Ünlü bir yazar olamadığım için annemden özür diliyorum

02 Şubat 2013 22:34 / 1802 kez okundu!

 


Nihayet ünlü bir yazar olamayacağımı anladım. Hâlbuki elimden gelen her türlü çabayı gösteriyorum. Yevmiye usulü günde en az seksen sayfa kitap okuyorum. Uyku dışında kalan bütün zamanlarımı yazarak geçiriyorum. Düşünüyorum, yoğunlaşıyorum ve sonra yazıyorum. Yine de olduğum yerde duruyor, bir arpa boyu yol alamıyorum.

Bazen kendi kendime diyorum ki “yazarlık sıfatı kendime attığım bir iftiraymış meğer”. Bu düşünceme rağmen usanmadan ve uslanmadan, bıkmadan ve yorulmak bilmeden yazmaya devam ediyorum. Yazmaya başladığım ilk yıllarda “yazmak” sadece bir hevesti, zamanla tutkuya dönüştü. Benim için tutkusuz yaşam ölü yaşamdır. Gerçi başka tutkularım hiç olmadı. Tutkumun peşinden sürüklenip gidiyorum. Başlangıçta büyük hayallerim vardı. Ünlü bir yazar olacaktım. Annem “seninle gurur duyuyorum” diyecekti. Annem böyle bir beklenti içindeydi. Televizyon ekranlarında tartışmalara katılıp boy gösterecektim. Sokaklarda herkes beni tanıyacaktı. Caddelerde yürürken beni gören insanlar eğilerek selam verecekti. Şekil şemalımı değiştirecek, kılık kıyafetimi entelleştirecektim. Yakışmayacağını bile bile top sakal bırakıp imaj değiştirecektim. Olmadı, olmadı mı olmuyor işte. Annemden ünlü bir yazar olamadığım için özür diliyorum.

Başarısızlığıma mazeret aramanın derdinde değilim, biliyorum ki seçtiğim yol ünlü bir yazar olabilmek için doğru yol değil. Düşüncelerimin okuyucunun üzerinde heyecan yaratmadığını biliyorum. İnsanların hassas duygularından vurup yere sermeliydim. Sonra kendimi kurtarıcı gibi göstermeliydim. Herhangi bir tarafı seçmeliydim. Kesinlikle taraf olmalıydım. Örneğin Azılı bir solcu olup, sağcıların üstüne üstüne gitmeliydim. Ya da milliyetçi bir sağcı olup solcuların bam teline basmalıydım. Bam teline vurunca ses çıkartmalıydım. Herhangi bir siyasi partinin canhıraş savunucusu olup diğerlerine küfürler savurmalıydım. Ne yazık ki bir siyası partinin şak şakçısı bile olamadım. Birini överek diğerini yerden yere vurmalıydım. Kışkırtmalıydım insanları, duygularını kabartmalı, sağı sola, solu sağa düşman etmeye çalışmalıydım. Kürdü Türke, türkü kürde karşı kin ve nefretle doldurmalıydım. Tarafları biri birilerinin üstüne saldırtıp sonra oturup ölene ağıt, öldürene kahramanlık destanları yazmalıydım. Yapamadım, çünkü ben yetim çocukların gözyaşlarına dayanamıyorum. Bu nedenle annemden özür diliyorum.

Nihayet ünlü bir “aydın yazar” olamayacağımı anladım. Daha doğrusu “aydın” kelimesini bile anlayamadım. Yazarı gökten inmiş bir melek, yazdıklarını insanlığa huzur yolunu gösteren ayet, âşıkların yanan yüreklerine derman, kör gözlere ışık verir sanırdım. Her yazarı birer aydın bilirdim. Gecenin karanlığını gün gibi aydınlatabilecekleri kadar aydınlık, kurt ile kuzuyu bir arada tutabilecek kadar birer barış elçileri olduklarına inanırdım. Aydınları sabırlı, yumuşak dilli ve mülayim huylu olduklarını düşünüyordum. Düşündüğüm gibi olunmadığını gördüm.

Velhasıl ünlü bir yazar olamayacağımı anladım. İnatçı bir keçi gibiyim. Biliyorum ki gittiğim yol ünlü olmaya giden yol değil. Buna rağmen inadımda ısrar ediyorum. Kimsenin ardından gitmiyorum, hiç kimsenin arkamdan gelmesini de istemiyorum. Mevlana “kim olursan ol, yeter ki gel” diyor. Gitmedim. Tanrı günde beş kez ezan ile beni çağırır bir gün bile cami cemaatiyle saf tutmadım. Siyasi partiler üye olmamı istediler, hiçbir partiye üye olmadım. İlahi aşk bir türlü gelmeyince her hangi dini bir cemaate giremedim. Sırtımı bir yere dayamadan kendi iradem ve gücümle ayakta kalmayı marifet sandım. Arkamı dönmeye cesaret edemedim, korktuğum için değil, arkama alacağım insanların namussuzluğundan korktum. İşte böyle sap gibi ortada kala kaldım.

Nihayet ünlü bir yazar olamayacağımı anladım. Ünlü bir yazar olamadığım için annemden özür diliyorum.


Şakir KADAN

02.02.2013, İzmir

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.