Yeni Halepçeler İstemiyoruz!..

18 Mart 2019 12:41 / 678 kez okundu!

 

 

Tarihin kara sayfalarından bir sayfadır Halepçe katliamı… Halepçe, soykırım yapılmadan önce yaklaşık yetmiş bin nüfusa sahip bir şehirdi. Halepçe'de yaşanan vahşeti hiçbir kelime tam olarak anlatamaz. Adına vahşet, adına soykırım demek, adına katliam demek Halepçe`yi anlamak için yeterli olmaz. 

31’nci yıl dönümüne girdiğimiz Halepçe soykırımı dünyanın en büyük insanlık trajedilerinden birisidir. Aradan yıllar geçmesine rağmen bugün hala kimyasal gazların etkisi devam ediyor. Bombardıman sonrası ortaya çıkan vahşet görüntüleri çoğumuzun hala hafızalarında tazeliğini koruyor.

 

****

 

Yeni Halepçeler İstemiyoruz!..

 

Tarihin kara sayfalarından bir sayfadır Halepçe katliamı… Halepçe, soykırım yapılmadan önce yaklaşık yetmiş bin nüfusa sahip bir şehirdi. Halepçe'de yaşanan vahşeti hiçbir kelime tam olarak anlatamaz. Adına vahşet, adına soykırım demek, adına katliam demek Halepçe`yi anlamak için yeterli olmaz. 

 

31’nci yıl dönümüne girdiğimiz Halepçe soykırımı dünyanın en büyük insanlık trajedilerinden birisidir. Aradan yıllar geçmesine rağmen bugün hala kimyasal gazların etkisi devam ediyor. Bombardıman sonrası ortaya çıkan vahşet görüntüleri çoğumuzun hala hafızalarında tazeliğini koruyor.

 

Sokak ortalarında, evlerinde, iş yerlerinde birbirine sarılarak ölen yüzlerce ailenin görüntüleri insanlık dışı vahşeti tasvir etmektedir. Torununu kucağında korumaya çalışan yaşlı dedenin görüntüsü ile Şivan Perwer’in “Halepçe” ağıdı yaşananları sembolize ediyor. (https://www.youtube.com/watch?v=AW1e6FfbAmw)

 

16–17 Mart 1988 tarihinde diktatör Saddam Hüseyin yönetimi tarafından gerçekleştirilen ve iki gün süren zehirli gaz bombardımanı sonrası çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu yaklaşık 5 bin kişi kaçma fırsatı dahi bulmadan zehirlenerek ya da yanarak öldü. Doğanın da büyük ölçüde zarar gördüğü bu saldırıda çevre kirliliği yanında su kaynakları zehirlenmiş, kimyasal gazların etkisiyle on binlerce evcil hayvan yanı sıra bütün canlılar telef olmuştu.

 

Kullanılan kimyasal gazlar günümüze kadar takriben 50 bin kişinin ölümüne on binlerce insanın da sakat kalmasına sebep oldu. Halepçe'de özürlü doğum oranın Hiroşima ve Nagasaki'nin 4 katıdır. Bu nedenle Halepçe “Orta Doğu’nun Hiroşiması” olarak tanımlanır.

 

Bilindiği gibi batılı ülkeler, Saddam Hüseyin’i yakalayarak Irak Yüksek mahkemesine teslim ettiler. Katil Saddam Halepçe soykırımında Kürtlere karşı işlediği katliam sucundan yargılandı ve Duceyil Davası’nda, insanlığa karşı işlenen suçlardan mahkum edildi ve asılarak idamına karar verildi.

 

Ayrıca Mahkeme, Halepçe Katliamının baş rolünde yer alan Saddam Hüseyin'in kuzeni, Kimyasal Aliyi, Halepçe'deki kimyasal gaz saldırısının sorumlusu olarak insanlığa karşı suç işlemekten idama mahkum etmiş, 24 Ocak 2010'da infaz edilmiştir. Öncesinde birleşmiş milletler ve birçok ülke Halepçe katliamını soykırım olarak nitelemiştir. Daha sonara 1 Mart 2010 yılında da Irak Yüksek Ceza Mahkemesi Halepçe katliamını ‘soykırım’ olarak resmen tanıdı.

 

Masum Kürt halkının katledildiği Halepçe soykırımının yıl dönümünde katliama uğrayan masumları bir kez daha saygıyla anıyorum. İnsanlığa büyük acılar yaşatan bütün katliamcıları lanetliyorum. İnsanlık tarihinin bundan sonra böylesi acılara tanıklık etmemesini diliyorum. 

 

Yeni Halepçeler İstemiyoruz…

 

Murat AKKUŞ

16.03.2019, Iğdır

 

 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.