BEN BİR ENTEL GAFİLİM

05 Aralık 2009 00:48 / 4652 kez okundu!

 


Yazık ki "gavur"luğunu unuttu İzmir, kendini "taş devrinde" sanıyor. Kendi "açılım"sızlığının suçunu başkalarında arıyor. Zaman içinde demokrasi ruhunu kaybetmiş şovenizme ve ırkçılığa soyunmuş bazıları. Batının en batısında, denizin kıyısında "malum" "dağcılara" özenmiş.

Yakışmıyor taş atmak o ellere, gül atan eller gül kokar, dikeninden kan aksa da...

"Malum" arkadaşlar "malum" arkadaşlara faşist mi demişler? Yok canım "taşist" onlar. Yani eline şehir içinde bulamayacağın kadar büyük kaya parçalarını "dağdan" indirtip getirten "malum" arkadaşlar, şehir eşkıyalığına başvurunca, buna "taşist" saldırganlık adı veriliyor. Ki bu da hiç abartılı bir ifade değil! Hele bir de bunu "medya" deresinden toplanan taşlarla yaparlarsa... Oooo ne büyük gövde gösterisi.

Hakan Akçura'nın traji-komik önerisini kabul edelim ve İzmir’e ilk kurşun anıtından sonra biz de “Taş Atan Eller” abidesi konduralım.

Yoksa taş atan ellerin kırılsın diyen biri çıkacak diye beklersen geçmiş olsun. Senin elin barış için kalem sallayanlara uzanır ve sen yanlış adama kalem kırarsın.

Barış olma ihtimaline, demokrasi umma talebine, liberal ve özgürlükçü hayallerine boş işler diye bakarlar.

Atılan taş kalır kuyunun dibinde. Sivas’ın imajını nasıl Madımak belirlerse (ki yanlış, ki haksızlık) atılan taş baş yarar. Suya yazdığımız tarih taşa geçer. Cem Uzan bir “tarih” yazdı zaten İzmir’de, bu da ikinci taş devri olarak kayıtlara geçer.

İzmirli olmak neredeyse utandıracak beni! Doğuştan beni tanımlayan bilgilerimi siliyorum.

Nüfus cüzdanımı denize döktüm. Bulup çıkaran olursa hükümsüzdür ve hatta lüzumsuzdur.

Çünkü ben kentli olma bilincimi henüz kazanamamışken şimdi bir de kendimi kaybettim devşirme göçebelerin içinde.

Kabarık entarilerimizle, tüllü, süslü şapkalarımızla, beyaz güneş şemsiyelerimizle, Kordon Boyu’nda faytonlara binip baloya giderken aaaa o da nesi “kart kurt” lar sardı her bir yerimizi… Bunlar kuyruklu Kürtler, Allahın kroları ne işleri var bizim yıllar içinde ellerimizle kuruttuğumuz İzmir’de. Ay kıçımızı açamayacak mıyız, ay yoksa başımızı mı kapattıracaklar bize? Kırmızı giymiş türbanlı kadının, bir de parfüm sürmüşüne lağım faresi muamelesi yapmaktan, kendi yüzümüzün ne çirkin şekil aldığını görmeyiz. Erken iner hasis kırışıklıklar yüzümüze, erken iner hoşgörüsüzlük yüzümüze. İğrenti ve bulantının yersiz kullanışını yüreğimize, gözlerimize toplarız. Bayrak… Bütün dünya milletlerinin saygın bir simgesi. Tarihi liderler, bütün ülkelerin saygın geçmişi. Lütfen rica ediyorum kırmızı ve beyaz renklerinden beni soğutmayın. Bırakın Atam da rahat uyusun.

Süpürgeli cadılar gibi bayrakkkk, Atatürkkkk, Vatannnn yahut parrrraa ama hazırdannn, rantttttdan olanından diye inleyip, inlettirmeyelim ortalığı.

Mutlaka yaşatmamız gereken kitapçıları, illaki görmemiz ve duymamız gereken arka sokakların şarkılarını öğrenelim. Böbürlenmekten vazgeçip;

Biz şimdi rakı, rokayı bunlarla mı şeedicezz? Denizin kıyısındaki bütün o “gavur”un yaptığı harika taş yapıları yıkıyoz. Yerine muazzam çirkin, ucube apartmanları dikiyoz. Ne meltem gelir içlerine medar-ı iftiharımız Alsancak’ımıza ne de Kadifekale’mizin burçlarına kahve köpüğü kokuları. Şimdi bir de Kordon’u sarmış cafeler ve tipsiz herifler, nolcak bu halimiz?

Biz zaten Çeşme’de serinler, evlerimizde pinekler, alışverişimizi komşumuzdan ya da dostumuzdan ya da hadi haksızlık etmeyelim bir ahbabımızdan bile yapmayız! Bizim sevgisizliğimiz kendimize, bizim aşağılık kompleksimiz “asıl” gavurlarımızdan sonra bir türlü “gavurlaşamamamız”dan. Biz İzmir’in genetiksel mirasına sahip olamayız çünkü biz devşirmeyiz. Hiç birimiz tarihi mekanların kıymetini bilmedik. Hiç birimiz İzmir için düşünmedik. İzmir bence dış gebelik yaşıyor her daim. Aidiyet geliştirdiğini sanarak boşuna gülünç duruma düşüyor. Kimse bir gram ilerlemediğini söylerken aslında en saf duygularını dile getiriyor. Sonra da taşı gediğe pardon taşı “malum” arkadaşlara attığını sanırken kendi başını yarıyor… İzmir sonradan görme “gavur”luğunu kusuyor. O, Türkiye gibi, demokrasisi olmayan Cumhuriyetimizdeki safralarını kusuyor...

Sintinenizi Ege’nin mavi sularına boşaltmayın arkadaşlar! Kimler mi? Onlar kendilerini bilir “malum” arkadaşlar.

Nüfus cüzdanımı denize döktüm. Bulup çıkaran olursa hükümsüzdür ve hatta lüzumsuzdur.

Doğuştan beni tanımlayan bilgilerimi siliyorum. Sünni bölümünü Alevi, kimlik bölümünü Kürt, Yahudi, Ermeni, Boşnak, Arnavut, Bulgar diye düzenliyorum. Beni bu şekilde kabul etmeyenlerin, bugünden itibaren beni hatebook (nefret kitabı) larına koymalarını rica ediyorum. Beni YOKSAYın, beni GİZleyin, beni ÖTEKİleyin lütfen. Yalvarıyorum beni bu saldırgan ve barışçıl olmayan dünyadan SİLin.

Bıktım bu ikiyüzlülükten! BEN BİR ENTEL GAFİLİM.

Dersim, Dersin, Dersim-iz Demokrasi.


Sevgi ve Saygılarımla,
Pervin MISIRLIOĞLU E.
24.11.2009
_______


'İzmirli ırkçılar' heykel tasarımı

http://www.izmirizmir.net/bilesenler/galeri/resim.php?resim_no=1905


NOT:
İlgili tüm yazılar için "DEMOKRATİK İZMİR DOSYASI"nı tıklayınız:

http://www.izmirizmir.net/bilesenler/forum/forum.php?forum_no=79


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
18 Aralık 2009 14:11

hurkus

SEVGİLİ SİTE İZLEYİCİLERİMİZ;

BENİM YAZDIĞIM BİR YAZI ÜZERİNE KÖPÜREN NACİ KAPTAN’IN, YAZARIMIZ ERTUĞRUL BARKA’YA YAZISI VE ONA YANITLARIM AŞAĞIDADIR. YAZDIKLARIM DİĞERİNDEN AYRILABİLSİN DİYE BÜYÜK HARFLE YAZDIM. SÜRÇÜ LİSAN ETTİMSE AFFOLA.
PERVİN MISIRLIOĞLU
-------------------------------------------

Naci Kaptan’ın yazısı ve yanıtım – BÜYÜK HARFLER BANA AİT. (Pervin Mısırlıoğlu)
-------------------------------------------

Değerli Barka dostum,

sayın Pervin Mısırlıoğlu ,İzmirnet web gazetesinin editörlerinden ve sanırım yetkili de olsa gerek

kendisine,BEN BİR ENTEL GAFİLİM başlıklı köşe yazısına karşıt yazmış olduğum yorumumu sayın Mısırlıoğlu'na ve bilgi için de sana göndermiş ve eleştirimin de yazısı altına iliştirilerek okuyucuya sunulmasını talep etmiş idim

Sanmıştım ki,bölücü kürt'çülüğü bile böylesine candan savunan editör aynı zamanda demokrattır.
BÖLÜCÜ-KÜRTÇÜLÜĞÜ SAVUNMUYORUM AMA DEMOKRAT OLMAYA GAYRET EDİYORUM.
BİZE GELEN, İŞİMİZE GELEN, GELMEYEN HER TÜR YORUM OKUYUCULARA AKTARILIR!


