DİKKAT DİKKAT! ISINIYOR VE YALNIZLAŞIYORUZ

18 Haziran 2017 01:45 / 404 kez okundu!

 

 

"Horoza, “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” biçimli o meşhur soruyu sormuşlar; ‘beni hiç ilgilendirmez ben işime bakarım’ demiş. Horoz bu, böyle bir yanıt verme ayrıcalığı doğa tarafından ona verilmiş olabilir. Biz horoz değiliz, sizi bilmem en azından ben değilim. "

 

Dikkat dikkat ısınıyor ve yalnızlaşıyoruz  !!!

Son dönemlerde gerek kendi konuşmalarımda ve gerekse çevremde yapılan kulak misafiri olduğum konuşmalarda bir tümcenin çokca kullanıldığının ayrımına vardım.

‘Dünya  küçüldü, hepimiz aynı gemideyiz’ 

Küresel ısınmanın hararetli tartışıldığı, ‘ne yapabiliriz’, ‘çok geç olmadan birşeyler yapılmalı’ kaygularını içeren soru ve temennilerin havada uçuştuğu ortamda, ‘Dünya küçüldü hepimiz aynı gemideyiz’ betimlemesi, küresel ısınma  söz konusu olduğunda, tabiri caizse cuk oturuyor.

Horoza, “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” biçimli o meşhur soruyu sormuşlar; ‘beni hiç ilgilendirmez ben işime bakarım’ demiş. Horoz bu, böyle bir yanıt verme ayrıcalığı doğa tarafından ona verilmiş olabilir. Biz horoz değiliz, sizi bilmem en azından ben değilim. Bu soruya, benim böylesi bir yanıt verme şansım yok. Evet; Dünyamız ısınıyor. Bunun sonucunu hepimiz vücutumuza yapışan, terliyen gömleklerimizle hissediyor, koltuk altımızda oluşan kızarılıklarla görüyoruz. Yani kısaca, dikkat dikkat ısınıyoruz !!!!

Amerika’nın gelmiş geçmiş en ‘sevimli’ şimdilik başkanı (başkanlığı ne kadar sürer bu konuda  bir öngörü yapamıyorum) D. Trump, hepimizin takip ettiği üzere çok yakın  günlerde Amerika’nın Paris Küresel Isınma Sözleşmesini askıya aldığını açıkladı. Bu konuda İngiliz basınında geriye dönük okumalar yaparken‘The Independent’ gazetesinde denk geldiğim benim ilgimi çeken sizing de ilginizi çekeceğini umduğum bir haberi paylaşmak istedim.

Gazete ‘Sizin Dünyanız, sizin kararınız’ başlığını taşıyordu. Haberin amacı; küresel ısınmaya karşı ne yapabiliriz sorusuna - kendi çapında- yanıt arayışı. Yok yok hiç sanmıyorum, bu haltı başımıza siz sardınız siz temizleyin demeye getirmiyor gazete. Anladığım kadarıyla bu, yaklaşan felaketten paçayı nasıl kurtarırız telaşı. Onun için her kapı tıklatılmakta. Allah rızası için bu derde bir umar yakarışı…

Gazete okuyucularının küresel ısınmaya karşı önerdikleri on tane çözüm sırasıyla şöyle; 

  1. Bütün yeni binalar güneş enerjisini kullanabilecek sistemlerle donatılsın.
  2. Ürünler çevreye verdikleri zararları gösteren etiketler taşısın.
  3. Evden çalışma teşvik edilsin.
  4. Şehirler arabalardan arındırılsın.
  5. Toplu taşıma ucuzlatılsın, insanların araba kullanması durdurulsun.
  6. Evlerde enerji tasarrufu sağlıyan lambaların kullanılması zorunlu olsun.
  7. Gereksiz paketleme önlensin.
  8. Yasalar yeniden kullanmayı zorunlu hale getirecek şekilde düzenlensin.
  9. Sıkıştırılmış gazla yapılan ısınma yasaklansın.
  10. Uçakla seyahat yapanlar çevreye yaptıkları zararın karşılığını          ederlere (fiyatlara) yapılacak artırımla (zamla) ödesinler.

Hemen burada belirteyim bu önerilerin bir tanesi hariç hepsine “beni ilgilendirmez ben işime bakarım ayrıcalığı olmayan sade vatandaş” olarak şapka çıkartırım.

Bu çözüm tekliflerinden ‘Evden çalışma teşvik edilsin’ önerisi, benim gibi son zamanlarda ‘emeğin yanlızlaşması’ konusunda ciddi kayguları olan, sorumluluk sahibi adamı endişeye yönlendirdi. Evden çalışma - özellikle bazı sektörlerde- yaygın bir şekilde uygulanmaya başladı zaten. Bu oranın IBM’ de  % 40’lara (1) ulaştığı ve bu uygulamadan geri dönüleceği söyleniyor. Evden çalışma; üretim sürecinin emekcileri olup birbirini görmeyen sağır ve dilsizlerden oluşan bir sanal kitle oluşturmakta. Sanal kitleler bir gün gelir sanal sınıf olur mu bilmem ama sanal duyarsızlıklar, sanal körlükler şimdiden kendini göstermekte. Hakkını verelim –az da olsa - sanal duyarlılıklar da var… Yok değil. (2)

Küreselleşen, küçülen dünyamızda bizi odalarımıza bilgisayar başına mahkûm ediyorlar kaygusundayım. Bu öylesi bir mahkûmiyet ki; diğer tutukluları görmüyor, tanımıyor ve işitmiyorsun. Bu mahkûmiyetin en  ürkütücü yönü ne biliyormusunuz? Bu suçtan kaç yıl  hükümlüsün, kaç sene yatacaksın bilmiyor, bilemiyorsun.

Allah bizi çağımızın mahkûmiyetlerinden korusun.

N.Kazım Öztürk

 

  1. Ertuğrul Özkök 6.6.2017 Hürriyet

 

 (2) İnsani duyarlılık ve sorumluluk duygusu taşıyan  anti –fasist, evrenselci  sanal birlikteliklerden bazı örnekler;

‘Occupy wall st’, ‘Occupy London’, ‘Unıte Against Fascısm’ ‘Arsenal’

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.