Ya şimdi de yanlış yaparsak?

12 Aralık 2009 12:25 / 1635 kez okundu!

 


Şu medeniyetleri çatıştırmak için çalışmak başka, yatıştırmak için çalışmak başka.

Bizim şu andaki en önemli görevimiz; medeniyetleri çatıştırmamak için elimizden gelen her şeyi yapmak.

Yıkıcı olmayan sonuçlara doğru ilerlememiz için şimdinin etik manifestosunu doğru hazırlamamız ve sahip çıkmamız gerekiyor. İnandırıcı, sahici ve manevi olarak tamamlayıcı olmak zorundayız.

DİD-iniyoruz (Demokratik İzmir Dosyası) hep birlikte! Kimimiz kökten bir yerlere bağlı, kimi uzaktan yakından bir fikirin peşinde, kimi de günümüzün özgür ve zihniyet devrimcisi olarak bir "hayal"in izinde. Şiddete karşı didinmenin derdinde.

İzmir için DİD-inmek Türkiye için didinmektir. Türkiye için didinmek dünya için DİD-inmektir.

Yalnızca İzmir için değil çığlıklarımız.

DİD. Dünya insanları için Demokrasi nin kısaltılmış şekli olsun peki. Dünya hepimizin evi, misafirperverliğe en çok şimdi ihtiyacımız var.

Biraz tahammüle, biraz şefkat ve merhamete ve kendi görüntümüzün bir bumerang gibi geri döneceğini unutmayacağımız sap sade, pırıl pırıl aynalara ihtiyacımız var.

Şimdiki zaman, hızla geçmiş zaman oluyor çünkü.

”Mikado’nun Çöpleri” değil, “Kelebek Etkisi” de değil bu, “taş etkisi” bu...

Mahkemesi ve muhakemesi ile birbirine karışmış bir durum bu. Her şehrin çöpü vardır. Pisliği vardır. İnsanın olduğu yerde haklı haksız savaş vardır. Dünya yastık altında tuttuğumuz şiir gibi değildir.

Pisliğimizi pompa ile önce yukarı çeker, sonra aşağı göndeririz. Ve böylece tıkanıklığın önünü açarız. Direne edilmiş iltihap ve ödemler, tekrar canlandırır hastalanmış canlıları. O, dışarı çıkamadan iyileşemez hastalık. Bu tıpkı kötü kokan körfezimizin artık temizlenmesi gibi... İzmir Körfezi’ne akan kanalizasyonların kurutulması gibi… İzmir huzurdan alır güzelliği. Asıl terk edemeyeceği duygusu budur bu şehrin insanının. O yüzden farkında olmadan tepki verir yeni gelenlerine, alışkın olmadığı insan tiplerine.

Sadece yeni insanlar da değildir onların derdi, yeni mekânlara da uyum sağlamaları zordur. Hep birlikte olmayı severler ama sadece kendi birlikte olmayı istedikleri ile. Hepsi aynı mekânda. Artık mekân değiştirilecekse yine hep birlikte göçerler büyük bir çekince ile kabul ettikleri yeni yerlere.

Tatil anlayışları da yine aynı şekilde fazla macerayı içermeyen, Ege sularından fazla uzaklarda olmayan yerlere yöneliktir.

Giyimde tek tiptirler. Neredeyse birbirlerinin aynısı giysiler içinde olmayı severler, saçları aynı kuaförden çıkmış gibidir. Daha çok sarışın olmayı tercih ederler. Ben saçlarımı kırmızıya boyatacak kuaför bulamamıştım 10 sene önce. İzmirlilerin çoğu muhafazakarlıklarının farkında olmayan muhafazakarlardır. Ne faşisttirler ne de taşist ama tutuculuklarında taş gibidirler. Sadece kendi bir iki insanına “iyi” olabilmiş insanlara sormak lazım, sıkıysa herkese “iyi” olsunlar. Şiddet yanlılarını, teröristleri, katilleri, uyuşturucu tüccarlarını elbette koynumuzda beslemeyeceğiz. Ama başıbağlılar, Kürtler ya da diğer göçmenler bizim utanılacak, sıkılınacak yanlarımız değil ki! Onlar bizim kendimiz, farklılıklarımız, gerçeğimiz, sahiciliğimiz, renklerimiz, kültürel değerlerimiz.

Örtünene, örtünmeyene, dindarlara, dinsizlere, gaylere, lezbiyenlere, barışçılara, şapka çıkartan bir İzmir var geçmişimizde. “Merhaba”, benden size zarar gelmez diyen… Kemeraltı’mızı düşünsenize sinagogları, camileri ile… Alsancak’taki kiliselerimiz, havralarımızla bir bütünüz biz.

Başıbağlılarla, Kürtlerle değil bizim sorunumuz.

Bizim sorunumuz gereksiz kibrimiz. Yeni öğrendim. Üstün Dökmen’in “Miyase’nin Kuzuları” adlı kitabından, “bilgisi az olanın inadı fazla olurmuş” diye. Bizimkiler cahildir demiyorum. Hâşâ. Bizim sanırım biraz iklimsel haylazlığımız mı, kurnazlığımız mı, nazımız mı, Kordon Boyu sendromumuz mu ne diyeyim? Ehli-keyf adamlarız belki de. İyi de, keyif insanıyız diye hayıflanmayı da yanlış buluyorum.

Topraklar böyle huzurlu, ellemeyin, elleşmeyin, yazmayın, çizmeyin, düşünmeyin, konuşmayın, eleştirmeyin, sessiz kalın diyebilir miyiz?

Barış toprakları büyür mü ki bu arada?

Küçümsediğimiz aslında hep kendi yalnızlığımız, yapamadıklarımız.

Çekmecelere kaldırdığımız yeteneklerimizi, resimlerimizi, tarih kitaplarımızı, duygularımızı açma zamanı.

Kendimizi açma zamanı, kapama değil.