Ama düşündüğüm gibi olmadı,eleştirim yayımlanmadı !!!
HANGİ ADRESE TESLİM ETTİNİZ ACABA?
SİZ ÜYE OLARAK YORUM YAZMA VE EKLEME HAKKINA SAHİPSİNİZ ZATEN. ÜSTELİK İZMİRİZMİR.NET İLETİŞİM FORMU TÜM MODERATÖRLERE GİDER. BENDEN KAÇSA DİĞER ÜÇ KİŞİ YAKALAR!

İnsanların büyük çoğunluğu demokrasiden ve özgürlüklerden bahseder ama Çuvaldızın ucu kendilerine dokunacağı zaman ağızlarından ve kalemlerinden düşürmedikleri kavramları unutuverirler.
UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK İÇİN BURADAYIZ

Bu gün de aşağıdaki linkte bulunan yazı bana yönlendirildi.
http://www.izmirizmir.net/bilesenler/haberler/haber.php?haber_no=3438

Sayın Mısırlıoğlu ile Aksiyon dergisi bir röportaj yapmış !!!
MERKEZ MEDYADAN İTİBAR ETMEDİLERSE AKSİYON’UN BU HABERİ DEĞERLENDİRMESİNE
OLUMLU GÖZLE BAKILMALI. NEZAKET VE ETİK KURALLAR İÇERİSİNDE EN İYİSİNİ GERÇEKLEŞTİRDİLER. SAĞOLSUNLAR. SİZLERE DE BİZİ “TAŞLAMA” İMKANI TANIMIŞ OLDULAR. AYRICA EN SON TİRAJI 40 BİNLERDE OLAN BU DERGİDE “PARLAMIŞ”SAK, O DA FENA SAYILMAZ HANİ.


Ve kocaman bir taşın kafama vurmasıyla daha Mısırlıoğlu ve bu İzmir net Web gazetesinin çizgisini açıklıkla anlamak imkanı buldum.
ÇİZGİMİZİ ANLAMIŞSINIZ AMA HABER PORTALIMIZIN ADI BİR TÜRLÜ KALMIYOR AKLINIZDA
İZMİR.NET BİR ARKADAŞLIK SİTESİ BİZİM ADIMIZ İZMİRİZMİR.NET. ÇİZGİMİZ GERÇEK DEMOKRASİNİN SINIRLARI

Aksiyon dergisi acaba neden Mısırlıoğlu ile röportaj yaparak onu parlatma yoluna gitti ? Bu derginin ardında duran ve ucu ABD Utah'a dayanan cemaat ve imam, diğer ayağı da bölücü ve etnik terörist kürt'çülüğe dayanan bir medya organı ancak kendi çizgisinde olanlarla röportaj yapar ve methü-sena düzer.
BÜYÜK BASINDAN ÇOK SAYIDA YAZARA YOLLAMIŞTIK MANİFESTOMUZU AMA NEREDEYSE HİÇBİRİ YAYINLAMADI. NERDE KALDI RÖPORTAJ İSTEĞİ. AMA AKSİYON ARADI BULDU BENİ.

İYİ Kİ BENİ BULDULAR YA BİR DE YANILIP SİZE GELSELER ATILAN EN KOCA TAŞTAN DAHA AĞIR OLURDU SİZİN ATTIKLARINIZ. CUMHURİYETİN KURULUŞ DÖNEMİNDEN BUGÜNE GELMENİZ BİRAZ UZUN SÜRERDİ. KENDİ SALDIRI CÜMLELERİNİZİ KURARKEN DE GALİBA UZUN GELDİ RÖPORTAJ (Kİ BENİ BİLE BAYDI KENDİ CÜMLELERİM) OKUYAMADINIZ TAMAMINI. ONLARDA BİR PİSLİK GÖREMEDİĞİM GİBİ OLAKİ ÇOK TAŞLI BİR TARLADA KAMP KURMUŞUM. FENA MI ÇİÇEĞİ OLMUŞUM O ÇORAK TOPRAĞIN.

Mısırlıoğlu'nun röportajını okuduğumda bu düşüncemi pekiştiren düşüncelerini de daha açıklıkla öğrenme imkanım oldu.
BENİ ANLAYANLARIN ÇOĞALDIĞINA SEVİNİYORUM.

Sayın Mısırlıoğlu Ulusal kimliğe karşı.
ULUSAL KİMLİĞE KARŞI OLDUĞUMU SÖYLEYEMEM. ULUSAL KİMLİĞİN ABARTILI BİÇİMDE ÖNE SÜRÜLMESİNE, BUNUN NEREDEYSE İNSANLARIN BOĞAZINA SOKULMASINA, DİĞER ULUSLARA VE ETNİK TOPLULUKLARA TEPEDEN BAKILMASINA KARŞIYIM.

O da Türk bayrağından rahatsızlık duyuyor.
TÜRK BAYRAĞININ TÜRK OLMAYANLARIN SURATLARINA SURATLARINA SALLANMASINDAN, GÖZLERİNE SOKULMASINDAN RAHATSIZIM. BUNUN TERSİ DE HERHALDE SİZİN HOŞUNUZA GİTMEZ. NE ZAMAN BAYRAM BİLEMEZ OLDUK. BİRİLERİ SURATIMIZA BAYRAK DAYIYORSA BUNDAN ŞÜPHELENMENİZİ ÖNERİRİM. ARKASINDA MUTLAKA BİR DOLAP ÇEVİRİYORDUR, EMİN OLABİLİRSİN. ULUSLARIN ÇOCUKLUK DÖNEMİNE AİTTİR BU BAYRAK PSİKOPATLIĞI. ARTIK OLGUNLAŞMA ZAMANI DEĞİL Mİ SİZCE DE?

Atatürk ve Kemalizmden de rahatsız ?
ATATÜRK VE KEMALİZM’İ; HER TÜR IRKÇI VE AYIRIMCI DÜŞÜNCELERİ ULUORTA, SORUMSUZCA, MANTIKSIZCA ORTAYA ATABİLMENİN UCUZ KALKANI YAPTIKLARI İÇİN EVET RAHATSIZIM. ÜSTELİK ATATÜRKÇÜ VE KEMALİST OLMAK ZORUNDA DA DEĞİLİM.

AKP'nin ülkeyi kardeş kavgasına getirmiş olduğu etnik bölücü politikalarına destekçi.
AKP’NİN “KÖTÜ” POLİTİKALARINA ALET OLMAMAK İÇİN ” İYİ” POLİTİKALARINA DESTEK VERMEK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. BÖYLE DAVRANDIĞIM İÇİN DE GOCUNMUYORUM.

Ama AKP'nin adıyla ilgilenmekten,
AK PARTİ DİYEREK YAPILAN GEREKSİZ İNATLAŞMALARIN ALTINI ÇİZİYORUM. KİM KENDİNİ NASIL ADLANDIRIYORSA, ONA ÖYLE SESLENMEK İŞİN DOĞRUSUDUR.

