FREKANS, ZORLANMIŞ TİTREŞİM VE REZONANS

12 Mayıs 2020 23:55 / 327 kez okundu!

 


"Bir bakıyorsunuz ekonomi kötü, bittik battık edebiyatı, ardından dış kaynaklı dolar operasyonu. Bir bakıyorsunuz herkes para basıyor, senin basacak halin yok, o halde IMF ile otur masaya diyorlar. Bir bakıyorsunuz Adnan Menderes'le, Erdoğan'ın fotoğrafları yan yana konup, makus talihten bahsediliyor. Bunlar hep belli bir frekans içinde cereyan ediyor. Bereket versin toplumun tabii frekansıyla bu kesimin bir alakası yok da bir rezonans yaşayıp infilak etmiyoruz."

 

***

FREKANS, ZORLANMIŞ TİTREŞİM VE REZONANS


Fizikte;
Bir sistemin kendi doğal frekansına eşit frekansta bir vuruşa maruz kaldığında genliğinin sonsuza dek artma eğilimi göstermesi vardır. Ki bu da sistemi yıkıma götürür.
Eğer başka sönümleyici bir etki yoksa tabii.
Malum tabiat bir bakıma titreşimler dünyası.
Frekans; birim zamandaki salınım sayısı.
Doğal frekans; bir sisteme ilk hareket verildikten sonra yaptığı salınımın frekansı.
Yani eğer bu doğal frekansa uygun etki uygulanırsa, sistemin tepkisi felakete kadar gidebilir.

Sosyal ve siyasal hayatı izlemeye çalışan bir arkadaşınız olarak görüyorum ki; merkezinde FETÖ'nün olduğu bir organizasyon var ortada. Bu organizasyonda siyasi partiler, medya, elde ettikleri mevziler, İBB gibi kurumlar vs. var. Bunlar FETÖ'nün koordinasyonunda mevzilenmişler, üstelik geçmişte birçok defalar olduğu gibi, bu koordinasyon, henüz covid-19 salgınına maruz kalınmamışken başlamış oldukları vuruşlarına, salgın sırasında bile devam edilebiliyorlar. Yalnızca bu bile durumun vehametini gösteriyor sanırım.


NEDEN?


Aslında nedenini hepimiz biliyoruz.
Ülkemizin tarihi, coğrafi konumu, uluslararası ilişkiler tarihine bakıldığında öyle kendi haline bırakılmayacağı üzerinde hemfikiriz sanırım. Uzun bir dönem ya halkın tercihlerini manüple eden yönetim modelleriyle ya da doğrudan askeri darbelerle ülkeyi boyunduruk altında tuttular. Ama o makus talih yırtılıp atıldı. Hem o yönetim modeli hem de darbeler bir zamanlar olur olmaz kullandığımız o ifadeyle; "tarihin çöplüğüne" gönderildi.


İşte o nedenle doğrudan toplumun dengesini bozma yöntemleri üzerine çalışmaya başladılar.


DOĞRUDAN TOPLUMA ETKİDE BULUNMAK


Bu çalışmalara muhalefetteki partileri dizayn etmeye başlayarak fayrap ettiler. Aynı süreç içinde muhalefetteki partileri bir araya getirme faaliyeti yürütüldü. Ve bunda önemli başarılar elde ettiler, buna bağlı olarak da yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara gibi önemli Büyükşehirlerin Belediye Başkanlığını kazandılar. Buna paralel belli peryotlarla vuruş yapmaya da devam ediyorlar.


Bir bakıyorsunuz, bir olmadık söz, bir olmadık tavır, bir olmadık davranışla çıkıyorlar ortaya. Mesela "Merkezi Hükümet" diyor İBB Başkanı. O bir ilk hareket yaratıyor siyasal toplumda. Sonra o frekansa uygun, bir TV kanalından aynı sözler bindiriliyor. Bir bakıyorsunuz ekonomi kötü, bittik battık edebiyatı, ardından dış kaynaklı dolar operasyonu. Bir bakıyorsunuz herkes para basıyor, senin basacak halin yok, o halde IMF ile otur masaya diyorlar. Bir bakıyorsunuz Adnan Menderes'le, Erdoğan'ın fotoğrafları yan yana konup, makus talihten bahsediliyor. Bunlar hep belli bir frekans içinde cereyan ediyor. Bereket versin toplumun tabii frekansıyla bu kesimin bir alakası yok da bir rezonans yaşayıp infilak etmiyoruz. Ancak üst üste bindirdikleri vuruşlarda toplumdaki genliği yani gerginliği arttırmaya çalışıyorlar. Bu vuruşların yarattığı salınımı azaltmanın yolu mekanik titreşimler bahsinde olduğu gibi, teknik bazı önlemlerle sönümleyici etkide bulunmaktır.
Ancak bu toplumsal olaylarda o kadar kolay bir durum değildir. 


Öyle vuruşlar yapılıyor ki tansiyonun yükselmemesi mümkün değil. Sonra da gelsin asabiyet...


Bunlar, saklanmakta olan bir salıncağa elle bir kuvvet uygulayarak salınımın zorla, kuvvetle arttırılması gibi, yukarda bahsettiğim çıkışlar da toplumun titreşmesini zorla ve kuvvetle arttırma gayretidir. Hala medet umulan yöntem budur. Bunun nedeni de söz konusu siyasi partinin şöyle ya da böyle bir siyasi perspektiften yoksun olmasıdır. Neden yoktur? Bu da ayrı bir yazı konusu...

Necmi DEMİRCİ

Son Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2020 19:44

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.