KERALA, GÜNEY HİNDİSTAN

05 Kasım 2008 18:47 / 2760 kez okundu!

 

Suya, güneşe, aya dokunmayı, kutsamayı, kutsanmayı bir çırpıda öğrenirsiniz sonra anlamak için çok uzun bir ruhsal yolculuk bekler sizi. Brahma, Vişnu, Şiva, Buda, Musa, İsa, Muhammed ve “en yeni” dinlerden Sihizm ile hemen tanışırsınız

KERALA'da Tanrı vardı

————-

Göllerin, çiçekler ve bitkilerle süslü yüzleri, nehirlerin sessiz şırıltısı, denizlerin katmer katmer bembeyaz dalgaları, kızıl ufukta her daim şükranların sunulduğu güneş hazretlerine yakın duran dolunay şıklığı.…

 

 

 


 

 

 

 


Doğan güneşin de, batan güneşin de kutsandığı ve kutsadığı topraklarda kalır aklınız. Çünkü gün, her günden erken iner Kerala'ya.



Güney Hindistan;



Yıldızların, ayın, güneşin her daim boynunuza gerdanlık gibi geçtiği yerler. Palmiyelerin, Hindistan cevizi ağaçlarının ve meyvelerinin, lila renkli orkidelerin, envai çeşit çiçek ve baharatlı bitkilerin düşşel diyarı.

 

 

 

 


 

 

 

 


Kerala'nın efsanevi dansları, onların tanrılarla sohbetleri aklınızı ve ruhunuzu besler.



Orada zaman insanı bekler, batıda ise insan zamanı sürükler. Cinler, periler koşuşturur etrafınızda sanki.



Uçuşan anıları kaydetmek ne zor olur. Gezginlik, yazarlık, gazetecilik hiç biri para etmez burada.

 

 

 

 


 

 

 

 


Bir tek gözleriniz gözlerinizde durmalı, bir de burnunuzla baharat, çay ve tropikal meyve toplamalısınız.



En önemlisi kötü kokulara teslim olmamayı öğrenmek Hindistan'da.
Güzel ve esrik kokulara konsantre olmalısınız.



Yoksa mide bulantısını da sokarsınız seyahat düşlerinize.



Oysa safran tenli, safran ruhlu insanlarla güzellikler üzerinden iletişim kurmak bence en fantastik olanı.

 

 

 

 


 

 

 

 


Yüzlerce çeşit kuş sesleri ve şarkıları ile bembeyaz dişlerin tebessüm ettiği bir "Kerala Destanı" yaratmak hiç zor değil hele bir de sizin için her şeyi düşünen bir turizm acenteniz olunca.



Bence VİP gerçekten çözülemeyen Hindistan'ı, sırlar ülkesini, yalın karelere bölmüş ve en güzel destinasyonları yaratmış. Tıpkı onlar gibi sabırla süzmüş ve ayırmış en güzel yolları. Size merhamet etmiş ve en seçme programları aktarmış bunu şimdi daha iyi anlıyorum.

 

 

 

 


 

 

 

 


Uzun kalışlarımın ve defalarca gitmekten keyif aldığım Hindistan seyahatlerimin en unutulmazı ve aynı zamanda en romantik vadisi Kumarakom, Kochi, Kovalam. Hause Boat yani yüzen evlerin muhteşem valsi, sessiz akan nehirler üzerindeki en özel deneyimimiz.



Başkent Trivandrum'da siyah ve güzel insanların kıvrak gözleri ve usul usul hiç durmadan salladıkları başları, parlak bembeyaz dişleri ile sıcak selamları, hissettiğim mutlulukların en süzme en nahif, en nazif olanı.



Onlarla sohbet etmeden gezilen bir seyahatin eksik ve güdük hatta çok yoksul olduğu kanısındayım. Ne zaman ki onlarla kaynaşmaya başlıyorum, işte o zaman kendimi güvende, rahat ve gezgin hissediyorum. Bence sizlerle paylaşacağım en önemli duygu bu.