İktidar hükümetinin , ülkeyi getirdiği uçurum ve yokluklara,yolsuzluklara,ipotek edilmiş olan ulusal iradeye hiç bir şekilde karşı değil.
ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU HER DURUMU AÇIKLAYACAK RÖPORTAJI KENDİSİNİN (NACİ KAPTAN’IN) ORGANİZE EDECEĞİ BİR BAŞKA GAZETECİ İLE YAPABİLİRİM. ADINI DA “HER DURUM İÇİN BİR SÖZÜM VAR” YAPARIZ.
ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU YOKLUK, YOKSULLUK HER KONUŞMANIN ALTINA ATILACAK BİR MÜHÜR OLARAK HAZIRLANMALI BELKİ. KENDİSİNDEN RİCA EDELİM.
BU RÖPORTAJ AĞIRLIKLI OLARAK İZMİR’DE MEYDANA GELEN ŞİDDET YANLILARINI ŞEHVETLE SAVUNANLARA BİR AÇIKLAMA İDİ. DURUN BİR NEFES ALIN DEMEKTİ.
BENİM AÇIKLAMAK İSTEDİĞİM VE KARŞI DURMAYI İNATLA İSTEYECEĞİM VE RAHATSIZLIK DUYDUĞUM DAHA ÇOOOK KONU VAR.


Tüm Türkiye kardeş kavgasına sürüklenmişken, Etnik çatışmalar dini çatışmalarla beslenirken Özal liberali olduğunu anladığım sayın Mısırlıoğlu bunlardan hiç mi hiç rahatsız değil.!!!
TÜM TÜRKİYE KARDEŞ KAVGASINA GİRMESİN DİYE, BU “ŞIK”, “BURJUVA” HALİMLE, BU KONUYU DERT EDİNMEM, ETNİK YA DA DİĞER KİMLİKLER ÜZERİNDEN, ÖTEKİLEŞTİRMELERE KARŞI DURURKEN “ÖTEKİLEŞTİRİLMEK” TRAJİ KOMİK GERÇEKTEN. KARDEŞ KAVGASINA NEDEN OLACAK HER TÜR SÖYLEMİN DURMASI İÇİN YAZIP, ÇİZİYORUM.

AKP'nin demokratik açılımını destekliyormuş ? Bu kavramı 3 kez değiştirerek ortaya atan başbakan dahi ucunu açık bıraktığı DEMOKRATİK AÇILIMIN ne olduğunu bilemiyor ?

DEMOKRATİK AÇILIM UMUDUNUN BİLE DESTEKLENMESİNDEN YANAYIM. AÇILIMIN YÜZLERİNE, GÖZLERİNE BULAŞTIRILMASINDAN VE BU SÜRECİN İYİ YÖNETİLEMEMESİNDEN RAHATSIZIM. AKP BU İŞE KALKIŞTI DİYE BUNA KARŞI DURACAĞIMA BEN SİZİN YERİNİZE OLSAM GERÇEKTEN BENDEN DAHA BAĞLI OLDUĞUNUZU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ MEMLEKETİNİZİN YARARINA, OTURUR BU DERSİ ÇALIŞIRDIM. UNUTMAYIN DERSİM-İZ DEMOKRASİ.

Amacı bilinmeyen bir söylem nasıl desteklenir ?

AMAÇ, YILLARDIR SÜREN BU SAVAŞI DURDURMAK. BU ACILARA SON VERMEK.

Sayın Mısırlıoğlu, Şık kıyafet,modern görünümü,albenisiyle Avrupai havalı ama görüntüler yanıltıcı da olabiliyor; Aydın Türkiye'nin aydınlık düşünceli insanı olmak zor........

“AYDIN TÜRKİYE” DERKEN TOPTANCILIĞINIZI KUTLUYORUM. PSİKOLOJİDE “BEN ÖNLEME” METODU HER ZAMAN İYİDİR. YAKIT OLARAK DA KULLANILABİLİR. O AYDIN TÜRKİYE’DEN VE AYDINLIĞIN İÇİNDEN BİRDENBİRE MODERN GÖRÜNTÜLÜ, KARANLIK BİR MODEL GELİP SİZİN KALELERİNİZE KALLEŞÇE SALDIRARAK İKTİDARINIZI SARSTI KANIMCA. RAHATINIZ BOZULDU, TADINIZ KAÇTI. BÜTÜN ENERJİNİZİ KULLANARAK BANA KENDİMİ BİR PİSLİK GİBİ HİSSETTMEM İÇİN HARCADINIZ. MESELE, ŞIKLIKTA, KAFADAKİ VE ÜSTTEKİ ÖRTÜLERDE DEĞİL BEYİN FAALİYETİNİN YETERLİ ÜRETİCİLİKTE VE TUTARLI OLMASINDADIR. BENİ BÖYLE DEĞERLENDİRMENİZİ İSTERDİM.

Başörtüsüne destek verirken, Yobaz ve karanlık sivil darbeye uğratılan…
BAŞÖRTÜSÜNE DESTEK VERMİYORUM. BAŞÖRTÜSÜNE YASAK GETİREREK, BUNUN SUNİ BİR MESELE HALİNE GETİRİLMESİNE, KEMİKLEŞTİRİLMESİNE VE HATTA ZORLA ÖZENDİRİLMESİNE HAYRETLE BAKIYOR TEPKİ GÖSTERİYORUM. (YASAK MEYVENİN TADI BAŞKADIR) BAŞKALARINA BASKI YAPILMASINI ONAYLAMIYORUM, O KADAR.
BAŞINI ÖRTEN ÖRTSÜN, AÇAN AÇSIN.


Laik demokratik Cumhuriyet rejimi ve hapis edilmiş olan ülke aydınları umurunda bile değil.!!!
ERGENEKON GERÇEĞİNİ BİLDİĞİMİZ HALDE, GÖRMEZDEN GELMEYİ BİR ERDEM SAYMIYORUM.
NACİ KAPTAN, KENDİSİ İLE YAPILACAK BİR RÖPORTAJIN KONUSUNU BELİRLEMİŞ VE SÖYLEYECEĞİ SÖZLERİ ONA GÖRE HESAPLAMIŞ SANIRIM. O ŞABLONU BENDE DENİYOR. UYMAZ. BENİMKİ ONA, ONUNKİ BANA UYMAZ. UYMAMASINDA DA YARAR VAR.


Dönüştürülen ve yüzünü doğuya çevirmiş dinci yapılanmanın güçle dayatıldığı.. Ülkemizde yaşananlar sayın Mısırlıoğlu için bir anlam da ifade etmiyor.
SİZ KENDİ YÜZÜNÜZÜN BATIYA DÖNÜK OLDUĞUNU MU SANIYORSUNUZ?
AB YOLUNU, SIRF AKP İSTİYOR DİYE KAPATANLARA SORUN BU SORULARI. HEM DOĞUYA DÖNÜK DURMANIN DA BİR SAKINCASI YOK. NELERİ AYIKLAYIP, NELERİ SEÇTİĞİN ÖNEMLİ.


Benimle paylaşmış olduğun,AKP hükümetinin yaratmış olduğu dinci terörü ile kafası , gözü yarılmış müzisyenin olayını lütfen Mısırlıoğlu ile de paylaş. Bu olay okyanusta damladır.
Bu olayları 8 senedir ibretle ve yakından izliyorum.

DİNCİ TERÖRÜ İLE KAFASI, GÖZÜ YARILMIŞ MÜZİSYENİN ACIKLI DURUMUNU GÖSTERİP, BANA BU İŞTEN SORUMLU KİŞİYİMMİŞCESİNE HESAP SORMASI DA AYRI BİR TALİHSİZLİK.
EVET. BU OLAY “OKYANUSTA BİR DAMLADIR” BU OLAYLARI 8 YILDIR İBRETLE İZLİYORSUNUZ DA FATURAYI BANA MI KESİYORSUNUZ? YOKSA RACON MU?