Açarak kapatma, kapatarak açma hiç fark etmez

Ya şimdi de yanlış yaparsak?

Evet. Dış görünüşlerle artık uğraşmak ”out” içselleşmek moda. Issız adamlardansa ruhunuza pusula olanlara kulak vermek moda.

Yalnız kelebek etkisi yok artık bir taş attığında dünyanın her hangi bir çukuruna, kırk milyon deli çıkarmaya çalışır. Bunun adı da “taş etkisi”. Hiçbir kişisel, lokal, ulusal yaptığın yanına kalmaz ipliğin anında pazara çıkar, küreselleşmenin andıcında şıp diye yer alırsın. Sen doğarsın, dünyanın öbür ucundakinin sofrasından bir şeyler daha eksilir. Sen ağlarsın başka evlerde gözü yaşarır insanların, sen şiddet görürsün kendi evinde, ben hiddet, senin karnın açlıktan guruldar, benim ki yaylı çalgılar konserine döner, sen tacize uğrarsın ben tecavüze, sen işten atılırsın ben işe alınırım, sen gülersin ben kahkaha atarım belki de. Sen tatile gidersin ben cezaevine, sen kitap okursun ben akıllanırım. Sen aklını yitirirsin, ben kazanırım. Sen kediye pist dersin, o köpeğe hoşt der, öbürü öbürüne, diğeri berikine ve sonunda herkesin burnu kaf dağında, kaşı dudağında, hepimizin günlükleri değişir.

Bütün insanların kaderi değişir. Gündemi biz belirliyoruz dünyada artık. Bireyler, bireysel tutumlar dünyadaki politik, siyasi ve toplumsal tepkileri doğrudan etkiliyor.

Etkiliyoruz yer çekimi gibi;

Birimiz hepimizi…

Bir arkadaşım facebook ta harika bir soru sormuş. Sanırım O arkadaşım, kendine güzel üç beş gün tatil yapmış, sonra da vicdan yapmış…

Demiş ki;

“Kimseyi cezalandırmadan kendini ödüllendirmek mümkün mü?”

Sen tatil yaparsın bir yerlerde doğru valla bu arada birileri ceza almış olur mu?

Olur elbette en azından düşmanların kesinlikle cezalanmış olur.

Sen bu tarafta kadeh tokuşturursun birileri ile taaa Afrika’da duyulur.

O yüzden;

Yaktığın ateş seni de yakar günün birinde.

AKP’ nin kapatılmasını istemek de, DTP’ yi kapatmak da büyük bir talihsizlik.

Hukuk, adaletle uyumlu gitmiyor bence.

Halk düşmanlarına cevap tektir. Kürtler PKK gibi bir terör örgütünün artık savaştan başka bir şey üretemeyeceğini görmeli ve siyasi mücadelesinde kendi geleceğini demokratik tavır içerisinde çözümleyebileceğinin altını çizmeli. Türkler barış sürecini kararlılık içerisinde götürmeyi ve başka şehitlerin acısını bizlere yaşatmamayı düşünmeli ve hayata geçirmelidir. Apo odasını genişleteceğine, ufuklarını genişletseydi keşke. Aşırı milliyetçiliğin ve şiddetin “ayırımcılığı” hiç yok, ne büyük çelişki. Kürt, Türk, çoluk, çocuk, genç, yaşlı, asker, sivil demezsin çünkü. Ezer geçersin. Ortada ne mutlu “şuyum” diyen de kalmaz.


Bir dostum ise bana Oruç Aruba’nın bu şiirini bana göndererek ne iyi yapmış.

"ateş yakan ,yeri ve zamanı gelince,
ateşini söndürme koşullarını da
düşünmeli ,ve ,bilmelidir.

ateş yakmayı bilmek,
ateş söndürmeyi bilmeyi de
gerektirir."


Bence de…

Sevgi ve saygılarımla,


Pervin Mısırlıoğlu E.
12.12.2009

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
20 Aralık 2009 18:03

hurkus

SEVGİLİ SİTE İZLEYİCİLERİMİZ;

BENİM YAZDIĞIM BİR YAZI ÜZERİNE KÖPÜREN NACİ KAPTAN’IN, YAZARIMIZ ERTUĞRUL BARKA’YA YAZISI VE ONA YANITLARIM AŞAĞIDADIR. YAZDIKLARIM DİĞERİNDEN AYRILABİLSİN DİYE BÜYÜK HARFLE YAZDIM. SÜRÇÜ LİSAN ETTİMSE AFFOLA.
PERVİN MISIRLIOĞLU
-------------------------------------------

Naci Kaptan’ın yazısı ve yanıtım – BÜYÜK HARFLER BANA AİT. (Pervin Mısırlıoğlu)

-------------------------------------------

Değerli Barka dostum,

sayın Pervin Mısırlıoğlu ,İzmirnet web gazetesinin editörlerinden ve sanırım yetkili de olsa gerek

kendisine,BEN BİR ENTEL GAFİLİM başlıklı köşe yazısına karşıt yazmış olduğum yorumumu sayın Mısırlıoğlu'na ve bilgi için de sana göndermiş ve eleştirimin de yazısı altına iliştirilerek okuyucuya sunulmasını talep etmiş idim

Sanmıştım ki,bölücü kürt'çülüğü bile böylesine candan savunan editör aynı zamanda demokrattır.
BÖLÜCÜ-KÜRTÇÜLÜĞÜ SAVUNMUYORUM AMA DEMOKRAT OLMAYA GAYRET EDİYORUM.
BİZE GELEN, İŞİMİZE GELEN, GELMEYEN HER TÜR YORUM OKUYUCULARA AKTARILIR!

Ama düşündüğüm gibi olmadı,eleştirim yayımlanmadı !!!
HANGİ ADRESE TESLİM ETTİNİZ ACABA?
SİZ ÜYE OLARAK YORUM YAZMA VE EKLEME HAKKINA SAHİPSİNİZ ZATEN. ÜSTELİK İZMİRİZMİR.NET İLETİŞİM FORMU TÜM MODERATÖRLERE GİDER. BENDEN KAÇSA DİĞER ÜÇ KİŞİ YAKALAR!

