Hasretinden Prangalar Çürüttüm

03 Haziran 2009 10:49 / 1652 kez okundu!

 


Ahmed Arif, Anadolu’nun, hasretin, sevdanın, umudun, şairi oldu. Yaşadığı coğrafyanın duyarlılığı ve halk kaynağındaki sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzını kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthiş ezgili çağdaş şiirler yazdı.

Tek kitabı ile altmış baskı yapan şair günümüzde hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Ahmet Arif şiirleri, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli, Cem Karaca, Fikret Kızılok, Moğollar, Grup Ekin, Grup Baran gibi sanatçılar ve gruplar tarafından seslendirilmiştir.

İlk baskı 1968 yılında Bilgi Yayınları tarafından basılmıştır. Ahmet Arif, kitabının ilk ismini “Dört Yanım Puşt Zulası” koymuş. Fakat arkadaşı Ali Oğuz, “Seni 15 yaşında çocuklar, kızlar okuyacak. Sen hatta bu adı bir şiire bile verme, mısra olarak kalsın” demiş. Bunun üzerine kitabın ismini değiştirmeye karar veren Ahmet Arif “Hasretinden Prangalar Çürüttüm” ismini uygun görmüş, sonra çürüttüm sözcüğü içine sinmemiş. Her ne kadar doğrusu çürüttüm olsa da, içindeki sesi ve şair duygularını dinleyen Ahmet Arif “eskittim” olarak değiştirmiş.

Kitabın ilk basılma sürecinde Ahmet Küflü (Bilgi Yayınevi sahibi) kitabın ilk baskısını yapar. İlk baskı çok kısa sürede biter. Fakat kitabın bir türlü ikinci baskısı yapılmaz. Nedeni sonradan anlaşılır. Ahmed Arif’in imzaladığı sözleşmede şöyle bir madde vardır. Kitabın iki yıl süre ile tekrar baskısı yapılmayacaktır. İki yıl sonra Ahmet Küflü tekrar baskı yapmak ister fakat Ahmet Arif bunu kabul etmez.

Erdal Öz (Can Yayınlarının kurucusu), Ahmed Arif’i 1970’lerin başında Cem Yayınevi’nin sahibi ile tanıştırır. Cem Yayınevi 1971 yılında yaptığı ikinci baskı ile otuz yılda 43 baskı yapar. Bu süreç içinde bazı şiirlerin mısraları değişikliğe uğramıştır. Everest yayınları (Bence Ahmed Arif hakkettiği ilgiyi ve özeni bu yayınevinde de bulamadı) önce “Hasretinden Prangalar Eskittim” kitabını daha sonra da Usta şairin ilk ve tek kitabında yer almayan, dergilerde kalmış gençlik şiirleri ve yayımlatamadığı son şiirleri ilk defa bir kitapta topladı. Uzun yıllardan sonra şairi okurlarıyla buluşturan bu kitap, “Yurdum Benim Şahdamarım” ismi ile çıktı. Şairin el yazıları, çeşitli fotoğrafları ve Adnan Binyazar, Metin Demirtaş ve Veysel Öngören'in Ahmet Arif şiiri üzerine kaleme aldıkları yazılar da yer alıyor.

Ahmet Arif, en son Metis Yayınlarından çıkan ve bütün şiirlerinin toplandığı 40. Yıl özel baskısı ile tekrar hayat buldu. “Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz/ Rivayet sanılır belki/ Gül memeler değil Domdom kurşunu Paramparça ağzımdaki” dizelerinin sahibi.

Haberin var mi taş duvar?/ Demir kapi, kör pencere/ Yastığım, ranzam, zincirim/Uğruna ölümlere gidip geldiğim/ Zulamdaki mahzun resim/Haberin var mi?/ Ahmed Arif 2 Haziran 1991 yılında aramızdan ayrıldı. “Oy havar sevmişem ben seni”

Biz iki büyük şairimizi Ahmet Arif (2 Haziran 1991) ve Nazım Hikmet Ran’ı. (3 Haziran 1963) kaybettik. Oysa ne demişti başka bir şair Hasan Hüseyin “Haziran’da ölmek zor”.


Ay Karanlık

Dört yanım puşt zulası
Dost yüzlü
Dost gülücüklü
Cigaramdan yanar.
Alnım öperler
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş
Etme gel
Ay karanlık... 


Terketmedi sevdan beni 

Terketmedi sevdan beni
Aç kaldım, susuz kaldım
Hayın karanlıktı gece.
Can garip, can suskun
can paramparça.
Ve ellerim; kelepçede.
Tütünsüz, uykusuz kaldım
Terketmedi sevdan beni. 


İyi okumalar.

Murat ŞAHİN
02.06.2009


Alıntılar, Haluk ORAL'ın "Şiir Hikayeleri - İş Bankası Yayınları" kitabından yapılmıştır.

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.