Değerli Barka arkadaşım;

Liberal olmak neden bu kadar kötü ? Liberaller neden vatanlarını,bölücü olmayan halkını, bayrak ve ulusal kahramanlarını, kültür değerlerini sevmezler? Birçok örneğini görerek yaşadığımız gibi Neden Ulusal tüm değerlerini, Ülke bağımsızlığını emperyalizme devretmeyi severler ? Neden yabancı hayranı olurlar ?
Neden ülkelerinin ulusal sorunlarına ve bağımsızlığına duyarsız davranırler ?
ÖZAL LİBERALİ OLDUĞUMU ANLAMIŞ BULUNUYORSUNUZ YA! YANILIYORSUNUZ.
SIFATLARA BAYILIYORSUNUZ. BENDEN SÖZEDERKEN SADECE PM DİYELİM LÜTFEN.
ŞİMDİ DE TERSTEN YAKLAŞALIM MI, BU LİBERALLERİ SAYIN BARKA’YA ŞİKAYET ETME TARZINIZA?
LİBERAL OLANLARA NEDEN BU KADAR KÖTÜ GÖZLE BAKILIR?
NEDEN HERKESİN VATANLARINDA RAHAT ETME HAKKINI SAVUNURLAR?
NEDEN ONLAR İÇİN İNSAN BU KADAR KUTSALDIR?
HİÇ SORDUNUZ MU BU KADİM SORULARI KENDİNİZE?
ELBETTE TARİH FAŞİZMİN YOLUNU DÖŞEYEN LİBERALLER DE TANIMIŞTIR. GELİN ONLARI BİRLİKTE ENGELLEYELİM.


Ben 40 sene kimsenin gitmediği kadar yabancı ülkeleri dolaştım.

KİMSENİN GİTMEDİĞİ KADAR YABANCI ÜLKE DOLAŞTIĞINIZI SÖYLÜYORSUNUZ YA (Kİ O LAFINIZ DA FAZLACA SUBJEKTİF) EN GÜZEL YİNE DE BENİM MEMLEKETİM DİYORSUNUZ YA
HAH İŞTE BU ÜLKENİN TÜM İNSANLARI AYNI HİS İÇİNDE. ONLAR DA EŞİT HAKLARA SAHİP, AŞAĞILANMADAN, HORLANMADAN YAŞAMAK İSTİYORLAR.


Onları çok iyi biliyorum.
DEMEK Kİ SADECE BİLMEK YETMİYORMUŞ. BİLGİYİ KULLANMAK DA GEREK.

Barka dostum ,
Aksiyon Mısırlıoğlu'na şöyle sormuş ve yanıtı ;

* Peki, siz nasıl girdiniz bu işe, umursamayabilirdiniz de?

"-Özellikle Kürt meselesinde olay damardan, o kadar ağır ve o kadar kötüye gidiyor ki, bu işe baş koymak zorunda kaldım. Kart kurt, üç beş bilmem ne.' Nasıl söylenir böyle şeyler. Nasıl insanları bu şekilde ezebilir ve yok sayabilirsiniz? En kötüsü ne biliyor musunuz Niye öldürme fikri sana yabancı?' diyorlar. İnanamıyorum. Ben sorumluyum; insanımdan, şehrimden, havasından, suyundan hepsinden sorumluyum. Yazıp çizerken dincilikle dindarlık arasındaki farkı vurgulamak zorundayım. Eskiden bayram olduğunu anlardık çünkü bayrak o zaman asılırdı. Bu bayrak benim de bayrağım, beni soğutmayın kırmızı beyazdan, ne olur. İnsanlara her gün, sen Kürt'sün, denir mi? Üstelik bir zamanlar da Kürt değilsin' deniyordu… Eğer hukuk, demokrasi varsa, ötekileştirme olmazsa Türkiye o zaman bölünmeyecektir zaten. "

Yanıtın içinde KART KURT var ama,Tüm Türkiye'de İzmir dahil başlamış olan bölücü ve etnik kürt'çülüğün ayaklanması ve yakılan evler,mağazalar,insanlar ,arabalar yok !!! Ayrıca ötekileştiren ise Türk kimlikliler değil,
Onlar Türk'leri ötekileştiriyor,bölüyor. Yüzlerce yıldır parçamız ve bizi bütünleyen bir etnisite. Sayın Mısırlıoğlu için, hiç temenni etmem ama ateş bir gün kaza ile O'na dokunduğunda ayakları yere erecektir.

24 KASIM “BEN BİR ENTEL GAFİLİM” YAZIM VE RÖPORTAJIN YAPILDIĞI TARİHLERE BİLE BAKMADAN YENİ OLAYLARIN SORUMLULUĞUNU VE KONUŞULMAMASINI BİLE BANA SUÇ OLARAK YAZAN BİR ANLAYIŞ BENCE CİDDİ BİR TEHLİKE. ÜSTELİK DOLAPDERE’DE ATEŞ EDENLERİN BİRİLERİ TARAFINDAN BİR GÜN ÖNCEDEN PARAYLA TUTULMUŞ OLDUĞUNU; MUŞ BULANIK’DA KALAŞNİKOF İLE İKİ KİŞİYİ VURANIN DA GÖNÜLLÜ KORUCULARDAN OLDUĞUNU VE SİLAHININ DA DEVLET TARAFINDAN ONA VERİLMİŞ BULUNDUĞU GERÇEĞİNİ BİR KALEMDE ES GEÇMİŞSİNİZ YA, BRAVO.
AYRICA GALİBA “HİÇ TEMENNİ ETMEMENİZ DE” AYRI BİR TEHDİT VE YILDIRMA VE GÖZDAĞI KOKAN “ATEŞ BİR GÜN KAZA İLE BANA DOKUNDUĞUNDA AYAKLARIM YERE ERECEKTİR” YA YANİ NALLARI DİKECEĞİM VE ÖLDÜĞÜM HALDE FARKINDALIĞIM ARTACAKTIR, ÖYLE DEĞİL Mİ?
BOŞUNA DEMEMİŞLER; AKIL HAZIR DEĞİLSE GÖZ GÖRMEZ VE HATTA KULAK DUYMAZ DİYE. VE HATTA HATTA DİL DE UYDURUR.

İzmir'li Gülsev İrhan Eyüboğlu var . Bir ana, İş yerleri basılarak oğlu PKK tarafından katledildi. Senelerdir haber gruplarında içi yanarak yazılar yazıyor !!!

Sayın Mısırlıoğlu tüm röportajı içinde hayatın neresinde duruyor olduğunu, Ulus bilinci ve sevgisinin çizgisini ortaya açık ve seçik koymuştur. Sadece Cumhuriyet'in ilanından buyana 17 Kürt kalkışma ve isyanı olmuştur.
Bunları yok sayan,PKK'nın katlettiği 40 bine yakın insanı görmezden gelenler ancak onlarla aynı düşünceyi taşıyanlardır. sayın Mısırlıoğlu eteklerindeki taşı dökmüştür.
BENİM DİNCİ TERÖRİSTLERLE YA DA KÜRTÇÜ, TÜRKÇÜ TERÖRİSTLERE NASIL BAKMIŞ OLABİLECEĞİM ORTADA. DEMOGOJİLERLE BULANIKLIĞI ARTIRMANIN ANLAMI DA, KİMSEYE FAYDASI DA YOK. AMAN NEYSEKİ ETEĞİMDEKİ TAŞLAR DÜŞMÜŞ. BİRİLERİNİN KAFASINI DA YARMIŞ GALİBA. EVET. 40 BİN İNSANDAN FAZLASININ ÖLÜMÜ KİMSEYE BARIŞ YOLUNU AÇMIYORSA DAHA ÇOK UZUN SÜRE BEKLEYECEĞİZ BARIŞ ÇUBUĞU YAKMAK İÇİN BU ÜLKEDE.

İzmirnet İzmir'e yakışmayan bir yayın haline gelmiştir.
BELKİ SİZLERE LAYIK (laik) DEĞİLİZDİR. SİZ DAHA İYİLERİNE LAYIKSINIZDIR.