 

 

 

 


 

 

 

 


Doğunun gizemli yaşam bilgeliklerinden ve şimdilerin moda sağlık yöntemlerinden;



Ayurveda ve Yoganın anavatanı Kerala size gerçek ile sahtesi arasındaki farkı da sunar…



Ayurvedik Masaj, yoga bizim yeni yeni hayatımıza giren işler oysa onların "Hayat Bilimi". Sonuçta 5000 yıllık sağlık biliminin anavatanında doktor kontrolünde kendinizi hastalanmamaya adayabilirsiniz.



Sıcaklığı fevkalade iyi ayar edilmiş susam vs. yağlarının vücudunuzun içlerine hücrelerinize ve dokularınıza işlediğini hissederek ve zindeleşerek tatilinizi check up tan geçirebilirsiniz.

 

 

 

 


 

 

 

 


Haksızlık etmek istemiyorum ama masajdan hep uyuyacak halde ya da uyumuş ve hatta uyuşmuş olarak kalkarken ayurvedanın hikmetinden ya da Kerala'nın kerametinden olsa gerek dipdiri ve canlı, enerjik, dinamik ve bir şey söyleyeyim mi akıllanmış olarak çıkıyordum ışıklı bahçelere.



Saçlarımın her telinin en ufak zerresine kadar uygulanan sanki dumandan geçirilmiş olan yağlar ve danseden parmaklarla zihinsel açıklarımız da kapanıyordu sanki.



Onların hiçbir dokunuşu erotik ya da sekse davetiye gönderen bir usul değil. Vücudunuzun genetik haritasını kontrol ediyorlar sanki. Ya da yıllardır ellemediğiniz, hatta size ait olup olmadığını bile fark etmediğiniz vücudunuzun en ücra bölgelerine, rahatlatıcı bir gezinti gibi bu yumuşak ellerin ritmik hareketleri. Sonra vücudun tüm gözeneklerini açmak için çok etkin olan peeling töreni ve ışıklı bir avluda şırıl şırıl bir yıkanışla finale eriyorsunuz.
Ve bana göre rahiplerin açtığı üçüncü göz değil de bu senkronize damar açıcılar ya da "por çöz " elemanları ile beş gözünüz açılıyor, beş duyunuzla birlikte.



Gözünüzün açıldığı , gönlünüzün de serinletildiği, yıkandığı bir coğrafya ile buralarda tanışmak mümkün. Yanlış anlamayın ama her zaman bu deneyimlere genetik yatkınlık gerekmiyor. Sonradan görme bir "bilgelik" için de fırsat tanır bu topraklar. Yeter ki kendi karanlığınızdan çıkmayı bilin.

 

 

 

 


 

 

 

 


Türkiye'de "reiki master", "yogi" "guru" olmayan kalmadı ama bence Kerala'da keramet var. Bir de orada yoğrulsunlar derim.



Hindistan'a gitmek elbette Amerika'ya ya da Avrupa'ya gitmekten daha zordur. Oralara, neredeyse gittiğiniz gibi dönersiniz ancak Hindistan benzeri seyahatler başka türlü bir insana çevirir insanı. İnsan takılır aklınıza, varoluş ve anlamlar takılır.

 

 

 

 


 

 

 

 


Kerala'da sihirli sulara girmek için göze alacağınız durumlara gelince;

 

 


  • İzmir'den gidenler için her zaman bir iç hat uçuşu sıkıntısı var elbette ki. THY ile uçamayınca da bağlantısız bağlantılı uçuşlara teslim olmalısınız.

  • İstanbul-Dubai 4 saatlik uçuşta yemeği, içmeyi ve bol film seyretmeyi Emirates ile uçarak yapabilirsiniz. Bence her zaman iyi bir havayolu. Nazar değmesin.

  • Dubai'de uçuş saatlerinize göre en az 2.5 saat en fazla da 7- 7.5 saat beklerken alışveriş etmeyi göze alacaksınız. Giderken free-shop zayıf gelir, dönerken zengin. (Hele Dubai'ye, Trivandrum Havaalanı'ndan uçarsanız dünyanın en güzel çarşısına düştünüz sanırsınız.)

  • Fazla değil ışık, Güney Hindistan'da bizden 2.5 saat önce mesaiye başlıyor. Ve erken iniyor gün batımı okyanusa.

