BİZ OLSAYDIK NE OLURDU?

09 Mayıs 2010 04:15 / 1349 kez okundu!

 


Ben arkadaşlarımın AKP karşıtlığını bir düşmanlık seviyesinde görmediklerini düşünüyorum. Ergenekon soruşturmasından önce bir düşmanlık vardı ise bile bunu karşıtlığa indirgemememiz gerekir. Kimsenin inkar edemeyeceği gerçekler var. Derin devlet temsilcileri, özünde kurulu düzen, 2002 yılından bugüne kadar AKP'ye karşı geliştirdiği her şeyi biz veya bizi temsil ettiğini düşündüğümüz bir parti iktidarda olsaydı da yapacaktı.

Ben soruna devlet biz iktidarda olsaydık bize AKP'ye yaptığından daha farklı olarak ne yapardı diye bakıyorum.

Yanıtım evet aynısını yapardı.

Önce brifing verirdi.

Milli Güvenlik Kurulu'nda belgeden alıntı verirdi.

Sonra "Irak'a girelim" derdi.

"Kürtleri yok edelim" derdi.

"İrticayı yok edelim" derdi.

"İsrail'le askeri anlaşma yapalım" derdi.

"Kıbrıs'ı birleştirmeyelim;

Suriye, İran, Yunanistan ve diğerleriyle barışmayalım" derdi.

"Afganistan da olalım,

1 Mayıs yaptırmayalım"

Derdi, derdi, derdi.

AKP hükümeti de bu süreçten geçmiyor mu?

Biz bu durumdan ders çıkarmadıkça nasıl siyaset yapacağız?

Yıllardır komünistlere soluk aldırmayanlar, gördükleri yerde komünist tevkif edenler, iki hilali ile, MİT'i ile evimizde bir gece geçirmemize izin vermeyenler, hükümet olduğumuzda bize karanfil ve gül demetleri ile mi gelecekler?

"Artık bu devleti size emanet ediyoruz"mu diyecekler?

"Biz, 77 1 Mayıs'ındaki saldırıyı düzenleyenleri verin" deyince, "Emrin olur" mu diyecekler?

"Maraş'ın, Çorum'un, 16 Mart'ın sorumluları aha bunlar, istediğiniz yapın" mı diyecekler?

Bırakın seçimle, halk ayaklanmasıyla bile iktidar olsak aşamayacağımız o kadar büyük sorunlarla karşılaşacaktık ki

Bugün yaşananların sahnede sergilenen bir oyun değil yaşamın kendisi olduğunu belki öyle anlayacaktık.

Ve veya bir arkadaşımın yorumuyla. İlk birifingle beraber ikna olup Kürtlerin kesilmesini, başörtülülerin çırılçıplak soyulup sokakta gruplar halinde dolaştırılmasını, Kıbrıs'ın kalan kısmının da işgalini savunmaya başlardık.

AKP karşıtlığı yapalım. "Hırsız" diyelim, "Diktatörlük hevesleri vardır" diyelim, "Kapitalisttir" diyelim.

Elbette karşı duralım ama bize ezelden beri düşmanlık yapmış bu düzenle döğüşmesine de nanik yapmayalım.

100 yıllık İttihat-Terakki inkarcılığına, İttihat-Terakki saldırganlığına karşı duruşunun da yanında olalım.

Böyle yaparsak kandırılmış, kullanılmış olmayız.

Kavel'den 1 Mayıs'a, oradan 12 Eylül'e sürekli kaynağımızı kurutanlara cesaret vermememiz, bu topraklarda yeniden kaynak bulmamıza yardımcı olacaktır.

32 yıldır 1 Mayıs ve Taksim için çekilmeyen çile kalmadı. Bu doğru.

32 yıldır da hiç 200 bin kişi ile Taksim'in kapısına dayanmadık. Bu da doğru.

Hükümet başka alanlarda sıkışık olduğundan, yeni cepheler açmak istemediğinden, Ergenekon'daki, Balyoz'daki tutuklamaların haklılığını pekiştirmek için 1 Mayıs konusunda uzlaşmak zorunda kaldı.

Biz de 1 Mayıs'ı Taksim'de 200 bin kişi kutladık.

Uzlaşmak kötü bir şey midir, değildir.

Uzlaşmak için senin de bir gücünün olması gerekir mi, elbette.

Her sorunu kendi yapısı içinde düşünelim; çok da abartmayalım.

Kenan Evren'den, İhsan Doğramacı'dan, Ali Elverdi'den ve diğerlerinden bizim yerimize kimse hesap sormaz.

Hesap sorabilmemiz için de örgütlenmemiz gerekir. Bu da örgütlenmede eksik bıraktıklarımızın, ötelediklerimizin, dikkate almadıklarımızın envantere alınması, onun üzerine yenilerin konulması ile olacaktır.

Elbette her şey dört başı mamur olmayacak ama bu kadar hava kaçıran delikle de bu işin içinden çıkmak çok zor.

Ben siyaset yapmak istiyorum diyen her birimiz, politikanın temelde insanları ikna etme sanatı olduğunu unutmamalı.

İnsanlar yanlışa ikna olurken de doğruya ikna olduklarını sanabilirler.

O süreç için önce laf üretmenin yanında bir şey yapmalısınız.

Topraklarımızda ilk defa olmuyor. 10 bin yıldır 25 bin kez bu durum bu topraklarda yaşanmıştır.

Bugün dahil dünyanın her yerinde de oluyor.

Hayıflanmayalım. Varsa niyetimiz, ikna etmek zorunda olduklarımız hemen yanımızda yaşıyor.

Yoksa, seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli.


Nurettin Akbaş

08.05.2010

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.