Sevgili Barka,

Bu mektubum , beni bu gazeteyle tanıştırdığın için seninle bir dertleşme ve senin üzerinden de sayın Mısırlıoğlu'na bir mesaj göndermek amaçlı idi. Ayrıca emekçi haberci değerli dostum Ümit Bora'nın da bu durumdan bilgi sahibi olmasını önemsiyorum.

CC bölümüne Mısırlıoğlu veya Editör'e ait olan adresi yazarak göndereceğim.
Ellerine geçer mi,geçmez mi bilmiyorum.?
HİÇ ULAŞILMAZ OLMADIK.

Gazete ilgililerinin sende adresleri vardır.
Bana lütfen geçersen , onlara da bu mektubumu göndermek istiyorum.

Not: İzmirnet ile olan üyeliğimin de kaldırılması için lütfen yardımcı olur musun ?
İçten selam ve sevgilerimle

Naci Kaptan
---------------------------------
SÖZÜNÜ ETTİĞİ TARİHTE ELİMİZE GEÇMEDİĞİ İÇİN BİZE OLMADIK SUÇLAMALAR GETİREN NACİ KAPTAN’IN O SIRADA GÖNDERİLDİĞİNİ BELİRTTİĞİ MEKTUBU DA AŞAĞIDADIR. SAYIN BARKA’YA YOLLADIĞI MEKTUPTAN ALDIK.
-----------------------------------------
Sayın Pervin Mısırlıoğlu,

Zaman zaman ,İzmir net'e yazdığınız yazıları benimle de paylaşmak nezaketini gösteriyorsunuz.Teşekkür ederim.

BEN BİR ENTEL GAFİLİM başlıklı yazınızı okudum ve üzüldüm.
Sanki damıtılmış bir burjuva kaleminden satırlara düşmüş bir yazı !

Yazı başlığı her ne kadar Entel gafilliği kendisine reva görmüş olsa da ,
bu başlığı esprili bir gönderme olarak algılamıştım.,
MEĞER HEM ENTEL HEM KADIN MIŞIM…

Değerli Mısırlıoğlu,
Ben kaba güce,kavgaya,küfürleşmeye karşı olan bir insanım.
En küçük kırgınlıklara,yanlış anlaşılmalara üzüntü duyan.
Haklı olduğum konularda bile , tatsızlıkları sürdürmekten kaçınmak için
ilk adımı atanım.
KÜFÜR HER ZAMAN AÇIK-SAÇIK YA DA “AHLAK”SIZ SÖZCÜKLERDEN OLUŞMAZ.

Yukarıdaki naifliğim sadece tek bir konuda hükmünü yitiriyor .
Söz konusu ülkem , laik demokratik Cumhuriyet'im,Mustafa Kemal'im,
ülkemin bağımsız bütünlüğü olduğunda ben farklı bir insanım.
SİZİN ÜLKENİZİN BENİMKİ İLE AYNI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMDEN, BAĞIMSIZ FİKİRLERİMDEN SÖZETMEYİ ÖNEMSİYORUM.

Yazınızın bütününden , Türkiye'nin içine sürüklenmiş olduğu
tehlikelerin ve dozu gittikçe artarak derinleşen tehditlerin,
sizin için bir öncelik taşımadığı düşüncesi yansıyor.
ÖNCELİKLERİM YÜZÜNDEN SİZİNLE TANIŞMAK NASİP OLDU.

Değerli Mısırlıoğlu,
İsimlerini anmadan "malüm arkadaşlar " olarak nitelediğiniz DTP ve
PKK'cı yandaşların PKK bayrakları,Apo posterleri ve BİJİ apo
çığlıklarıyla İzmir'de gövde gösterisi yapmaları her nedense sizi rahatsız etmemiş.
Ama taş atanlardan , meydanı bölücü kürt'çülüğe bırakmayanlardan
rahatsız olmuşsunuz !!!
ŞİDDET KARŞITI ÇALIŞMA YAPARKEN ANTİ-TERÖR ŞİDDETİNİ GÖKLERE ÇIKARMANIN SONUÇLARINI HERKES GÖRMEKTE ŞU ANDA ÜLKEMİZDE.

O bölücü-PKK'cı kürt'ler ki
Kadife kalede Türk bayrağını durmadan indirenlerdir.

İzmir,Kürt halkının deniz kentlerine yayılması programı çerçevesinde seçilmiş
kentlerden birisidir.
Kent halkının toplum yapısı etnik olarak kürt işgali altındadır.
Bu olay ile DTP, PKK'nın bölücü kürt askeri gücünü,sivil giysileriyle
bayraklarıyla İzmir içinde dolaştırmaya kalkışmıştır.
Bu bir yoklamadır.
EĞER BİZLER GÜNLÜK POLİTİKALARLA, GELECEĞİMİZİ PLANLARSAK VAY HALİMİZE.
BÜTÜN PROVAKASYONLARA RAĞMEN TEMEL OLAN DEMOKRASİYİ HERKES İÇİN İSTEMEK VE İÇSELLEŞTİRMEKTİR.

Sizin ağır bir şekilde eleştirdiğiniz,
Taşist olarak niteledikleriniz,
Bence İzmir kentinin gerçek sahipleridirler.
Olması gerekeni yapmışlar,
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın"
"Her koyun kendi bacağından asılır"
Dememişler.
O “MALUM” ARKADAŞLARA SEVGİ VE HOŞGÖRÜNÜN DE BİR “SAVUNMA” BİÇİMİ OLDUĞUNU ANLATMANIZI BEKLEYEMEZDİM ELBETTE.

İzmir'i bu kez posterler ve Kürt bayraklarıyla işgal eden bölücü kürt'lere karşı,
olması gereken milli tavrı göstermişlerdir.
“MİLLİ TAVIR” GÖSTERENLERİ ÖVDÜĞÜNÜZ KADAR KEŞKE BİRAZ DA BANA YAPTIĞINIZ GİBİ
“UYARILARDA” DA BULUNSAYDINIZ.

Türkiye,demokrasi söylemini kullanarak
Demokrasi adına işgal ediliyor
dönüştürülüyor.
İNANCIM O Kİ; BİZ NE KADAR DİRENSEK DE “DEMOKRASİ” KAZANACAKTIR GELECEKTE.

Ve siz Bayrakkk - Vatannn - Atatürkkk diye yazarak,
bu yüce kavramları küçültüyor,
ardına da parra ve Rant tanımlarını ekleyerek
büyük haksızlık ediyorsunuz.
İZMİR NE OLURSA OLSUN YETER Kİ “KEMALİST” KALSIN MI DESEYDİM?

Ülke aydınlarına düşen ilk görev,
Gizli emperyalist oyunların ve işgalin farkına varmalarıdır.

Örneğin Gazi Mustafa Kemal Paşa da,
İzmir'i işgal etmiş olan Yunan askerine karşı,
"bana ne " dememiş.
Çarpışa çarpışa,
İzmir'e gelerek,
Yunan askerini sürmüştü.
Acaba Mustafa Kemal Paşa da yanlış mı yaptı ?
Üstelik , Türk askeri taş değil,kurşun attı !
PARDON “TAŞİST”LERE, TAŞ DEĞİL KURŞUN ATMALARINI MI ÖĞÜTLÜYORSUNUZ?
KURTULUŞ SAVAŞINI BUGÜNKÜ AHVAL VE ŞERAİT İÇİNDE DEĞERLENDİRMENİZ TEŞBİH HATASIZLIĞI MI ACABA?

Burada bir parantez açmak isterim.
Mahmur'dan bu yana ülkemizde güç gösterisi yapmakta olan
DTP+PKK gittikçe daha da militanlaşmaktadır,
Bunun önünü alması gereken ise kolluk güçleridir.
Hukuktur,yargıdır ...
HUKUK HUKUKSUZLUĞU ENGELLEDİĞİ SÜRECE ÖNEMLİDİR BENCE DE.