  • Baharat kıyıları baharatlı yüzler ve tropik etkilere karışmış bize çok yabancı, kötü, iyi, iğrenç, dokunaklı, iç bulandırıcı kimine dayanılmaz egzotik kokular saçar.

  • Koku bir sınavdan geçirir burnunuzu. Dayanabilenler Hindistan tacını takar.

  • Yoksulluk konusunda ki değer yargılarınız da değişir. Göze alacağınız maceraları "ürkütmeden" dolaşmayı öğrenmek zorunda kalırsınız. Kuzey Hindistan'a göre daha zengin bir bölgede dolaştığınızı hep şu cümle ile hatırlarsınız. Güneyde herkes en az bir öğün yemek yiyebiliyor. Diğerleri 2-3 günde bir belki. Zenginlik ölçünüz böylece bir kalemde silinir gider.

  • G.Afrika'da safaride ne aslan ne kaplan görmeden gelebilirsiniz. Kerala'da tek bir fil görmemek de mümkün. (Ama ben şanslıydım Bir küçük fil hortumunu ağaca dolamışken gördüm)

  • Kochi'de Osmanlı Tarihi konusunda Ünversite okumuş ve doktora yapmış bir Kitapçı ve antikacı ile tanışınca onların okumuş ve entelektüel yüzlerinin derinliğinin farkına varıyorsunuz. Saygıyla eğiliyorsunuz. Vişnu, Şiva ve Brahma antika heykellerini şimdi daha anlamlı.

  • Kerala'nın geleneksel ve efsanevi dans gösterisini sonuna kadar izleyebilme yeteneğini kazanmak için yanınızda birer tespih bulundurmak ve "ya sabır ya sabır" çekmek.


  •  

 

 

 

 

 


 

 

 

 


Durun, hemen ön fikirli batılılar gibi atlamayın. Kochi'deki bu durum, yani bu ünlü gösterileri izlemekte zorlanmamız, onların bir eksikliği ya da başarısızlığı değil.



Sadece bizim tüketen, yiyen, bitiren ve sıradaki diye avaz avaz bağıran kapitalist, burjuva yanımızın ayyuka çıktığı bir deneme-yanılma tahtasına çıkıp, düşe düşe yaralandığımız anlardır.



Ya da şöyle diyelim sahnedeki sanatçıların karşımızda ağır, ağdalı ve adeta imtihan edici bir suskunluk ve vakar içindeki uzuuun uzun boyanma ritüelleri bizi bozdu ve en hiperaktiflerimiz olan Ali ve Yavuz'u bile derin derin uyuttu.



Ve biz otantik sanatlar ve iyi seyircilik sınavında sınıfta kaldık bütün mor pasaportlular olarak.



Oradaki diğer ülkelerin sınırlı sabırlı seyircilerine daha fazla kendimizi rezil etmeden çıktık. Ve arkamızdan bunlar "Yunanlıydı" galiba demelerini umarak :)



Sonradan hep utandığımdan olacak Kumarakom'da Coconat Lagun'da danslar bölümünü pis turist mantığı ile az biraz izledim. Hani bizim köylüye klasik müziği dinletirsen nasıl eziyet oluyorsa aynısını sanırım bazılarımız da öyle hissetti. Yani Kerala Kerala olalı öyle kötü seyirci görmedi belki de.
 

 

 


 

 


  • Göz alabildiğine pirinç tarlaları var. Çay çiftlikleri, kuş göllerinde sanki ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un dediği gibi.

  • "Sevgi derin bir bağ, aşk ise illüzyon olur."

    Ve oralarda yine C.A.'nın tarifi ile " Gün uzar, Yüzyıl olur".



    Dört mevsim hikayesi biter buralarda ve başka anlamları olan iklimler başlar.



    Kış bizim kışımız değil, yaz bizim öğrendiğimizden farklı, bahar ise pek endazeli bu topraklarda. Ve elbette bir mevsim var ki adına Muson denir o hepsinden netameli.


     



  •  
  • Uzak Asyalılar bizden daha güzel ve daha beyaz gülerler. Üstelik nehirler boyunca sabahın kör ışıklarında 3-4 yaşlarında çocuklar görürsünüz kıyıda ellerinde diş fırçaları temizlenirler de temizlenirler.

