Fransızların sloganındaki gibi; 'Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler, dünya bildiğince döner'

17 Ocak 2015 13:41 / 1165 kez okundu!

 

 

Hoşgörüsünü kaybeden bütün söylemler, daima iki karşıt cephe yaratmaya mahkumdur. Avrupa’yı ve dünyadaki gelişmeleri, çoğu kişi gibi bende endişe ile izlemekteyim. Başkaları için tabu olan kavramlar diğer taraf için değer yargılarına bağlılık olarak adlandırabilir.

Şeklen, tek tipleşmeye giden bir dünya düzeninde, zaman zaman şiddete başvurarak, başkalarının dinine, değerlerine, geleneklerine saygı duymadan,  başkasının bu dünyadaki hakkını hiçe sayarak, hegemonya kurma çabasında yarayı en çok alanlar, Müslümanlardır.

 

Yirmibirinci yüzyılın başından bu yana, bir takım kavramlar yaratılmaya başlandı. Bu kavramlar, Müslümanlığın sadece suretten ibaret olduğunu göstermeye çalışan bir soykırım niteliğinde kendini göstermektedir.

 

Bütün milletlerin tarihinde soykırım vardır fakat tarihi derinine analiz ettiğimizde soykırımlardan en fazla nasibini alanlar, Müslümanlardır. En çok acı çeken ırk, en çok işkenceye maruz kalan onlar olmuştur.  

 

Bu yüz yılda yaşayan Müslümanların, maruz kaldığı işkenceleri tek tek ele almaya gerek olmadığını düşünüyorum. Hepimiz gördüğü ve hemen hemen her gün izlediği şeyler.

 

Bu savaşlar bizlere, Müslümanlığın bağnazlıktan öteye gidemeyeceği, yobazlık, gericilik, katliam kısacası sözlükte ne kadar olumsuz terim varsa, hepsini kapsayan şeylerden ibaret olduğunu göstermeye çalışıyor.

 

Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan soykırımların aynısı, bugün çağımızda yaşanmaktadır. Fransa’nın Cezayir’e yaptığı işgal sırasında, Cezayir’li dedemin neler yaşadığını bilmem belki de bu görüşe net bir şekilde sahip olmamın nedenidir.

 

Maalesef ki yaşadığımız çağda, herkes okuduğundan kendine bir parça kopararak, kendi çıkarına en uygun olanını uyarlama gayretindedir. İslam tarihine baktığımızda, bunun yaşandığını her tarihte yine net bir şekilde görebiliriz.

 

Hz.Ömer (r.a)’ın sergilediği adalet, İslam’ın doğru şekilde anlaşılmasının bir göstergesiydi. Hz.Muhammed (s.a.v)’ın ölümünden sonra, İslam’a hızlı bir şekilde batıllar eklenmeye başlandı. İslam, o gün bugündür bu batıllara karşı savaş vermektedir.

 

Cihad kelimesinin anlamını ve içeriğini bilmeden, evirerek çevirerek, Müslümanları vahşeti seven, azılı katiller olarak gösteren bir dünya görüşüyle ezmeye çalışmak, benim kafamda tek bir soru doğuruyor?

 

Ezilen Müslümanlar mı? yoksa Müslümanlığı kabul edemeyenler mi?

 

Bir kafirin bile kalbini kırmamayı öğütleyen bir peygamberin ümmeti, televizyonda izlediğiniz o korkunç manzaraların adamları, kadınları değildir.

 

Dünyadaki gelişmelere baktığımda, Müslümanlık üzerinden bir şiddet dili geliştirilmeye çalışıyor. İfade özgürlüğünün zemini, aşağılamak ve hakaret etmek üzerine kurulu olmamalıdır. Bir dini aşağılamak için ve yine bir peygamberin karikatürünü yayınlayabilmek için birçok insanın ölmesine, bu ölümlerinde Müslümanlara mal edilmesine gerek yok.

 

Benim ile hemfikir olan Müslümanlar, şunu da düşünüyor; peygamberimizin karikatürünün çizilmesi ne İslam’ın ne peygamberimizin ne de Kuran’ın değerini alçaltır. Sonuçta din, kirli bir yüz yılda çoğunluğun ne yaptığına göre yaşanmıyor. Kalben ne olduğunu bilmek, dini yaşamak için yeterlidir.

 

Birbirimize bu kadar kolay bir şekilde düşman olabilmemizin en büyük sebebinin; bilgi eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Şu an siyaset alanında yazılan senaryolar, film sektöründen daha hızlı bir şekilde ilerlemektedir.

 

Fransa’nın ve bundan daha önceki ülkelerin nefretini anlayabilmeyi çok isterdim. Nihayetinde özü bilenler, inanmaya devam edeceklerdir. Müslümanların, batının yorumu ile oturtulmaya çalışıldığı resim, Müslümanlar için fark etmeyecek. Fransızların liberal demokrasisinin sloganında söylediği gibi; "Laissez faire laissez passer, le monde va de lui meme"* diyecekler.

 

*Laissez faire laissez passer, le monde va de lui meme: "Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler, dünya kendini idare eder"
 

Nilden ERSOY

16.01.2015

 

Son Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2015 01:36

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.