BİR 28 ŞUBAT HİKAYESİ SALİH MİRZABEYOĞLU

11 Mart 2021 17:28 / 3136 kez okundu!

 

 

28 Şubat darbesinin yaşandığı günlerde bir öğle vakti çocuğunu okula götürürken, 1998'de gözaltına alındı.

Hakkındaki suçlama sonrasında yasa dışı İBDA-C örgütüne liderlik yaptığı gerekçesiyle tutuklanan Mirzabeyoğlu, cezaevinde fiili ve manevi en ağır işkencelere maruz bırakıldı. Mirzabeyoğlu, "telegram" olarak adlandırdığı ağır fiili ve manevi işkencelere tam 10 yıl maruz kaldı.

 

****

 

BİR 28 ŞUBAT HİKAYESİ

SALİH MİRZABEYOĞLU

 

28 Şubat darbesinin yaşandığı günlerde bir öğle vakti çocuğunu okula götürürken, 1998'de gözaltına alındı.

Hakkındaki suçlama sonrasında yasa dışı İBDA-C örgütüne liderlik yaptığı gerekçesiyle tutuklanan Mirzabeyoğlu, cezaevinde fiili ve manevi en ağır işkencelere maruz bırakıldı. Mirzabeyoğlu, "telegram" olarak adlandırdığı ağır fiili ve manevi işkencelere tam 10 yıl maruz kaldı.

2001 yılında idamla yargılanan ve idam cezası kaldırılınca ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Mirzabeyoğlu, İBDA-C davasından hükümlüyken, talebi üzerine yeniden yargılanmasına karar verildi. Mirzabeyoğlu'nun, tutuklulukta ve infazda geçirdiği süreyi de dikkate alan mahkeme, Mirzabeyoğlu'nu her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Bolu Cezaevinden tahliye etti. 16 yıllık hapis hayatı böylece son buldu…

Mirzabeyoğlu, 4 Mayıs gecesi kendisini iyi hissetmedi ve Yalova Devlet Hastanesi’ne gitti. Ancak durum ciddiydi. Beyin kanaması teşhisiyle hemen ameliyata alındı. Daha sonra yoğun bakım ünitesine bağlanan Mirzabeyoğlu’nun 7 Mayıs’ta beyin ölümünün gerçekleştiği haberi geldi. Prosedür gereği birkaç gün daha cihazlara bağlı bekletilen bedeni bugün organlarının da işlevini yitirmesiyle pes etti. Mirzabeyoğlu, 68 yaşında dünyaya gözlerini kapadı ve Necip Fazıl’ın yanına gitti…

Ardında 42 eserden oluşan İBDA Külliyatı ve daha nice çabalar bırakan bir Salih Mirzabeyoğlu geçti bu dünyadan…

Batıcı-Laik kesimin “gericiliğe” karşı yürütülen bu saldırıyı, keyifle izlediği...

Türk solu’nun da yesinler birbirlerini “ne şeriat ne darbe” şiarını tercih ettiği zamanlardı...

İşte o zamanlarda Doğucu-İslamcı davanın mütefekkirlerinden, Necip Fazıl’ın öğrencilerinden Mirzabeyoğlu ağır işkence altındaydı.

İşte o Devlete çöreklenen güruh , işkencesiyle, işkencecisiyle birlikte tasfiye edildi...

 

Necmi DEMİRCİ

05.03.2021 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.