COVID 19 SALGINININ EN BÜYÜK SENDROMU; DEZENFORMASYON

17 Ocak 2021 21:36 / 948 kez okundu!

 

 

"Kapitalizm her türlü kötülüğü yapar ama enayi değildir. Bindiği dalı kesmez. Eğer anti kapitalist olduğumuzu söylüyorsak, Sermayenin bizim sırtımızdan ürettiği -özellikle yaşamsal değeri olan 'aşı' gibi- değerleri tüm yoksullar, hatta tüm insanlık adına talep etmeliyiz."

 

****

 

COVID 19 SALGINININ EN BÜYÜK SENDROMU; DEZENFORMASYON


Pandemi ile mücadelenin önemli bir ayağı dezenformasyona karşı verilen mücadele...

Mesnetsiz ve şiddetle kanıtlanmaya muhtaç bir çok iddia küresel çapta kotarılarak yaygınlaştırılıyor.

Hazırlanış tekniklerine bakıldığında ciddi efor ve teknik deneyim gerektirdiği anlaşılan çeşitli video ve haberler (!) sosyal medyada sistematik şekilde yer alıyor.

Yakın zamana kadar daha çok maske ve 'sosyal mesafe" konusunda yaratılan dezenformasyon şimdi de aşı karşıtlığına yöneldi.

Yakın zamanda yaptığım, aşı karşıtlığıyla birlikte aşı karşıtlığını sıranın önüne geçmek için bahane olarak kullanılmasını eleştirdiğim bir paylaşımın altında bir yorum yapıldı.

Kısaca;

Pandeminin bir silah olarak özellikle yaratıldığını, sosyal mesafenin kitlesel mücadeleleri önlemek için dayatıldığını, aşının da kitlesel kırım için üretildiğini iddia eden yorumlar.

Benim aşı karşıtlığına karşı olmam da "sınıf kardeşlerimi aşı ile sınırlamak" olarak (ne demekse..?) değerlendiriliyordu.

Bu arada sosyalistliğim de sorgulanıyordu.

Ben de oturdum yanıt yazdım.

Bazen yorumlarda sayfalarca açıklama yapıyorum. Birçok kez o kadar uğraştığım o yanıtı belki de yanıt verdiğim kişi bile okumuyor.

Ben de okunsun istiyorum.

O yüzden bu yanıtımı sayfamda paylaşmak istedim.

İşte yanıtım...

"Yazdıklarınız tehlikeli bir demagoji.
Mesnetsiz ve şiddetle kanıtlanmaya muhtaç...
Bu virüsün doğal bir virüs olduğu kanıtlandı.
Öne sürdüğünüz iddiaları, sizin yakınından bile geçmediğiniz 'bilim'le iç içe olan, aynı zamanda en az sizin kadar yurtsever, anti emperyalist olan bilim adamları, meslek kuruluşları dikkate bile almıyor.
Ölen sağlık emekçilerinin, doktorların anılarına, şu anda ölümle burun buruna  çalışanların da emeklerine saygısızlık ediyorsunuz.

Ayrıca;
Siz bilerek ya da bilmeyerek karşı olduğunuzu söylediğiniz Küresel Kapitalizme hizmet ediyorsunuz.

Bu virüs doğal bir virüstür. Sadece insanlığın, yoksulların, emekçilerin, emeklilerin, yaşlı ve zayıfların değil, aynı zamanda, ticaretin, üretimin, para dolaşımının, tüketimin de yani kapitalizmin de başına bela olmuştur.

Örneğin, özellikle "sosyal mesafe", pandemiye karşı kapitalizmin en nefret ettiği, ancak en etkili mücadele biçimidir.
Siz sosyal mesafeyi bu şekilde tanımlayarak önemsizleştiriyor, böylece  bizzat kapitalizme destek oluyorsunuz.
İnsanları yaşamlarını riske atmaya teşvik ediyorsunuz.
Vebal yükleniyorsunuz. Yapmayın.

Pandemi sadece insanlık krizi değil, aynı zamanda kapitalizmin de krizidir.
Elbette Kapitalizm bu krizi de -kendi kronik krizlerinde olduğu gibi- emekçilere, yoksullara, emeklilere yüklenerek çözmeye çalışacaktır.
Pandemiyi, kendisi için, ne tüketici ne de iş gücü olarak 'işe yaramaz' gördüklerini ayıklamakta kullanacaktır.
Ancak Kapitalizmin yaşayabilmesi için geniş insan kitlelerine ihtiyacı vardır.
Üreten, tüketen, harcayan, alışveriş eden, hizmet eden, hizmet satın alan geniş insan kitlelerine...
O yüzden Pandeminin ortadan kalkması işine gelir.
Aynı zamanda bir yandan da salgını yeni bir kar alanı olarak bir fırsata dönüştürecektir.
Aşı üretecek ve satacaktır. Bu onun içsel bir refleksidir.
Aşının güvenilir olması o aşının piyasa değeri ile ilgilidir.
Yani bilerek, öyle açıkça insanları öldürecek aşı üretemez.
Ama yukarıda da değindiğim gibi bu aşıyı kendiliğinden herkese bedava ulaştırmaz. Bir ayıklama aracı olarak kullanır.
Kapitalizm her türlü kötülüğü yapar ama enayi değildir.
Bindiği dalı kesmez.

Eğer anti kapitalist olduğumuzu söylüyorsak, Sermayenin bizim sırtımızdan ürettiği -özellikle yaşamsal değeri olan 'aşı' gibi- değerleri tüm yoksullar, hatta tüm insanlık adına talep etmeliyiz.
Eğer sizin yaptığınız gibi bu değerleri yoksul ve bilinçsiz kesimlerde önemsizleştirirsek, kapitalizmin çarklarını yağlamış oluruz.
Zaten aşı ulaştıramadığı, ulaştırmayı hiç düşünmediği, ulaştırsa da para kazanamayacağı yoksul kesimlerin, aşı karşıtlarına kanıp aşıyı ret etmesi, canına minnet olur.

Sosyalist mücadele ise bilinçle olur, gazla olmaz."

 

Nadi ÖZTÜFEKÇİ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.