Geçmişin Öfkelerini Geçmişte Bırak

18 Eylül 2018 18:55 / 1088 kez okundu!

 

 

Hayatınızın tıpkı bozuk bir plak gibi sürekli aynı yerde takılıp kaldığını mı düşünüyorsunuz? Sakın hayatınızın bu kendini tekrar etme hali sizin sürekli aynı olumsuz konulara takılı kalıp, devamlı onlardan bahsetme alışkanlığınız yüzünden olmasın?

 

****

 

Geçmişin Öfkelerini Geçmişte Bırak

 

Hayatınızın tıpkı bozuk bir plak gibi sürekli aynı yerde takılıp kaldığını mı düşünüyorsunuz? Sakın hayatınızın bu kendini tekrar etme hali sizin sürekli aynı olumsuz konulara takılı kalıp, devamlı onlardan bahsetme alışkanlığınız yüzünden olmasın?

 

Tekrarlayan olumsuz öz-derin düşünce kişinin kendi düşünce ve hislerini incelemesi olarak bilinen (Elliot & Coker, 2008), bütünlüklü bir yorumlamayı içeren ve olumsuz unsurların tekrarlayıcı döngülerle yaşandığı bir düşünce biçimi olarak tarif edilebilir (McIlwain, Taylor, & Geeves, 2009). Tekrarlayan olumsuz öz-derin düşünce, olumsuz bireysel anıların daha sıklıkla hatırlanmasına, çaresizlik hissi oluşturarak olumsuz düşünce biçiminin devam etmesine, bireyin sorunlarına etkili çözümler üretmesini azaltmasına neden olarak depresyona yatkınlık oluşturmaktadır (Lyubomirsky, Caldwell, & Nolen-Hoeksema, 1998; Lyubomirsky, Tucker, Caldwell & diğerleri, 1999). Tekrarlayan olumsuz öz-derin düşünce kendilikle ilgili olumsuzluklara yoğunlaştığı için mutluluk açısından zararlı olabilmektedir; benliği ile ilgili olumlu görüşlerine gölge düşen bireyin sonuç olarak mutluğu ile ilgili algılamaları da kötü yöne değişmektedir (Sarıçam, 2014b).

 

Biri ya da birileri sizi üzdü, psikolojik olarak zarar verdi. On sene önce, beş sene önce ya da iki hafta önce. O insanın sizi nasıl üzdüğünü, size ne kadar haksızlık yaptığını her hatırladığınızda, her anlattığınızda o zamanlar hissettiğiniz tüm o kötü duyguları tekrar tekrar yaşadığınızın farkında mısınız? Dahası sizi üzen o insandan bahsettikçe, o insanın geçmişte sizde uyandırdığı olumsuz hisleri bedeninizde taşımaya devam ettiğinizin farkında mısınız?

 

Üzüldüğümüz bir olayla karşılaştığımızda üzüntümüzü paylaşmak ilk başlarda iyi geliyor. Zaten bu paylaşım son derece doğal bir süreç. Ancak aynı olumsuz olayı sürekli dile getirmek bize zarar veriyor ve anı yaşamamızı engelliyor. Sizi üzen, zarar veren insanların size hissettirdiklerini düşünün. Onların yol açtığı bu negatif hisleri üzerinizde taşımak istediğinizden emin misiniz? 

 

Bir dahaki sefere kendinizi, sizi geçmişte incitmiş bir insandan bahsederken bulursanız ondan bahsetmeyi kesin. Dikkatinizi içinde bulunduğunuz ana verin. Nefes alıp verin. Mümkünse kendinizle başbaşa kalın ve içinizden kendinize artık o insan tarafından üzüldüğünüzü hatırlamayı reddettiğinizi söyleyin. Gözlerinizi kapayın. O insanın yol açtığı üzüntüyü, ve o insanı bir balonun içine koyduğunuzu hayal edin. Daha sonra balonun gökyüzünde kaybolduğunu imgeleyin. Geçmişe ait öfkelerinizi gökyüzüne salın gitsin. Gözlerinizi açın. Bir insanın size verdiği acıyı tekrar tekrar düşünerek, sürekli ondan bahsederek bu sefer siz kendinize acı veriyorsunuz. Bu anda o üzüntü yok. Bu ana geri dönün ve artık yitip gitmiş geçmişin kötü anılarını üzerinizde taşımayın. 

 

Geçmişte sizi incitmiş insanı ya da insanları sık sık düşünerek, onlardan bahsederek ne elde etmeye çalıştığınızı da düşünün. Kendinizi sabote mi ediyorsunuz? Bu an mutlu olmanızı engellemek için mi geçmişin hayalet öfkeleriyle savaşıp duruyorsunuz? Geçmişte yaşanmış olumsuz olayları sık sık gündeme getirme isteğinizin ardında, hep öfkeli kalmak isteyen yanınız mı var? Eğer daha önceki yazılarımı da okuduysanız yazılarımda "kendini sevme" konseptini sık sık dile getirdiğimi görmüşsünüzdür. Sizce kendini gerçekten seven biri artık çoktan bitmiş gitmiş olayları bugüne taşıyıp kendini üzer mi? Kendine bu şekilde zarar verir mi? Gelin kendinize bir iyilik yapın ve geçmişin öfkelerini geçmişte bırakarak bugünün mutluluğuna yer açın. 

 

Rana KUTVAN

18.09.2018

 

Sorularınız için bana rsolaker@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Psikoloji ile ilgili egzersizleri paylaştığım Instagram hesabım @ranakutvan 

 

Kaynaklar:

Elliot, I., & Coker, S. (2008). Independent self-construal, self-reflection, and self-rumination: A path model for predicting happiness. Australian Journal of Psychology, 60(3), 127-134.

Lyubomirsky, S., Caldwell, N. D., & Nolen-Hoeksema, S. (1998). Effects of ruminative and distracting responses to depressed mood on retrieval of autobiographical memories. Journal of Personality and Social Psychology, 75, 166-177.

Lyubomirsky, S., Tucker, K. L., Caldwell, N.D., & diğerleri. (1999). Why ruminators are poor problem solvers: Clues from the phenomenology of dysphoric rumination. Journal of Personality and SocialPsychology, 77, 1041-1060

McIlwain, D., Taylor, A., & Geeves, A. (2009). Fullness of Feeling: Reflection, rumination, depression and the specificity of autobiographical memories. In Christensen W, Schier E, and Sutton J. (Eds.), ASCS09: Proceedings of the 9th Conference of the Australasian Society for Cognitive Science [serial on the internet] 2012 [cited 2012-04-11], 238-244. Available from:http://www.maccs.mq.edu.au/news/conferences/2009/ASCS2009/html/mcilwain.html 

Sarıçam, H. (2014b). Öz-derin düşünce. İçinde Akın, A., & Akın, Ü. (Eds), Çözüm odaklı kısa süreli grupla psikolojik danışma uygulamaları. Ankara, Nobel Akademi Yayınları.

 

Son Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2018 19:15

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.