İnsanların büyük çoğunluğu demokrasiden ve özgürlüklerden bahseder ama Çuvaldızın ucu kendilerine dokunacağı zaman ağızlarından ve kalemlerinden düşürmedikleri kavramları unutuverirler.
UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK İÇİN BURADAYIZ

Bu gün de aşağıdaki linkte bulunan yazı bana yönlendirildi.
http://www.izmirizmir.net/bilesenler/haberler/haber.php?haber_no=3438

Sayın Mısırlıoğlu ile Aksiyon dergisi bir röportaj yapmış !!!
MERKEZ MEDYADAN İTİBAR ETMEDİLERSE AKSİYON’UN BU HABERİ DEĞERLENDİRMESİNE
OLUMLU GÖZLE BAKILMALI. NEZAKET VE ETİK KURALLAR İÇERİSİNDE EN İYİSİNİ GERÇEKLEŞTİRDİLER. SAĞOLSUNLAR. SİZLERE DE BİZİ “TAŞLAMA” İMKANI TANIMIŞ OLDULAR. AYRICA EN SON TİRAJI 40 BİNLERDE OLAN BU DERGİDE “PARLAMIŞ”SAK, O DA FENA SAYILMAZ HANİ.

Ve kocaman bir taşın kafama vurmasıyla daha Mısırlıoğlu ve bu İzmir net Web gazetesinin çizgisini açıklıkla anlamak imkanı buldum.
ÇİZGİMİZİ ANLAMIŞSINIZ AMA HABER PORTALIMIZIN ADI BİR TÜRLÜ KALMIYOR AKLINIZDA
İZMİR.NET BİR ARKADAŞLIK SİTESİ BİZİM ADIMIZ İZMİRİZMİR.NET. ÇİZGİMİZ GERÇEK DEMOKRASİNİN SINIRLARI


Aksiyon dergisi acaba neden Mısırlıoğlu ile röportaj yaparak onu parlatma yoluna gitti ? Bu derginin ardında duran ve ucu ABD Utah'a dayanan cemaat ve imam, diğer ayağı da bölücü ve etnik terörist kürt'çülüğe dayanan bir medya organı ancak kendi çizgisinde olanlarla röportaj yapar ve methü-sena düzer.
BÜYÜK BASINDAN ÇOK SAYIDA YAZARA YOLLAMIŞTIK MANİFESTOMUZU AMA NEREDEYSE HİÇBİRİ YAYINLAMADI. NERDE KALDI RÖPORTAJ İSTEĞİ. AMA AKSİYON ARADI BULDU BENİ.

İYİ Kİ BENİ BULDULAR YA BİR DE YANILIP SİZE GELSELER ATILAN EN KOCA TAŞTAN DAHA AĞIR OLURDU SİZİN ATTIKLARINIZ. CUMHURİYETİN KURULUŞ DÖNEMİNDEN BUGÜNE GELMENİZ BİRAZ UZUN SÜRERDİ. KENDİ SALDIRI CÜMLELERİNİZİ KURARKEN DE GALİBA UZUN GELDİ RÖPORTAJ (Kİ BENİ BİLE BAYDI KENDİ CÜMLELERİM) OKUYAMADINIZ TAMAMINI. ONLARDA BİR PİSLİK GÖREMEDİĞİM GİBİ OLAKİ ÇOK TAŞLI BİR TARLADA KAMP KURMUŞUM. FENA MI ÇİÇEĞİ OLMUŞUM O ÇORAK TOPRAĞIN.


Mısırlıoğlu'nun röportajını okuduğumda bu düşüncemi pekiştiren düşüncelerini de daha açıklıkla öğrenme imkanım oldu.
BENİ ANLAYANLARIN ÇOĞALDIĞINA SEVİNİYORUM.

Sayın Mısırlıoğlu Ulusal kimliğe karşı.
ULUSAL KİMLİĞE KARŞI OLDUĞUMU SÖYLEYEMEM. ULUSAL KİMLİĞİN ABARTILI BİÇİMDE ÖNE SÜRÜLMESİNE, BUNUN NEREDEYSE İNSANLARIN BOĞAZINA SOKULMASINA, DİĞER ULUSLARA VE ETNİK TOPLULUKLARA TEPEDEN BAKILMASINA KARŞIYIM.

O da Türk bayrağından rahatsızlık duyuyor.
TÜRK BAYRAĞININ TÜRK OLMAYANLARIN SURATLARINA SURATLARINA SALLANMASINDAN, GÖZLERİNE SOKULMASINDAN RAHATSIZIM. BUNUN TERSİ DE HERHALDE SİZİN HOŞUNUZA GİTMEZ. NE ZAMAN BAYRAM BİLEMEZ OLDUK. BİRİLERİ SURATIMIZA BAYRAK DAYIYORSA BUNDAN ŞÜPHELENMENİZİ ÖNERİRİM. ARKASINDA MUTLAKA BİR DOLAP ÇEVİRİYORDUR, EMİN OLABİLİRSİN. ULUSLARIN ÇOCUKLUK DÖNEMİNE AİTTİR BU BAYRAK PSİKOPATLIĞI. ARTIK OLGUNLAŞMA ZAMANI DEĞİL Mİ SİZCE DE?

Atatürk ve Kemalizmden de rahatsız ?
ATATÜRK VE KEMALİZM’İ; HER TÜR IRKÇI VE AYIRIMCI DÜŞÜNCELERİ ULUORTA, SORUMSUZCA, MANTIKSIZCA ORTAYA ATABİLMENİN UCUZ KALKANI YAPTIKLARI İÇİN EVET RAHATSIZIM. ÜSTELİK ATATÜRKÇÜ VE KEMALİST OLMAK ZORUNDA DA DEĞİLİM.

