Fena fi'l futbol

13 Nisan 2015 00:57 / 874 kez okundu!

 

 

''Futbol, akıl ve ayak izdivacı ile oynanır'' (M.Fethullah Gülen)

Futbolu sadece akıl ile oynamaya kalksan olmaz. Ayak ve bilekler de o derece iyi olmalı.Turgay,Sergen ve Oğuz'u hatırlayın mesela. Bu tarz oyuncuları izlerken zevk alırsınız. Topa bakmazlar genel ve umumi bir bakış ile kim nereye kaçmış ona göre top dağıtır,pas verir veya gol atarlar.

Futbol, birlik oyunudur. Alman milli takımında kalenin önüne kadar topu alıp gelen adam mutlaka pas verir arkadaşına attırır. Bu husus Alman futbolunda övülen ve üstünde durulan örnek bir davranıştır. 

Futbolda futbolcular arasında fena fi'l ihvan (kardeşlikte bir olma) düsturu tatbik edilebilse görün bakın ne güzellikler ortaya çıkacağını. Her futbolcu arasında gerçek bir arkadaşlık,abilik ve kardeşlik tesis edilebilse bu manzaranın stadlarda ki yansımasını hayal edebiliyormusunuz?

Seyirciler sevdikleri futbolcular ve kulüplere göre renk alır ve tavır belirlerler. Balık baştan kokacağı için yetkililer,futbol hocası ve kaptan ve diğer futbolcular mesuldür. Hareketlerinde dikkatli olmaları gerekir.

Futbol, iki ucu keskin bıçak gibidir. Hayır adına mı şer adına mı kullanacağız? Hayır adına ve spor olsun ve dostluk olsun diyorsak futbol anlayışımızı tamir etmek zorundayız. 

Futbolcuların inançlı olması toplumu hayra yönlendirebilecek bir etki alanına sahiptir. Nasıl mı? Ankaragücü'nde oynayan bir futbolcudan dinlemiştim ''memleketime gittiğimde namaz kılmak için camiye gidiyorum. Selam verip namazı bitirdiğimizde arkamızda caminin tamamen gençler ve çocuklarla dolu olduğunu görüyorduk. Beni orada gören gençler abdest alıp namaza gelmişti. Ben halbuki normal sıradan bir futbolcuydum sadece. Sonra Hakan Şükür'ü düşündüm. O'nun tüm Türkiye ve Dünya'da inancını yaşaması ve güzel duruşu ve ahlakı nasıl da tesir ediyordur gençlere diye hayal ettim.'' diyordu.

Toplumsal ve dünyevi bir gerçeklik ve yaşam tarzını almış bir şeye sırt dönmek mi yoksa onu hayra kanalize mi etmek? Futbola lanet mi okuyacaktık. Tüm ülkede en önemli gündem maddesi olan ve stadyumları dolduran genç kitleleri yalnız mı bırakacaktık. Müsbet hareketin temsilcileri tabi ki karanlığa küfredeceğine bir mum yakmayı tercih edeceklerdi.

Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi futbola dair öyle tavsiyeleri var ki insan hayret ediyor. Yukarıda yazdıklarım onun söylediklerinden ilhamen yazılmış şeyler zaten. Örnek vermek gerekirse mesela futbol maçlarında yedek kulubesinin oyun oynayanları görmeyecek bir yerde olmasını tavsiye etmişler. Sebebi ise çok ilginç. Yedek kulubesinde oturan bir oyuncu sahada ki arkadaşının direkt olarak istemesede beklenti içerisinde oyundan çıkmasını bekler ki kendisi girsin oynasın. Ve kendisini ispat edebilsin.

Burada ilginç bir nazar hakikatı göze çarpıyor. Yedek kulubesinde ki futbolcular negatif bir nazarla oyunu seyredebiliyorlar. 'Çıksa da biri ben girsem.' veya 'birşey olsun da ben gireyim' tarzı bir tazarru,beklenti veya istek içlerinde doğabilir. Bunu engelleyebilmek için sedd-i zerai uygulanmalı. Yani onların futbol maçını direkt canlı görmesi engellenmeli.Daha başka bir yerde salon gibi bir alanda hafif egzersiz yapabilirler mesela.  

Yazının başında da dediğim gibi fena fi'l futbolcu veya fena fi'l kulüp olmazsa futbolcular için dediğimiz arızalar,gerginlikler,kıskanmalar,kötü nazarlar hep olacaktır.

İspanya ve Brezilya'da ünlü futbolcuların inanç dünyaları üzerine biraz eğildiğimizde onların bu işi çok önceden kavradığını görüyoruz. Hristiyan tarikatlere mensup ünlü futbolcular veya beş vakit namaz kılan futbolcular düzenli bir hayata sahipler ve takım arkadaşlarına karşı daha sabırlı ve anlayışlı olabiliyorlar. 

Hatırlayın kendi paramızla çağırdığımız Türkiye-Brezilya maçı ardından yaşadığımız hezimete dair beyanatlarında bir devletlumüz demişti ki 'Fatih Terim ne yapsın ki? Çıkıp o mu oynasın? ' tarzı açıklamalar yapmıştı. Futbolu güya bilen insanlar bunu da yanlış biliyorlar. Bediüzzaman'ın ayet ve hadislerden derleyerek bize bir düstur olarak aktardığı çok önemli bir prensip vardır: 'Muzafferiyetler,başarılar,kazanımlar takıma,bölüğe,askere dağıtılır. Takımın başarısıdır. Yenilgiler,mağlubiyetler,eksiklikler,beceriksizliklerin hepsi ise baştaki insana verilir. '' Bu baştaki insan komutan,devlet başkanı,öğretmen veya futbol hocası olur farketmez. Bu düstur olmazsa olmaz bir öneme sahiptir. 

