17.12.2013 Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu

18 Aralık 2013 14:42 / 1217 kez okundu!

 

 

Bugün sabah İstanbul merkezli iş adamları, bürokratlar ve 3 bakanın oğlunun adlarının geçtiği rüşvet karşılığı imar yolsuzluklarından, kara para transferine kadar pek çok yolsuzluk dosyasını kapsayan operasyon kimileri için şok etkisi yaratırken, kimisi içinse malumun ilanı oldu. Kısa bir değerlendirme yapacak olursak;

- Operasyonu yapan kim olursa olsun ortada bir hırsızlık varsa, nüfuz suistimali varsa, yetim hakkı yeme varsa bu durumda yapılacak 2 şey var. Ya lanetleyenlerden olacağız ya da susan, popüler tabirle dilsiz şeytanlardan olacağız.

- AKP ya söylemlerinin gereğini yapacak ve ismi geçen tüm isimlerin parti ile ilişiğini kesecek ve gereğini yapmak üzere yargıya her türlü desteği verecek ya da olayı örtbas etmeye kalkacak. İlk seçenekte büyür, ikinci seçenekte ise kendini ve inandırıcılığını kaybeder.

- Şuçların şahsiliği ilkesi gereği oğullarının yaptıklarından ötürü bakanları suçlayamayız diyenler önce kendilerini buna inandırsınlar. Oğullar imar izni karşılığı rüşvet alıyorsa o imarı olmayan yetkisiyle babalarından habersiz nasıl çıkarıyorlar?

- Operasyon Cemaatin hamlesi deyip kimse iddiaların ciddiyetini sulandırmasın. Bir hırsızlık, yolsuzluk, uğursuzluk iddiası ortada iken gerisi teferruattır. Velev ki Cemaat operasyonu, bu suçun niteliğini değiştirir mi, velev ki Cemaat operasyonu Cemaat mi bu isimlere gidin yolsuzluk yapın dedi?

- Bu operasyon şunu ortaya koydu; ülkemizde 75 milyon kulun hakkını emanet ettiği hükümet içinde bu emanete ihanet edenler var. Bundan sonra Başbakanın tavrı çok önemli. Geçmişteki gibi biz adamlarımızı yedirmeyiz derse eğer bu bataklığa bulaşanlar kendisini de bataklığa çeker.

- Bu operasyonu yapan savcıları tebrik etmek lazım. Geçmişte deniz feneri davası savcılarının başına gelenlerin kendi başlarına gelebileceğini göze alarak bu hamleyi yaptılar. Bu saatten sonra bu savcılara dokunan hırsızlıkları örtbas etmiş olur.

- Bu hamle açık bir meydan okuma. Cemaat hükümete son derece net bir reaksiyon gösterdi. Benle uğraşanı yakarım. Bu dosyanın ellerindeki tek kurşun olduğunu sanmıyorum. Bu iddiaların başlangıç olduğunu ve ellerinde çok daha ciddi dosyalar olduğunu düşünüyorum.

- Üzüldüğüm şey yolsuzluk dosyalarının zamanı geldiğinde kullanılmak üzere bekletilmesidir. Cemaat-Hükümet kavgası olmasa belki de arşivlerden hiç indirilmeyecekti.

- Sevindiğim şey bu kavganın belki de ülkenin hayrına olacağı. En azından yolsuzluğa bulaşanlar her zaman enselerinde izlendikleri korkusuyla yaşayacaklar ve en güçlü oldukları anda bile kendilerini demir parmaklıklar arkasında bulabileceklerini düşüneceklerdir.

- AKP iktidarında İçişleri Bakanına bağlı polis, bakanın oğlunu içeri alacak bilgileri savcılara ulaştırıyorsa ve bakanın bundan haberi olmuyorsa elbette bu basit bir yolsuzluk operasyonu değil derinlerde bir yerlerde çok ciddi bir savaşın emareleri. Ama olsun biz önümüze gelen dosyaya bakalım ve varsa gerçekten yolsuzluk ki bu hamleyi yapanlar somut deliller olmadan bu operasyonun intihar anlamına geldiğini bilmeyecek kadar aptal olmayacağına göre bize düşen derin analizleri sonraya bırakıp şimdiki hırsızlıkları konuşmak olmalı. Kimse ayrıntıya boğulup aslolandan uzaklaşmasın.

Bu operasyonun yerel seçimler öncesi servise konması seçim sürecinde daha neler göreceğimizin ipucu olmakla beraber devlette yolsuzluk yapan herkese ibret olacak sonuçlar doğurmasını umarım.

 

Ömer KARAKUYU

18.12.2013

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.