SİYASET VE FUTBOL

06 Nisan 2021 15:28 / 1106 kez okundu!

 

 

"Bana göre ülkemiz insanının davranış biçiminde futbol ile siyaset arasında yukarda bahsettiğim üzere oldukça benzer yanlar var... Takımınızın şampiyonluğundan kazancınız nedir? Düşünmezsiniz. Kazancınız yoktur gururdan başka. O da bir zaman sürer sonra geçer. Oysa seçim sırasında tercih ettiğiniz veya etmediğiniz partinin iktidara gelişi ya da iktidardan gidişi sadece seçim günü değil, diğer seçime kadar yıllarca alakadar edecektir seçenleri/seçmeyenleri, bizleri." 

 

***

SİYASET VE FUTBOL

Bu iki sosyal kavram, sözlük anlamı olarak birbirine benzemese de uygulanmasında insanların davranış biçimlerini etkilemede bana göre epey bir benzerlik taşımaktalar. Biraz irdeleyelim isterseniz.

Futbol, herhangi bir takımın taraftarı olmakla keyifli ve anlamlı bir spor dalıdır. Takım taraftarı olmak ise doğuştan değil sonradan kazanılan hatta babadan veya aileden kazanılan bir miras gibidir. Eski ve büyük takımların taraftarları da epey fazladır ülkemizde. Aynı mahallenin arkadaşları ya da iş arkadaşlarının birçoğu farklı büyük takım taraftarıdırlar. Bu takımların arasında yapılan maçlar genelde “Derbi” tabiriyle anılmaktadır. Şampiyonluk yarışında bir derbi maçı varsa bu iki takım taraftarı arkadaşlar, dostlar maç gününden günler öncesinden ağız dalaşına girerler, iddialar, hırslar tavan yapar taa ki maç saatine kadar. Maç günleri ülkede hayat durur nerdeyse. Biri kazanır diğeri kaybederse taraftar olan arkadaşlar, dostlar arasında kazanmanın hazzı ve egonun tavan yapması ile diğer tarafta hüsranın, ezikliğin hıncı günlerce sürer tartışmalar laf atmalar hatta kavgalara varır bazen. Bir büyük takımın taraftarının bir zaman sonra başka bir takımın taraftarı olduğuna şahit olunmaz. Yenilse de yense de, şampiyon olsa da alt sıralarda kalsa da takım değiştirmez ülkemiz insanı.

Siyaset ise futbol ligi gibi siyaset liginde yer alan partiler arasında yapılan yarıştır adeta. Bu siyasi partilerden birini tercih edişimiz de aileden kaynaklıdır çoğunlukla. Bazı, bazı bu kural değişir elbette. Tercih edilen parti güncelliğini yitirmiş ve sahneden silinmiş ise veya aileden gelen tercih konusunda şüpheler oluşmaya başlamışsa düşüncelerimizde, bizler de parti seçimimizi değiştirebilmekteyiz, çok sık olmasa bile... Seçim zamanı geldiğinde yine futbol taraftarlığında olduğu üzere farklı partileri destekleyen mahalle veya iş arkadaşları arasında bir tartışma başlar. Biz şunu yapacağız, biz böyle yöneteceğiz, şuna izin vermeyeceğiz, buna kolaylık sağlayacağız diyerek bol cek-cak ile biten sözcükler kaplar ortalığı, kazanma iddiaları, kızgınlıklar, öfkeler alabildiğine sergilenir taa ki seçim gününe kadar. Kulaklarımıza, çıkarımıza, geleceğimize ilişkin plan ve projeler açıkça söylenemez çoğunlukla. Hatta lehimize olabilecek önerilere de “nasıl yapabilirler?” diye inanmamayı seçeriz genelde. Seçimlere giderken iktidarda olan partiler avantajlıdır her zaman. Seçimin ertesinde kazanan parti taraftarı ile muhalefette kalan parti yandaşı dostlar, arkadaşlar arasında tartışmalar, kazanma hazzı ile kaybetmenin hüsranı ağırlığında devam eder durur günlerce. Sonra günlerin psikopatolojisi seçimin gündemden kalkmasına neden olur. Herkes işine gücüne devam eder yeniden arkadaşça, dostça.

Bana göre ülkemiz insanının davranış biçiminde futbol ile siyaset arasında yukarda bahsettiğim üzere oldukça benzer yanlar var. Lakin temel ve gözden kaçırılmaması esas büyük bir fark var ki, pek de dikkate alınmamakta vatandaşlarımızca. Fark şu, tuttuğunuz takım yenildiğinde elbette üzülürsünüz, öfkelenirsiniz, kızarsınız veya şampiyon olmuşsa takımınız gururlanarak, kostaklanarak egonuzu sivrilterek dolaşırsınız arkadaş çevrenizde. Sonra olayın sıcaklığı geçer. Takımınızın şampiyonluğundan kazancınız nedir? Düşünmezsiniz. Kazancınız yoktur gururdan başka. O da bir zaman sürer sonra geçer.

Oysa seçim sırasında tercih ettiğiniz veya etmediğiniz partinin iktidara gelişi ya da iktidardan gidişi sadece seçim günü değil diğer seçime kadar yıllarca alakadar edecektir seçenleri/seçmeyenleri bizleri. İktidar olan partinin hedefleri, ekonomik, demokratik, hukuksal vatandaşlık haklarımızın genişletilmesi ya da kısıtlanması düşünüldüğünde hem bizlerin yaşantısını hem de gelecek kuşak olan çocuklarımızın geleceğini etkileyecektir seçimimiz/seçmeyişimiz. Bu nedenle siyaset sahnesinde yer alan partileri takım tutar gibi desteklemekten veya nefret etmekten vazgeçmeliyiz. Seçimleri bu mantıkla değerlendirmek bizlerin geri dönüşü zor olacak yıllarına mal olabilecektir, bunu gözden uzak tutmamalıyız kanımca.

Muzaffer NARMAN

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.