Selçuk'u da, Parti'yi de bitirdin Vefa Ülgür

01 Mart 2014 20:09 / 1150 kez okundu!

 

 

Geçtiğimiz günlerde H. Vefa Ülgür “Gençlerle Buluşma” toplantısında yaptığı konuşmada, “Biraz megalomanca olacak ama ben Selçuk’un bekçisiyim” diyor. Bu tamamen doğru bir tesbit. Bekçi filmindeki Murtaza gibi “yasak hemşerim” mantığı ile koltuğun verdiği gücü tek başına kullanarak, Selçuk’ta 15 yıldır değişime, gelişime, atılıma, yatırıma, sanata geçit vermeyerek bekçilik etti. 

Son on beş yılın dört yılını Büyük Şehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile kavga ederek sokmadı. Dört yılını da o dönemin Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile kavga ederek geçirdi, arada kaymakamlarla tartıştı bazıları ile yıllarca küs durdu. Kendi atadığı, seçtirdiği dışında hiçbir sivil toplum örgütüyle, meslek örgütleriyle, odalarla, muhtarlarla işbirliği, güç birliği yapmadığı gibi görüşme gereği bile duymadı. Bu yıl seçime yakın, göstermelik olarak bazı kuruluş ve muhtarlarla yemek yemenin dışında erişilemez bir havada kimseyle bağlantı kurmadı. Sadece seçimden seçime bazı gariban vatandaşları, diğer partilerden insanları seçimden sonra işten atacağını saklayarak, işe alacağı vadiyle görüşmenin dışında kimseyi insan yerine koymadı. Sonuç, sanayide halkın “Vietnam çukuru” dediği, yıkıntı neden ile 15 milyonun toprağa gömülmesi, tüm yatırımların, anlaşmaların, sözleşmelerin durması oldu.

Bunun yanında, 15 yıl belediyenin kapısında parti içinden veya dışından kim olursa olsun kendisine muhalefet eden, kaşının üzerinde gözün var diyen herkesin, işi düştüğünde nasıl engelleyebilirim diye nöbet tutulması, hala da devam edilmesi bu bekçilik görevleri arasında mı? Bilmiyorum, ama bazen arada kötü “bekçilik” de yapmakta. Yoncaköy’ü Menderes Belediyesi'ne vermesi, milyonlar harcayarak, Pamukçak’ta izin almadan göletin etrafının çevrilmesi, yarım milyon (yarım trilyon) harcayarak aldığı gemiciklerin suyun derinliğinden yüksek olması nedeni ile bataklığa gömülmesi, pamuk toplama makinesinin çürümeye terk edilmesi, Pamucak bölgesinin zengin golfçulara açılamaması, AKP ile anlaşarak, güneşli inşaat şirketinin arsalarını Belediyeye devredilip TOKİ ile de anlaşıp evlerinin yapılamaması gibi. (TOKİ’yi ben def ettim diyor tamamen yanlış mahkeme kararı ile durdurulmuştur, daha sonra bu konuyu açıklayacağım) Turyap’a, Biltur’a karşıyım deyip, tarım sanayi bölgesinde 15 bin metre kare yeri üç milyona verip bunların yapacağı işletmeler  nedeniyle çevrede ne kadar derici, hediyelik eşya satıcısı, restoran işletmesini iflas ettireceği gibi sekiz yıldır yapmaya çalıştığı soğuk hava deposu yıllarca zarar ederek Selçuk halkının üzerine yük getireceği de caba.

15 yılın, 12 yılında sadece hal binası yapan Ülgür’ün tek eseri bu. Kent Belleği binası Kamil bey zamanında tahsis edilmiştir. Selçuk’taki üniversitelerin kuruluş aşamasında da Vefa Ülgür’ün zerre kadar katkısı yoktur. Bu konuyu ayrıntılı olarak daha sonra ele alacağım. Tüm bunlara ek olarak Belediye Dershanesi olarak açılan dershane yaklaşık 800 bin lira borçla batıp, çalışan öğretmenler mağdur olurken, bizim kurduğumuz dershaneyi de Recep Tayip Erdoğan'dan önce Türkiye'de ilk defa Vefa Ülgür mühürlemiş, su saatlerini söktürerek 300 öğrencinin tuvalet ihtiyacını bile engellemiştir. Daha sonra dershane ruhsatı, Bölge İdare Mahkemesince tarafımıza iade edilmiştir.  

Partide de “bekçiliğe” devam eden Ülgür’ün etrafına bir bakınız yola çıktığı arkadaşlarından bir kişi dahi yanında kaldı mı? Son aday adaylık sürecinde bile aynı partideki Başkan Aday Adaylarına, Meclis Aday Adaylarına, “onlara ihtiyacım yok, AKP’ye, gitsinler, Truva atları, yeteneksizler, kabiliyetsizler, bunların kovalarının dibi delik, nefes aldırmayacağım, fitil fitil hesap soracağım” diyen Vefa Ülgür, tüm bunları basının önünde söylüyor, bir de arkadan söyledikleri yenir içilir şeyler değil. Bu insanlar partinin her kademesinde görev almış insanlar. Bu insanları bu kadar öteleyeceksiniz, itibarsızlaştıracaksınız sonra da ihanet ediyor diye partiden attırmaya kalkacaksınız. Yapmazsanız hatırınız kalır.

Hazırladığı Yerel Meclis listesine bakınız meğer, bizim parti, “ben zenginleri severim” diyen rahmetli Özal’ın partisi olmuş. Listede gençler, kadınlar, Alevi, Kürt temsilcileri nerede? Nerede sosyal demokratlar? Bu listeye bir tek kadının oy vereceğine inanmıyorum, sebebini de sayın Ülgür çok iyi bilir. Hala halkın parasıyla çıkarılan belediye gazetesinde “Taraf olmayan bertaraf olur” diye halkı tehdit ediyor. Bu ifadeyi ilk önce Recep Tayip Erdoğan kullanmıştı. Şimdi bu durumda Parti’de, belediyede böyle bir “bekçi” varken insanlar nasıl oy versin, AKP’liler nasıl bu partiye gelsin. Selçuk bitmiş, Parti bitmiş.

 

Sabahattin İZCİOĞLU

01.03.2014

 

Son Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2014 15:06

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.