Bazılarının Adı Naz, Bazılarının Kurnaz

23 Ekim 2009 17:32 / 3097 kez okundu!

 


Evden eve taşınma ile internet üzerindeki taşınmalar bazı benzerlikler taşıyor. Biz izmirizmir.net'i kurduğumuzda daha hazır tasarımları kullanmıştık. Zaman içinde kendimizi yenilemek ve geliştirmek zorunda kaldık. Yeni yüzümüzü sevdik ama daha dinamik bir portal haline gelelim derken pek çok "taşınmaz" kıymetimiz yeni yerine ulaşamadı.

Ne gezi-yorum kaldı ortada ne köşe yazılarımızın ön yazıları, ne eşsiz fotoğraflarımız ne gurur duyduğumuz okuyucu yorumları... Bütün yazıların okunma sayaçları sıfırlandı o sırada. Muhteşem görseller de uzayın karanlığında bir yerlerde. O yüzden, buraya aktarılabilen yazıların başları yok ve garip geçişleri var. Bu durum için affedin bizi. Yani taşınırken kıymetli, kıymetsiz bir sürü eşya, kitap, bardak zarar görür ya! Bu da onun gibi, her taşınma bir yıkım demektir, bizde de öyle oldu. Estetik yaptırdık ama başlangıçta biraz zombiye benzemiş olduk. Bilirsiniz, yenilik, değişim, özgürleşme, benzersiz bir aidiyet geliştirme, sıfırdan var olma zaten sancılı oldukları için çok tercih edilmezler!

Sessizce bu değişimlerden, gelişmelerden ve deneyimlerden payımızı aldık. Gerçi sonunda Munch’un meşhur tablosu “Çığlık” başta Hürkuş olmak üzere İlhami Bey ve benim yüzüme de yapıştı kaldı ama…

Ne diyelim her şeyde bir “Hayır” vardır, bir de hadım edilmiş “evet”ler.


“Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu?
Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz.
Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz.
İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.
Popçular, folkçular boğazlarını patlatana kadar bağırıp duruyor.
Ama Dede Efendi’yi okuyanlar bağırmıyor.
İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.”
(Necip Fazıl Kısakürek)


Sevgili izmirizmir.net okuyucu ve dostları,

Bu hatırlatmayı bana arkadaşım Moiz (Çukurel) yaptı. O kıssadan hisse bana bakın başka daha neleri hatırlattı…

Kendilerine Ege’de son söz söyleme hakkını tanıyan bir internet sitesi geçenlerde bağıra çağıra, tanıdık tanımadık bütün elektronik adreslere kendilerini tanıtan mektuplar yağdırdılar. Sabaha karşı o sanal sitenin sahibinin evine yumurtalı saldırı yapıldığı yolunda haber çıktı ertesi gün gazetede... Günahları boynuma ama galiba bu yumurtalar çürüktü. Çünkü kokusu taa burnuma kadar geldi.

“Bazılarının adı naz, bazılarının adı kurnaz” bu hayatta.

Bakkal rafında tozlanmaya ve satılmamaya razı olmamak için mi bütün bunlar, kimi ürünlerin paketleri modası geçmiş görünümlere sahip, içleri de öyle. İçi taptaze ve lezzetli olan kimilerinin dışı ise çoktan demode.

İyi de, rekabet etmenin de bir yolu yordamı var kardeşim. Bilgiç, ukala, kibirli, saldırgan ve mağrur olmadan, nezaketsizlik etmeden… Bir şeyleri pazarlarken abartmadan ya da riyakâr ve yalancı olmadan…

Israrcılığın her türü bıktırıcı. Tacizkar.

Israrcı aşık, ısrarcı satıcı, ısrarcı öğütçü.

Biz hiçbir şey için ısrar etmiyoruz. Bazı temel değerlerin dışında elbette;

İzmirizmir.net barışçıl bir dünyada, kardeş kardeşe yaşamanın, yaşayan tüm kültürlerin zenginlikleri ile bir gelecek hazırlayan insanların birbiriyle buluştuğu, paylaştığı, geliştiği, geliştirdiği bir kaynak olmayı hedefliyor başından beri. Hedef kitlesini ve kuruluş amacını böyle belirliyor.

Bugün 1034 nitelikli üyesi, sessiz sakin ve bilinçli binlerce okuyucu ve ziyaretçisi ile önemli bir başarıyı yakaladı.

Hiç telaşı yok, hiç kendi kafasına yumurta atmayı, attırmayı düşünmüyor.

Barış isteyenleri ihanetle suçlamıyor.

Mevlana’nın “ne olursan ol gel”, gel de barışalım, sarılalım sözünü, ayrı gayrı yapmamalı sözünü unutmuyor, unutturmuyor.

Moda sağlık reçetelerinin yerine gerçekçi, çözümcü yaşam önerilerine kulak veriyor.

