DANSÖZLÜ YILBAŞI BALOLARI...

04 Ocak 2019 16:45 / 285 kez okundu!

 

 

Her şey iyi güzel de şu yılbaşı balolarının finaline yakın klasik dansöz oynatma geleneği yok mu, işte o noktada bayağı zorlanıyorum.

Hemen söyleyeyim ahlakçılık yapmak niyetinde falan değilim.

Kimseyi kınamak da değil amacım.

Ayrıca böyle durumlarda kadınlı erkekli herkes halinden memnun oluyor.

Hepsi fazlasıyla eğleniyor...

 

****

 

DANSÖZLÜ YILBAŞI BALOLARI...

 

Yılbaşını dışarıda kutlamak ailecek bizim son zamanlarda edindiğimiz alışkanlık.

Yetkili ve etkili makamlardan sürekli aksi yönde telkinler yapıldıkça içimizdeki bir dürtü yılbaşını kutlamak, hatta şöyle balosu, Noel'i, ağacı vs. ile tekmil kutlamak yönünde bizi ivmelendiriyor.

 

Aslında ben 'yerli' bir adamım. Yani emperyalist kültürel dayatmalara karşı bir tepkim de vardır.

Ancak yılbaşı kutlamayı emperyalist kültürel bir dayatma olarak görmüyorum.

Bana kalırsa evrensel bir kültür.

İçinde eski yılın kötülüklerinin yok olup, yeni yılın iyiliklerle gelmesi dilek ve umudunu taşıdığı için de güzel bir gelenek.

 

İşin Noel kısmına gelince...

Hiç bir şekilde yabancı bir gelenek ya da bir kültür emperyalizmi değil.

Yılbaşını kutlayan laik kesimlerin savunma refleksleriyle, "biz yılbaşını kutluyoruz, Noel'i değil..." şeklindeki söylemlerini de yadırgıyorum.

Öncelikle Noel kutlamaları bu topraklara yabancı değil.

Hristiyanlık inancı, Anadolu'ya İslamiyetten çok önce gelmişti.

Yüzlerce inanç, kültür ve antropolojik kimliğin birbiriyle hercümerç olduğu bu topraklarda kimse büyük, büyük atasının bir zamanlar Noel Yortusuna katılmış olabileceği ihtimalini ret edemez.

Yani "kökü dışarıda" iddiası Noel için hiç de gerçekçi değil.

Kaldı ki keşke "kökü dışarıda" dediğimiz şeylerin hepsi Noel gibi olsa.

 

Neyse...

Bu duygu düşüncelerle bu yıl da ağacımızı ışıklandırdık ve bir yılbaşı kutlaması için -malum, bakarsınız bu fırsatı bir süre bulamayabiliriz- bütçemize uygun bir seçeneği değerlendirerek bir yılbaşı programına katıldık.

Her şey iyi güzel de şu yılbaşı balolarının finaline yakın klasik dansöz oynatma geleneği yok mu, işte o noktada bayağı zorlanıyorum.

Hemen söyleyeyim ahlakçılık yapmak niyetinde falan değilim.

Kimseyi kınamak da değil amacım.

Ayrıca böyle durumlarda kadınlı erkekli herkes halinden memnun oluyor.

Hepsi fazlasıyla eğleniyor...

 

Ama biz (eşim de) işin o noktasında eğlenceye katılamıyoruz.

Hele o para takmalar falan..?

Geçmişte bir veya iki defa yakalanmıştım.

Yaşadığım kabus gibi anlar, döktüğüm teri hatırlıyorum da anlatılır gibi değildi.

Mesele o takılacak para da değil. O kadar da pinti değiliz yani..

Ama nasıl anlatayım, hani eğlenceye katılabilsem neyse...

Zaten eğlence özürlü birisi olarak, kim bilir suratım nasıl bir ifade alıyordur.

Yanında sana bakıp kıvrak hareketle oynayan yabancı bir kadına, asık suratla -başından savar gibi- orasına burasına para tıkıştırmak fazlasıyla üstenci bir tavır gibi geliyor bana.

Hem dansözü, hem de kadınlı erkekli dansözle karşılıklı göbek atan, bu eğlenceye katılarak para takan diğer davetlileri de küçümsemek gibi sanki.

Bu defa uyanık davrandım.

Dansöz bizim masalara doğru yönelince dışarıya çıktık.

Hülya hazırlıklıydı, "sigara içmek için çıkarım" diye paltosunu aşağıya indirmişti. Ama ben ceket ve gömlekle idim.

Üşüme pahasına da olsa dışarıda bekledim,

Tehlike geçip, dansöz sahnenin öbür tarafına yönelince masaya döndük.

 

Eğer dışarı çıkmak aklıma gelmeseydi ve dansöz beni gözüne kestirip üzerime gelseydi ne olurdu?

Yüzüme hınzır hınzır bakarken kalçalarını omzuma omzuma vursaydı falan, ne yapardım acaba?

Şöyle bir hayal ediyorum da...

Her halde ben yine kan ter içinde kalır, yüzümde gülme, ağlama ve öfke karışımı acınası bir ifadeyle dansöze şöyle diyebilirdim;

"Şeyy... Siz bana hesap numaranızı verseniz de ben size 30 lira havale çeksem..?"

30 lira için, 'az' veya 'çok' diyenlere..

Davetliler orta sınıf profili veriyordu. Dışarıdan seyrederken gördüğüm kadarıyla rayiç bedel 20 lira civarındaydı.

10 lirayı da gecikme bedeli olarak düşündüm.

 

Tekrar herkese iyi yıllar.

Siz bana bakmayın yılbaşında gönlünüzce, içinizden nasıl geliyorsa eğlenin.

 

Nadi ÖZTÜFEKÇİ

01.01.2019

 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.