TKP, TBKP, RP, RTE

10 Eylül 2020 09:47 / 1835 kez okundu!

 

 

1987 yılından, siyasal özgürlükler için mücadele ettiğimiz yıllardan bir hatıra... Bunun içinde TKP, TBKP, RP ve RTE var. Bu harflerin denklemini çözmek isteyenler yazıyı okuyabilir. 

 

 

 

****

 

 

SİYASAL ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ İÇİNDEN BİR HATIRA:

TKP, TBKP, RP, RTE


Sene 1987, TBKP Genel sekreteri ve Genel Başkanı, Kutlu-Sargın (Nabi Yağcı - Nihat Sargın) TBKP'yi (Türkiye Birleşik Komünist Partisi) yasal olarak kurmak için Türkiye'ye dönme kararını açıklarlar. Bu ve genel olarak siyasal özgürlükler bağlamında TCK'nın 141-142 ve 163. maddelerinin kaldırılması için sesimizi yükseltmemiz gerekiyordu. Henüz İl düzeyinde birleşme gerçekleşmediği için TKP İl Komitesi olarak bir dizi eylem planı hazırlamış ve uygulamaya başlamıştık. Bunlardan biri de siyasi partilerden randevu alıp onlarla görüşerek bilgilendirmek ve destek aramaktı. Benim de  içinde bulunduğum grubun ziyaret edeceği partilerden biri Refah Partisi'ydi. Telefonla randevu alınmıştı. Refah Partisi İstanbul İl Başkanlığı Fatih'te, Fatihi'i ikiye bölen anacadde üzerindeydi. Dar basamaklardan dördüncü kata tırmandık. Zile bastık, kapı açıldı, "biz Türkiye Komünist Partisinden geliyoruz" dedik.

Dememizle birlikte baskın yemiş gibi "tövbe estağfurullah" deyip ellerine birşeyler geçirmeye ve savunmaya geçen insanlarla karşılaştık. Biz de bu arada çok şaşkınız tabii, içerden İl sekreteri çıkıverdi. Ve duruma hızlı bir şekilde müdahale etti. Herkes yerine oturdu biz de sekreterin daveti üzerine peşisıra yürümeye başladık. Bir odaya uğradı, Başkan odasıydı ve orada İl Başkanı R.T. Erdoğan oturuyordu. Bu tatsız karşılama halinden muzdarip olmuş olacak ki, bize birer çukulata ikram ettikten sonra toplantı salonuna alındık. 


Beş on dakika sonra Başkan geldi ve tekrar bir hoşgeldiniz-hoşbulduk rutininden sonra, bir izahat ihtiyacı duydu ki şu kısa açıklamayı yaptı. "Bizim seçmenimizin (tabanımızın) komünizm ve komünist algısı böyle, yani din düşmanı, yani düşman... Biz bu  seçmenle (tabanla) çalışıyoruz." 


Sonra gündeme geçtik..


141-142 ve 163'ü konuşurken sol içindeki ikircikli tutuma takıldık tabii olarak. 163'ün kaldırılmasına karşı çıkan bazı "ünlü solcular" nedeniyle biz kendi tutumumuzda samimi olduğumuz konusunda Tayyip beyi ikna etmek için çaba sarf etmek zorunda kaldık. Kendileri ise bu yasaların tümünün kaldırılması doğrultusunda mücadelemize destek vereceklerini ifade ettiler. Daha sonra İstanbul ile  ilgili hazırladığımız broşür halindeki kılavuzu kendilerine takdim ettik, İstanbul'da yapılması gereken acil eylem planı denebilecek bu çalışmamız üzerine bir süre konuştuktan sonra gayet samimi bir şekilde birbirimize başarılar dileyerek ayrıldık. 


Şimdi onun başını çektiği anti-emperyalizm, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde biz ona destek veriyoruz. 


Başaracağız...

 

Necmi DEMİRCİ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.