EBRULİ BİR SEFARAD AKŞAMI

03 Mart 2008 10:48 / 2034 kez okundu!

 

(…) Kavgayı bir ağacın yaprağına yazmak isterdim, sonbahar gelsin yaprak kurusun diye, Öfkeyi bir bulutun üzerine yazmak isterdim, yağmur yağsın, bulut yok olsun diye, Nefreti karların üzerine yazmak isterdim, güneş açsın karlar erisin diye

Sevgili İzmir Beni Tanı, Dünden Yarına İzmir Yahudileri adlı Etki Yayınları’ndan Kasım 2007'de çıkan kitabı biliyorsunuzdur belki de. Yusuf Tuvi ve İzzet Keribar’ın fotoğrafları ve katkıları ile Sara’nın bilgi ve birikimleri, dünyayı kucaklayan muhteşem şefkati ve vizyonu ile İzmir Tarihine ve gelecek kuşaklara rehberlik edecek kutsal emanet gibi bizlere bu özel çalışma.



O, bana hediye ettiğinden beri evin girişinde bulunan (nazar için kullanılan) El-Hamsa ve Saddai nazarlığını ve Kemeraltı’nın en nadide mavi boncuklu nazarlıklarını şimdi bizim ona takmamız lazım. Çünkü Sara Pardo kendi üzerine düşen bu eşsiz görevi layığı ile yapmayı başarmış ve bizlerin gönüllerindeki tahtını bir kez daha hak ettiğini ortaya koymuştur.

Sevgili Sara’nın kitabın önsözünde de söylediği gibi “bilgilerin birbirimizi daha da yakınlaştırması” dileği ise sevgiyle ve saygıyla yüreklerimize kaneviçe gibi ya da 19.yüzyıl “parohe”leri gibi nezaketle işlenmiştir.



Sara Pardo diyor ki; “Bu kitabı yazarken her zaman bildiğim bir gerçeği tekrar yaşadım: İzmir mozaiğinde tarihimizin ve kaderlerimizin birbirine ne kadar bağlı olduğu, gelenek ve göreneklerimizin birbirine ne kadar benzediği, anılarımızın ne kadar birbirinin içine geçtiğini, bir bütünün ayrılmaz parçaları olduğunu bir kez daha anladım.”



Bir Sefarad Akşamı’nda ise onlarsız bir İzmir ve hatta Türkiye olamayacağını biz de bir kez daha görerek “farkındalık” bölümümüze bir çentik daha attık.



29 Şubat’ta Bir Sefarad Akşamı ile Ebruli Tur yine yaşadığımız günlere muazzam bir gol attı. Üstelik herhangi bir rakip taraf ortalıkta yokken. O hiçbir zaman başkaları ile yarışmazken, kendi kültür kulvarında en anlamlısını, en mükemmelini yapma anlayışı ile büyük bir fark yarattı.



Büyük bir özenle hazırlanan akşam buram buram tarih kokuyordu. Gecenin kültürel zarafeti ve hoşgörü dokusu ise tam da “Ebruli” kıvamında ve seçkin bir tavır sergiliyordu.



İçimizde yaşayan, dokunduğumuz, biraz bildiğimiz ama üzerine zamansızlıktan zahir kafa yoramadığımız geleneksel dostlarımızın dünyası ve lezzetleri ile buluşturdu bizleri.



“Oğlağı anasının sütünde pişirmeyeceksin”



Ebruli Tur her zamanki üslubu ile bir Cuma akşamı bir Şabath gecesi yaşattı bizlere. Ve kendi ifadeleri ile “zamanın ve modernitenin sisli örtüsünü kaldırma“larını içtenlikle kutluyoruz. Sunum onların işi, onlar gezileri ve yaptıkları organizasyonları ile şimdiki zamanı eşsizleştiriyorlar. Yine onların deyiş ile “çeşitliliğin zenginliğini onurlandırdılar. Ebruli Tur’un zarif sahibesi Sevgili Resmiye Dinlenmez Hanım bir kez daha dinlenmeyi bilmemiş ve ortaya güzel bir çalışma çıkmış. Yemek, din, dil, kültür, kaynaşma, ritüellerle dolu bilgilerin ışığında, deneyimlerin paylaşıldığı Ebruli akşamını hiç unutmayacağız. İzmirİzmir.Net izleyicileri için bazı notları da veremeden geçemeyeceğim. Neler mi yedik o akşam;




FONGOS yanında UEVOS ROŞOZ

(Ispanaklı mücver ile fırınlanmış yumurta)



OJADRES

(Baklavalık yufkadan yapılan peynirli üçgen börekler)

HANDRAJOLU BOREKA

(Patlıcanlı kruvasan)

FRİTADA DE PRASA

(Fırında pırasalı mücver)

KAVUN DİLİMLERİ




ANA YEMEK:



DOMAT REYNADO

(Fırınlanmış, kıymalı domates dolmaları)




Ana yemek devamı:



AVİKAS KON YAPRAK

( Kıymalı yaprak sarması ile pişirilen kuru fasulye yemeği)

AROZ DE FİESTA

(Ziyafet Pilavı- Badem ve kavrulmuş pirinç süslemeli)

SALATA


TATLI:



MEYVE SALATASI



MUSTAÇUDOZ/ Kahve yanında (Cevizli şekerleme)



Ve neler mi seyrettik ;



Güzel davranan katılımcı misafirler

Güzel davranan garsonlar



Güzel davranan restoran aşçısı ve sahipleri



Karataş’ ta geçen bir çocukluğun özlem dolu anılarından bir adet nostalji ve belgesel demetini,



Yani;



"İZMİR DENİZ ÇOCUKLARI"


Raşel Meseri-Nihan Şengül ortak yapımı olarak keyifle izledik.



Güzel bir ev sahipliği ve hem gözümüzün hem gönlümüzün hem de beynimizin doygunluğu ile çok mutlu kalktık sofradan.



Bizleri bu kültür ormanına çeken ve bütün enerjisi ile "pervane" olan ve Ebruli'ye keyif ortaklığımızı sağlayan İzmirİzmir.Net yazarlarımızdan Sevgili Nina Bencoya'ya büyük zahmetlerle hazırladığı "subiya" ve "ayva ezmesi" için de binlerce teşekkürler.



Ne hayırlı bir Cuma idi bizimkisi mmm… Hayırlı Cumalar pardon haftalar sevgili arkadaşlar.



Pervin Mısırlıoğlu


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.