AKP'nin ülkeyi kardeş kavgasına getirmiş olduğu etnik bölücü politikalarına destekçi.
AKP’NİN “KÖTÜ” POLİTİKALARINA ALET OLMAMAK İÇİN ” İYİ” POLİTİKALARINA DESTEK VERMEK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. BÖYLE DAVRANDIĞIM İÇİN DE GOCUNMUYORUM.

Ama AKP'nin adıyla ilgilenmekten,
AK PARTİ DİYEREK YAPILAN GEREKSİZ İNATLAŞMALARIN ALTINI ÇİZİYORUM. KİM KENDİNİ NASIL ADLANDIRIYORSA, ONA ÖYLE SESLENMEK İŞİN DOĞRUSUDUR.

İktidar hükümetinin , ülkeyi getirdiği uçurum ve yokluklara,yolsuzluklara,ipotek edilmiş olan ulusal iradeye hiç bir şekilde karşı değil.
ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU HER DURUMU AÇIKLAYACAK RÖPORTAJI KENDİSİNİN (NACİ KAPTAN’IN) ORGANİZE EDECEĞİ BİR BAŞKA GAZETECİ İLE YAPABİLİRİM. ADINI DA “HER DURUM İÇİN BİR SÖZÜM VAR” YAPARIZ.
ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU YOKLUK, YOKSULLUK HER KONUŞMANIN ALTINA ATILACAK BİR MÜHÜR OLARAK HAZIRLANMALI BELKİ. KENDİSİNDEN RİCA EDELİM.
BU RÖPORTAJ AĞIRLIKLI OLARAK İZMİR’DE MEYDANA GELEN ŞİDDET YANLILARINI ŞEHVETLE SAVUNANLARA BİR AÇIKLAMA İDİ. DURUN BİR NEFES ALIN DEMEKTİ.
BENİM AÇIKLAMAK İSTEDİĞİM VE KARŞI DURMAYI İNATLA İSTEYECEĞİM VE RAHATSIZLIK DUYDUĞUM DAHA ÇOOOK KONU VAR.


Tüm Türkiye kardeş kavgasına sürüklenmişken, Etnik çatışmalar dini çatışmalarla beslenirken Özal liberali olduğunu anladığım sayın Mısırlıoğlu bunlardan hiç mi hiç rahatsız değil.!!!
TÜM TÜRKİYE KARDEŞ KAVGASINA GİRMESİN DİYE, BU “ŞIK”, “BURJUVA” HALİMLE, BU KONUYU DERT EDİNMEM, ETNİK YA DA DİĞER KİMLİKLER ÜZERİNDEN, ÖTEKİLEŞTİRMELERE KARŞI DURURKEN “ÖTEKİLEŞTİRİLMEK” TRAJİ KOMİK GERÇEKTEN. KARDEŞ KAVGASINA NEDEN OLACAK HER TÜR SÖYLEMİN DURMASI İÇİN YAZIP, ÇİZİYORUM.

AKP'nin demokratik açılımını destekliyormuş ? Bu kavramı 3 kez değiştirerek ortaya atan başbakan dahi ucunu açık bıraktığı DEMOKRATİK AÇILIMIN ne olduğunu bilemiyor ?

DEMOKRATİK AÇILIM UMUDUNUN BİLE DESTEKLENMESİNDEN YANAYIM. AÇILIMIN YÜZLERİNE, GÖZLERİNE BULAŞTIRILMASINDAN VE BU SÜRECİN İYİ YÖNETİLEMEMESİNDEN RAHATSIZIM. AKP BU İŞE KALKIŞTI DİYE BUNA KARŞI DURACAĞIMA BEN SİZİN YERİNİZE OLSAM GERÇEKTEN BENDEN DAHA BAĞLI OLDUĞUNUZU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ MEMLEKETİNİZİN YARARINA, OTURUR BU DERSİ ÇALIŞIRDIM. UNUTMAYIN DERSİM-İZ DEMOKRASİ.

Amacı bilinmeyen bir söylem nasıl desteklenir ?

AMAÇ, YILLARDIR SÜREN BU SAVAŞI DURDURMAK. BU ACILARA SON VERMEK.

Sayın Mısırlıoğlu, Şık kıyafet,modern görünümü,albenisiyle Avrupai havalı ama görüntüler yanıltıcı da olabiliyor; Aydın Türkiye'nin aydınlık düşünceli insanı olmak zor........

“AYDIN TÜRKİYE” DERKEN TOPTANCILIĞINIZI KUTLUYORUM. PSİKOLOJİDE “BEN ÖNLEME” METODU HER ZAMAN İYİDİR. YAKIT OLARAK DA KULLANILABİLİR. O AYDIN TÜRKİYE’DEN VE AYDINLIĞIN İÇİNDEN BİRDENBİRE MODERN GÖRÜNTÜLÜ, KARANLIK BİR MODEL GELİP SİZİN KALELERİNİZE KALLEŞÇE SALDIRARAK İKTİDARINIZI SARSTI KANIMCA. RAHATINIZ BOZULDU, TADINIZ KAÇTI. BÜTÜN ENERJİNİZİ KULLANARAK BANA KENDİMİ BİR PİSLİK GİBİ HİSSETTMEM İÇİN HARCADINIZ. MESELE, ŞIKLIKTA, KAFADAKİ VE ÜSTTEKİ ÖRTÜLERDE DEĞİL BEYİN FAALİYETİNİN YETERLİ ÜRETİCİLİKTE VE TUTARLI OLMASINDADIR. BENİ BÖYLE DEĞERLENDİRMENİZİ İSTERDİM.

