Eee, nerde gülümsetme payınız? - P. Mısırlıoğlu

11 Mayıs 2008 08:30 / 1531 kez okundu!

 

“Dünyayı ve hayatı sevmek, kahır ve çileler içinde yaşarken bile bu sevgiden el çekmemek, her güneş ışınına bir şükran duygusuyla kapıları açmak, acılarda bile gülümsemeyi tümüyle unutmamak”. “Sevilmek mutluluk değildir. Her insan kendi

Amaaa işte zaman geçip de biz büyüyünce sevme işi iyice zorlayınca “ben”liğimizi.


“Ben” önce “biz” durumuna yükseltilir. “Biz” her zaman bizim başımıza bela olur. Ve en kısa zamanda tekrar dönmek isteriz eski ”güvenli” ortamlarımıza. “Ego”muzu en çok yakınlarımızın yanında dinlendiririz, takla attırırız ve de şenlendiririz. Doğal bir sirkülasyondur bu. Aşırıya kaçmadıkça yararlıdır da. Nadas gibi.


İşte bu yüzden ben Mayıs’ı beklerim hep dört gözle.


Otobüs bekler gibi. Ameliyathaneye hastasını teslim etmiş hasta yakını gibi. Ara tatlardan usanmış birinin, fırından yeni çıkmış ekmeği saf zeytinyağına bandıra bandıra yediği ve üzerine kırmızı Şili Merlot şarabını yudumladığı, layt tatlara isyan eden bir ölümlünün son isteği olarak darağacının yanında “Mayıs” lütfen der gibi.


Hep Mayıs derim ben!


Ege’de Mayıs mevsim tartışmalarına son verir gibi iner bahçelerimize, evlerimize, sokaklarımıza. Kış mı, yaz mı, bahar mı? Yaz yaz yaz gelir Mayıs’ta ovalarımıza.


Ben Mayıs aylarında akarsuları, en çok dereleri severim ve seyrederim. Geçip giderler ömrümüz gibi, binbir ahenk ve güzellikle önümüzden. Ta ki Mayıs gelip önümüze dikilene kadar. Mayıs bir süreliğine durdurur hayatı, süzülerek geçen kuşların, açan sardunyaların renklerinde durdurur günleri.


Yaza yol vermek için sarıda beklediğimiz zamandır Mayıs.


Toprak ana bütün mal varlığını koyar ortaya. Kıştan artırdığını, koruyup kolladığını, özenip, bezendiğini yayar bağrına.


Kamelyalar açtı, güller çıldırdı; saray patları, dalyalar, çuha çiçekleri, petunyalar sardı her yanı.


Her mayıs nimetler, kısmetler dizilir karşımıza.


Toprak ana sever, çok sever bağrında büyütmeyi, Mayıs çiçekleri anneler gibi.


Mayıs Çiçekleridir Anneler


Koşulsuzdur sevgileri. Karşılıksızdır. Bitimsizdir.


İstanbul’da satıcının biriyle nazik bir pazarlık yapmıştım. Kabul ettiğim bir rakamı ödemeye çalışırken bana daha da azını ödetmesine şaşırıp gülmüştüm.


O ise bana "Bu sizi gülümsetme payı" demişti.


“Gülümsetme Payı” değil Gülümsetme Ayı” olmalıdır Mayıs.


Onlar bizim ömür boyu gülümseyebilmemiz için ne planlar ne projeler yaparlar? Mayıs çiçeklerimizi yılda bir defa değil bin defa baş tacı edelim. Onlar her durumda yanımızdalar çünkü. Şükranlarımızı sunarken onlara, biliriz ki en çok bizi severler, hem de kendilerinden bile çok.


Hiç çocuk sahibi olmak istemedim. Bu konuda oldukça “tabansız” olduğum söylenebilir. Beni kutlayacak, kucaklayacak, sevindirecek, gülümsetecek, gözlerimin içine hülyalı dünyalı bakacak bir çocuğum yok. Belki sırf bu yüzden benden küçüklere de, büyüklere de evlat muamelesi yapıyorum. Haaa bu şöyle bir kolaylık yaratıyor çok sıkışırsam, vazgeçiyorum.


Vazgeçmediğim bir tek onlar var, annem ve babam.

Bu yazının, Babalar Günü yazısı yerine de geçerli olması dileğimle…


Pervin Mısırlıoğlu

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.