Bazılarının Adı Naz, Bazılarının Kurnaz
23 Ekim 2009 17:32 / 1471 kez okundu!
Evden eve taşınma ile internet üzerindeki taşınmalar bazı benzerlikler taşıyor. Biz izmirizmir.net'i kurduğumuzda daha hazır tasarımları kullanmıştık. Zaman içinde kendimizi yenilemek ve geliştirmek zorunda kaldık. Yeni yüzümüzü sevdik ama daha dinamik bir portal haline gelelim derken pek çok "taşınmaz" kıymetimiz yeni yerine ulaşamadı.
Ne gezi-yorum kaldı ortada ne köşe yazılarımızın ön yazıları, ne eşsiz fotoğraflarımız ne gurur duyduğumuz okuyucu yorumları... Bütün yazıların okunma sayaçları sıfırlandı o sırada. Muhteşem görseller de uzayın karanlığında bir yerlerde. O yüzden, buraya aktarılabilen yazıların başları yok ve garip geçişleri var. Bu durum için affedin bizi. Yani taşınırken kıymetli, kıymetsiz bir sürü eşya, kitap, bardak zarar görür ya! Bu da onun gibi, her taşınma bir yıkım demektir, bizde de öyle oldu. Estetik yaptırdık ama başlangıçta biraz zombiye benzemiş olduk. Bilirsiniz, yenilik, değişim, özgürleşme, benzersiz bir aidiyet geliştirme, sıfırdan var olma zaten sancılı oldukları için çok tercih edilmezler!
Sessizce bu değişimlerden, gelişmelerden ve deneyimlerden payımızı aldık. Gerçi sonunda Munch’un meşhur tablosu “Çığlık” başta Hürkuş olmak üzere İlhami Bey ve benim yüzüme de yapıştı kaldı ama…
Ne diyelim her şeyde bir “Hayır” vardır, bir de hadım edilmiş “evet”ler.
“Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu?
Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz.
Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz.
İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.
Popçular, folkçular boğazlarını patlatana kadar bağırıp duruyor.
Ama Dede Efendi’yi okuyanlar bağırmıyor.
İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.” (Necip Fazıl Kısakürek)
Sevgili izmirizmir.net okuyucu ve dostları,
Bu hatırlatmayı bana arkadaşım Moiz (Çukurel) yaptı. O kıssadan hisse bana bakın başka daha neleri hatırlattı…
Kendilerine Ege’de son söz söyleme hakkını tanıyan bir internet sitesi geçenlerde bağıra çağıra, tanıdık tanımadık bütün elektronik adreslere kendilerini tanıtan mektuplar yağdırdılar. Sabaha karşı o sanal sitenin sahibinin evine yumurtalı saldırı yapıldığı yolunda haber çıktı ertesi gün gazetede... Günahları boynuma ama galiba bu yumurtalar çürüktü. Çünkü kokusu taa burnuma kadar geldi.
“Bazılarının adı naz, bazılarının adı kurnaz” bu hayatta.
Bakkal rafında tozlanmaya ve satılmamaya razı olmamak için mi bütün bunlar, kimi ürünlerin paketleri modası geçmiş görünümlere sahip, içleri de öyle. İçi taptaze ve lezzetli olan kimilerinin dışı ise çoktan demode.
İyi de, rekabet etmenin de bir yolu yordamı var kardeşim. Bilgiç, ukala, kibirli, saldırgan ve mağrur olmadan, nezaketsizlik etmeden… Bir şeyleri pazarlarken abartmadan ya da riyakâr ve yalancı olmadan…
Israrcılığın her türü bıktırıcı. Tacizkar.
Israrcı aşık, ısrarcı satıcı, ısrarcı öğütçü.
Biz hiçbir şey için ısrar etmiyoruz. Bazı temel değerlerin dışında elbette;
İzmirizmir.net barışçıl bir dünyada, kardeş kardeşe yaşamanın, yaşayan tüm kültürlerin zenginlikleri ile bir gelecek hazırlayan insanların birbiriyle buluştuğu, paylaştığı, geliştiği, geliştirdiği bir kaynak olmayı hedefliyor başından beri. Hedef kitlesini ve kuruluş amacını böyle belirliyor.
Bugün 1034 nitelikli üyesi, sessiz sakin ve bilinçli binlerce okuyucu ve ziyaretçisi ile önemli bir başarıyı yakaladı.
Hiç telaşı yok, hiç kendi kafasına yumurta atmayı, attırmayı düşünmüyor.
Barış isteyenleri ihanetle suçlamıyor.
Mevlana’nın “ne olursan ol gel”, gel de barışalım, sarılalım sözünü, ayrı gayrı yapmamalı sözünü unutmuyor, unutturmuyor.
Moda sağlık reçetelerinin yerine gerçekçi, çözümcü yaşam önerilerine kulak veriyor.
Dumansız hava sahasını istemenin dükkan kapattırmak olduğu düşüncesinde değil.
İktidarda Ak parti var diye savaş sever, sigara sever olmayı tercih etmiyor. Onlar iktidarda diye bayrakçı, toprakçı, ulusçu olup evrensel değerlerden vazgeçmiyor. Onlar iktidarda diye Türk olunduğu için böbürlenip, kibirlenip ötekileri aşağılayan birilerine önderlik etmiyor.
Onlar iktidarda diye kendi halinde, namazında niyazında, orucunda ve imanında olanlara bakıp, dindarlarla, dinciler arasındaki farkı unutmuyor.
İzmirizmir.net; ilerici, devrimci, liberal, barışçıl, hayvan sever, çevreci, gerçek dindarlardan tırsmayan bir dünyayı savunanlarla birlikte, insani grupların sempatisini kazanmayı önemsiyor. Gelişen Türkiye’nin, küreselleşen dünya ile köprülerini araştırmayı, düşünenlerin samimi bir tolerans içinde yan yana durmalarını gözetiyor.
Başından beri bizlerle olan değerli izmirizmir.net yazar kadromuza geçtiğimiz yıl sonundan itibaren eklenen yeni saygın kalemler (Ferruh Erkem, Sertan Büte, Violet Alaluf, Zeynep Sarıgöllü, Başak Sakızlıoğlu, Mehmet Fatih Doğrucan, Ertuğrul Barka, Muammer Sakaryalı), sürekli artan üye sayımız, Forum bölümümüzü şiir, öykü ve haberleriyle renklendirerek hareketlendiren Timur Ugan arkadaşımız başta olmak üzere diğer Forum müdavimi üyelerimiz hepimizi e- gazetemize bağlayan zenginliklerimizden.
Son zamanlarda bizi bile canımızdan bezdiren server problemlerini saymazsak;
Büyük bir özveri ile her türlü katkıda bulunan Türkiye ve dünyanın pek çok yerinden bize gönül vermiş yazar ve okuyucularımızla şimdi daha güçlüyüz. İzmirizmir.net Ailesi olarak, yeni yayın dönemimizde, barış ve demokrasi çatısı altında, her türden bağnazlığa ve gericiliğe karşı, çağdaş, ilerici misyon ve anlayış içerisinde, bizleri her zaman bir arada tutacak ortak hedeflerde buluşmayı diliyoruz...
Ilık bir kış, serin bir yaz, bahar gibi taptaze günler ve düşünüşler dileriz.
Sevgi ve Saygılarımızla,
Pervin Mısırlıoğlu E./ Editör
22.10.2009