Başörtüsüne destek verirken, Yobaz ve karanlık sivil darbeye uğratılan…
BAŞÖRTÜSÜNE DESTEK VERMİYORUM. BAŞÖRTÜSÜNE YASAK GETİREREK, BUNUN SUNİ BİR MESELE HALİNE GETİRİLMESİNE, KEMİKLEŞTİRİLMESİNE VE HATTA ZORLA ÖZENDİRİLMESİNE HAYRETLE BAKIYOR TEPKİ GÖSTERİYORUM. (YASAK MEYVENİN TADI BAŞKADIR) BAŞKALARINA BASKI YAPILMASINI ONAYLAMIYORUM, O KADAR.
BAŞINI ÖRTEN ÖRTSÜN, AÇAN AÇSIN.


Laik demokratik Cumhuriyet rejimi ve hapis edilmiş olan ülke aydınları umurunda bile değil.!!!
ERGENEKON GERÇEĞİNİ BİLDİĞİMİZ HALDE, GÖRMEZDEN GELMEYİ BİR ERDEM SAYMIYORUM.
NACİ KAPTAN, KENDİSİ İLE YAPILACAK BİR RÖPORTAJIN KONUSUNU BELİRLEMİŞ VE SÖYLEYECEĞİ SÖZLERİ ONA GÖRE HESAPLAMIŞ SANIRIM. O ŞABLONU BENDE DENİYOR. UYMAZ. BENİMKİ ONA, ONUNKİ BANA UYMAZ. UYMAMASINDA DA YARAR VAR.

Dönüştürülen ve yüzünü doğuya çevirmiş dinci yapılanmanın güçle dayatıldığı.. Ülkemizde yaşananlar sayın Mısırlıoğlu için bir anlam da ifade etmiyor.
SİZ KENDİ YÜZÜNÜZÜN BATIYA DÖNÜK OLDUĞUNU MU SANIYORSUNUZ?
AB YOLUNU, SIRF AKP İSTİYOR DİYE KAPATANLARA SORUN BU SORULARI. HEM DOĞUYA DÖNÜK DURMANIN DA BİR SAKINCASI YOK. NELERİ AYIKLAYIP, NELERİ SEÇTİĞİN ÖNEMLİ.


Benimle paylaşmış olduğun,AKP hükümetinin yaratmış olduğu dinci terörü ile kafası , gözü yarılmış müzisyenin olayını lütfen Mısırlıoğlu ile de paylaş. Bu olay okyanusta damladır.
Bu olayları 8 senedir ibretle ve yakından izliyorum.

DİNCİ TERÖRÜ İLE KAFASI, GÖZÜ YARILMIŞ MÜZİSYENİN ACIKLI DURUMUNU GÖSTERİP, BANA BU İŞTEN SORUMLU KİŞİYİMMİŞCESİNE HESAP SORMASI DA AYRI BİR TALİHSİZLİK.
EVET. BU OLAY “OKYANUSTA BİR DAMLADIR” BU OLAYLARI 8 YILDIR İBRETLE İZLİYORSUNUZ DA FATURAYI BANA MI KESİYORSUNUZ? YOKSA RACON MU?


Değerli Barka arkadaşım;

Liberal olmak neden bu kadar kötü ? Liberaller neden vatanlarını,bölücü olmayan halkını, bayrak ve ulusal kahramanlarını, kültür değerlerini sevmezler? Birçok örneğini görerek yaşadığımız gibi Neden Ulusal tüm değerlerini, Ülke bağımsızlığını emperyalizme devretmeyi severler ? Neden yabancı hayranı olurlar ?
Neden ülkelerinin ulusal sorunlarına ve bağımsızlığına duyarsız davranırler ?
ÖZAL LİBERALİ OLDUĞUMU ANLAMIŞ BULUNUYORSUNUZ YA! YANILIYORSUNUZ.
SIFATLARA BAYILIYORSUNUZ. BENDEN SÖZEDERKEN SADECE PM DİYELİM LÜTFEN.
ŞİMDİ DE TERSTEN YAKLAŞALIM MI, BU LİBERALLERİ SAYIN BARKA’YA ŞİKAYET ETME TARZINIZA?
LİBERAL OLANLARA NEDEN BU KADAR KÖTÜ GÖZLE BAKILIR?
NEDEN HERKESİN VATANLARINDA RAHAT ETME HAKKINI SAVUNURLAR?
NEDEN ONLAR İÇİN İNSAN BU KADAR KUTSALDIR?
HİÇ SORDUNUZ MU BU KADİM SORULARI KENDİNİZE?
ELBETTE TARİH FAŞİZMİN YOLUNU DÖŞEYEN LİBERALLER DE TANIMIŞTIR. GELİN ONLARI BİRLİKTE ENGELLEYELİM.

Ben 40 sene kimsenin gitmediği kadar yabancı ülkeleri dolaştım.

KİMSENİN GİTMEDİĞİ KADAR YABANCI ÜLKE DOLAŞTIĞINIZI SÖYLÜYORSUNUZ YA (Kİ O LAFINIZ DA FAZLACA SUBJEKTİF) EN GÜZEL YİNE DE BENİM MEMLEKETİM DİYORSUNUZ YA
HAH İŞTE BU ÜLKENİN TÜM İNSANLARI AYNI HİS İÇİNDE. ONLAR DA EŞİT HAKLARA SAHİP, AŞAĞILANMADAN, HORLANMADAN YAŞAMAK İSTİYORLAR.

Onları çok iyi biliyorum.
DEMEK Kİ SADECE BİLMEK YETMİYORMUŞ. BİLGİYİ KULLANMAK DA GEREK.

Barka dostum ,
Aksiyon Mısırlıoğlu'na şöyle sormuş ve yanıtı ;

* Peki, siz nasıl girdiniz bu işe, umursamayabilirdiniz de?