Türkiye örtülü bir işgal yaşıyor.
"Taşlar bağlı,köpekler ise salınmış" durumdadır.
İzmir kentinin gerçek halkı,
kolluk güçlerinin ve Cumhuriyet savcılarının yapmamış oldukları önlemeyi yapmışlardır.
LİNÇ VE VURUN KAHPEYE MANTIĞINI SAVUNUYOR OLMANIZI FAZLACA AJİTE OLMANIZA YORUYORUM. MAFYATİK YARGILAMA NE ZAMANDAN BERİ HUKUK İÇERİSİNDE YER ALIR ANLAMIYORUM? KARAGÖMLEKLİLERİN, NAZİ ALMANYA’SINDA OLDUĞU GİBİ SA KITALARININ HUKUKDIŞILIK YOLLARINI DÖŞEDİĞİNİZİN FARKINDA MI DEĞİLSİNİZ YOKSA BU KADAR İLERİ GİTMEYİ GERÇEKTEN Mİ GÖZE ALDINIZ?

Klakson sesleri ve PKK bayraklarıyla İzmir'de güç gösteris yapan bu
ayrılıkçı ve bölücü kitle , halen dağlarda askerimizle çarpışan,
kurşun sıkan,ardında 40 binden fazla cinayet işlemiş ve şehit verdirenlerdir,yandaşlarıdır..
BARIŞ DÜŞMANLA YAPILIR. SAVAŞ BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAK UĞRUNA GÖZE ALINIR.
ARTIK BARIŞ ZAMANI. DÜŞMANLIK BİTMELİ. KİN BİTMELİ. NEFRET BİTMELİ. SÜKUNET VE HUZUR DÖNEMİ BAŞLAMALI. YENİ ŞEHİTLER, YENİ HASIMLAR ÜRETMEMELİ.

Yunan askeri tarafından işgal edilmiş olan İzmir'de
Yunan'a ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin'in torunları
şimdi de bu örtülü ve gizli emperyalist işgale karşı direnenlerdir.
KAHRAMANLIK DESTANI YAZDINIZ ADETA. AYIPTIR, GEÇMİŞ TARİHSEL HİKAYELERİMİZE BARİ KIYMAYIN EFENDİM.

Saygın Mısırlıoğlu,
Yaşamın küresel boyutta gerçek yüzü ,
işin içine küresel dünya komprodorlarının oyunları girdiğinde
çok acımasız ve yok edici.
ACIMASIZLIK VE YOK EDİCİLİK DOĞRUSU HEPİMİZİN DÜŞTÜĞÜ BİR TUZAK


Ben de sizin gibi,
içinde farklı kültürlerin insanca kaynaştığı,
mutlu insanların keyifle dolaştıkları,
farklı renk ve görüntüleri barındıran,
sahil boyları-kordon-kahkahalar ,gazinolar ve şarkılarla bezenmiş
kentleri ve yaşamı istiyorum.
BEN DE SİZİN GİBİ
İÇİNDE FARKLI KÜLTÜRLERİN İNSANCA KAYNAŞTIĞI
MUTLU İNSANLARIN KEYİFLE DOLAŞTIKLARI
FARKLI RENK VE GÖRÜNTÜLERİ BARINDIRAN
SAHİL BOYLARINDA, KORDON’DA, KAHKAHALARLA VE ŞARKILARLA
BEZENMİŞ KENTLERİ VE YAŞAMLARI İSTİYORUM
TÜM YAŞAYANLARI İLE BİRLİKTE…

Ama , meydanı bölücülere bırakmadan.
İnsanca ve hakça yaşayarak...
AMA, MEYDANI BÖLÜCÜLERE BIRAKMADAN,
İNSANCA VE HAKÇA YAŞAYARAK

saygılarımla

Not :
Bu yazımı, ilgi yazınıza yorum bölümüne eklemlemenizi diliyorum.

Naci Kaptan

SAYIN NACİ KAPTAN,
BU YAZINIZI İLGİLİ YAZIMIN YORUM BÖLÜMÜNE EKLEMEKTE BİR SAKINCA GÖRMÜYORUM. UMARIM SİZİN İÇİN DE ÖYLE OLUR.

SEVGİ VE SAYGILARIMIZLA,
PERVİN MISIRLIOĞLU E. / WWW.İZMİRİZMİR.NET


04 Aralık 2009 11:33

sultan

Sevgili Dostlar,

Taşa tutulmaktansa, lafa tutulmak hoşuma gitti. Buradaki mesele zaten kala kala bir Güzel İzmir imajımız kalmış onu da başkalarına kaptırmamak. İzmir geriye bakınca değil, ileriye baktığımızda güzel olmayı sürdürecekse anlamlı zaten. Geçmiş, şimdi ile yarışamaz ki!
Ve dikkatinizi çekerim; efeler İzmir için, Demokrasi için harmandalı yaptı yazılarıyla, yorumları ile. Unutmamamız gereken Kordon Boyu'nda Kardeş Türküler'le Aziz Başkan kocaman bir fark yarattı. Kürtçe, Ermenice, Boşnakça, Türkçe, ve daha pek çok dilde harika şarkılarla, türkülerle gerçek demokratik açılımı başlattı. Oradaydık ve mutluluk notalarının, insanların yüzlerindeki sevincini,umudunu hep birlikte paylaştık. Geçmişte söylemiştim şimdi de söylüyorum Harmandalı artık elele oynanmalı! Çünkü tek kişilik değil yaşam.
İzmir sevgisiyle, hoşgörüsüyle ve tüm farklı kültürlere göstereceği titizliği ile "özel" olduğunu ortaya koymalı. Mevlana şehri olmalı, bozulmaması gereken mozaik yapımıza pervane olmalı.

Olumlu ya da olumsuz tüm sözlerinize ve yorumlarınıza teşekkür ederim.Beni var saydığınız için, emek verdiğiniz için sağolun.

Sevgiler.
Pervin

Şu "sultan" da nedir, kendini ne sanıyor demeyin. O benim 22 yıllık sevgili Afrika papağanımın adıydı. Kendi kaçtı adı kaldı yadigar.
30 Kasım 2009 12:37

İSMAİL HAKKI ATILGAN

Sayın Mısırlıoğlu!

Sitenizi yeni tanıdım.Tesadüfen tanıdım. İyiki tanımışım.Yazar gurubunuzda eski dostlarımı görünce dahada mutlu oldum.

Sayın MISIRLIOĞLU, fikirlerinize değerlendirmelerinize yürekten katılıyorum ve teşekkür ediyorum.

Benim görüşüme düşünceme göre, herşeyin temeli ekonomiktir.

İzmir tesadüfen bu günlere gelmedi. 1960 lı yılların sonlarına doğru sanayileşmenin ilk başladığı yıllarda İZMİR en önde gelen şehirlerdendi. Sanayi sancısızca en kolay şekilde izmirde boy gösterdi. Önce küçük sanayiler, sonra orta ve büyük ölçekli sanayi tesisleri izmirde gelişti. Beraberinde işçi sınıfını ve dolayısıyla demokrasi inancıda hızla gelişti. Öyleyse bu günlere gelmeden önce bu şartların değişmesi gerekiyordu. Nitekim öyle oldu. 1980 en büyük darbesini İzmire vurdu. Özellikle 1993 den sonra İzmire ne alt yapı anlamında ne sanayi ve teknolojinin gelişmesi anlamında hiçbir ciddi yatırım yapılmadı. Mevcut yatırımlar da ya başka illere kaydı yada köreltldi. Buradaki mevcut nitelikli işgücü ve teknolojide başka illere yatırımın olduğu yerlere gitti.

