Reform Eylem Grubu'ndan AB'ye çağrı: Helsinki ruhu canlansın

10 Mayıs 2019 14:43  

 

Reform Eylem Grubu'ndan AB'ye çağrı: Helsinki ruhu canlansın

İlk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde toplanan Reform Eylem Grubu'nun 6. toplantısından kritik mesajlar çıktı. Toplantının ardından yayınlanan bildiride 1999'da Türkiye'nin AB üyeliği için aday ülke ilan edildiği Helsinki Zirvesi'ne atıf yapılarak, "Helsinki ruhunu yeniden canlandırmak üzere, AB'den destek bekliyoruz. Katılım müzakerelerinin canlandırılması, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine başlanması, tüm terör örgütlerine karşı ortak mücadele edilmesi, Türkiye-AB üst düzey diyaloğunun ve Türkiye-AB zirvelerinin sürdürülmesi temel beklentilerimizdir" ifadeleri kullanıldı. Reform Eylem Grubu'nun, Avrupa Günü olan 9 Mayıs'ta toplanması da AB'ye verilen bir mesaj olarak değerlendirildi.

6. Reform Eylem Grubu (REG) Toplantısı'nın ardından yayımlanan bildiride, Avrupa Birliği'nin (AB) siyasi gücünü arttıracak en önemli adımlardan birinin Türkiye'nin AB üyeliği olacağı vurgulanarak, "AB ülkelerinin iç siyaseti ve popülizmi bir kenara bırakarak 69 yıl önceki kuruluş felsefesine dönmesi ve Türkiye'nin Birlik'e üyeliğinin, en anlamlı ve en faydalı katılımlardan biri olacağını fark etmesinin zamanı gelmiştir." değerlendirmesi yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 6. Reform Eylem Grubu Toplantısı, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında ilk kez toplanan ve 9 Mayıs Avrupa Günü'nde düzenlenen toplantının ardından yayımlanan ortak bildirgede, Türkiye'nin, AB üyeliği konusunda kararlılığını sürdürdüğü ve bu kapsamda çalışmalarına devam ettiği vurgulanarak, 6. REG Toplantısı'nın 9 Mayıs Avrupa Günü'nde düzenlenmesinin tesadüf olmadığının altı çizildi.

9 Mayıs'ın Avrupa bütünleşmesinin temellerinin atıldığı gün olduğu belirtilen bildiride, REG toplantılarının Türkiye'nin AB'ye adaylık sürecinde gerçekleştirilen reformlara kaynaklık eden en önemli mekanizma olduğu vurgulandı. Bildiride, "Bu nedenle, toplantımızın 9 Mayıs Avrupa gününde düzenlenmesi AB sürecindeki kararlılığımızı ortaya koymaktadır." ifadesi yer aldı.

Türkiye'nin bugüne kadar sergilediği tüm gayretlere rağmen, birtakım siyasi mülahazalarla önüne çıkan engeller nedeniyle müzakere sürecinin kilitlenmesinin her iki tarafa da faydası olmadığının altının çizildiği bildiride, "AB'den beklentimiz, Türkiye'ye diğer aday ülkelerle eşit davranması ve teknik olan bir süreci siyasi engellerden arındırmasıdır." değerlendirmesinde bulunuldu.

Bu ayın sonundaki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri neticesinde hem AP hem Avrupa Komisyonu'nun yeniden şekilleneceği hatırlatılan bildiride, "Artan ideolojik aşırılıkların yeni AP'ye egemen olmamasını ve AB kurumlarındaki yeni oluşumun daha dengeli ve objektif bir duruş sergilemesini umut ediyoruz. Türkiye AB üyeliği hedefine sıkı sıkıya bağlıdır. Katılım müzakereleri sürecimiz her ne kadar siyasi olarak engellense de Türkiye AB standartlarına uyum için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir." ifadesi yer aldı.