"-Özellikle Kürt meselesinde olay damardan, o kadar ağır ve o kadar kötüye gidiyor ki, bu işe baş koymak zorunda kaldım. Kart kurt, üç beş bilmem ne.' Nasıl söylenir böyle şeyler. Nasıl insanları bu şekilde ezebilir ve yok sayabilirsiniz? En kötüsü ne biliyor musunuz Niye öldürme fikri sana yabancı?' diyorlar. İnanamıyorum. Ben sorumluyum; insanımdan, şehrimden, havasından, suyundan hepsinden sorumluyum. Yazıp çizerken dincilikle dindarlık arasındaki farkı vurgulamak zorundayım. Eskiden bayram olduğunu anlardık çünkü bayrak o zaman asılırdı. Bu bayrak benim de bayrağım, beni soğutmayın kırmızı beyazdan, ne olur. İnsanlara her gün, sen Kürt'sün, denir mi? Üstelik bir zamanlar da Kürt değilsin' deniyordu… Eğer hukuk, demokrasi varsa, ötekileştirme olmazsa Türkiye o zaman bölünmeyecektir zaten. "

Yanıtın içinde KART KURT var ama,Tüm Türkiye'de İzmir dahil başlamış olan bölücü ve etnik kürt'çülüğün ayaklanması ve yakılan evler,mağazalar,insanlar ,arabalar yok !!! Ayrıca ötekileştiren ise Türk kimlikliler değil,
Onlar Türk'leri ötekileştiriyor,bölüyor. Yüzlerce yıldır parçamız ve bizi bütünleyen bir etnisite. Sayın Mısırlıoğlu için, hiç temenni etmem ama ateş bir gün kaza ile O'na dokunduğunda ayakları yere erecektir.

24 KASIM “BEN BİR ENTEL GAFİLİM” YAZIM VE RÖPORTAJIN YAPILDIĞI TARİHLERE BİLE BAKMADAN YENİ OLAYLARIN SORUMLULUĞUNU VE KONUŞULMAMASINI BİLE BANA SUÇ OLARAK YAZAN BİR ANLAYIŞ BENCE CİDDİ BİR TEHLİKE. ÜSTELİK DOLAPDERE’DE ATEŞ EDENLERİN BİRİLERİ TARAFINDAN BİR GÜN ÖNCEDEN PARAYLA TUTULMUŞ OLDUĞUNU; MUŞ BULANIK’DA KALAŞNİKOF İLE İKİ KİŞİYİ VURANIN DA GÖNÜLLÜ KORUCULARDAN OLDUĞUNU VE SİLAHININ DA DEVLET TARAFINDAN ONA VERİLMİŞ BULUNDUĞU GERÇEĞİNİ BİR KALEMDE ES GEÇMİŞSİNİZ YA, BRAVO.
AYRICA GALİBA “HİÇ TEMENNİ ETMEMENİZ DE” AYRI BİR TEHDİT VE YILDIRMA VE GÖZDAĞI KOKAN “ATEŞ BİR GÜN KAZA İLE BANA DOKUNDUĞUNDA AYAKLARIM YERE ERECEKTİR” YA YANİ NALLARI DİKECEĞİM VE ÖLDÜĞÜM HALDE FARKINDALIĞIM ARTACAKTIR, ÖYLE DEĞİL Mİ?
BOŞUNA DEMEMİŞLER; AKIL HAZIR DEĞİLSE GÖZ GÖRMEZ VE HATTA KULAK DUYMAZ DİYE. VE HATTA HATTA DİL DE UYDURUR
.

İzmir'li Gülsev İrhan Eyüboğlu var . Bir ana, İş yerleri basılarak oğlu PKK tarafından katledildi. Senelerdir haber gruplarında içi yanarak yazılar yazıyor !!!

Sayın Mısırlıoğlu tüm röportajı içinde hayatın neresinde duruyor olduğunu, Ulus bilinci ve sevgisinin çizgisini ortaya açık ve seçik koymuştur. Sadece Cumhuriyet'in ilanından buyana 17 Kürt kalkışma ve isyanı olmuştur.
Bunları yok sayan,PKK'nın katlettiği 40 bine yakın insanı görmezden gelenler ancak onlarla aynı düşünceyi taşıyanlardır. sayın Mısırlıoğlu eteklerindeki taşı dökmüştür.
BENİM DİNCİ TERÖRİSTLERLE YA DA KÜRTÇÜ, TÜRKÇÜ TERÖRİSTLERE NASIL BAKMIŞ OLABİLECEĞİM ORTADA. DEMOGOJİLERLE BULANIKLIĞI ARTIRMANIN ANLAMI DA, KİMSEYE FAYDASI DA YOK. AMAN NEYSEKİ ETEĞİMDEKİ TAŞLAR DÜŞMÜŞ. BİRİLERİNİN KAFASINI DA YARMIŞ GALİBA. EVET. 40 BİN İNSANDAN FAZLASININ ÖLÜMÜ KİMSEYE BARIŞ YOLUNU AÇMIYORSA DAHA ÇOK UZUN SÜRE BEKLEYECEĞİZ BARIŞ ÇUBUĞU YAKMAK İÇİN BU ÜLKEDE.

İzmirnet İzmir'e yakışmayan bir yayın haline gelmiştir.
BELKİ SİZLERE LAYIK (laik) DEĞİLİZDİR. SİZ DAHA İYİLERİNE LAYIKSINIZDIR.

Sevgili Barka,

Bu mektubum , beni bu gazeteyle tanıştırdığın için seninle bir dertleşme ve senin üzerinden de sayın Mısırlıoğlu'na bir mesaj göndermek amaçlı idi. Ayrıca emekçi haberci değerli dostum Ümit Bora'nın da bu durumdan bilgi sahibi olmasını önemsiyorum.

CC bölümüne Mısırlıoğlu veya Editör'e ait olan adresi yazarak göndereceğim.
Ellerine geçer mi,geçmez mi bilmiyorum.?
HİÇ ULAŞILMAZ OLMADIK.

Gazete ilgililerinin sende adresleri vardır.
Bana lütfen geçersen , onlara da bu mektubumu göndermek istiyorum.