Bu gün İzmirde yapılan şey alabildiğine spor tesisi veya rekrerasyon alanlarıyla kültür merkezleri inşa etmek. Peki İzmirlinin buna ihtiyacı varmı? bence yok. Zaten ihtiyaç kadar var, fakat burada amaç bence, işsiz boşlukta olan, ama aynı zamanda parasıda olan orta ve üst seviyedeki ekonomik toplumun( idoolojik ve şövenisce) yetiştirilmesi amaçlanıyor. Nitekim bu tesislerde yetişen ne bir sanatcı, ne'de başarılı bir sporcu var. Yerine popüler kültürle yetişen okumayan, özenti ve aşağılık kompleksli kendine güvensiz şöven bir gençlik var. Teşvik eden'de kendini (laik, Atatürkcü, Kemalist) sıfatların arkasına saklıyan, rüşvetci rantcı yerel yönetimler var. İspat isteyen Bornova'da ve daha başka kenar semtlerdeki iki kat imara rağmen beş kata çıkan binalara baksınlar. Bir kahveci ocağı açmayı isteyen esnafın, ruhsat aşamasında karşılaştıklarına baksınlar. Ana caddelerdeki kaldırımlarda satılan tezgahlara, otabüs duraklarındaki taksi duraklarına, kokoreç tezgahlarına, neredeyse çıkmaz sokak başına konulan trafik lambalarının nedenlerine baksınlar.

İzmir'den provakasyona gelen bir toplumdan başka ne beklenebilinir bu durumda.

AKP iktidarının acilen buraya el atması, yerel ve genel sorumluları denetlemesi, yatırım ve teşvikleri acilen İZMİR'e akıtması gerekmektedir. Yoksa gelecek dahada vahim olaylara gebedir. Bunları konuşmak şikayet etmek yetmiyor, tepki koymak takip etmek, yasal müdahalelerde bulunmak gerekiyor. İzmir'in emekli elit askeri ve sivil brokrasinin etkisinden ve hegomanyasından kurtulması gerekiyor.

İZMİR'imizin 1980 öncesi gibi üreten, düşünen, yaratıcı, ilerici, okuyan, uygulayan, paylaşan, ülkesini seven, insanları seven, demokrat yapısına dönmesi gerekiyor..

Konu için teşekkür eder, sağlık ve esenlikler dilerim.

29 Kasım 2009 12:42

hurkus

Okuyucu mesajı:

Bir İzmirlinin umarsız isyanı

Her ilde olduğu gibi İzmir'de de sağ görüşlüler var (ülkü ocakları, alperen her neyse)
Basının dediği gibi halk mı tepki gösterdi sizce, yoksa öyle mi gösterilmek istendi. Yıllardır İzmir'e karşı oynanmak istenen oyunlar var zaten. Böyle kolayca herşeyi harcamayalım. Bir İzmir'li olarak üzüldüm ama olaylarla ilgili olarak İzmir'in seçilmesi bir tesadüf değil bence....
Ş. Adalı
26 Kasım 2009 21:50

ilhan

talihsiz bir yazı
25 Kasım 2009 16:44

Eyyüp Altun

DAHA FAZLA YABANCILAŞMAYIN

Tarih kendi toplumunu anlayamadan ölen aydınların fosilleriyle doludur. İzmirlilerin DTP konvoyunu taşlamasını kıyasıya eleştirirken toplumun bu reaksiyonunun sosyolojik ve psikolojik alt yapısını umarım iyi okumuşsunuzdur. Yaklaşık 25–30 yıl önce bir Kürt genci batıda bir ilçeye veya kasabaya çalışmaya geldiğinde ciddi sorunlarla karşılaşmazdı. Hatta bir çiftlikte çalışıyorsa bir süre sonra o Kürt gencindeki dürüstlüğü ve namusluluğu gören çiftlik sahibi ona kızını bile verirdi. ‘Kızını vermek!’ Ötesi var mı? Siz kızınızı herhangi birine verir misiniz? Böyle durumlarda yaşamınızda olmadığı kadar seçici davranmak zorunda kaldığınızı bilirsiniz. Şimdi neden böyle oldu? Hiç durup düşündünüz mü? Şimdi siz “Kürtler haklarını istemeye kalktı da ondan” diyeceksiniz. Kürtler 30 yıl önce de haklarını istiyordu. Hiçbir zaman böyle bir tepkiyle karşılaşmadılar. Üstelik Türk kökenli insanlar Kürtlerin hakları için devlete karşı mücadeleden çekinmiyorlardı. Hükümetlerin Kürtlere baskıları oldu ama toplum nefret edesiye bir tepkide bulunmadı hiçbir zaman.
Sosyolojik olarak iç içe geçmiş toplumlarda hak isteme yöntemi bu kadar kanlı olamaz. Siz hak isterken batıdaki etnikdaşlarınızı da düşünmek zorundasınız. Hak isteme yönteminiz onları yerinden yurdundan edecekse, huzurunu kaçıracaksa bu yöntemi değiştirmeniz gerekir. Geçmişe bir bakalım. Yıl 1984, Eruh ve Şemdinli ilçelerine baskın düzenleyen PKK 19–20 yaşlarında belki de o anda sılada bıraktığı sevgilisini düşünmekten başka suçu olmayan, seksen civarındaki genci bir baskınla öldürüyor. Henüz ortada ilan edilmiş bir savaş da yok. Ama PKK bunu yapıyor!. Böyle bir saldırıda nişanlı oğlunu kaybeden bir İzmirli anne sizce nasıl düşünür? Bu saldırıyı anlaması mümkün müdür? PKK’de ‘Hogir Pratiği’ denen bir şey vardı. Doksanlı yıllarda korucuları yıldırmak için örgüt köylere yaptığı baskınlarla çoluk çocuk demeden öldürüyordu. O yıllardaki televizyon görüntülerini hatırlayınız. Yaşlı, genç, erkek, kadın köylülerin cesetlerinin köy meydanında yerde yatarken çekilen fotoğraflarını yayınlanırdı. (2000 yılından bu yana devlet artık bu tür görüntüleri yayınlamıyor) Bu tarzın koruculuğu caydırmaya yaramadığını gören PKK bu yöntemden vazgeçti. Ama bu pratik örgüt tarihinde yerini ‘Hogir Pratiği’ olarak yer buldu. O yıllarda o görüntüleri izleyen İzmirliler sizce bunları unutmuş mudur?
PKK’nin iç savaş çıkarmak için ne kadar çaba gösterdiğinden haberiniz var mı bilmiyorum? Geçtiğimiz dönem Balıkesir’in Altınova ilçesinde (isimlerde yanılmış olabilir) bir gerginlik çıkmış. Bir Kürt sürücü kızgın kalabalığın üzerine arabayı sürerek iki kardeşin ölümüne neden olmuştu. İlçe halkı tam ayaktayken iki gün sonra PKK Aktütün’e saldırarak 60 askeri öldürdüğünü dünyaya duyurdu. Devlet Altınovada’ki minyatür içsavaşı kontrol altına almaya çalışırken bu saldırı geldi. Bu saldırı pekâlâ iç savaşı körükleyebilirdi. Size şaşırtıcı gelebilir ama bu devlet o ilçedeki gerilimi önlemek için büyük gayret sarf etti. Çünkü öldürülen iki kardeş çatışma için yeterli gerekçe olabilirdi. Ancak PKK bu gerilimi tırmandırmak için Aktütün’e saldırmaktan çekinmedi. Oysa gerilim ortadan kalktıktan sonra bu saldırı planı yeniden devreye sokabilirdi örgüt.
Siz de biliyorsunuz ki resmi dilin ve eğitim dilinin Türkçe olmasının dışında Türkün bir üstünlüğü yoktur. Bunların dışında Türkün sahip olduğu bütün haklara Kürt de sahiptir. Ancak PKK, bu kanlı yöntemi yıllarca sürdürdü. PKK kayıtlarında bu yirmi beş yılda ölenlerin büyük çoğunluğunu askerlerin oluşturduğunun yazılı olduğunu biliyor musunuz?. Yalnızca 2007-2008’de 300 örgüt militanına karşılık 1200 asker kaybı vardır. PKK bunu Roj televizyonunda açıkladı. Yani PKK habire asker öldürüyor. Bu rakamlara baktığımızda askerin mağduriyeti örgütün mağduriyetini kat be kat aşmış bulunuyor. Daha da önemlisi 2004’ün sonlarına doğru ABD’nin bölgeyi işgal etmesinden cesaret alan PKK’nın savaşı başlatarak binlerce askerin ölümüne neden olması da İzmirlilerce unutulmadı. Kaldı ki Ecevit hükümeti Olağanüstü hali, işkenceyi ve idamı kaldırmış, Kürtçe kurslara izin vermiş, devletin resmi televizyonunda yarım saat da olsa Kürtçeye yer vermiş, PKK’ye yardım yataklıktan yatan örgüt mensuplarına af çıkarmıştı (Rahşan affı). 1 Mart tezkeresinden dolayı Türkiye’yi cezalandırmak için ABD planına dâhil olan PKK yeniden savaşı başlatarak binlerce insanın ölümüne neden oldu. Bütün bunların İzmirlilerce unutulması gerektiğini nasıl düşünürsünüz Pervin Hanım? Empatiden sık sık söz edilir. Kendinizi bir de sözünü ettiğim o İzmirlilerin yerine koyunuz. Aksi halde içinde yaşadığınız toplum sizi kabul etmez ve söylediğiniz gibi sizin gibi aydınları da denize döker. Saygılarımla...
25 Kasım 2009 14:54

