COVİD-19 VE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ

30 Nisan 2020 11:22 / 896 kez okundu!

 


N. Demirci bu yazısında, uzak ve yakın geçmişimizin güzel bir kuş bakışı portresini çizmiş. Karantina günlerimizdeki yeni muhasebelere yardımcı olan bu yazıyı zevkle okuyacaksınız.

 

****

 

COVİD-19 VE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ

 

Daha dün gibi, hükümet sistemi tartışması.
Birçok defalar, birçok siyasi liderden de duymuştuk başkanlık sistemi ile ilgili ifadelerini...
Ak Parti daha ilk seçimde hükümet kurma hakkını elde etmişti.
Ama iktidar olması için köprülerin altından daha çok suların akması gerekecekti.
Eee malum, iktidar olmak için öyle seçim yeterli bir yol değildi, seçim sadece bir formaliteydi, görüntüyü kurtaran tamamlayıcı bir usuldü. İktidar zaten vardı ve değişmezdi: Askeri vesayete dayanan statükocu, gizli CHP iktidarı.


Bu şartlarda seçim kazanan Ak Parti, belirli bir tarih ve siyasi bilinçle, tabii olarak muktedir olmak istedi. 


İŞTE OL HİKAYE BÖYLE BAŞLADI


Ak Parti'nin seçimi kazandığı ilk günden itibaren, iktidar olma isteği ile statükonun direnci sürekli göğüs göğüse geldi. Statüko dediğimiz şey bir mekanizmaydı ve bu mekanizma halkı kendini yönetebilecek olgunlukta görmediği için, onun adına yönetmeye kalkan tam bir vesayet mekanizması olarak kurulmuştu.


Çatışmanın şiddeti, giderek arttı, arttı nihayet askeri vesayetin içindeki en gizli unsur olan Fethullahçılara dayanan bir işgalci darbe girişimine kadar vardı. 

15 Temmuz darbe girişimi halkın sahneye çıkmasıyla engellendiği gibi, orada bırakılmayıp devrime evrildi. Bu defa tarih tekerrür etmedi, etmeyince de hatırlayalım, bilumum eski siyasetçiler tutturdular, tekerrür etmiştir diye. Oysa tarih tabii ki tekerrür eder ama ders çıkarılmazsa... Oysa ders çıkarılmıştı, tarih tekerrür etmedi. Bu dosya da kapanmadı, hala sözkonusu işgalci- darbe girişiminin önlenebilmiş olmasını içlerine sindiremeyenler, türlü çeşitli kılıflar uydurdular, dosya açık kaldı. Nerede konuyla ilgili bir yorum yapılmaya kalkılsa "ama o bir darbe değildi" diyerek, sizin yol almanızı engellemeye çalışmaktadırlar. Bunun nedeni de, içine düştükleri açık veya utangaç darbe destekçisi çukurundan kurtulma çabasıdır. Onları o çukura iten şey ise konumuzun dağılmaması için kısaca ve kabaca açıklayayım, kendini İslamiyet ile ifade eden halka karşı duyulan düşmanlık duygusu. Neyse konumuza dönelim.


VE ESKİ SİSTEMİN TASFİYESİ


Ohal ilan edilip işgalci-darbecilerin takibi ve tasfiyesi sürerken, eski sistemin tasfiyesi için de çalışmalar başlatılmıştı. Eski sistemden kurtulmadıkça kendimizi yönetmemiz mümkün olmayacaktı. Bir dönem yönetebilsek bile, uzun vadede bizim kendimizi yönetmemize izin verilmeyecekti. Bunu bize siyasi tarihimiz öğretmişti. Mücadelenin tansiyonu yükselmişti. Erdoğan liderliği yeni sistemi referanduma götüreceğini açıkladı. 16 Nisan referandumunda Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kabul edilerek, eski sistem demokratik yollardan tasfiye edildi. Ardından yapılan Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimleriyle yeni model uygulama yoluna girmiş oldu. Artık kendimizi daha rahat yönetecektik.


İDDİA NEYDİ


✓Bir defa hükümetin doğrudan halkın oylarıyla seçilmesi mümkün kılınmış oldu.
Seçilen hükümet 5 yıl iktidarda kalacaktı. Ortaktı, koalisyondu, istifaydı, yan parti kurmaydı vb. numaralar artık sökmeyecekti. Yani dayanıklı olacaktı.


✓Hantallıktan kurtulacak, hızlı çalışabilen bir yapıya kavuşacaktı, ani gelişmelere, anında tepki verebilecekti.
Dışardan gelecek her türlü (askeri, finansal vb.) saldırı veya operasyonlara karşı hızlı tedbirler alabilecek, karşı operasyonlar yapabilecekti.


✓Türkiye, kapasitesine uygun olarak kendi sanayi ve teknolojik atılımına devam edecekti.


✓Bağımsız, onurlu dış politika daha da güçlü bir şekilde icra edilebilecekti.


Uluslararsı ilişkilerde yeni bir durum ortaya çıktığında, başta ABD olmak üzere, Batıdan sinyal beklemeksizin kendi irademizle tepki verebilecekti.

 

PEKİ OLDU MU?


Evet, artık cevap verebilecek kadar tecrübe birikmiş durumda.


Oldu.


Her türlü operasyonlara muhatap olduk -ki bekleniyordu- cevapları verildi.

Nelerle karşılaştık;


✓S 400 alım kararımızı krize çevirmek istediler. "Bu kararı siz alamazsınız" dediler, bileğimizi bükemediler.


✓Suriye üzerinden baskı uyguladılar, cevaplarını aldılar.


✓Yerli helikopter ilk uçuşunu yaptı.


✓ 2019 da ABD merkezli finansal saldırıya karşı anında önlemler alındı.

 

✓Akdeniz'de ve Libya'daki bağımsız tavrımızı tüm dünya açıkça gördü.


....
....


VE COVİD-19


En beklenmedik olan da covid-19 salgınıydı. 
Son olarak da içinde yaşadığımız salgına karşı yürütülen mücadele bize tecrübe ettiğimiz iki hükümet modelini daha iyi karşılaştırma imkanı verdi kuşkusuz. Eğer başarılıysak bunda Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin sunduğu imkanlar olmak üzere, diğer farklı alanlardaki birikimlerimiz etkili olmuştur.


Başarılı olduk;


Çünkü hiçbir merkezi beklemeden, kendi kararımızı kendimiz aldık.


Çünkü kimsenin ne diyeceğini beklemeden kendi önlemlerimizi almaya başladık, kendi planlarımızı yaptık. 


Çünkü bakanlık bürokrasisindeki eski hantal yapı ve dirençler hızlıca aşılabildi.


Çünkü tedavilerde de kendi tecrübe birikimlerimizi değerlendirebilecek özgüven sahibi olabildik.


Bunu yapabildik;


Çünkü siyasi iktidar gücünü doğrudan halktan alıyordu, başka herhangi bir başka güçten değil.
Artık herşeyin hesabı halka verilecekti, verilecek!

 

Necmi DEMİRCİ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.