Not: İzmirnet ile olan üyeliğimin de kaldırılması için lütfen yardımcı olur musun ?
İçten selam ve sevgilerimle

Naci Kaptan
---------------------------------
SÖZÜNÜ ETTİĞİ TARİHTE ELİMİZE GEÇMEDİĞİ İÇİN BİZE OLMADIK SUÇLAMALAR GETİREN NACİ KAPTAN’IN O SIRADA GÖNDERİLDİĞİNİ BELİRTTİĞİ MEKTUBU DA AŞAĞIDADIR. SAYIN BARKA’YA YOLLADIĞI MEKTUPTAN ALDIK.
-----------------------------------------
Sayın Pervin Mısırlıoğlu,

Zaman zaman ,İzmir net'e yazdığınız yazıları benimle de paylaşmak nezaketini gösteriyorsunuz.Teşekkür ederim.

BEN BİR ENTEL GAFİLİM başlıklı yazınızı okudum ve üzüldüm.
Sanki damıtılmış bir burjuva kaleminden satırlara düşmüş bir yazı !

Yazı başlığı her ne kadar Entel gafilliği kendisine reva görmüş olsa da ,
bu başlığı esprili bir gönderme olarak algılamıştım.,
MEĞER HEM ENTEL HEM KADIN MIŞIM…

Değerli Mısırlıoğlu,
Ben kaba güce,kavgaya,küfürleşmeye karşı olan bir insanım.
En küçük kırgınlıklara,yanlış anlaşılmalara üzüntü duyan.
Haklı olduğum konularda bile , tatsızlıkları sürdürmekten kaçınmak için
ilk adımı atanım.
KÜFÜR HER ZAMAN AÇIK-SAÇIK YA DA “AHLAK”SIZ SÖZCÜKLERDEN OLUŞMAZ.

Yukarıdaki naifliğim sadece tek bir konuda hükmünü yitiriyor .
Söz konusu ülkem , laik demokratik Cumhuriyet'im,Mustafa Kemal'im,
ülkemin bağımsız bütünlüğü olduğunda ben farklı bir insanım.
SİZİN ÜLKENİZİN BENİMKİ İLE AYNI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMDEN, BAĞIMSIZ FİKİRLERİMDEN SÖZETMEYİ ÖNEMSİYORUM.

Yazınızın bütününden , Türkiye'nin içine sürüklenmiş olduğu
tehlikelerin ve dozu gittikçe artarak derinleşen tehditlerin,
sizin için bir öncelik taşımadığı düşüncesi yansıyor.
ÖNCELİKLERİM YÜZÜNDEN SİZİNLE TANIŞMAK NASİP OLDU.

Değerli Mısırlıoğlu,
İsimlerini anmadan "malüm arkadaşlar " olarak nitelediğiniz DTP ve
PKK'cı yandaşların PKK bayrakları,Apo posterleri ve BİJİ apo
çığlıklarıyla İzmir'de gövde gösterisi yapmaları her nedense sizi rahatsız etmemiş.
Ama taş atanlardan , meydanı bölücü kürt'çülüğe bırakmayanlardan
rahatsız olmuşsunuz !!!
ŞİDDET KARŞITI ÇALIŞMA YAPARKEN ANTİ-TERÖR ŞİDDETİNİ GÖKLERE ÇIKARMANIN SONUÇLARINI HERKES GÖRMEKTE ŞU ANDA ÜLKEMİZDE.

O bölücü-PKK'cı kürt'ler ki
Kadife kalede Türk bayrağını durmadan indirenlerdir.

İzmir,Kürt halkının deniz kentlerine yayılması programı çerçevesinde seçilmiş
kentlerden birisidir.
Kent halkının toplum yapısı etnik olarak kürt işgali altındadır.
Bu olay ile DTP, PKK'nın bölücü kürt askeri gücünü,sivil giysileriyle
bayraklarıyla İzmir içinde dolaştırmaya kalkışmıştır.
Bu bir yoklamadır.
EĞER BİZLER GÜNLÜK POLİTİKALARLA, GELECEĞİMİZİ PLANLARSAK VAY HALİMİZE.
BÜTÜN PROVAKASYONLARA RAĞMEN TEMEL OLAN DEMOKRASİYİ HERKES İÇİN İSTEMEK VE İÇSELLEŞTİRMEKTİR.

Sizin ağır bir şekilde eleştirdiğiniz,
Taşist olarak niteledikleriniz,
Bence İzmir kentinin gerçek sahipleridirler.
Olması gerekeni yapmışlar,
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın"
"Her koyun kendi bacağından asılır"
Dememişler.
O “MALUM” ARKADAŞLARA SEVGİ VE HOŞGÖRÜNÜN DE BİR “SAVUNMA” BİÇİMİ OLDUĞUNU ANLATMANIZI BEKLEYEMEZDİM ELBETTE.

İzmir'i bu kez posterler ve Kürt bayraklarıyla işgal eden bölücü kürt'lere karşı,
olması gereken milli tavrı göstermişlerdir.
“MİLLİ TAVIR” GÖSTERENLERİ ÖVDÜĞÜNÜZ KADAR KEŞKE BİRAZ DA BANA YAPTIĞINIZ GİBİ
“UYARILARDA” DA BULUNSAYDINIZ.

Türkiye,demokrasi söylemini kullanarak
Demokrasi adına işgal ediliyor
dönüştürülüyor.
İNANCIM O Kİ; BİZ NE KADAR DİRENSEK DE “DEMOKRASİ” KAZANACAKTIR GELECEKTE.

Ve siz Bayrakkk - Vatannn - Atatürkkk diye yazarak,
bu yüce kavramları küçültüyor,
ardına da parra ve Rant tanımlarını ekleyerek
büyük haksızlık ediyorsunuz.
İZMİR NE OLURSA OLSUN YETER Kİ “KEMALİST” KALSIN MI DESEYDİM?

Ülke aydınlarına düşen ilk görev,
Gizli emperyalist oyunların ve işgalin farkına varmalarıdır.