  • Şehircilik anlayışlarını ve dükkanların tarzını hiç hayal edemezsiniz görmeden
    yok belki biraz Mahmutpaşa'lı ya da Kasımpaşa'lı ya da Kapalıçarşı'nın en eski zamanları ya da Kemeraltı'nın en köhne dükkanları görüntülerinde ama içinden ne çıkarttıkları elbette çok önemli.



    Dünyanın en pür ipeği, muhteşem bir antika heykeli, paha biçilemez bir elyazmasını ya da el işçiliği mükemmel kıymetli bir mücevheri, oracıkta buluvermek ve alıvermek çok normal bir olay. Eğer isterseniz tabii. (Ama benim sözünü ettiğim genel durum elbette oldukça lüks ve butik dükkanlar da var)



  •  
  • Kumarokom ve Kovalam'da banyo bahçelerde yıkanmak inanılmaz güzel. Banyo avlunuzda ışıklarla yıkanıyorsunuz. Muz ağacının kenarlarında yuvarlak çakıl taşları, masmavi bir gökyüzünde, geceleri yıldızların, gündüzleri güneşin gülen yüzüyle hazırlanıyorsunuz hayata. Işıklar dökülüyor üzerimizden ve biz arınıyoruz Güney batı Hindistan'da belki de kötülüklerimizden. Bahçe Banyosu, banyo avlusu, sokak hamamı ne derseniz deyin ama ama mutlaka deneyimleyin.

  • Sadular ya da Hollyman lerle tanışmak mümkün. Et yemeyen, içki içmeyen, kadın ve cinsellikle ilgisi olmayan, yani mülkiyetsiz yaşam, ruhani dünya ile tokalaşamasanız da (Onlar untouchable yani dokunulmazlar sınıfından) fotoğrafını çeker ve gönlünüzden kaç rupi düşerse yardımda bulunarak bu şekilde yaşamlarını sürdürenlerle unutulmaz turistik bir deneyim yaşayabilirsiniz. Sırtlarındaki bohçalarından başka kaybedecek şeyleri yok onların, bizim ise sırtımızda gezdirdiğimiz garip ağırlıklarımız.

  • Kerala Eyaleti komünist bir parti ile yönetiliyor. Cumhurbaşkanı kadın, yardımcısı bir Müslüman, başbakan Sih, üç dinden bir karışımla hoşgörü vatanı aynı zamanda burası. Hindistan, %80 Hindu olmasına karşın, dünyanın en büyük Müslüman ülkesi aynı zamanda.

  • 16 dil konuşuluyor buralarda, Sanskritçe ve İngilizce dışında.

  • 1milyar 200 milyon insan yaşıyor Hindistan'da. Güney Batı Hindistan yani Kerala Bölgesi'nde Malaye dili yaygın.



  •  
  • Kochi, Kerala'nın en büyük doğal limanı. Zorunlu eğitim olmamasına rağmen okuma yazma oranı yüksek. Öğrenciler kız-erkek karma okuyor artık. Ülkenin genelinde %60-65 iken okuma yazma oranı burada %90.

  • Brahma yani yaratan, Vişnu yani Koruyan, Şiva yok eden Hinduizmin üç yüce tanrısı. Mokşa'ya ulaşmak, (Budizm'deki Nirvana gibi ) Hindu inançlarına göre bir daha reenkarne olmamak anlamına geliyor. Defalarca dünyaya gelmek bir tür ızdırap anlamında, Mokşe dönüşü olmayan ölüm. Büyük ödül. Ölüm ve yaşam da buralarda farklı boyutlara sahip.

  • Merhaba demeyi öğrenmelisiniz. Namaste ve iki avucunuzun birbirini kucakladığı sonsuz saygı hali. Beni oralara bağlayan sihirli sözcük ve davranış Namaste.

  • Ama Tamilce bazı deyişleri de duymak ve öğrenmek hoş. Mesela Merhaba "vanakkam" evet "amam" hayır "illai" teşekkür ise "nandri" demek.

  • Kama Sutra kitabı alabilirsiniz. Burada size cinsellik ve seks yapmanın türlü şekillerinin gösterildiği resimli tarihi kitabı almak istiyorsunuz diye kötü gözle bakmazlar.

