Nikos Anastasiadis’i zor günler bekliyor

27 Şubat 2013 09:02 / 1358 kez okundu!

 


Kıbrıs Rum toplumu yedinci cumhurbaşkanını seçti. Merkez sağın lideri Nikos Anastasiadis yüzde 57 oy alarak, AKEL adayı Stavros Malas karşısında rahat bir seçim kazandı. Seçim sonrası Kıbrıs Rum toplumu yeniden ağır sorunlarına geri döndü. Yeni başkan ilk etapta bütün ağırlığını ekonomik konulara verecek.

Anastasiadis’in ekonomide nasıl mali krediye ihtiyacı varsa, Kıbrıs sorununda “zaman kredisine” ihtiyacı var. Müzakerelere başlamak için üç aydan altı aya kadar süre istiyor. Bir hareketlenme için yazı beklemek gerekecek. İlk açıklamalarından da anlaşıldığı üzere, AB’yi ve NATO’yu da savunma politikaları üstünden konuya dahil etmeye çalışacak. Nitekim, Kıbrıs’ın “Barış için Ortaklık” anlaşmasına üye olması için hemen başvuruda bulunacağını açıkladı.

Türkleri etkilemez

Anastasiadis Kıbrıs meselesinde iki temel sorunla karşı karşıya: a) Türk tarafının tutumu b) Kıbrıs Rum siyaset sahnesi.

Türk tarafının esneklik gösterip göstermeyeceği Anastasiadis’ten bağımsız bir olgu. Kuşkusuz, Türk tarafının nasıl bir politika izleyeceği konusunda Anastasiadis etkili olamaz. Fakat Kıbrıs Rum toplumunda iç politikanın seyri yeni başkanının kaderini yakından etkileyeceği gibi, başkanın da iç politikayı etkileme imkânı var.

Siyaset yeniden şekillenecek

Sonuçlar, siyaset sahnesinin taşlarını da yerinden oynatacak. İkinci tura kalamasa da seçimin “gizli galibi” Yorgos Lillikas. Yüzde 25 oy alan Lillikas birinci turun ardından “Bugün tarih yazdık, bu bir başlangıçtır” demişti. Lillikas iki bölgeli, iki toplumlu federal devlet fikrine karşı siyasi güçleri yeni bir oluşumda birleştirmek istiyor. Belki ortak bir parti mümkün olmayacak ama farklı oluşumların buluşacağı bir tür “Ret Cephesi Koalisyonu” imkânsız değil.

AKEL, adayının ikinci turda yüzde 42 oy almasından mutlu. Yine de partinin kan kaybına uğraması parti içi tartışmalara yol açabilir. AKEL yenilenip sosyalist bir çizgiye oturacak mı bilinmez ama AKEL’in Anastasiadis’e karşı çok sert bir muhalefet yapacağı kesin. Nitekim “Türklerin Anastasiadis’in seçimi kazanmasını istediklerini” söylemeye başladı. Bu da partinin özeleştirel bir sürece değil, “Ret Cephesine” doğru yol aldığını gösteriyor. Burada bir tür “dejavu” söz konusu. AKEL, ilk defa 1993 ve 1998’de Glafkos Klirides’e yenildi. Bunun acısıyla yakın Kıbrıs tarihinin en büyük yanlışını yaparak “Ret Cephesine” yaklaştı ve Papadopoullos’u iktidara taşıdı. Şimdi aynı hatayı tekrarlarsa, bu son derece olumsuz bir gelişme olacak.

Anastasiadis’in partisi DİSİ’de de önemli değişiklikler olacak. Öncelikle yeni bir başkan aranacak. Pragmatist milliyetçilerle dogmatik milliyetçilerin birleştiği DİSİ’de federal çözüm karşıtlarının ağırlığı artarsa, Anastasiadis kendi partisinden de destek bulamayabilir.

“Cesur ve yalnız lider”

Kıbrıs sorununun çözümü açısından pek olumlu olmayan bu siyaset sahnesinde Anastasiadis’in nasıl dans edeceği merak konusu. En büyük silahlarının “öfkesi” ve “cesareti” olduğunu söyleyebiliriz. 2004’te Annan Planı’na “evet” diyerek cesaretini göstermişti. Zafer konuşmasında Kıbrıslı Türklere değinmek isterken salondan yükselen yuhalamalar karşısında coşkun kalabalığı bir anda susturması ve muhalifleri ile Kıbrıslı Türklere saygılı olunmasını istemesi güçlü bir lider olduğunun en açık kanıtı. Fakat zirvedeki adamın “cesur” olduğu kadar yalnız olduğu da bir gerçektir. En azından Kıbrıs sorunu konusunda bu böyle...


Niyazi KIZILYÜREK

Taraf, 26.02.2013

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.