Şeyhmus Diken

Sevgili Pervin Hanımefendi,

Hani derler ya,
"kimi şahsiyetler vardır ki,
ruhunun güzelliği yüzüne yansır"
sizinkisi de öyle...
Yazınızı İzmir gibi bir kadim kentli ve şehrini
çıldırasıya seven bir dertli olarak okudum.
Çok iyi anladım.
İyi ki "Gâvur İzmir" de sizin gibi haysiyetli insanlar var...
Ne mutlu...
Selam ve sevgilerimle,
Şeyhmus DİKEN / Dîyarbekir
25 Kasım 2009 11:48

Ferruh

Sevgili Pervin,
Ne güzel yazmışsın. Umarım yazdıklarınla çoğalır, barbarlığın yerini uygarlığın alması sürecinde sadece bu şehrin değil, tüm ülkenin ve tüm evrenin aydınlık düşüncelerle dolmasına katkı sağlarsın.
Bunları tartışmayacağımız günler dileğiyle, kalemine sağlık.
Ferruh
25 Kasım 2009 10:10

ioney

OSMANLI VE CUMHURİYET TARİHİNİ İYİ OKUYUN İSYANLAR KİMLER TARAFINDAN ÇIKARILMIŞ KİMLER İNGİLİZ UŞAĞI OLMUŞ, KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA KİMLER NE KADAR ŞEHİT VERMİŞ SONRA BU OLAYLARI DEĞERLENDİRİN
ENTEL DANTELLE BU İŞLERİN ÇÖZÜLMİYECEĞİNİ GÖRECEKSİNİZ
25 Kasım 2009 00:46

sultan

Sevgili Ertuğrul Barka,
"Kazananlar yalnızdır" demiş ya Paulo Coelho biz kazanmasak da yalnız kaldık şu ölümlü dünyada. Sizlerin izmirizmir.net' teki varlığınızla gurur duyuyoruz. İyi ki sizler, sevgili üyelerimiz ve sadık okuyucularımız var. Yoksa "DÜNYA YALNIZ BİZİM SANIRDIK..."
Ne mutlu sizin gibi insanlarla yaşanıyor bu dünyada.

Sevgiler,
pervin
25 Kasım 2009 00:10

ERTUĞRUL BARKA


Benim bu sayfalarda yazmama neden olan ve 1 Ağustos 2009 tarihinde yazdığım, EVRENSEL GAZETESİ'nde ve Konuk Yazar olarak da izmirizmir.net'te yayımlanan yazımdan bazı satırları gönderiyorum.


İZMİR ŞOVENİZMİ
İzmir’de yaşamak ne veriyor İzmirliler’e?
İzmir’de yaşamakla ne gibi bir ayrıcalıkları olduğunu düşünüyorlar?
Türkiye’nin diğer kentleriyle saçma sapan kıyaslanmasından başka nesi var İzmir’in?
Yok gâvurmuş, yok demokrasi kalesiymiş, lâikliğin en önündeymiş…
...
Bırakın böyle saçma sapan savları ve gerçekleri görün artık.
...
Hele İzmir’in “gâvur”luğu ile övünülmesi yok mu?
Sömürgecilerin Osmanlı’ya baskıları nedeniyle, söz geçirilemeyen ve denetlenemeyen Levantenlerin kendi dünyalarının değerleriyle yaşadığı bu kente, aynı zaman diliminde yaşayan sömürülen müslüman Osmanlı uyruğundaki halkın verdiği sıfatla övünmek; sömürülen ülke halkının, sömürgeci işbirlikçilerine tepkisel sıfatlandırmasıyla övünmek ve sonra da ülkenin en demokrat, “solun kalesi” kenti olduğuna inanmak, milyon katılımlı açık alan toplantısı yapmak…
...

Ya Baran TURSUN’un polis tarafından öldürülmesindeki tutumları neydi; demokratça mıydı?
“Kürt sorunu”ndaki tavrı nedir? Hangi demokratik çözüm önerisini üretmiştir İzmirli siyasetçiler?
Örnekler çoğaltılabilir…

Şair, “İzmir’in denizi kız, kızları deniz, sokakları hem kız hem deniz kokar..” demiş.
Şimdi, büyük kanaldaki kaçaktan ötürü, İzmir ne kokuyor? Son kırk yıldır İzmir Körfezi’nde yüzen insan görüldü mü?

İzmirliler bıraksınlar bu kendilerini “aptal” yerine koyan boş övünmelerini. İzmir’i gerçekten bir kent, hele yaşanası demokrat bir kent yapabilmeleri için öncelikle bu gerçekleri olduğu gibi görmek ve kabûl etmeleri gerekiyor. Yoksa bu saçma sapan İzmir şovenizmiyle daha çok kalitesiz siyasetçi ve yerel yönetici eskitirler. Tabii, Türkiye’nin milliyetçilik ve kent şovenizmi ile en aldatılan insanlarının kenti olmaya da devam etmek istemiyorlarsa.

01 Ağustos 2009 Cumartesi

Saygılarımla
Ertuğrul BARKA

24 Kasım 2009 23:34

sultan

Teşekkür ederim. Ben de çok mutluyum sizlerle olduğum için. Sizlerin varlığı ile bir çözüm bulmaya çalışıyorum bu tahammülsüzlüklere . Artık çığrından çıktı "taraftarlık"lar. Öğrenmediklerimizin, okuyamadıklarımızın, hissetmeyişlerimizin körleşmesi mi bu? Merhametsizliğimizin çoğalması, gaddarlığımızı saklamanın bir başka yöntemi mi? Nasıl bir dünya bırakmayı düşünüyoruz ki kızlarımıza, oğullarımıza?

Demokrasi mavi Ege'nin koynunda beslenemeyecekse...Nerede büyüteceğiz şeftali ağaçlarını?

Sevgiler,
pervin
24 Kasım 2009 23:10

msakaryalı

"Beni de!
Sizi, yüzünüzü görmeden tanıdığım için çok sevindim.
Aynı yazı alanını paylaşmaktan mutluyum.
Sevgi ve saygı sunarım."

Muammer Sakaryalı
24 Kasım 2009 22:29

nuhungemisi

Ağzına sağlık kardeşim... Göçmenlikle kurulmuş bir kentin sakinleri, şimdi göçmen düşmanı oldular.... Ne acı!

Taş atan kızların "modern"liğine şaşıranlar ise, İhsan Dağı'nın dediği gibi "Faşizmin modern bir ideoloji olduğunu unutuyorlar!" Anımsamak için 6/7 Eylül 1955'de, İstiklal Caddesinde azınlıkların dükkanlarını taşlayanların, vitrinleri kıranların fotoğraflarına baksınlar... Modern giyimli kadınların neler yaptığını orada göreceklerdir... Mesele giyimde değil, kafanın içinde!
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.