  • Eskiden taşımacılıkta kullanılan kettuvallom denilen nehir tekneleri ile 5 yıldız tadında konaklama yapabilirsiniz. Malabar kıyılarının, Kerala su yollarının masalsı tadına varabilirsiniz. Akşam saat 18.00 ile ertesi sabah 07.00 arasında yerlilerin balık ağlarını sermeleri yüzünden kettuvallam tekneleri hareket edemez. "Houseboat" yani evbotlar bambudan yapılmış özel tasarımları ile inanılmaz sevimli ve özel tasarıma sahip birer başyapıt gibi durur lagünlerin içinde. Yılankavi nehir yollarında yüzen otellerinizde başka bir hayatın renklerinde dolaşırsınız, motor yerine küreklerini kullanırlar.



  •  
  • Kanallardan göllere, nehirlerden lagünlere ve sonunda okyanuslara, denizlere kavuşursunuz. Suyun ve havanın sessizliğini bozmadan millerce yol kat edersiniz ve Allepey'e varırsınız.

  • Yolda, botda, lagünde, otelde acıktıkça;

  • Aloo derseniz aman unutmayın önünüze sadece patates gelir. Yani Aloo orada mısınız? Felan yok. Direk patates tarlasına düşersiniz.

  • Nan yani mayalı Hint ekmeği ve Masala (Karışık baharat) ile tanışırsınız ki ömür boyu unutmamayı garanti edersiniz.

  • Tandoori tadına doyulmaz bir pişirme biçimidir ki bizim tandır bildiğimiz. Ama Hintliler baharat ve lor peyniri içinde marine ettikleri et ya da tavuğu tandırda pişirdiklerinde lezzet zengini bir hale geliyor. Gezimiz boyunca ben denk gelemedim tandooriye ama iyi bir örneğini yediğinizde eminim bayılırsınız. Acıdan değil lezzetten.



  •  
  • Tikka ise yine alışacağınız tatlardan. Küçük küçük et veya balık parçalarının marine edildikten sonra ızgarada pişirilmesi de yine Hint mutfağının vazgeçilmezlerinden.

  • Sabziler yani sebzeler sag ile yani hardal yaprakları ile piştiğinde var ya parmaklarınızı yersiniz. Hele ince zarif taze fasulyeleri iç gıcıklayıcı valla.

  • Taze misket limonları ile sundukları limonata ise oldukça ferahlatıcı.

  • Biryani Kuzey Hindistan'a ait bir etli pilav örneği ve Kebab bildiğiniz kebap elbette.

  • Kirra yani salatalık ve kofta (köfte) da varsa sofrada tatlılara geçebilirsiniz.

  • Halwa yani havuçlu tatlı ya da irmik helvası gibi bir şey (Çok sevdi bizim mor pasaportlular) Barfi yani parfe gibi sütlü şekerli tatlılar da mönüden seçmeler



  •  
  • Kajunun anavatanında ucuza paket paket şişmanlamak serbest bu arada

  • Eh çhai bizim çay. Çay deyin Sanskritçe konuşmuş olursunuz hiç değilse ve yemeğin baharatına uygun bir stil benimseyin.

  • Sütlü assam çayı tıpkı capuccino gibi köpürtülerek ikram ediliyor. Oldum olası severim assam çayını sütle. Mor pasaportlular çok da hijyen bulmadıkları bir evin sahiplerinin ellerinden içtiler sütlü çayları. Zahar kibarlık ettiler, ettik, etti, hep ederim.

  • Geniş kültür, geniş yemek anlayışı sunuyor Hindistan'da. Alışılmadık baharatların damak zevkinize katkıları çok önemsenecek bir deneyim. Hatta bence bir şans. Başka kültürlerin dünyasına girmek istemeyenler bence zahmet edip gelmesin. Çünkü kendi yemeğini yanında taşıyacaksan evinden çıkmak hiç akılcı değil. Onların yemeğinden yemeyen, mahrum kalır diğer tüm nimetlerinden. (vecize PM)



  •  
  • Kochi'nin yerli balıkçıları ile tanışacaksınız. Çin usulü balıkçılığın ilginç yöntemi ve ilkellikle, avlanma sanatının arasındaki büyüleyici bağları ve ağları bizzat deneyimleyip, hayran kalacaksınız.