Örneğin Gazi Mustafa Kemal Paşa da,
İzmir'i işgal etmiş olan Yunan askerine karşı,
"bana ne " dememiş.
Çarpışa çarpışa,
İzmir'e gelerek,
Yunan askerini sürmüştü.
Acaba Mustafa Kemal Paşa da yanlış mı yaptı ?
Üstelik , Türk askeri taş değil,kurşun attı !
PARDON “TAŞİST”LERE, TAŞ DEĞİL KURŞUN ATMALARINI MI ÖĞÜTLÜYORSUNUZ?
KURTULUŞ SAVAŞINI BUGÜNKÜ AHVAL VE ŞERAİT İÇİNDE DEĞERLENDİRMENİZ TEŞBİH HATASIZLIĞI MI ACABA?

Burada bir parantez açmak isterim.
Mahmur'dan bu yana ülkemizde güç gösterisi yapmakta olan
DTP+PKK gittikçe daha da militanlaşmaktadır,
Bunun önünü alması gereken ise kolluk güçleridir.
Hukuktur,yargıdır ...
HUKUK HUKUKSUZLUĞU ENGELLEDİĞİ SÜRECE ÖNEMLİDİR BENCE DE.

Türkiye örtülü bir işgal yaşıyor.
"Taşlar bağlı,köpekler ise salınmış" durumdadır.
İzmir kentinin gerçek halkı,
kolluk güçlerinin ve Cumhuriyet savcılarının yapmamış oldukları önlemeyi yapmışlardır.
LİNÇ VE VURUN KAHPEYE MANTIĞINI SAVUNUYOR OLMANIZI FAZLACA AJİTE OLMANIZA YORUYORUM. MAFYATİK YARGILAMA NE ZAMANDAN BERİ HUKUK İÇERİSİNDE YER ALIR ANLAMIYORUM? KARAGÖMLEKLİLERİN, NAZİ ALMANYA’SINDA OLDUĞU GİBİ SA KITALARININ HUKUKDIŞILIK YOLLARINI DÖŞEDİĞİNİZİN FARKINDA MI DEĞİLSİNİZ YOKSA BU KADAR İLERİ GİTMEYİ GERÇEKTEN Mİ GÖZE ALDINIZ?

Klakson sesleri ve PKK bayraklarıyla İzmir'de güç gösteris yapan bu
ayrılıkçı ve bölücü kitle , halen dağlarda askerimizle çarpışan,
kurşun sıkan,ardında 40 binden fazla cinayet işlemiş ve şehit verdirenlerdir,yandaşlarıdır..
BARIŞ DÜŞMANLA YAPILIR. SAVAŞ BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAK UĞRUNA GÖZE ALINIR.
ARTIK BARIŞ ZAMANI. DÜŞMANLIK BİTMELİ. KİN BİTMELİ. NEFRET BİTMELİ. SÜKUNET VE HUZUR DÖNEMİ BAŞLAMALI. YENİ ŞEHİTLER, YENİ HASIMLAR ÜRETMEMELİ.


Yunan askeri tarafından işgal edilmiş olan İzmir'de
Yunan'a ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin'in torunları
şimdi de bu örtülü ve gizli emperyalist işgale karşı direnenlerdir.
KAHRAMANLIK DESTANI YAZDINIZ ADETA. AYIPTIR, GEÇMİŞ TARİHSEL HİKAYELERİMİZE BARİ KIYMAYIN EFENDİM.

Saygın Mısırlıoğlu,
Yaşamın küresel boyutta gerçek yüzü ,
işin içine küresel dünya komprodorlarının oyunları girdiğinde
çok acımasız ve yok edici.
ACIMASIZLIK VE YOK EDİCİLİK DOĞRUSU HEPİMİZİN DÜŞTÜĞÜ BİR TUZAK


Ben de sizin gibi,
içinde farklı kültürlerin insanca kaynaştığı,
mutlu insanların keyifle dolaştıkları,
farklı renk ve görüntüleri barındıran,
sahil boyları-kordon-kahkahalar ,gazinolar ve şarkılarla bezenmiş
kentleri ve yaşamı istiyorum.
BEN DE SİZİN GİBİ
İÇİNDE FARKLI KÜLTÜRLERİN İNSANCA KAYNAŞTIĞI
MUTLU İNSANLARIN KEYİFLE DOLAŞTIKLARI
FARKLI RENK VE GÖRÜNTÜLERİ BARINDIRAN
SAHİL BOYLARINDA, KORDON’DA, KAHKAHALARLA VE ŞARKILARLA
BEZENMİŞ KENTLERİ VE YAŞAMLARI İSTİYORUM
TÜM YAŞAYANLARI İLE BİRLİKTE…


Ama , meydanı bölücülere bırakmadan.
İnsanca ve hakça yaşayarak...
AMA, MEYDANI BÖLÜCÜLERE BIRAKMADAN,
İNSANCA VE HAKÇA YAŞAYARAK


saygılarımla

Not :
Bu yazımı, ilgi yazınıza yorum bölümüne eklemlemenizi diliyorum.

Naci Kaptan

SAYIN NACİ KAPTAN,
BU YAZINIZI İLGİLİ YAZIMIN YORUM BÖLÜMÜNE EKLEMEKTE BİR SAKINCA GÖRMÜYORUM. UMARIM SİZİN İÇİN DE ÖYLE OLUR.

SEVGİ VE SAYGILARIMIZLA,
PERVİN MISIRLIOĞLU E. / WWW.İZMİRİZMİR.NET

15 Aralık 2009 01:40

ozzyy13

Platformunuzda bulunan hiçte paylaşmadığım aynı fikirde olmadığım düşüncelerinizden haberdar olmak istemiyor.Açılım adıyla yapılan yüzyılların en büyük ırkçılığını kabul edip benim bu siteye üye olmaktan rahatsız olup yaptığım yorumlara karşılık beni sosyal paylaşım sitesinden silmek ilginç ve yoruma açık.Bu kez açıkça rica ediyorum.Bu sitede ÜYElik istemiyorum...
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.