KALICI AŞKIN DUVARINA BU ŞARKIYI YAZIN
20 Şubat 2010 01:31 / 1407 kez okundu!
Linda Lemay’in “50 yaşında bir adam” şarkısını belki herkes biliyordur. Benim doğuştan var olan anti-virüs programım bazen iyi haberleri ve konuları da çöp yapıyor. Her neyse bilirsiniz işte; ezeli bir kavga, ebedi bir aşk, çekişme ve keşmekeş içinde kadınlar erkekleri, erkekler kadınları olur olmadık nedenlerden severler, sevmelerine neden olan aynı gerekçelerle nefret ederler sonra birbirlerinden. Paranoya, paradoks, botoks her ne haltsa bu hoş bir ironi.
Çoğu zaman iki seven şapşal aşık gördüğümde hiç öğüde ihtiyaç duymadıkları halde zehirli bir yılan gibi tıslarım… Lütfen ilişki anayasanızı evlilik cüzdanınıza değil ama para cüzdanınıza mutlaka koyun derim. Sonuçta cüzdanın biri evlenirken elinize aldığınız, boşanırken çöpe attığınız bir evrak diğeri ise ölene kadar cepte. Ölene kadar aşkınız da böylece para ile koyun koyuna durmalı. Her harcamanın bir harcıalem kanıtı gibi durmalı. Anayasa; kısaca sevgilinin, deli olduğun, büyülendiğin özelliklerinin ve de güzelliklerinin açık tespitinin yapılarak, detaylı olarak yazılması. Yazılı kopyaların çiftlerde durması demek. Yorulan, savrulan, anlamanın 9 yanlış ihtimalini atlayan, değişen, değişemeyen, gelişen, gelişemeyen çiftler işler karıştığında, geriye dönüp baktıklarında, ilişki anayasalarındaki ihlalleri ve ihtilalleri, ihtimalleri ve ihmalleri kontrol etmenin ve bunları göz ardı etmemeyi kolaylaştırıcı, ilginç bir üslup… Bence… Kalıcı aşkın duvarlarına yazın bu şarkıyı.
Linda Lemay'ın “50 yaşında bir adam” şarkısı nereden çıktı derseniz;
Şimdi durum bundan sonra karmaşık;
Önce o şarkının değişik bir versiyonunu dinleyelim;
“50 yaşında bir kadın“ arıyorum
her düşü kurmuş
her düşü yitirmiş
her şeyi istemiş
şimdi artık ne istediğini bilen
50 yaşında bir kadın arıyorum
her borca girmiş
her borcu ödemiş
sonra yeterince para edinmiş
ama paradan gözleri kamaşmamış
50 yaşında bir kadın arıyorum
yaşamış,
her tütünü içmiş
her içkiyi devirmiş
yeteri kadar erkek tanımış
ve artık başkalarını aramayan
50 yaşında bir kadın arıyorum
veremeyeceklerinin farkına varmış
geçmişi geleceğinden fazlalaşmış
ama ancak şimdi yaşamaya başlamış
50 yaşında bir kadın arıyorum
kendini en kötüye hazırlamış
zamanın neleri iyileştirmeyeceğini öğrenmiş
çok cenazeler kaldırmış
50 yaşında kadın arıyorum
gerçeklerle yüzleşebilen
yalan söylememe cesaretini edinmiş
hislerinden kaçmamayı öğrenmiş
50 yaşında bir kadın arıyorum
kendini artık ciddiye almayan
yüzünde kırışıklıkları olan
beni sükunetle seven
ve benim için elinden gelecek her şeyi iyi yapan
50 yaşında bir kadın arıyorum.
...............................................
Şarkı biliyorsunuz bunun tersi. Bir kadın bir adamı ararken bu nitelikleri sayar döker...
Bu adamı yani şarkıdaki adamı, 50 yaşına kadar çekecek kadın telef olur gider. Yeteri kadar kadın (göreceli) tanıyacak ve bu arada yanında bir ağma (kör) kadın olacak, içkinin cılkını çıkaracak ama kadın parfüm yerine ispirto sürecek, tütünden kara ciğer çoğaltacak, adam her borç yaparken kadın kulağını kapatacak, adam para kazanma hırsına kapılmışken, kadın saksıda maydanoz ekecek, her düşün peşinden iki kişi gidip yalnız dönecek, her konuda tavan yapmış olacak ki, anca balık tutmanın zevkine varsın… Yüzündeki kırışıklıkları sevme zamanında 50 yaşındaki adam beraberce yürüdüğü benzer yaştaki kadınların hayat çizgilerine de aynı hayranlıkla bakma olgunluğuna, mertebesine, dervişliğine soyunabilecek mi? Kendisiyle dalga geçen, sükunet ve şefkatle bir sevginin kollarına bırakan bu yolun yarısındaki adam harika bir güzelleme.
Ben bunun tersine bir şarkı söyleyen erkekleri seviyorum. Bu şarkı her iki tarafı da sarhoş etsin diyorum. Öbür taraftan adamın halini düşünebiliyor musunuz, ellisine gelirken elbette yanında gelen, gelebilen kadının da yaşı durmuyor. Kaz ayakları, portakal kabukları, kalınlaşmalar... Garip ama sadece kadınlar yaşlanırlar, erkekler olgunlaşırlar her nasılsa. İş çok karışık, kadınlar bu konuda çok şaşkın ve acı çekiyor. Bazen tanık olduğum sohbetlere inanamıyorum. Bekar 40-50 yaş grubu kadınlı erkekli toplulukta bazı kazma adamlar “otuzun üstü tercihim değil, menapozlu kadın mı asla” diyorlar. Öyle çok kendilerini sevmiyorlar ki, yetişkin ilişkisinde kendilerini var edemiyorlar. Etik olmayan fikirleri gayet rahat beyan ederken en büyük haksızlığı kendilerine yapıyorlar. Kadın da, adam da beraber yaşlanırsa anlamlı oysa.
Erkekler kadını eşya görmekten, kadınlar da erkeği av görmekten vazgeçtiklerinde...
Gerçi kadınlar 50 olmaz, erkekler ise 50'sine gelemez. Doğuştan kadınlarla ölene kadar çocukların masalı böyle... İlişki anayasası her ikisinin cüzdanında durmalı, harcadığı para ile koyun koyuna. Her harcama bir tür harcanmadır çünkü.
Aşk, sevgiyle gelirse kalır...
Şarkıyı tersyüz ettim sizin için, buyurun şimdi biraz düşünün…
Sevgililer Günü'nüz kutlu olsun.
Benim çiçeğe, böceğe, ağaca, kuşa, çocuğa ve insana aşkım hiç bitmeyecek.
Sevgi ve Saygılarımla,
Pervin Mısırlıoğlu E.
13.02.2010




