İSVEÇ'TE CORONA NE ALEMDE?

26 Nisan 2020 00:18 / 2121 kez okundu!

 

 

"Stockholm'de ölenlerin çoğunun Süryani (Âsuri) olduğu da vurgulanıyor. Ölenlerin çoğunun göçmen olması aslında kaçınılmaz... Tüm dünyada da böyle değil mi zaten? Mesela ABD ve İngilterede ölenlerin en büyük çoğunluğu siyahiler... Yoksullukla atbaşı giden bağışıklık meselesi yani"

 

 

****

 

İSVEÇ'TE CORONA NE ALEMDE?

 

Haberlere şöyle bir baktım. Çarpıcı olanları özetleyeyim...

 

Stockholm'de Hastalık kapanların sayısı tahminen 500 bin... Stockholm'ün nüfusu yaklaşık 1 milyon olduğuna göre, yüzde ellisine Corona bulaşmış durumda. Sürü bağışıklığını savunanlara göre artık bundan sonrası, hasta ve ölü sayısı çizgisinin düşeceği doğrultusunda...

 

Bakım evlerindeki yaşlıların durumuna dair de çok haber var...

 

Gazete, tv'lerin haberlerine göre, özellikle bu işin içinde olan Dr. ve hemşirelerle yapılan söyleşilerde ağlamadan konuşabilen yok. Gördüğüm bir haberde doktor şöyle diyordu ''Hälsonämden"in (Sağlık kurulu) kimlerin yoğun bakıma alınacağına karar verirken yararlanılacak Tecrit politikası kararnamesi, yer kalmadığı durumlarda uygulanacakken çoktandır yer olmasına rağmen uygulanmakta ve insanlar gözlerimizin önünde ölüme terk edilmekte...” 

 

“Ben ve meslektaşlarımın çoğu, yoğun bakım kararlarını alırken, hayatta kalma şansları olacağını bildiğimiz insanlara öncelik veriyoruz. Diğer insanların gözümüzün önünde ölmelerine izin vermek zorunda oluşumuz ise dayanılır gibi değil. Bu durum günde birkaç kez oluyor.''

 

Bu haberlerin hiçbirinin yalanlandığına da henüz rastlamadım...

 

Stockholm'de ölenlerin çoğunun Süryani (Asuri) olduğu da vurgulanıyor. Ölenlerin çoğunun göçmen olması aslında kaçınılmaz... Tüm dünyada da böyle değil mi zaten? Mesela ABD ve İngilterede ölenlerin en büyük çoğunluğu siyahiler... Yoksullukla atbaşı giden bağışıklık meselesi yani...

 

İsveç'in kaçınılmaz bir felakete doğru hızla yol aldığı hemen hemen tüm medyada başat haber...

 

Aslında, somut olarak benim yaşadıklarım da var. Evime yardımcı olarak gelenlere bile üç haftalık mücadeleme rağmen maske taktıramadım. Bakalım, ısmarladığım maskeler Pazartesi gelince onları maske takmaya zorlayacağım... Benim özel evim olmasına rağmen halim böyleyse  bakımevlerindeki durumu siz düşünün... Uygulanan bu politika tam bir vahşettir... Tüm dünyaya ''Farklı bir politika izledik ve başarıya ulaştık'' övünmesini sağlamak için rezil bir politika uygulamaktalar... Üzülerek, çok tekrarladım ''giyotinin önündeki sepete sayısız politikacının kellesinin düşeceği o kadar açık ki ...''

 

Demin bir güldürü programı izledim... Programcı, gerek hükümet, gerekse sağlık kurulu yetkililerinin corona konusunda söylediklerini ekrana getiriyor ve şöyle özetliyor: “Tamam anladım, en az 60 İsveç firması Çin'le bağlantı içinde ve siz bu konuda radikal önlem almanın İsveç ekonomisini çökertir diyorsunuz... Tamam da şimdi sorayım, Her kes ölünce üretimi nasıl yapacaksınız, diyelim ki üretimi başardınız, malları kime satacaksınız?”

Karolinska ve Stockholm bölgesindeki hastane yönetimine göre yoğun bakım alanları hala boş ve şu anda Sağlık ve Bakım Teftişinde yanlış öncelikler araştırılıyor.

Basındaki bir haberde şöyle deniyordu: “Çok sayıda telefon alıyoruz. Cenaze sorumlusu Jacob Ada, son üç günün en kötüsü olduğunu söylüyor.''

 

Evet kabul edelim ki burada neredeyse yaşlılar ölsün diye bir kampanya var... Ne konuştuklarının farkında bile değiller. Evet benim annem çoktan veda etti yaşama ama bu yaşımda onun dizlerine başımı bir kaç saniye koyabilme fırsatı için neler verirdim sorusuna cevap bile vermem... Çünkü bu konuda feda etmeyeceğim hiç bir şey yok.

 

Sevgiyle kalın, evde kalın.

 

Mustafa SATIŞ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.