bir hal ve bir inanç şekline dönüşmüştür ki bunu dışarıdan anlamak zordur.

'Zeval-i elem lezzettir' (Elemli-hastalıklı-zor ve sıkıntılı anların bitmesi insana lezzet verir) düsturunca doğruyu temsil edenler ezildikçe eziliyor ama kesinlikle pişmanlık izhar etmiyorlar. Biliyorlar ki kıştan sonra nasıl olsa bir bahar var.

Şarkıda geçen ''Işığın sustuğu yerde gülüşlerin aydınlatır'' dediği gibi doğruların ve nurun mahpus edilmeye çalışıldığı bir dönemde ümidimiz, imanımız, tevekkülümüz ve bunların neticesinde yüzümüzde beliren bir tebessüm kalır ve bizler o tebessümün gölgesine sığınırız.

'Dağlar, İnsanlar ve hatta Ölüm bile yorulduysa, Şimdi en güzel Şiir; B A R I Ş 'tır" der Yaşar Kemal. Şimdi ise o barış şiirini ve bestesini 200 ülkeye götüren barış ve diyalog elçileri taif'teki gibi taşa tutuluyorlar.

Yaşar Kemal'e nasıl bakmam gerektiğini gösteren bir bilge var dünyada. Sürekli taşlanan ve sürekli takipte olan ve hep iftiralara maruz kalan. Tüm saldırılara rağmen insanlığını ve insancıllığını arttırdıkça arttıran ve derinleştikçe derinleşen birisi bu bilge. Kader tarafından bu asrın insanlığına armağan edilmiş gibidir kendisi. Yaşar Kemal'in doğru ve yalan tasnifinde ki doğruların tarafında yer alan bu bilge adeta preslenmekten granit gibidir. Çelik gibi keskindir. Evet Fethullah Gülen'den bahsediyorum. Lügatında vefasızlığın ve saygısızlığın ve insana ters bir sıfatın olmadığı bilgeden bahsediyorum.

Birtakım nadanların ve talihsizlerin koskoca bir kitleyi temsil eden Yaşar Kemal'in vefatının ardından yaptıkları talihsiz beyanları karşısında şoktan şoka girmiş ve ne yapacağımızı bilemez hale geldiğimizde ellerimizden tutan bir bilgedir Fethullah Gülen. Belki çok bilinmese de vefatlarından önce tanışmak istediği insanları sıralarken onun ufkunu ve gönlünün genişliğini anlardınız. İlhan Selçuk ve Zeki Müren'in vefatını müteakip onlarla bir diyalog kuramadığı ve karşılıklı birbirlerini tanımaya ve tanışmaya matuf bir tanışma gerçekleştiremediği için üzgündü. Nitekim Barış Manço'dan, Cem Karaca'ya, Cenk Koray'a kadar herkesle diyalog kurmuş ve adeta 'Gelin Tanış Olalım' demişti.

İşte o Bilge insanın Yaşar Kemal'in vefatını müteakip yayınladığı oldukça anlamlı ve bir o kadar da edebî taziye: ''Hayatını ve eserlerini memleket sevgisi ile örgüleyen; Türk, Kürt; Alevi, Sünni… bütün dini ve etnik kimliklerin barış içinde yaşayabileceği bir ülke özlemiyle ömrünü nihayete erdiren, zor zamanlarda aldığı tavır ve konuşmaları ile demokrasi kültürümüze önemli katkılar sunan, edebiyatımızın beynelmilel kalemi YAŞAR KEMAL Beyefendi’nin vefatını öğrenmiş bulunmaktayım. Kendilerine Allah’tan rahmet ve mağfiret; değerli eşi Ayşe Semiha Baban Hanımefendi ile oğlu Raşit Gökçeli Beyefendi’ye, yakınlarına, edebiyat camiamıza ve kaybıyla elem duyan bütün okurlarına başsağlığı dilerim. Cenazesinde ortaya çıkan birlik tablosunun kalıcı olması ve eserlerinde Anadolu’nun varidatıyla yeşerttiği ‘binbir çiçekli bahçe’nin yaşatılması temennimizdir.''

Taziye'de geçen bir cümle '‘binbir çiçekli bahçe’' ifadesi Yaşar Kemal'in "Ne büyük mutluluktur ki dünyamız halâ on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir. ...'' sözüne bir göndermedir. Ve Fethullah Gülen'in onunla farklı fikri yapısı olsa bile o fikirleri önemsediğini gösterir ki zaten verilen mesaj da farklı fikirlerin ve çeşitliliğin oluşturduğu zenginliktir.

Hz. Peygamber Aleyhisselam'ın bir Yahudi cenazesinde bile insan olduğuna vurgu yaparak ayağa kalkışını gözümün önüne getiriyorum. Ve orada yaşanan insanlık dersini bugün bir bilgeden öğreniyorum.

 

Salih G. Sevgican

09.03.2015

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.