Oyalı takke düştü, kel göründü

15 Ocak 2014 14:50 / 1227 kez okundu!

 

 

Şanslıyız ki oyalı takke düştü kel göründü. Cemaat ailesine düşen ateş iyice alevlendi. Beddualar çoğu zaman sahibine dönermiş. Artık nifak yeniden ittifaka dönmeyecektir inşallah... Ülkeyi bölmek için beddualar kendilerini vurdu ve kendi içlerinde bölünmeye başladılar. Ak kalpler kara olunca beddualar yerini bulmaz. Eğer dua ya da bedduayla bu işler haledilebilseydi, hocaların efendisine; Irak’ın talan edildiği yıllarda ABD ve diğer emperyalist güçlere neden beddua etmediğini sormak lazım.

Din iman ya vardır ya yoktur, İslam bir dindir, ılımlısı serti olamaz, yumuşak huylusu da neyin nesiydi? Orta doğuya ılımlı İslam getirme bahanesiyle Irakta milyonlarca insan öldürüldü, çocuklar yetim kaldı, kadınların ırzına geçildi, vatan toprakları bölündü, Irak halkı bir birine düşman hale getirildi. O zaman Amerikan emperyalistlerine neden beddua edilmedi? Etmez tabi ki. İnsan yediği çanağa pisler mi? Pislemez. Ekmeğini yediği ülkeye beddua eder mi? Etmez.

Bu ülkenin evlatları arasında otuz yıl devam eden kardeş kavgasında elli bin genç öldüğünde, 17.152 faili meçhul cinayet işlendiğinde, dört bin köy yakılıp yıkıldığında, Kürtlerin yurtları viraneye çevrildiğinde, bir kere olsun neden şifalı dualar edilmedi. Neden zalimlere beddua yerine destek verildi. Üstelik Kürtlere gözyaşları içinde beddualar yağdırdı. Eli kanlı katillerin ülkesinde oturarak, haram çanaktan beslenip söylenen dua da bedduada tutar mı hiç, bilmez misin ey efendi.

Bu ülke çok darbeler gördü, ama bütün darbeler delikanlıcaydı. Bizim darbeciler silahlarını kuşanıp bir gece yarısı halkın tepesine inerlerdi. Delikanlıca dövüşmeyi seven milletiz.  Birbirimizi döveriz ama kendimizi başkasına dövdürtmeyiz. Sinsice, sızmaca darbe planlarıyla öyle paralelden devlet içine girmek de neyin nesi? Uzaktan kumandalı Kovboyca darbe yapmak da neyin nesi? Caddeleri karalara büründürme hayallerin suya düştü. Evet, oyalı takke nihayet düştü kel göründü.  İman ile şeytanın aynı kalpte barındığı, para ile vicdanın aynı zihniyette yer aldığı, şiddetin, cinayetlerin, haksızlıkların, hırsızlıkların günahsızlık fetvasıyla meşrulaştırılabildiğini sizlerden öğrendik.

Yolsuzluk varmış, paralar yer değiştirmiş varsın olsun. “bal tutan parmağını yalar” öz atasözümüzdür.  Gel gelelim mesele ehem ile mühim arasında tercih etme meselesidir. Yetimin hakkını çalan hırsız elbette hesabını vermeli. Fakat Eğer Vatan tehlikedeyse dikkatleri dağıtıp bir parmak bala takılmamalı. Cumhuriyetin cemaate dönüştürülme tehlikesi göz ardı edilmemeli.

Ana muhalefet partisi kafayı yolsuzluğa hırsızlığa takmış. Cumhuriyet ve laikliği unutmuş. Kırmızıçizgileri yeşile dönmüş. iktidar olma hırsıyla cemaate gülümseme vaziyetinde. Ak’ın nasıl karaya dönüştüğünü gördük, esas korkum Cumhuriyetin Cemaate dönüşme tehlikesidir. CHP’nin Cemaat halk partisine dönüşme endişesidir. İktidara muhalefet edilmeli muhalefete ise şimdiden tedbir olsun diye muhalif olunmalı. İktidara giden her yol mubah görüldüğü için Dizginler şimdiden çekilmeli. Bana göre al birini vur ötekine…

Kasımpaşalı sağlı sollu darbeler altında ve yinede yıkılmadım ayaktayım diyorsa Kendi ürünü baş belasından kurtulabileceğinin umudunu veriyor. Hocasına One minut demiştir bir kere. Darbecidir, bölücüdür demiştir. Bölücülerin inlerine kadar gireceğinin sözünü vermiştir. Gerekirse okyanus ötesi için teskere çıkaracak kadar gözü kararmıştır. Roboski’de 34 Kürt çocuğunun tepesine bombalar yağdıracak kadar vicdansızdır. Çalıp çırpmayı bildiği gibi vurup kırmayı da iyi bilir. Hocanın ve cemaatinin belini kırmayı da bilir. Bu nedenle ülkenin menfaatlerini göz önünde bulundurarak ben derim ki eğer bu delikanlı kendi pisliğini temizleyecekse bir kerelik şans verilmeli. Çünkü uzaklardan ülkemize parmak sallayanları görüyorum.

 

Şakir Kadan

14.01.2014

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.