"ÖNCELİĞİMİZ VİZE SERBESTİSİ"

6. REG Toplantısı'nda Türkiye'deki mevcut gelişmelerin yanı sıra gelecek süreçte atılacak adımların kararlaştırıldığı belirtilen bildiri, şöyle devam etti:

"Vatandaşlarımızın Schengen alanına vizesiz seyahatine imkan sağlayacak olan Vize Serbestisi Diyaloğu'nun tamamlanması birincil önceliğimizdir. Bu çerçevede, REG toplantımızda kalan kriterlerin yerine getirilmesi sürecinin hızlandırılması kararı alınmıştır. Vatandaşlarımıza, ekonomi de dahil olmak üzere pek çok alanda fayda sağlayacak Vize Serbestisi Diyaloğu'nu tamamlamaya yönelik önümüzdeki dönemde atılacak adımları netleştirdik. Vize Serbestisi Diyaloğu kapsamında, ayrıca, Ağır Suçlar ve Terörizmle Mücadele Konusunda Europol ile yetkili Türk Makamları arasında Kişisel Verilerin Değişimine Dair Türkiye-AB Anlaşması'nın akdedilmesine ilişkin müzakerelerin ikinci toplantısı 9 Nisan 2019 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilmiştir."

Türkiye'nin, 18 Mart Türkiye-AB Mutabakatı kapsamında üzerine düşen sorumlulukları kararlılıkla yerine getirdiği vurgulanan bildiride, "Bu sayede düzensiz göçü kontrol altında tutmaya ve daha da önemlisi can kayıplarının önüne geçmeye devam ediyoruz. AB'ye geçen düzensiz göçmen sayısı ülkemizin çabaları sayesinde son beş yılın en düşük seviyesindedir. Avrupa ve Avrupa'nın refahı ve güvenliği ülkemizin doğu sınırlarından başlamaktadır. AB'nin de 18 Mart Türkiye-AB Mutabakatı çerçevesinde taahhütlerini yerine getirmesini bekliyoruz." değerlendirmesinde bulunuldu.

"YARGI ALANINDA BİRÇOK REFORMU HAYATA GEÇİRECEĞİZ"

Adalet Bakanlığının, 4. ve 5. REG toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda çalışmalarını tamamladığı Yargı Reformu Stratejisi'nin kamuoyu ile yakında paylaşılacağı belirtilen bildiride, çalışmaların katılımcı bir yaklaşımla sürdürüldüğü ve çalışmalarda Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu da dahil tüm paydaşların katkılarından faydalanıldığı vurgulandı.

Bildiride, "Yargı alanında yol haritamızı teşkil edecek strateji doğrultusunda birçok reformu hayata geçireceğiz. Bu çerçevede, temel hak ve özgürlükler alanında kapsayıcı bir yaklaşımla çalışmaları yürütülen İnsan Hakları Eylem Planı'mızı en kısa sürede kamuoyuyla paylaşacağız." ifadesi yer aldı.

Yargı Reformu Stratejisi'nin ilk adımı olarak, Türkiye Adalet Akademisinin 2 Mayıs'ta kurulduğu aktarılan bildiride, Akademi'nin yeni yapısı ve eğitim hizmetleri ile yargıda insan kaynağını niteliksel olarak artıracağı vurgulandı.

Hakim ve savcılara yönelik Türk Yargı Etiği Bildirgesi'nin 14 Mart'ta açıklandığı kaydedilen bildiride, "Hakim ve savcılarımız için pusula mahiyetinde belirlenen etik ilkelerle, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına yönelik önemli bir adım atılmıştır. Bu adımla, Avrupa Konseyi GRECO tavsiyelerinden birisini daha hayata geçirmiş olduk." değerlendirmesi yapıldı.

Bildiride, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun kurumsal yapısının güçlenmesine yönelik adımlar atılacağı bilgisi de paylaşıldı. Ayrıca, toplantıda Kamu Denetçiliği Kurumunun güncel çalışmalarının ele alındığının da altı çizildi.

