Bir piyango Bileti EXPO

01 Nisan 2008 05:52 / 1396 kez okundu!

 

Beş bin yıllık… Hayır hayır… Belki de 15 bin yıllık bir şehir İzmir. Önce Dünya İzmir’i konuşacak lafı abartılı gelmişti. Geçmişte neredeyse küçük bir Roma’ymışız. Gladyatör oyunları, aşk ve cinsellik kokan Agora grafittileri,

Baktık ki ömrün karşısında eriyeceği çok plan yapmışız. Uzun baharlar Ege’de daha da uzun ama planlar projeler daha kısa ipliklere bağlı. Uzattık ipimizi uzattık 2015’e. Expo diye uzuun bir halat attık. Yavaş yavaş çekerken kocaman balığı birden mürenler mi çıktı mağaralarından?


Milano kadar çok bilinen bir şehir mi yoksa onları cezbeden?


İzmir sadece yaşayanların değil en uzak ticaret adamlarının bile koşarak yatırım yapacağı bir yer iken nasıl oldu da “teselli” edilecek duruma geldi?


Amorti mi, teselli mükafatı mı neyi hak ediyoruz?


Güneşli günlerin önü kesiliyor zaten günümüzde, kafamıza geçen ozon tabakasından. Her akşam batan güneşe giden yol kısalıyor.


Bir daha soralım Ömrün karşısına eriyip gidemeyecek ne koymalı? İzmir’e sabun köpüğünden giysiler dikmeden önce nasıl bir kreasyon planı yapılmalı?


Herkes için sağlık, herkes için duyarlılık, herkes için hoşgörü herkes için uzlaşma nasıl hazırlanmalı?

Kayıp sevgili Expo 2015


Yeniden sarılacağımız sevgi-li-leri-mizi nasıl yarat malı?


Sevgi ile yaratacağımız hedefleri yeniden gözden geçirerek iktidar, muhalefet, yerel, ulusal, evrensel farkı gözetmeden uzlaşarak, anlaşarak, sınırlarımızı kaybetmeden, sinirimizi, öfkemizi kontrol ederek, farkında olduğumuz farklılıklarımızı yitirmeden, demi sağlam demokrasi anlayışımızla, altı fokurdayan çaydanlıktan alevin altını kısarak usul usul tadında
bir taze çay ile herkes için yeni bir fikir yaratalım. Çay içelim ve kentimizi, kendimizi konuşalım. Sükunetle, olgunluk ve deneyimle hazırlanalım geleceğe.



Herkes için sağlık, herkes için farkındalık dileyelim.


İzmir’in ünlü boyozları gibi pul pul dökülmesin üzerimizden kendi üzerimize yapıştırdığımız kristal taşlar. Kumru gibi gitti bizim yusufçuk, expocuk demeyelim. Expo bir kuş değildi…
Politik çitten atlayamayan İzmir mi?


Homurdanmanın iyi olduğu zamanlardayız. İzmir kentlisinin taleplerinin, şehrin kendi ihtiyaçları karşısında dikkate alındığına işaret ediyor belki de tüm bunlar. İzmir efeleşmeden ele almak zorunda yaşadıklarını. Efeler el ele tutuşmadan oturamaz artık sofraya.


Bir şehir kendi halkının dertlerinden söz ederken mutlaka bunlara çözüm getirilmesi anlamında mutabık kalır. Aynı diller ayırırken insanları ayrı dillerde nasıl anlatırsın memleketimizdeki bu garip havayı? Bindiğimiz dal Expo, kestiğimiz dal Expo bir yandan da.



16.Yüzyıl da İzmir şehrinin ilk beş mahallesinden en büyüğü Faikpaşa, bugün Basmane semtinin arkasında saklı duran, geçmişte altın renkli parklar ve bahçelere, rengarenk çiçeklere, mermer havuzlara, beşyüz yıllık çınar ağaçları ile geleceğe ışık bırakan o güzel semtlerimize uğrayalım bugün.


Unuttuğumuz sokaklara bakalım. Yaşadığımız yerlere öğretmen olalım bugün.

Aydınlanmanın ışığını kendi köyümüzde yakalım.



Pervin Mısırlıoğlu


01-Nisan-2008 Urla

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.