HER ZAMAN DOĞRU KAZANACAKTIR, KAZANMALI...

19 Temmuz 2011 15:15 / 1679 kez okundu!

 


Merhaba arkadaşlar,

Türkçe'nin en sevdiğim kelimelerinden biri ile köşe yazarlığı kariyerimin ilk yazısına başlamak istiyorum. Merhaba, tüm saflığı, içtenliği, sıcaklığı ve yalınlığıyla... Bu ilk yazımda, daha evvel hiç bu tarz tecrübesi olmayan, sokaktaki sıradan bir insan olan ve hiçbir şekilde böylesi bir fırsatı yakalama şansı bulamayacak olan bana bu fırsatı veren site genel yayın koordinatörü sayın Pervin Mısırlıoğlu'na ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

Bugüne kadar sadece okuyucu olarak takip ettiğim pek çok köşe yazarı oldu. İyi örnekler ve kötü örnekleri harmanlayarak olmam gereken yazar tipini kafamda canlandırdım. Umarım sizlerin de desteği ile "bu yazar tipi" başarılı olur. Benim köşe yazılarım hemen herkesin anlayacağı bir dilde olacak. Entelektüel görünmenin dayanılmaz cazibesine kapılıp anlaşılmaz olmak gibi bir kaygım olmayacak. "Basit mükemmeldir" sözüne inanan biri olarak mümkün olduğunca basit mantıkla olaylara yaklaşacağım. Ben bilirim değil, ben de hatalıyım deme olgunluğunu göstereceğim. Bana yollayacağınız tüm eleştirileri dikkate alıp, kendimi geliştirmeme dönük dost tavsiyeleri olarak kabul edeceğim. Bu köşede özgür olacağım, tarafsız olacağım. İyiye iyi, kötüye kötü demesini bilen biri olarak doğrunun yanında, yanlışın karşısında "sözünü sakınmadan ifade eden bir adam"ın köşesi olacak bu köşe.

Bugün ilk yazımı spora ve sporda şike olayına ayırdım. Bir Fenerbahçeli olarak şike operasyonunu destekliyorum. E canım, bunda ne var, herkes yapıyor denilerek küçümsenecek, ya da yapılan yanlışları meşrulaştıracak tepkileri tamamen reddediyorum. Kaldı ki, operasyonun içeriği burada tek bir kulübün hedef alınmadığını ortaya koyuyor.

İnsanların kafalarına göre iş yaptıkları bir ortamda, kendisini dokunulmaz görenlerin bu türden sporda şike operasyonları sonrası tutuklanması, bundan sonra aynı koltuklara oturacakların daha sorumlu ve legalite içinde hareket etmesini sağlar.

Aslında bu şike operasyonu toplumsal dejenerasyona güzel bir örnek oldu. Öyle bir toplum olduk ve etik olmayan pek çok şeyi öyle kanıksadık ki, bu operasyonda bahsi geçen pek çok olay tuhafımıza gitmemekte, pek çoğumuzun günlük hayatında rastladığı türden ilişkiler gibi görülmektedir.

Yanlış yapanların çoğaldığı bir toplumda, yanlışlıkların sayısı ne kadar çok olursa olsun, doğrular azınlık bile olsa doğrudur. Ve her zaman doğru kazanacaktır, kazanmalı.

Temiz toplum, temiz siyaset, temiz spor diyor ve bataklık kuruyuncaya kadar, her nerelere kadar giderse gitsin, tüm suç örgütleriyle mücadeleyi hedefleyen bu tarz operasyonları doğru, gerekli ve cesur buluyorum.

Aynı cesareti futbolda beyaz bir sayfa açması gereken Futbol Federasyonu'ndan da bekliyor ve zaman kazanmaya dönük ne şiş yansın ne kebap türü kararlarını gözden geçirmeye ve varsa vurulması gereken neşter, vurmaya davet ediyorum. Aksi halde bizim vurmadığımız neşter, bizim üstümüzde olan uluslararası organizasyonlardan UEFA ve FIFA tarafından vurulur ki, bu, ülkemiz federasyonunun itibar ve güvenilirliğine ciddi zarar verir.

İnsanların alınteri ile başarılar kazandığı, sağlıklı bir bünyeye sahip ve şeffaf yeni bir spor dünyası dileğiyle sevgiyle kalın...


Ömer K.

19.07.2011

Son Güncelleme Tarihi: 25 Temmuz 2011 14:56

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
20 Temmuz 2011 12:11

Yılmaz DEMİR

Öncelikle hayırlı olsun diyor başarılar diliyorum!

Futboldaki kaos yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımızın fragmanı. O'nlar (şikeciler) bizim izdüşümlerimiz. Ligteki maçlar adeta "şike var" diye bağırmasına rağmen sessiz kalan Federasyon, takiyeci ve riyakâr fanatik spor adamları, ahlaki olmayan bazı olaylar karşısında vurdumduymaz tavır sergileyen İstanbul basını, sözde spor, özde ise finans kurumu haline getirilmiş emisyon hacmi geniş futbol kulüplerinin kalemşörleri dünyaya rezil olduğumuz bu kaosun sorumlularıdır.

Bunca rezilliğe rağmen sorumlu ve sorunlu kişilere sahip çıkma gayretimiz ise nedenlerin sonuçlarından daha vahim olduğuna işaret ediyor.

Adalete güvenim sonsuzdur. Federasyona güvenmek istiyor ancak güvenemiyorum. Takımım Trabzonspor bu işin içerisindeyse onun da gereği yapılmalıdır.

İstanbul Dükalığına son verilmesi en büyük arzum!

Saygılarımla!



Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.