İBRAHİM KAYPAKKAYA'YI DOĞRU ELEŞTİRMEK

18 Mayıs 2020 10:50 / 726 kez okundu!

 


İbrahim Kaypakkaya'yı yanlış anma günleri yine başladı. Nuhungemisi, bu konuya doğru biçimde nasıl yaklaşılması gerektiğinin ilk örneklerini yıllar öncesinde sözlüklerde yazmıştı. Gençlerimizin, çocuklarınızın, romantik şiddet övgülü, yanlış devrimciliklere kapılıp gitmemesi için buyrunuz, okuyunuz, okutturunuz lütfen.

 

***

İBRAHİM KAYPAKKAYA’YI DOĞRU ELEŞTİRMEK

2009’daki bir Sözlük yazımda şöyle yazmıştım: 

İbrahim Kaypakkaya “12 Mart öncesi devrimci gençlik hareketinin, Mahir Çayan ile birlikte eli en kalem tutanlarındandır; önderliğini Doğu Perinçek'in yaptığı Proleter Devrimci Aydınlık (PDA) grubuyla sonradan yollarını ayırmış, TKP ML'yi kurmuş ve Perinçek grubunun en ayrıntılı eleştirisini, daha radikal bir açıdan da olsa, o yapmıştır; PDA eleştirisine ihtiyaç duyan ama başka gruplardan olan çok sayıda kişi, Mahir Çayan'ın Kesintisiz Devrim yazılarından olduğu kadar Kaypakkaya’nın pelür kağıtlara yazılıp çoğaltılmış notlarından da yararlanmıştır;

Akranları arasında Kemalizm’den en net kopuşun çabasını göstermiştir. Dönemin Sovyetler Birliği'ni Çin Komünist Partisi yanlısı bir yaklaşımla sosyal emperyalist olarak nitelemiş -ölümünden sonra taraftarları Arnavutluk Komünist Partisi'nin çizgisine yönelmiştir-; Kendisi ne Marksizmi, ne komünizmi yeterince bilen, aniden politikleşen genç bir kuşağın önde gelen temsilcilerindendir; işkence karşısındaki cesur tutumu nedeniyle adı efsaneleşmiştir.

Dönemin romantik etkilenmelerinin de (Vietnam, Filistin, Küba) itmesiyle, yanlış ve radikal bir beklentiyle, köylerde ve şehirlerde gelişecek gerilla mücadelesine bel bağlayan, kötü bir strateji ve hatalı tahliller sonucunda yapılmış hayali bir devrimci durum saptaması onun da çıkmazı olmuştur. Kendisi de içinde bir avuç genci devlet güçlerine ezdirten ve eleştirilmesi gereken liderlik yönü genellikle gözardı edilir. İşkencede ölmesi ve kararlı tavrı, bu açıdan eleştirilmesini hep ikinci plana itmiştir.

Onun anısına saygılı olmak, onun naiv ve çocuksu isyan girişimini, 36 yıl önce yaptığı yanlışlıkları anlamaya çalışmak; işkencecileri ve insanlık onuruna ters düşen diktatörlük rejimlerini ise lanetlemektir.

Dünyada hiç bir değişiklik yokmuş gibi aynı devrim türkülerini ısıtıp öne sürmek demek; yeni işkencelere yeni kurbanlar hazırlamak demek, Kaypakkaya'yı, Denizleri, Mahirleri -onların yanlışını, doğrusunu- hiç anlamamış olmak demektir. 

Zaten 68 kuşağının kimi yanlış temsilcileri oturup düzgün bir geçmiş özeleştirisi yapacaklarına, sahte bir geçmiş senaryosu yazarak olmadık bir devrimciler topluluğu yaratmaya çabalıyorlar. Bu kişilerin bir kısmı da kanımca hala 1968’de kalmış ama dünya aynı yerde değil, mesele budur.

Kaypakkaya diğer bir çok gençlik eylemcisi gibi putlaştırılmayı hak etmiyor. Unutulmasın ki, eleştirilebilenler daha uzun yaşar, putlar ise bir gün kırılabilir.” -18 mayıs 2008 nuhungemisi-

nuhungemisi

31 Ağustos 2009

http://www.izmirizmir.net/nuhungemisi-ibrahim-kaypakkaya-ve-roni-margulies-sozluk-yazilari-4-y1059.html

http://www.izmirizmir.net/nuhungemisi-mahir-cayanin-bir-makalesi-uzerine-elestiri-y5960.html

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.