Urla hepimizin - 2

14 Mart 2014 18:55 / 5687 kez okundu!

 

 

İçinde bulunduğumuz sıkıntılı günlerde kendimizden, kentimizden umudu kesmeyelim istiyorum. Hepimizi şiddete bulaştırmak için gizli ve açık güçlerin ortak çabası varken; herkes kendi ölüsüne sahip çıkarken; ben zavallı bir Urlalı olarak diyorum ki: "Berkin Elvan da, Burakcan Karamanoğlu da, polis memuru Ahmet Küçüktağ da benimdir... Sivil toplum ve onun demokratik kuruluşları, toplumun, ölüleri üzerinden bile bölündüğü aşamaya dur demeliler, izin vermemeliler.

40 yıl önceki hatanı tekrarlama! Ey sivil toplum, geldiysen 3 kere tıklat!

Geçen yazımda Demokratik Tavır Manifestosu'nu ve Urla'daki üzücü taşlamalara karşı sivil toplumun çabalarını yazmıştım. Bu yazımda da İzmir çukurunda sivil toplumcu çabalara yapmaya çalıştığım katkılara değinmek istiyorum.

 

****

 

Urla hepimizin - 2

 

İçinde bulunduğumuz sıkıntılı günlerde kendimizden, kentimizden umudu kesmeyelim istiyorum. Hepimizi şiddete bulaştırmak için gizli ve açık güçlerin ortak çabası varken; herkes kendi ölüsüne sahip çıkarken; ben zavallı bir Urlalı olarak diyorum ki: "Berkin Elvan da, Burakcan Karamanoğlu da, polis memuru Ahmet Küçüktağ da benimdir... Sivil toplum ve onun demokratik kuruluşları, toplumun, ölüleri üzerinden bile bölündüğü aşamaya dur demeliler, izin vermemeliler.

40 yıl önceki hatanı tekrarlama! Ey sivil toplum, geldiysen 3 kere tıklat!

Geçen yazımda Demokratik Tavır Manifestosu'nu ve Urla'daki üzücü taşlamalara karşı sivil toplumun çabalarını yazmıştım. Bu yazımda da İzmir çukurunda sivil toplumcu çabalara yapmaya çalıştığım katkılara değinmek istiyorum.

 

İzmir küçük Millet Meclisi

2009 yılında İzmir'de gerçekleşen ilk taşlamalar ve bizim yayınladığımız Manifesto sonrasında bir mucize oldu ve ben Urla hattını İzmir'le birleştiren bir projenin hamalı oldum. Şanar Yurdatapan'ın dahiyane buluşu olan Türkiye küçük Millet Meclisi yani kısa adı ile TkMM girdi hayatıma. "Dikensiz Gül" bahçemden çıkıp her ayın ilk cuma gününü İzmir'de geçirmeye başladım. İkMM için çalışmam de yine aynı nedenlere dayanıyor. Partiler ve sivil toplum arasında özlediğimiz, umut ettiğimiz bir iletişim ve diyalog yaratmak kulağa çok hoş geliyordu. Kimsenin borazanı olmamak önemliydi. Özgür, tarafsız, medeni bir kentli olma hevesi ile başladım gönüllü hamallığa. Herkese eşit yakınlıktaki TkMM'nin yükü ağır, ruhu hafifti. Hoşgörü ortamında birbirimizi, duymak, dinlemek, anlamak ya da anlamaya yazılmak... Cazipti. Tüm siyasiler, yerel yöneticiler, milletvekilleri, STK'lar, kanaat önderleri, önyargısız birbirleri ile konuşuyorlardı. İşte yerel demokrasi! 4 yıldır İzmir'de yaratılan bu ortama sürekli sahada bulunarak katkım olduğu için mutluyum. Oturduğu yerden sadece konuşanlardan olmamak ayrıca güzel... 

 

Barış Süreci ve akillere destek

Derken Türkler'le Kürtler'in barışma süreci başladı. Kimin başlattığının önemi yoktu; gençlerin, oğulların ölmemesi, anaların yanan yüreklerinin artık soğumaya bırakılması umudu bile harekete geçirmeye yeterdi savaş karşıtlarını. Barış masası kurulmuşsa oraya davet edilip de reddetmek ciddi bir vebal. İçinde gladyatörler de olabilir, provokatörler de, bu işten beslenenler de. Hiç biri barış umudunun önemini azaltmazdı, azaltamaz da hala. Sonucu müşterek bahis edilemeyecek kadar hayati bir konuda çalışmak da herkes için bir onur olmalıdır diye düşündüm.
Akil insanların İzmir çalışmalarına bir ortam sunmak da bizlerin işi oldu o sırada. İçinde Tarhan Erdem, Baskın Oran, Fuat Keyman, Murat Belge, Fadime Özkan gibi güven duyduğumuz isimlerin de olması bu zorlu süreçte işimizi severek yapmamızı sağladı. Kendi kardeşimiz, yakınlarımız ve hatta dost diye adlandırdığımız insanlar tarafından bile "vatan haini" olarak ilan edildiğimiz zamanlarda bile bütün itilip-kakılmaları göze aldık. İzmir-Diyarbakır barış köprüsü için İkMM olarak hem Aziz Kocaoğlu'na hem de Osman Baydemir'e çağrı yaptık, TkMM tarafından İstanbul'dan Kadir Topbaş da barış üçgenine dahil edildi. Gerçi başkanlar başlangıçta rağbet etmediler bu çağrıya ama sonradan da olsa bu güzelliği yaşattılar Türkiye'ye. Biz sonuçta üç şehirde de birbirimize konuk olduk. Kucaklaştık birbirimizle.