  • Kovalam'ın bembeyaz ve sonsuz beyaz kumsallarında ananas, papaya, mango ve salak meyvelerini satan kadınlarla pazarlık etmeyi öğreneceksiniz.

  • Hindistan'daki en yüksek okuma oranının (%90) Kerala'da olduğunu öğreneceksiniz. Ve eğer kuzeyi ve diğer bölgeleri gezmiş olanların hemen fark edebileceği gibi hem gelir hem de kültür seviyesinin daha gelişkin olduğuna karar vereceksiniz.

  • Bir öğretmen günde 6 dolar kazanıyor. Yani 300 dolar aylık.



  •  
  • Dışarıda yemek yemek zorunda kalınırsa en kolay ve güvenli olan tercihin omlet olduğunu bileceksiniz. Sadece iyi otellerde beslenmenin yerinde olduğunu da.

  • Eğer doğru zamanlarda giderseniz Navaratra (9 günlük Hindu Festivali)



  •  
  • Etrafınızda yüzlerce hindunun tapınaklara en şık, en güzel giysileri ile gidişini gözlemleyebilirsiniz.

  • Mahatma Gandi'nin doğum günü olan 2 ekim de 2 gün içki yasağı vardı. 1.si ayın son günü içki sayımı vardı. İkincisi 2 ekim de ise Mahatma ruhuna saygı

  • Biz oralardayken Racastan'ın Codbur Kenti'ndeki Şamundu Tapınağı'nda 25 bin kişinin olduğu yerde 15.yüzyıldan kalma tapınağın duvarları çökünce izdihamdan 168 kişi ölmüştü.



  •  
  • Ama Hindu Tapınaklarında, spiritüel bir düğün töreninde gelin ve damat olmak da mümkün. Önce herkes tapınağın dışında çıkarır ayakkabılarını ve çıplak ayaklarla tüm tapınağın etrafında dolaşır. Daha sonra Hindu rahip kutsal çiçeklerin durduğu tabağın üzerinde sonsuzluk ateşi yakar ve siz de ellerinizi alevin üzerinden geçirerek sadakat ve ömür boyu aşkınız için yemin edersiniz. Dualar sevginizi sonsuz kılmak için yapılır. Ve rahip kutsal çiçeklerden yapılmış bir çift kolyeyi gelin ve damada sunar. Onlar da birbirlerinin boynuna bu çiçek kolyeleri takarlar. En güzel takılar bunlardır bence. Mis kokulu, taze, ruhani, hem çok şık, hem sade, ekonomik ve değerli…

  • Karı-kocalık, kocakarı oluncaya kadar sürsün diyedir her şey. En sonunda tapınak helvalarından yedirir rahip size. Ve tapınağa yapacağınız bir küçük yardımla, çıplak ayaklı gelin ve damat olarak çıkarsınız hayat yollarına.

  • Aslında baharat ve yeşil bir tur yaptığınızı hiç akıldan çıkarmamak gerek

  • En güzel takıların, en hafif kaşmir şalların, her türlü el işlemesinin ve hatta bulunmaz hint kumaşının bulunduğu yer Hindistan unutmayın!



  •  
  • Namaste Müge Ay

  • Namaste Dalin Midyat

  • Namaste Esra Tanoğlu

  • Namaste Selin Altıntaş

  • Namaste Sevgili "Kerala grubumuz"



  •  
  • Nandri VİP … Bize böyle güzel bir macera yaşattığınız için.

  • Kerala Destanı, Ramayana Destanı gibiydi. (Kochi Kralı'nın Sarayı'nda gördüğümüz ve öğrendiğimiz, Hindu dininin ana temasını kök boyalarla yapılmış müthiş duvar resimleri ile anlatan tarihi hikayeler dizisi)




  •  

 

 

 

 

 

 

 

05.11.2008

 

 

 

 

 

 

  • Namaste Gökhan Sevinç, bu yazıyı siteye güzelce yerleştirdiğin için

 

 

 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
12 Mart 2009 16:01

Safilus

Güzel yazı....
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.