Bırak gönlümün yakasını, uzak dur benden sevgilim

16 Şubat 2013 20:26 / 1249 kez okundu!

 


Bırak gönlümün yakasını, uzak dur benden sevgilim. Her yanım yara bere içinde. Yüz yıldır havanda dövülmüşüm. Dilime yasak konulmuş, yok sayılmışım, dinime iftira atılmış, kimliğimle alay edilmişim. Şark planlarıyla ıslah edilmişim, istiklal mahkemelerinde darağacına çekilmişim. Mağaralarda sansar gibi dumanda boğulmuşum. Sürgünlerde vatan hasreti çekmişim.

Sana kinim varsa namerdim. Öfkem namertlerin zulmüne karşıdır. Şart olsun ki sevmeye zaman kalmadı. Yara, dert, hüzün dolu yüreğimde sevgiye yer kalmadı.

Şaki dediler vurdular, asi dediler vurdular, bölücü dediler vurdular ve sonunda terörist dediler bertaraf ettiler. Bırak gönlümün yakasını uzak dur benden sevgilim, duygularımın dili yılan zehri, saltanata düşkün yüreğin kaldırmaz. Soruyorum sana: Sen hiç “öteki” oldun mu? Hor görülmenin, yok sayılmanın acısını duydun mu? Aşka zaman kalmadı nur yüzlüm, ceylan gözlüm! Benim benden öncekilere vebalim, geleceğe ve çocuklarıma ahtım var. Şimdi ayağa kalkma zamanı, şimdi ölü toprağının altından yeniden dirilme zamanı.

Kardeş dediler kandırdılar, dindaş dediler kandırdılar, yoldaş dediler yine kandırdılar. Yüz yıldır kandırılmışım, bu yıl yine kandırıldım sevgilim.

Dediler ki: “Yaratılanı yaratandan ötürü severiz. Adalet şiarımızdır. İmanımız tam. İnsaf ve merhametimiz çoktur. Ayrı gayrımız olmaz. İnsanın insana üstünlüğü takvadadır. Kimsesizlerin kimsesiyiz. Garip gurebanın yanındayız. . Korkarız Allah’tan, Kötülük yapmaktan çekiniriz.”

Dediler ki: “Gücümüzü imanımızdan alırız. Ey iman edenler, iman gücümüz yetmez, iktidar gücünü de katın gücümüze. Katın ki felaketlerden, baskılardan, zalimlerin zulmünden kurtulasınız. Sizlere adalet vaat ediyoruz. Kardeşlik, dostluk ve muhabbet vaat ediyoruz.“

Böyle buyurdu yeryüzünün yapay halifesi.

Ve geldik bugüne. İktidar gücü imanı azalttı. İman azaldıkça merhamet, vicdan ve insaf yok oldu. Dolandırıldık ey sevgilim. Bu yıl yine kandırıldık. Sindirildik, susturulduk, zindanlara atıldık. Sıra sıra duvar diplerinde dizildik, kelepçelenip mahpus damlarına atıldık.

Daha dün halkımın çocukları kıstırıldı Cudi dağının Roboski vadisinde. Kaçağa gitmişlerdi. Üç beş kuruşluk okul harçlığını kazanmaya. Menşei belirsiz bir puşt ihbar etmiş. Sert soğuk kış günü ne yapabilirdi çocuklar? Sağ yan yüksek dağlar, sol yan sarp kayalıklar, önlerini ölüm saçan namlular kesti, gökyüzünde uçaklar, bombalar… Her biri gün görmemiş ananın sebisi, on üç, on dört, on beş yaşlarında, kalem-kâğıt çocukları, defterlerine adlarını yazamadan kanlı tarihe yazıldılar. Annesine hediye şal almıştı biri, diğeri babasına hırka, hepsi kaldı kar altında.

Bırak gönlümün yakasını, uzak dur benden sevgilim. Sen bak keyfine, suskun, vicdansız ve de imansız. Dağlar ağladı, kuşlar yas tuttu, sen hala gönlünün keyfindesin. Bırak beni hiç olmazsa buğz edeyim yüreğimde. Kaşlarımı çatayım, yasımı tutayım. İnsanlığımdan utanmadan.

Bırak gönlümün yakasını, uzak dur benden sevgilim.


Şakir KADAN

16.02.2013, İzmir

Son Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2013 15:20

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.