İşte bu düstur çerçevesinde Türkiye - Brezilya maçını ve tüm maçları değerlendirdiğimizde herşeyi olduğu gibi bunu da ters yapıyoruz. Başarılar geldiğinde takım hocalarını kral ilan ediyoruz. Gururlarını iyice şişiriyoruz. Hadislerde ki ifadesiyle sürekli onları övmekle boyunlarını vurmuş oluyoruz. Onların daha başarılı olmalarına giden yolu bir bakıma kesmiş oluyoruz. Onları 'Ben oldum. Ben şuyum. Ben iyi bilirim' durumuna düşürüyoruz. 

Diğer taraftanda yenilgi neticesi takıma ver yansın etmeler,suçlamalar,hakaretler ve alenen küfürler önü alınamaz bir yanlışlar yumağını netice veriyor. 

Hakan Şükür'ün yanılmıyorsam oynadığı yıllarda kendi lehine bir faul neticesi hakeme gidip faul olmadığını söylediği bir manzara hatırlıyorum. Ne kadar örnek bir davranıştı. Siz bu dediğime 'harp hiledir' diyerek stratejik olmak lazım diyebilirsiniz. Ben olaya topluma örnek olması açısından baktığımdan müthiş tesirli bir davranış olduğunu düşünüyorum.

Dem Ba Ba örneği inancın ve başarının tam bir numunesi. Halkı nereye çekerseniz seviyorsa oraya gelebilir. Pascal Nauma’ya ‘Pascal bizi diskoya götür’ diyen BJK taraftarı başka bir zaman daha da çok sevdiği Dem Ba Ba’ya ‘’Dem Ba Ba bizi cumaya götür’ diyebiliyor. Dolayısıyla kitleleri yanlış yerlere sürüklememek için müslümanların her alanda olması gerekiyor. Müsbet manada ve şuurluca temsil etmemiz gerekiyor. Dem Ba Ba gibi her takımda birisi olsa fanatizminde önüne geçilebilir.

Futbolda moral motivasyon çok önemli. Moral motivasyonun en etkili ve tesirlisi inanc merkezli olanıdır. Ertuğrul tarzı futbolcuların hayatına baktığınızda bunu anlarsınız. Düzenli bir aile hayatı,karşılıklı anlayış içerisinde eş uyumu,içkiden uzak duruş,boş işlerle uğraşmama ve futbolu kendi işi görüp geçimini sağlamak. Bunlar futbolcuyu pozitif etkisi altına alır. Hayata pozitif bakmasını sağlar. 

Hayalimde fitnes,yüzme havuzu,güreş minderi vs.. ve bunların yanında küçük bir mescit alanı ve çeşitli kursların verildiği sınıfları olan bir tesis var. Bay - Bayan ayrı özel eğitmenlerin gözetiminde sporu ne için yapması gerektiğinden başlayarak ve spora bir felsefe bir anlam ve gaye katarak çalışan bir tesis ne güzel olurdu.

Federasyon yetkilileri eğerki Türkiye milli takımının başarısını istiyorsa tüm yapılması gereken gerekli antrenmanlar yapıldıktan sonra maç öncesi o gün içerisinde futbolculara topluca dua ettirmeliler. Gerçek bir Allah dostu,veli veya hocanın yanına götürüp onunla takımı hasbihâl ettirin. O'ndan tek tek dua alsınlar.

Bunları yapınca başarı illâ gelecek diye birşey yok. Bunlar yapıldıktan sonra 'Top yuvarlaktır' hakikatine binaen yenilmenizde mukadder olabilir. Nitekim Celaleddin Harzemşah ordularını tam bir şekilde hazırlayıp moğol ordularının karşısına çıkıyordu da ona 'şüphesiz sen galip geleceksin' dediklerinde 'Galip gelmek veya mağlup olmak benim işim değil.. Ben hazırlığımı yaptım Allah ne nasip ederse o olur' mealinde ki cevabı gayet manidardır ve futbol oyunu da kaderin içinde mütalâa edilmelidir.

Latife kabilinden önemli bir hakikatı ifade sadedinde Fethullah Gülen Hocaefendi'ye birgün gelip örnek bir futbol takımımız olsa nasıl olur? diye soru sorarlar. Hocaefendi gayet sakin ve hikmetlice bir cevap verir ''Hiç mağlup olmayacaksa tamam olsun'' deyiverir. Bu da Hocaefendi'nin muazzam ufkunu gösteriyor ne diyelim? Dolayısıyla o futbol takımı hayali başlamadan bitmiş olur. 

En iyisi bizler DEM BA BA ile Sultanahmet Camii’nde namaza gidelim. Tezahüratlarda denildiği gibi biraz değiştirerek ifade edelim; ‘’Dem Ba Ba Türk gençliğini namaza götür ‘’ Futbol üzerinden hep yazdık fakat basketbol ve diğer sporları da bu çerçeveye dahil edin. Örneğin Enes Kanter her basketbolsever gencin hayalini süslüyor.

 

Salih G. Sevgican

22.04.2015

 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.