"GÖÇ STRATEJİ BELGESİNİN HAZIRLIKLARI TAMAMLANDI"

Frontex ile yapılan mutabakat zaptı kapsamında, 2019-2021 yıllarını kapsayan İş Birliği Planı'nın Türkiye tarafından imzalanmaya hazır hale getirildiği vurgulanan bildiride, şu ifadeler yer aldı:

"Sınır yönetimi alanında ilgili yönetmelikte değişiklik yapılarak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyum sağlanmıştır. Göç ve sınır yönetiminde önemli rol oynayan Göç Kurulu ile Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu, çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Düzenli göç, düzensiz göç, uluslararası koruma ve insan ticaretiyle mücadele konularını içeren Göç Strateji Belgesi'nin hazırlıkları tamamlanmış olup, ilk Göç Kurulu toplantısında karara bağlanarak uygulama aşamasına gelinecektir."

2016-2021 Organize Suçlarla Mücadele Ulusal Strateji Belgesi'nin ilk yarısını oluşturan ve 2016-2018 yıllarını kapsayan Eylem Planı'nda yer alan 52 faaliyetin tümünün tamamlandığı belirtilen bildiride ayrıca, 2019-2021 Organize Suçlarla Mücadele Eylem Planı'nın da ilgili kurumların mutabakatı ile tamamlandığı ve bugün kamuoyu ile paylaşıldığı hatırlatıldı.

"HELSİNKİ RUHUNU CANLANDIRMAK İÇİN AB'DEN DESTEK BEKLİYORUZ"

Bildiride, "Katılım Öncesi Mali Yardım (IPA) fonlarının, ülkemizde en etkin şekilde kullanımı için mali iş birliği ve eş güdüm mekanizmalarımızı güçlendirdik." ifadesi yer aldı.

Türkiye'nin Helsinki'de resmen aday ilan edilişinin 20. yıl dönümü olduğu anımsatılan bildiride, "Helsinki ruhunu yeniden canlandırmak üzere, AB'den destek bekliyoruz. Katılım müzakerelerinin canlandırılması, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine başlanması, tüm terör örgütlerine karşı ortak mücadele edilmesi, Türkiye-AB üst düzey diyaloğunun ve Türkiye-AB zirvelerinin sürdürülmesi temel beklentilerimizdir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Bildiride, üzerinden 69 yıl geçmesine rağmen 9 Mayıs Avrupa Günü'nün temelini oluşturan ve dünya barışının ortak çaba olmaksızın korunamayacağını vurgulayan 1950 tarihli Schuman Deklarasyonu'nun öneminin her geçen gün daha iyi anlaşıldığı vurgulandı.

"TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİ, AB'NİN GÜCÜNÜ ARTIRACAK"

Artan terör tehditleri, yükselen ırkçılık ve İslam karşıtlığı gibi sorunların dünya barışını ciddi ölçüde tehdit ettiği ve bugüne kadar AB'nin savunageldiği değerlerin içini boşalttığı belirtilen bildiride, Türkiye'nin sınırlarının hemen ötesinde yaşanan, sadece bölgede değil, tüm dünyada barış ve istikrarı tehdit eden çatışmaların çözüme kavuşturulması için azami gayret gösterdiğinin altı çizildi.

Bildiride, "AB'nin siyasi gücünü arttıracak en önemli adımlardan biri Türkiye'nin AB üyeliği olacaktır. AB ülkelerinin, iç siyaseti ve popülizmi bir kenara bırakarak, 69 yıl önceki kuruluş felsefesine dönmesi ve Türkiye'nin Birlik'e üyeliğinin, en anlamlı ve en faydalı katılımlardan biri olacağını fark etmesinin zamanı gelmiştir." ifadesi yer aldı.

Bildiride, bir sonraki REG toplantısının Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde bu yılın ikinci yarısında düzenlenmesinin kararlaştırıldığı aktarıldı.

haberturk.com

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0