Dumansız hava sahasını istemenin dükkan kapattırmak olduğu düşüncesinde değil.

İktidarda Ak parti var diye savaş sever, sigara sever olmayı tercih etmiyor. Onlar iktidarda diye bayrakçı, toprakçı, ulusçu olup evrensel değerlerden vazgeçmiyor. Onlar iktidarda diye Türk olunduğu için böbürlenip, kibirlenip ötekileri aşağılayan birilerine önderlik etmiyor.

Onlar iktidarda diye kendi halinde, namazında niyazında, orucunda ve imanında olanlara bakıp, dindarlarla, dinciler arasındaki farkı unutmuyor.

İzmirizmir.net; ilerici, devrimci, liberal, barışçıl, hayvan sever, çevreci, gerçek dindarlardan tırsmayan bir dünyayı savunanlarla birlikte, insani grupların sempatisini kazanmayı önemsiyor. Gelişen Türkiye’nin, küreselleşen dünya ile köprülerini araştırmayı, düşünenlerin samimi bir tolerans içinde yan yana durmalarını gözetiyor.

Başından beri bizlerle olan değerli izmirizmir.net yazar kadromuza geçtiğimiz yıl sonundan itibaren eklenen yeni saygın kalemler (Ferruh Erkem, Sertan Büte, Violet Alaluf, Zeynep Sarıgöllü, Başak Sakızlıoğlu, Mehmet Fatih Doğrucan, Ertuğrul Barka, Muammer Sakaryalı), sürekli artan üye sayımız, Forum bölümümüzü şiir, öykü ve haberleriyle renklendirerek hareketlendiren Timur Ugan arkadaşımız başta olmak üzere diğer Forum müdavimi üyelerimiz hepimizi e- gazetemize bağlayan zenginliklerimizden.

Son zamanlarda bizi bile canımızdan bezdiren server problemlerini saymazsak;

Büyük bir özveri ile her türlü katkıda bulunan Türkiye ve dünyanın pek çok yerinden bize gönül vermiş yazar ve okuyucularımızla şimdi daha güçlüyüz. İzmirizmir.net Ailesi olarak, yeni yayın dönemimizde, barış ve demokrasi çatısı altında, her türden bağnazlığa ve gericiliğe karşı, çağdaş, ilerici misyon ve anlayış içerisinde, bizleri her zaman bir arada tutacak ortak hedeflerde buluşmayı diliyoruz...

Ilık bir kış, serin bir yaz, bahar gibi taptaze günler ve düşünüşler dileriz.

Sevgi ve Saygılarımızla,

Pervin Mısırlıoğlu E./ Editör
22.10.2009

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
19 Kasım 2009 15:20

deniz-kizi35

yine süper satirlar döktürmüssün hatun !
23 Ekim 2009 18:49

angelsari

Sevgili Pervin,
İyiki ara sıra gönderdiğin mailler beni dürtüyor ve dönüp ne olduğuna bakıyorum.

Hani yazında söylediğin gibi şu taşınmalar var ya, insanı bazen hedeften alıp başka  yerlere de taşıyor.
Ben İzmir'e geleli epeyce oldu ama ben kendime galiba başka bir İzmir kurdum. Yazında bahsettiğin birçok şey bana yabancı. Daha doğrusu ben onlara yabancıyım. Belki yaka farkı yani Karşıyaka'da yaşamanın konulara uzaklığı gibi birşey.
Ama bildiğim birşey varki, bu İzmir sükunetinde kim üşenmeden bir de çalkantı yaratıyor ki? Kimin buna enerji harcıyor, niye? İzmir zaten o kadar kocaman ki, kime yetmiyor? Hasım olacak kadar bölüşemeyecek birşeye var sananlara şaşmamak elde değil ? Ancak insan yoklukta rekabet özlemi çekiyorsa böyle olur her halde. Özü değil kılıfı özleyenlerdir olsa olsa...diye düşündüm.
Neyse karşıdan bakınca böyle görünüyor. Belki ben farklı algılıyorum bazı şeyleri, kim bilir?

Neyse ki, satırların, ifadelerin son derece tanıdık. Onlarla yeniden merhabalaştım.
Bu arada, belki beni de yeni yere taşımamışınızdır diye "yeniden"  üye yaptım kendimi...bir de fotoğraf ekledim hani merak ettiysen diye.

Senin İzmir'inle benim İzmir'in kesişeceği güne kadar çok sevgiler.

melek
22 Ekim 2009 22:27

İçten yazınızla yön verdiğiniz yeni yayın döneminizin;

güzel yüzlerinizden "çığlık " tablosunu silip yerine

"mutluluk" tablosu" nu çizmesini gönülden dilerim.

Yeni yayın dönemimiz için ortalıkta kolgezen

sahtekarlara, yalancı pehlivanlara atfen yazılmış

"Tanrıya İftira Atan Papa" adlı öykümü mütevazı
 
bir gülümsetme hediyesi olarak kabul ediniz.

