MÜZMİN MUHALİF'İN YILLANMIŞ NOTLARINDAN SEÇME SAÇMALAR

31 Aralık 2019 15:41 / 3805 kez okundu!

 

 

2019 yılının bu son günü elimize geçen bir belgeyi sizlere sunmaktan mutluyuz. Yeni yılda kendinize, ülkenize ve dünyaya belki de yeni bir gözle bakma zamanı gelmiştir. İşte bu notlar sizi hem güldürsün, hem de düşündürsün istedik. 2020 yılı umarız bu müzmin muhalifliklere rağmen daha mutlu, daha güzel bir yıl olur :) 

 

****

 

#KategorikMuhalif kişisinin yıllanmış notlarından seçme saçmalar

 

Yarın TOGG tarafından tanıtılan otomobil ile dalga geçilecek;

 

Geçmişteki “Devrim” otomobilinin arkasındakilerden birinin de Erbakan olduğunun bilgisi torundan saklanacak;

 

Denize inen denizaltı görmezden gelinecek;

 

Kanal İstanbul’un ihanet ve hatta cinayet olduğu yaygınlaştırılacak;

 

Boğazda kaza yapan gemiyi sanki Erdoğan planlamış gibi gösteren bir kaç yazı sosyal medyada paylaşılacak;

 

“Libya bataklığından uzak duralım” diyen yeni bir kaç akademisyen aranacak;

 

Mustafa Kemal’in Libya’daki yarım kalan mücadelesinin belki de bugün tamamlanıyor olduğu bilgisi torundan saklanacak;

 

Enflasyonun düşmesi görmezden gelinecek;

 

Borsanın yükselişi görmezden gelinecek;

 

Faizlerin düşmesinin çok da iyi bir şey olmadığını söylemesi için bir iki ekonomist aranacak;

 

Ekonomi düşündüğümüz gibi çökmedi, Damat aleyhine yine de bir şeyler bulunup paylaşılacak;

 

Tank Palet fabrikası konusu istediğimiz gibi gelişmedi, yeni bir şeyler bulup konu gündemde tutulacak;

 

Osmanlı’dan en son ayrılan, Türkiye Cumhuriyeti’ne en yakın duran Katar artık çok içimize girdi. Onların, Katar’a karşı yapılan darbe girişimini kendine karşı yapılana yaptığı gibi engelleyen Erdoğan’ın sözünden hiç çıkmamaları akıl alır bir şey değil, bu işin bir açık noktası elbet bulunacak;

 

“Araplar bizi arkadan hançerledi” tezimiz uzunca zamandır iyi işe yaramıştı. Şimdi sanki o kadar işlemiyor gibi...

 

“Marmaray’ı su bastı” diye yaydığımız haberin aslında başka bir ülkede yaşandığının bu kadar çabuk ortaya çıkmasına şaşırdım; #KategorikYandaş olanlar da uyandı sanırım. Daha dikkatli olmalıyız...

 

“Uçak iniyor mu? Hayır. Uçağın inmediği yere havaalanı yapan başka bir ülke gördünüz mü?" 17 yıl önce bunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun bunu aslında Sabiha Gökçen için değil başka bir yer için söylediğine dair bir haber oluşturulacak çünkü “İki havaalanımız varken 3.süne ne gerek var?” diye bir sıvama da yaptı. “Offf! Bizim işimiz de çok zor be...

 

Yine de “İstanbul Havaalanı’nı su bastı” haberini kullanacağım çünkü alıcısı var, bizim taban da bir garip, ne versen alıyor. Tabanda bir problem mi var acep? Bu konuıda biraz düşünülecek...

