Kadınların yüzde 98’i ne düşünüyor?

08 Ekim 2012 13:17 / 1875 kez okundu!

 


Türkiye’de kadınların çalışma yaşamına katılımlarını, Avrupa ve Dünya ortalamaları ile kıyasladığımızda ne yazık ki, ülkemizin çok geride kaldığını görmekteyiz. Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Kurulu’nun yapmış olduğu bir araştırmaya göre AB‘de % 60’ı bulan kadın istihdamı, Türkiye’de % 28 seviyesinde kalmakta ve daha çok “erkek işleri –kadın işleri” ayrımı nedeniyle kadınlar, çalışma yaşamında kolay yer bulamamaktadırlar.

Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranını erkeklerle kıyasladığımızda da ortaya çıkan tablo pek parlak değildir. TÜİK verilerine göre 2012 yılında kadınların ülkemizin işgücüne katılım oranı % 30.06 düzeyindedir ve bu oran erkeklerin çok gerisindedir.

Son yıllarda kadınların bakış açısına göre yapılan anketlerde, kadınların en önemli görevinin, % 98 ile “ ev işi yapmak, çocuk bakımı ve aile huzurunu sağlamak “ olduğu sonucunun çıktığı dikkate alınırsa kadınların çalışma yaşamına katılımındaki en büyük engelin aslında kendi zihinlerinde ve toplumsal algıda olduğunu söyleyebiliriz. Gerçekten de ülkemizde, kadınların çalışma yaşamları, evlilik ve doğumla birlikte çoğu zaman kesintiye uğramakta ya da sonlanmaktadır.

Eğitim düzeyi arttıkça kadınların iş yaşamına katılımlarının da arttığını görüyoruz. Ancak bu kez eğitimli kadınlar iş yaşamında yükselme olanağını erkeklere göre daha zor yakalayabilmekte; yönetici konumlarda daha az yer alabilmektedirler. Öğretmenlik, hemşirelik, sekreterlik gibi mesleklerde yoğunlaşma görülürken, beyin cerrahlığı, maden mühendisliği gibi mesleklerde kadınlara pek rastlanılmamaktadır.

Yine yapılan araştırmalara göre ülkemizde, kadınların en geniş istihdam alanı kamu sektörü olmakta; bunların başında da sağlık, hukuk, eğitim ve öğretim hizmetleri gelmektedir. Kadınların en yoğun oldukları sektör ise % 72. 2 ile tarım sektörü olmakta; bunu % 9.7 ile sanayi, % 9.7 ile diğer hizmetler izlemektedir. Kadın istihdamının % 52.4‘ünü ilkokul mezunları oluşturmaktadır.

Ülkemiz, kadınların çalışma yaşamına katılımlarını artırmak için, uluslararası kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde olmalı, devletin yetkili organları kadınların çalışma yaşamına katılımlarını engelleyen unsurları ortadan kaldıracak tedbirler konusunda Üniversiteler, Sivil Toplum Örgütleri ve Odalarla birlikte hareket etmeli, girişimciliği teşvik edecek, istihdamı artıracak projeler üretmelidirler. Mevzuat, kadınların çalışma yaşamına katılımlarını kolaylaştırmalıdır. Hükümet ve Yerel İdareler, kadınların çalışma yaşamına katılımlarını sağlayacak yeni metotlar geliştirmeli, uzun vadeli düşük krediler vermeli, eğitim olanaklarına erişimi kolaylaştırmalı, kooperatifleşmeyi ve örgütlenmeyi yaygınlaştırmalıdırlar.

Kadınlarımız, bugün artık ülkemizin çalışma yaşamında da var olmalı, bu alanda hak ettikleri yeri almalı, ekonomik ve sosyal güvencesi olan çağdaş, eğitimli, örgütlü, özgür bireyler olarak AB ve dünya standartlarının gerisinde kalmamalıdırlar. Napoleon Bonaparte’ın söylediği gibi; “Bir toplumun gelişmesini görmek için, önce o toplumdaki kadınlara bakınız“.


Nilay Sermi KÖKKILINÇ

05.10.2012


Son Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2012 16:29

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.