Sevgi ve saygılarımla. T. Ugan

*****

TANRI' YA İFTİRA ATAN PAPA

http://www.izmirizmir.net/bilesenler/forum/baslik.php?baslik_no=2129
22 Ekim 2009 20:35

ŞEREF MUŞ

BU DEĞİŞİM YAZISINI PAYLAŞMANIN HAZZINI, YÜREĞİNİZİ VE KALEMİNİZİ DEĞİŞTİRDİ BAŞLIKLI ŞİİRİMLE KUTLUYORUM


Değiştirdi

27-09-2006 vatan gazetesinde ki habere göre
prof dr emin alıcı matbaayı müslüman olmayanlar kullandı sözü sizleri nasıl etkiledi bilmem ama matbaa beraber buhar makinesinin dünyamızın değişmesine öncülük ettiğini kabul etmek etmemek mümkün mü bu iki buluşu ibadet sanayisi yapan çağdaş toplumlar dünyamızın değişmesine öncülük edenlerdir bu konular düşünme kulübümüzün kamuoyu ile tartışması gereken konular diye düşünüyorum bu söz dost şeref olarak beni düşündürdü ve düşüncemi kaleme aldığım değiştirdi başlıklı şiirimi sizlerle paylaşmak istedim

Değiştirdi

Buhar makinesi devreye girdi
Eskiyle yeni yer değiştirdi
Yeni hedef ortak pusula neydi
Tarım aletleri el değiştirdi

Çileyle gözyaşı kandır sömürü
Tarımı sanai taşı kömürü
Düzenli bir yaşam insan ömürü
Hocası doktoru yer değiştirdi

Kırsal kesimlerin kente göçüşü
Köylülükten işçiliğe geçişi
Yaratıcı öğretici görüşü
Kader ile bilim yer değiştirdi

İnsanı en böyük varlık görerek
Çalışmak başarmak anlayış demek
Eski tapuları yıkın diyerek
Herkes biraz şaşkın yön değiştirdi

Yaşarken matbaayı kim nasıl buldu
Okuyup yazdıkca gelişim oldu
İnsani ibadet işte bak buydu
Peş peşe buluşlar el değiştirdi

Akıl yaratıcı verim olacak
Emek üretimdir hakkın alacak
Dost şeref dünyada adım kalacak
Kalem ile kağıt el değiştirdi

28-09-2006
Dost Şeref
22 Ekim 2009 18:38

sultan

Belki size iyi gelecek bir başka düşünce daha var : ))) 

O da Amin Maalouf'un son okuduğum "Çivisi Çıkmış Dünya" adlı kitabından bir alıntı; (Uygarlıklarımız Tükendiğinde)

"Bu saygıdeğer uygarlıkların sınırına vardığını; bir yandan da tıpkı insanlığı bölen bütün özel uygarlıklar gibi manevi anlamda iflas ettikleri ve artık onları aşmanın zamanının geldiğini düşünüyorum temel olarak. Ya bu yüzyılda herkesin kendisiyle özdeşleştirebileceği, aynı evrensel değerlerle bütün haline getirilen, insanlık serüveninde güçlü bir inancın rehberlik ettiği ve bütün kültürel çeşitliliklerimizle zenginleşecek bir uygarlık kurmayı başarırız ya da ortaklaşa bir barbarlığın içinde yok olup gideriz."

Yazarın kendi deyimiyle "kültürel inatlardan" ben de hoşlanmıyorum. 
Teşekkürler dostluğunuza.

Sevgi ve Saygılarımla.
pervin


22 Ekim 2009 15:47

emelist

Nadiren de olsa, bu konularla ilgli aklı başında yazılar görmek çok iyi geliyor bana şahsen :)

Her yerde azmış bir nefret, ırkçılık ve ucuz milliyetçilik propagandaları... Facebook accountum insanların post ettiği Türk bayraklarıyla doluyor şu sıralarda, neymiş, PKK'lılar inmis... İnmesinler, orada kalsınlar aynı savaş devam etsin isteniyor galiba...
Bayrak da bu kadar malzeme yapılınca, görmek istemeyeceğiniz bir noktaya getirebiliyorlar insanları... Nasil AKP dinden soğuttuysa zamanında, şimdi de bu ucuz faşist çıgırtkanlık ayni etkiyi yapacak...

Savas bitsin diye boş boş bağırmakla olmuyor, işte ilk kez bitmesi için bir ihtimal belirdi, buna da soylemediklerini birakmiyorlar, ne isteniyor anlamak mümkün değil... CHP'nin yapmasi gerekeni AKP yaptı diye bütün hazımsızlık. CHP ile MHP'nin aynı şeyleri "bağırdığı" bir Türkiye'de yaşıyoruz artık, hayırlı olsun cümleten!!!
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.