 

Metrobüs’ün kötülenmesine son verilecek çünkü metobüsün yönetimini ele geçiren “bizim çocuklar“ işi batırmaya başladı;

 

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne karşı çıkışımızı da unutturmalıyız çünkü Çin’den gelen trenler vızır vızır bu köprüden geçtikçe rezil olmak var; bu yüzden de Çin’den ülkemize ulaşıp Avrupa’ya geçen ilk kargo treninin gelişi şimdilik görmezden gelinecek;

 

Osman Gazi Köprüsü için yaptığımız hesaplar tutmayacak gibi, “yap işlet devret” konusunu da gözden geçirmeliyiz;

 

Avrasya Tüneli en kısa yoldan karşıya geçiş sağladı; “yeni bir rant kapısı oluşturuluyor”, “birileri yine zengin edilecek”, “taşa, toprağa, yola, tünele para yatıran Türkiye iflas edecek” biçimindeki eski paylaşımlarımız geriye dönük temizlenecek;

 

“Boğaz’dan 3’lü Tüp Geçiş’e (karayolu gidiş, demiryolu gidiş/geliş ve karayolu geliş) sahiden ihtiyacımız var mıydı?” sorusu yaygınlaştırılacak;

 

TANAP’ın açılışı ve önemi görmezden gelinecek;

 

TürkAkımı’nın açılışı için Putin’in Ocak 2020’deki gelişi görmezden gelinecek, aynı zamnda Rusya ile aramızdaki sorun alanları büyütülerek öne çıkarılacak;

 

İHA’lar konusunda artık sayılı ülkelerden biri haline geldiğimiz söyleniyor, görmezden gelinecek; silahlı İHA’lar (SİHA) için Sezgin Tanrıkulu’nun PKK yanlısı oluşunu çok belli eden açıklaması unutturulacak;

 

Kendi helikopterimiz, tankımız, topumuz için alınan mesafeler küçümsenecek, görmezden gelinecek;

 

E. İmamoğlu’nun yaptığı “Temel atmama töreni”nin halk üzerindeki etkisi düşündüğümüzün tersine oldu, bir daha “temel atmama töreni” yapılmaması önerilecek;

 

Sürekli heykel açılışı yapmak da çok kötü oluyor, CHP’nin uyarılması sağlanacak;

 

Muhsin Ertuğrul Sahnesi için “yıkıp daha iyisini yapacağız” dediler, inanmadık, direndik ama onlar daha iyisini yaptılar; şimdi benzeri süreç Atatürk Kültür Merkezi (AKM) inşaatında yürüyor. Bu yüzden yeniden açmaza düşülmemesi için çalışılacak çünkü “adamlar yapıyor”;

 

Atatürk Barajı için, yapılma kararı alındığı zamanlarda “su kaçırır” demiştik, gerçi kaçırmadı ama o sıra epeyi etki yapmıştı; bu taktiği Kanal İstanbul için uygulayabiliriz. “Kanal İstanbul, deniz suyunu karaya sızdıracak ve içme sularını kirletecektir. Bu cinayettir, ihanettir!” diye bir basın toplantısıyla mücadeleyi başlatabiliriz. Dünyadan da büyük destek alabileceğimiz anlaşılıyor. Bu karşı duruşumuzu bir tür savaş ilanı gibi başlatmalıyız hatta bu adım için simgesel anlamda önemli olan 17-25 Aralık tarihlerinden 25 Aralık 2019’u seçmek çok isabetli olur. Böylece mücadelenin bitmediğinin, hatta daha çok taraftar toplayabilecek yeni bir hamleyle sürdüğünün tüm dünyaya ispatı olur;

 

Solcu, devrimci görüntüsü altında günde en az bir kez kuran kurslarından ya da muhafazakarların kurduğu yurtlardan, bir tecavüz haberi verilecek, verilmesi teşvik edilecek;

 

“Türkiye’nin otomobili” işi hiç beklemediğimiz kadar çok tuttu, aynı gün hemen Çin’in süpersonik bir işi abartılarak paylaşılacak;

 

15 Temmuz 2016’daki işlerin “tiyatro” olduğuna dair daha sağlam bilgi ve belge aranmaya devam edilecek...

 

****

 

31/12/2019

Belgeleri yayıma hazırlayan: NUHUNGEMİSİ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.