Hiç geri adım atmadık, yitirmedik barışma umudumuzu. Ve bugün gelinen nokta hiç de azımsanacak bir durum değil. Şehit cenazeleri yok Alsancak Hocazade Camii'nde; Diyarbakır'da, Güneydoğu'da  annelerin yüreği ağzında değil artık... Annelerimizi üzmek için şimdi başka sebepler bulmakla meşgulüz ne yazık ki...

Bugün yüreğimiz pek çok konuda kabarmış da olsa; hoyratlık, yolsuzluk, paralelleşme, her koşulda iktidar hırsıyla dolu, yakışıksız, pespaye günlerden de geçiyor olsak o tarihlerde, "Güneydoğu Hepimizin, Türkiye Hepimizin" diyebilmek için önce niyet okumak değil niyet etmek gerekliydi. Gereği yapıldı, akiller ve çözüm araştırmaları amaçlı toplantılar, organizasyonlar, raporlamalar için tüm gücümüzü seferber ettik. Bugün gerekse yine üstümüze düşeni yaparız.
 

Sivil topluma en zor koşullarda destek

Yeni anayasa yapılması için bir araya gelmeye çalışan sivil toplum (Yeni Anayasa Platformu) bizim kapımızı çaldığında hiç gocunmadan toplantılara destek verdik. Doğrunun yanında, yanlışın karşısında olmayı sürdürdük.  12 Eylül zamanlarında polisin yaptığı gibi önceden derdest etmedik, öngörme ve hisle değil, ÖNYARGıSIZ bir hevesle yaklaştık konulara.


Helsinki Yurttaşlar Derneği İzmir'de çalışmalarını başlatırken kapıyı açtık, yanında olduk. Denge ve Denetleme Ağı ise şimdilerin en büyük ihtiyacı. Demokratik doğrultudaki adımları, sorgulayarak destek verdik. Bizler izmirizmir.net ailesi olarak, hem kentimizin ve elbette ülkemizin tıkanıklığına çözüm üretmeye çalışan her tür özel proje ve politikayı destekleme ve yaygınlaştırmayı görev bildik. Günümüzün doğru ya da yanlış tüm politikalarının, kanunlarının evrensel hukuk ve insan hakları açısından ölçümlenebilir, dengelenebilir, denetlenebilir bir yapıya dönüştürülmesi açısından bu hayati kriterlerin her ilde ve bölgede tıpkı TkMM' ler gibi işlerlik kazanması yine önemli özelliklerimizden oldu. Var gücümüzle "Denge", var gücümüzle "denetleme" nin ağını genişletmeye çalışıyoruz. Sarkacın topuzunun kaçtığı, dengelerin altüst olduğu, denetlenmezliğin ayyuka çıktığı bu günlerde İstanbul Politikalar Merkezi'nin bu değerli çalışmasından ötürü onları da kutluyoruz. İnsana, hayvana, doğaya yakın duran her tür anlayışın  proje kardeşliğinden yanayız.

 

İstanbul da, İzmir de, Diyarbakır da Hepimizin!

Yine aynı duyarlılıkları öne çıkaran Şahin Tekgündüz ve arkadaşlarının girişimi olan "İstanbul Hepimizin" projesi ve onların İstanbul Sözleşmesi var.


Yeni bir yönetim anlayışı,
Değişen İstanbul'da haklarımızı yeniden tanımlamak için,
Geçmişle bağlarımızı yeniden kurgulamak için,
Geleceği birlikte düşünmek için,
İstanbul Sözleşmesi'ne hem www.izmirizmir.net  hem de İkMM olarak proje kardeşi gibi imza koyduk.


Ve biz de diyoruz ki İzmir Hepimizin!
Yeni bir yönetim anlayışı,
Değişen İzmir'de haklarımızı yeniden tanımlamak için,
Geçmişle bağlarımızı yeniden kurgulamak için,
Geleceği birlikte düşünmek için,
İzmir Sözleşmesi'nin ilk imzacısı oluyoruz...

"Bu sözleşmeye imza atan İzmirliler olarak biz, bu sözleşmenin benimsediği yönetim tarzı ve anlayışını mahalle, ilçe ve kent düzeyinde her fırsatta savunmak, yerel seçimlerde aday olacak siyasilerin bu anlayışı benimsemeleri için uğraşmak,seçilecek yöneticilerin bu zihniyete uygun olarak çalışmalarını takip etmek için elimizden geleni yapacağımızı ilan ederiz."

Sözleşmeyi imzalamak için tıklayınız

Elbette bu sözleşme ve buna benzer demokrat söylemler her şehir her ilçe için geçerli. Hiç bir yönetim yalnızca kendi kafasına göre kararlar alamamalı orada yaşayanlar adına. Dünyanın gidişatı, gelişimi, değişimi göz önüne alınmalıdır. Bu noktada çoğunlukçuluk değil çoğulculuk önemlidir. Ortak bir anlayışla, ortak bir zihinle, paylaşım ve önerilerle ve ancak herkesin katkıları değerlendirilerek yeni dünyaya ayak uydurulabilir...

İstanbul, İzmir, Diyarbakır! Sen birleşirsen, çözersin!

 

Pervin MISIRLIOĞLU E.

14.03.2014

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.